showrecentposts({"version":"1.0","encoding":"UTF-8","feed":{"xmlns":"http://www.w3.org/2005/Atom","xmlns$openSearch":"http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/","xmlns$georss":"http://www.georss.org/georss","id":{"$t":"tag:blogger.com,1999:blog-9168672105812745474"},"updated":{"$t":"2009-12-03T07:46:28.097+02:00"},"title":{"type":"text","$t":"Fizik Tedavi"},"subtitle":{"type":"html","$t":"Uzman Doktorlar tarafından hazırlanan rehber"},"link":[{"rel":"http://schemas.google.com/g/2005#feed","type":"application/atom+xml","href":"http://fiziktedavi-saglik.blogspot.com/feeds/posts/default"},{"rel":"self","type":"application/atom+xml","href":"http://www.blogger.com/feeds/9168672105812745474/posts/default?alt\u003djson-in-script\u0026orderby\u003dpublished"},{"rel":"alternate","type":"text/html","href":"http://fiziktedavi-saglik.blogspot.com/"},{"rel":"hub","href":"http://pubsubhubbub.appspot.com/"}],"author":[{"name":{"$t":"umit"},"uri":{"$t":"http://www.blogger.com/profile/04280412944418248336"},"email":{"$t":"noreply@blogger.com"}}],"generator":{"version":"7.00","uri":"http://www.blogger.com","$t":"Blogger"},"openSearch$totalResults":{"$t":"17"},"openSearch$startIndex":{"$t":"1"},"openSearch$itemsPerPage":{"$t":"25"},"entry":[{"id":{"$t":"tag:blogger.com,1999:blog-9168672105812745474.post-5489210583723116705"},"published":{"$t":"2008-04-26T19:54:00.005+03:00"},"updated":{"$t":"2008-05-11T09:06:34.382+03:00"},"category":[{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"video"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"fizik tedavi"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"sağlık"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"kadın sağlığı"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"kadın"}],"title":{"type":"text","$t":"Fizik Tedavi hakkında oldukça açıklayıcı bir video."},"content":{"type":"html","$t":"Fizik Tedavi hakkında oldukça açıklayıcı bir video.\u003cbr /\u003eVideo da aşağıdaki konular hakkında bilgiler veriliyor:\u003cbr /\u003eFizik Tedavi ne zaman gereklidir?\u003cbr /\u003eKadinlarda gorulen agrilar. Kadın bedeni ile erkek arasındaki farklar\u003cbr /\u003eAgirlarla karsilasinca ne yapilmali?\u003cbr /\u003eFizik tedavinin uygulanma sureleri.\u003cbr /\u003eRadyoterapi ile fizik tedavi arasindaki farklar.\u003cbr /\u003e\u003cembed src\u003d\"http://www.vidivodo.com/VideoPlayerShare.swf?lang\u003d\" vidid\u003d\"36327\u0026amp;vCode\u003d\" dura\u003d\"122\u0026amp;File\u003d\" width\u003d\"425\" height\u003d\"343\" type\u003d\"application/x-shockwave-flash\" wmode\u003d\"transparent\"\u003e\u003c/embed\u003e\u003cdiv class\u003d\"blogger-post-footer\"\u003e\u003cimg width\u003d'1' height\u003d'1' src\u003d'https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9168672105812745474-5489210583723116705?l\u003dfiziktedavi-saglik.blogspot.com' alt\u003d'' /\u003e\u003c/div\u003e"},"link":[{"rel":"replies","type":"application/atom+xml","href":"http://fiziktedavi-saglik.blogspot.com/feeds/5489210583723116705/comments/default","title":"Kayıt Yorumları"},{"rel":"replies","type":"text/html","href":"https://www.blogger.com/comment.g?blogID\u003d9168672105812745474\u0026postID\u003d5489210583723116705","title":"0 Yorum"},{"rel":"edit","type":"application/atom+xml","href":"http://www.blogger.com/feeds/9168672105812745474/posts/default/5489210583723116705"},{"rel":"self","type":"application/atom+xml","href":"http://www.blogger.com/feeds/9168672105812745474/posts/default/5489210583723116705"},{"rel":"alternate","type":"text/html","href":"http://fiziktedavi-saglik.blogspot.com/2008/04/fizik-tedavi-hakknda-olduka-aklayc-bir.html","title":"Fizik Tedavi hakkında oldukça açıklayıcı bir video."}],"author":[{"name":{"$t":"umit"},"uri":{"$t":"http://www.blogger.com/profile/04280412944418248336"},"email":{"$t":"noreply@blogger.com"},"gd$extendedProperty":{"xmlns$gd":"http://schemas.google.com/g/2005","name":"OpenSocialUserId","value":"11881063563812992563"}}],"thr$total":{"xmlns$thr":"http://purl.org/syndication/thread/1.0","$t":"0"}},{"id":{"$t":"tag:blogger.com,1999:blog-9168672105812745474.post-158929762446452929"},"published":{"$t":"2008-03-06T16:36:00.004+02:00"},"updated":{"$t":"2008-04-26T23:23:52.083+03:00"},"category":[{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"fizik tedavi"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"sağlık"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"normal"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"doğum"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"sezeryan"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"dogum"}],"title":{"type":"text","$t":"Fizik Tedavi Yüzeyel Isıtıcılar"},"content":{"type":"html","$t":"VÜCUT ISI DENGESİNİ SAĞLAYAN FAKTÖRLER\u003cbr /\u003eÇevresel ısı ve nem oranı, Beslenme ve giyim\u003cbr /\u003eDerinin iletkenliği ve cilt damarları, Cilt altı yağ tabakası\u003cbr /\u003eDeri - ısıtıcı arasındaki ısı farkı Nöroendokrin yollar\u003cbr /\u003eGenel metabolizma Solunum ve boşaltım organları Terleme \u003cspan class\u003d\"fullpost\"\u003eISININ ETKİLERİ\u003cbr /\u003eGenel etkiler\u003cbr /\u003eLokal etkiler\u003cbr /\u003eGENEL ETKİLER\u003cbr /\u003eMetabolik değişimler\u003cbr /\u003esıcaklık her 10 derece artığında metabolizma 2-3 kat hızlanır\u003cbr /\u003eVasküler değişimler\u003cbr /\u003edoku ısısı artınca vazodilatasyon ve kan akımı 3 mek.söz konusu;\u003cbr /\u003e-akson refleksi\u003cbr /\u003e-kimyasal medyatörler\u003cbr /\u003e-lokal spinal refleksler\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eGENEL ETKİLER 2\u003cbr /\u003eNöromusküler etkiler\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e- ısı artışının analjezik ve spazm çözücü etkisi\u003cbr /\u003emevcut\u003cbr /\u003e- ağrı eşiği yükselir\u003cbr /\u003e- ciltteki termores.ler ve kastaki primer ,sekonder sonlanmalar uyarılır(gama motor nöröna uyarı götürerek kas tonusunu sağlayan yapılar)\u003cbr /\u003e- spinal kord düzeyinde alfa ve gama mn inhb.yaparak kas spazmı azalır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eGENEL ETKİLER 3\u003cbr /\u003eKonnektif doku etkileri\u003cbr /\u003e- konn. dokuların vizkoelastisitesi artar\u003cbr /\u003e- dokuların ısınması ile doku molekülleri gevşer\u003cbr /\u003eLOKAL ETKİLER\u003cbr /\u003eVazodilatasyon\u003cbr /\u003eMet. artar hızlanır\u003cbr /\u003eBağ dokusunun vizkoelastisitesi artar\u003cbr /\u003eKas spazmı çözülür\u003cbr /\u003eAğrı azalır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eVücutta ısı oluşturan fizik tedavi ajanları ikiye ayrılır;\u003cbr /\u003eYüzeyel ısıtıcılar\u003cbr /\u003eDerin ısıtıcılar\u003cbr /\u003eYÜZEYEL ISITICILAR\u003cbr /\u003eIsı enerjisini 4 farklı yolla transfer ederler\u003cbr /\u003eKondüksiyon\u003cbr /\u003eRadyasyon(ışınlama)\u003cbr /\u003eKonveksiyon\u003cbr /\u003eKonversiyon\u003cbr /\u003e1) KONDÜKSİYONLA ISITMA\u003cbr /\u003eTemasla iletim söz konusu\u003cbr /\u003eIsınan cisimlerin molekülleri gevşer,harekete geçer ve titreşim oluşturur\u003cbr /\u003eSıcak cisimler soğuk olanlara temas ettiklerinde soğuk cisimlerdeki molekülleri de harekete geçirir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eKONDÜKSİYONLA ISI VEREN ARAÇLAR\u003cbr /\u003eElektrikli ısıtma yastık ve battaniyeleri\u003cbr /\u003e- istenilen bölgeye lokal etki yastıkla yada genel etki battaniye ile\u003cbr /\u003e- gece uyumadan önce kapatılmalı\u003cbr /\u003e- günde 1-2 defa 30 dak. yeterli\u003cbr /\u003e- sıcaklık ayarı düğme ile sağlanabilir\u003cbr /\u003eSıcak su şişeleri\u003cbr /\u003e- kolay temin edilebilir\u003cbr /\u003e- ortalama sıcaklık 40 derece olmalı\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eSıcak havlu yada kompresler\u003cbr /\u003eHot pack’ler\u003cbr /\u003e- Sıcak su paketleridir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e- İçerisinde ısıyı emen silikon dioksit gibi maddeler var\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e- Kaynatılmış su içinde 10 dak. bekletilirler.Uygulanacak bölgeye tatbik edilirler\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e- Isıyı hapsederler , etkileri 30 dak. sürer\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eSıcak kum veya tuz torbaları\u003cbr /\u003eParafin banyosu:\u003cbr /\u003e- parafin ısıyı iletmez\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e- katı parafinin erime derecesi yüksek olduğu için sıvı parafin ,vazelin ,gliserin yada madeni yağlarla karıştırılır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e- yedi ölçek katı parafin bir ölçek sıvı parafinle yada eşdeğerleriyle karıştırılır,\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e- bain marie usulüyle 50 -55 dereceye kadar ısıtılır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e4 uygulama şekli vardır;\u003cbr /\u003e1 - daldırma şeklinde\u003cbr /\u003e2 - hazır pedler parafin kabı içine daldırıldıktan sonra cilde tatbik edilir\u003cbr /\u003e3 - kepçe ile alınan sıvı vazelin el ve ayaklara dökülür\u003cbr /\u003e4 - el ve ayaklar sıcaklık iyi ayarlandığında15 – 20 dak. kadar kap içinde tutulur\u003cbr /\u003e* hazırlanma esnasında parafinin yanıcı özelliğinden dolayı dikkatli olunmalı uygulama esnasında donmuş parafinin kırılmamasına özen gösterilmelidir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eSıcak su banyoları:\u003cbr /\u003e- vücudun girintili çıkıntılı bölgelerine uygulanabilir\u003cbr /\u003e- suyun kaldırma kuvvetinden yararlanarak parelitik yada parezik kasların çalıştırılması kolaylaşyırılır\u003cbr /\u003e- germe egzersizleri sıcak suda uygulanabilir\u003cbr /\u003e- basınçlı su ile masaj etkisi\u003cbr /\u003e- sıcaklık 33-38 derece olmalı\u003cbr /\u003e- uygulama süresi 20-30 dak.\u003cbr /\u003e- su seviyesi sternumu geçmemeli\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e5 uygulama şekli var\u003cbr /\u003e- yarım banyolar\u003cbr /\u003ebacaklar kalçalar ve pelvisi içine alır\u003cbr /\u003eözellikle yaşlılar\u003cbr /\u003e- oturma banyosu\u003cbr /\u003eSadece genital organlar ve pelvisi içine alır\u003cbr /\u003e- kol ve bacak banyoları\u003cbr /\u003e- kontrast banyolar\u003cbr /\u003e* özellikle damar hastalıklarında ,oa’larda ,travmatik ödemlerde\u003cbr /\u003e* 4 dak. sıcak (40 derece) 1 dak soğuk(21 derece)\u003cbr /\u003e* sıcakla başla sıcakla bitir\u003cbr /\u003e- sıcak su duşları\u003cbr /\u003e2) KONVEKSİYONLA ISITMA\u003cbr /\u003eBurada ısı alışverişi, vücut ile hem sıcak hem de hareketli olan hava yada sıvı arasında olmaktadır.\u003cbr /\u003eısı alışverişini etkileyen faktörler;\u003cbr /\u003e- hareketli sıvı yada havanın sıcaklığı\u003cbr /\u003e- akışkanlığı\u003cbr /\u003e- hızı\u003cbr /\u003e- yoğunluğu\u003cbr /\u003e- iletkenliği\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003etedavi amacıyla kullanılan yöntemler\u003cbr /\u003eÇalkantılı su banyoları;\u003cbr /\u003e- tüm vücut veya kol ve bacak için\u003cbr /\u003e- su hareketi elektrik motorla sağlanır\u003cbr /\u003e- su sıcaktır\u003cbr /\u003esıcak buhar banyoları;\u003cbr /\u003e- kırk , kırkbeş dereceye kadar ısıtılmış su buharı bir vantilatör aracılığıyla harekete geçirilir\u003cbr /\u003e- tatbik edilecek bölgeye yönlendirilir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eSıcak hava banyoları\u003cbr /\u003eSauna ;\u003cbr /\u003e- tahtadan yapılmış özel bir bölmede sıcak bir bölüm (taş fırın) üzerine su dökülmesiyle sıcak buhar elde edilir.\u003cbr /\u003e- odanın sıcaklığı 60 – 80 derece\u003cbr /\u003e- taş fırına 5-10 dak. aralıklarla su dökülür\u003cbr /\u003e- uygulama süresi 10-30 dak.\u003cbr /\u003e- uygulama sonrası soğuk duş verilebilir nöroendokrin , termik ve çeşitli refleks etkileri var\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eFluidoterapi ;\u003cbr /\u003e- küçük katı taneciklere sıcak hava akımı verilir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e- tanecikler sellülözden yapılmıştır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e- havanın yaptığı basınç kol yada bacağın ağırlığının azalmasına ve ısınmasına sebep olur\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e- ödem azaltılmasında, artritlerde ,dolaşım düzenlenmesinde ve yara tedavisinde\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e- günde bir defa 15-20 dak , sıcaklık 43-56 derece\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e3) RADYASYON YOLUYLA ISITMA\u003cbr /\u003eIşınlama yoluyla ısıtmada kullanılan ışınların dalga boyları 4000-150000 A\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eBu ışınlar vücuda tatbik edilirse taşıdıkları enerji cilt yoluyla emilir ve bu emilen enerji de ısı enerjisine dönüşür\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eIsınan cisimler elektromanyetik dalgalar verirler\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eBir cisim ısıtılmanın başında uzun boylu dalgalar yayar ve renginde değişme olmaz\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eIsıtılma devam ettiğinde dalga boyları kısalır ve renk değişmeye başlar böylelikle görünen ışın ve infraruj ışınları belirir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eVücuda verilen ışınların kaynağı vücuda ne kadar yakınsa elde edilen ısı o kadar fazla olur\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eIşın kaynağı ile cilt arasında uzaklık yarıya indirilirse elde edilen ısı 4 kat fazla olur\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eIşının vücuda giriş açısı da önemlidir ,dik açıda maksimal ısı sağlanır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003ePenetrasyon derinliği 1-10 mm\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eKIRMIZI ÖTESİ IŞINLARI(İNFRARUJ IŞINLARI):\u003cbr /\u003eTüm ısınan cisimler kırmızı ötesi ışınlar yayarlar.\u003cbr /\u003eTedavi amacıyla kullanılan ışınların dalga boyları 7600-150000 A\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e1) Uzun dalgalı olanlar;\u003cbr /\u003e- cisimlerin hafif ısıtılmasıyla oluşur\u003cbr /\u003edalga boyları 15000 – 150000 A arasındadır\u003cbr /\u003e- cildin 1 mm kadar derinlikleri inebilirler\u003cbr /\u003e- derinin s.korneumunda emilirler\u003cbr /\u003e- cildin termores.leri uyarılır ve fizy.etkiler oluşur\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e2)Kısa dalgalı olanlar;\u003cbr /\u003e- iyice ısıtılmış akkor haline gelmiş cisimler tarafından yayılırlar\u003cbr /\u003e- dalga boyları 7600-15000 A\u003cbr /\u003e- cildin 0.5 cm derinliklerine kadar inebilirler\u003cbr /\u003e- cilt altında sinir uçları, kapillerler , lenf damarlarını etkilerler\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003einfraruj ışınlarının kaynakları;\u003cbr /\u003eGüneş;\u003cbr /\u003egüneş ışınlarının % 55’i infraruj ışınlardır\u003cbr /\u003eDirençli infraruj üreteçleri;\u003cbr /\u003e- tipik elektrik sobalarıdır\u003cbr /\u003e- yalıtkan bir çubuk cisme ,iletken bir tel sarılır\u003cbr /\u003e- bu tel , bakır kapak,porselen veya direnci yüksek madenle örtülür\u003cbr /\u003e- devreden elektrik geçirilmesiyle ısınma olur\u003cbr /\u003e- ısınma 1000 derece kadar olabilir\u003cbr /\u003e- uzun dalgalı ışınlar elde edilir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eLambalar;\u003cbr /\u003e- gün ışığı ve infraruj ışınları yayarlar\u003cbr /\u003e- dalga boyları kısadır\u003cbr /\u003e- havası boşaltılmış dışı camla kaplı ,içinde karbon ve tungsten bulunan 50-500 watt’lık lambalar kullanılmaktadır\u003cbr /\u003e- yüksek ısı verirler\u003cbr /\u003e- renksiz cam ,kırmızı veya mavi renkli lambalar kullanılabilir\u003cbr /\u003e- derinin 1 cm kadar derinliğine iner\u003cbr /\u003e- lambalar tek tek kullanılabileceği gibi 10-12 lamba yarı silindir tahta içinde de kullanılabilir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eyüzeyel ısıtıcıların uygulama teknikleri\u003cbr /\u003e- tedavi çıplak vücuda uygulanmalı\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e- hastalar oturur yada yatar durumda olmalı\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e- genel uygulamada , infraruj banyosunun üzeri çarşafla örtülmeli\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eyüzeyel ısıtıcıların uygulama teknikleri 2\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003elokal ve tek lamba uygulamasında uzaklık ,40 -70 cm olmalı\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e- uygulanacak yere ışın kaynağından ışınlar dik gelmeli\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e- sıcaklığın dozu , tatlı bir sıcaklık ve kızarıklık olacak şekilde ayarlanmalı , yanık olmamalı terleyen bölgeler kurulanmalı\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eGünde 20 -40 dak. lık süreler yeterlidir.10 yada 20 günlük kürler halinde yapılır.ilk 6-8 dak.da maksimal deri ısısında artış olur.kas dokusunda ise 15-30 dak.da belirir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eUygulama esnasında oda sıcaklığı yeterli olmalı soğuk olmamalı\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eTedavi alanının büyüklüğüne , şekline ,vücuttaki yerine , hastanın genel durumuna göre uygun ısıtıcı seçilmeli\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eTedaviye başlamadan önce infraruj lambaları 5 dak açılıp ısıtılmalı\u003cbr /\u003eYÜZEYEL ISITICILARIN ENDİKASYONLARI\u003cbr /\u003eYumuşak doku romatizmaları (kontraktür,tendinit,kas spazmı)\u003cbr /\u003eOsteoartritlerin subakut ve kronik dönemleri\u003cbr /\u003eİnflamatuar romatizmal hastalıkların kronik dönemleri\u003cbr /\u003ePeriferik ağrılı nöropatiler\u003cbr /\u003eYüzeyel cilt abseleri boşaltılmasında\u003cbr /\u003eTravmatik ve postop eklem ve eklem çevresi sertlikleri\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eBirinci motor nöron hastalıklarında spastisite tedavisinde\u003cbr /\u003ePsikoterapi amacıyla genel yorgunlukta\u003cbr /\u003eEgzersiz öncesi kas ve diğer dokuların ısıtılmasında\u003cbr /\u003eNonenfeksiyöz üregenital ve sinüs iltihapları\u003cbr /\u003eTrofik bozukluğu ve kas atrofisi(lokal basınçlı su banyoları)\u003cbr /\u003eDeri infeksiyonları ve dermatitler\u003cbr /\u003eSkatris dokuların gevşetilmesi\u003cbr /\u003eHemoroid, PİD ve abd. koliklerde(sıcak oturma banyoları)\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eYÜZEYEL ISITICILARIN KONTRENDİKASYONLARI\u003cbr /\u003eYaşlı ,düşkün ve ağır hastalar\u003cbr /\u003eCilt duyarlılığı bozulmuş bölgeler\u003cbr /\u003eKanamalar ve kan pıhtılaşma bozuklukları\u003cbr /\u003eLokal tümörler\u003cbr /\u003eİnfeksiyonlar\u003cbr /\u003eVasküler bozukluklar\u003cbr /\u003eKalp ,bb ve kc yetersizlikleri\u003cbr /\u003eFluidoterapi ateşli durumlarda kalp ilacı kullananlarda yapılmamalı\u003cbr /\u003eSauna epilepsisi olanlarda uygulanmamalı\u003cbr /\u003eGebelikte sıcak uygulamalarda dikkatli olunmalı\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eKRİYOTERAPİ\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eGenel vücut sıcaklığının düşmesi hipotermi\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eTedavi amacıyla lokal vücut sıcaklığının düşürülmesi kriyoterapi (soğuk tedavisi)\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eFizik tedavi açısından soğuk 18 derece ve altı ,serin 18 – 24 derece ,ılık 24 -33 derece ,nötral sıcaklık 33 – 35 derece\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eGünümüzde travmatik olaylarda ,romatolojik ve nörolojik hastalıkların tedavisinde primer olarak yada semptomların kontrolü amacıyla kullanılır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eFİZİKSEL PRENSİPLER\u003cbr /\u003eSoğuğun dokulara geçişini belirleyen lokal faktörler ;\u003cbr /\u003e- epidermis dermis ,yağ dokusu ve kas kalınlığı\u003cbr /\u003e- dokunun su miktarı\u003cbr /\u003e- kan akımının hızı\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eTedavi amacıyla yapılan soğuk uygulamada iki çeşit enerji iletimi mevcut ;\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e1) Kondüksiyon (iletim);\u003cbr /\u003e- Uygulanacak bölge soğuk ajanla direkt temas eder\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e- En çok uygulanan soğutma yöntemi gerekli olan bölgeye buz yada soğuk paket (cold pack) yerleştirilmesidir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e- Diğer bir yöntem distal ekstremitenin soğuk suya daldırılmasıdır(immersiyon)\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003esıcaklık değişimini etkileyen bazı faktörler;\u003cbr /\u003e- soğuk ajan ve doku arasındaki sıcaklık farkı ,soğuk ajanın tipi\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e- uygulama süresi\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e- soğumaya başlayan alanın termal iletkenliği\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e2)Buharlaşma (evoporasyon)\u003cbr /\u003eVapokoolan spreylerin buharlaşma ile uygulanması enerji transferi anlamına gelir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eVapokoolan spreylerin bir örneği basınç altında şişelenmiş sıvı haldeki fluori-metan gazıdır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eŞişeden çıkan sıvı buharlaşmaya başlar.Bu işlem olurken buhar soğur ve deri ile temas eder\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eDeriye su serpildiğinde oda sıcaklığından daha soğuk hissedilirler,çünkü alkol gibi sudan daha çabuk buharlaşırlar\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eDeri sıcaklığını 15 dereceye kadar düşürmekte cilt altı dokuda ve kas ısısında önemli değişiklikler yapmaktadır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eSoğutma tekniklerinin sınıflandırılması\u003cbr /\u003ederinlik enerji transferi\u003cbr /\u003ecold pack yüzeyel kondüksiyon\u003cbr /\u003ebuz masajı yüzeyel kondüksiyon\u003cbr /\u003ebuz sopaları yüzeyel kondüksiyon\u003cbr /\u003edaldırma batırma yüzeyel kondüksiyon\u003cbr /\u003ebuz paketleri yüzeyel kondüksiyon\u003cbr /\u003esoğuk havlu yüzeyel kondüksiyon\u003cbr /\u003evapokoolan sprey yüzeyel evoporasyon\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eKriyoterapinin fizyolojik etkileri ;\u003cbr /\u003eAğrının azaltılması\u003cbr /\u003eAntiinf. ve anti ödem etki\u003cbr /\u003eMetabolizmanın yavaşlaması\u003cbr /\u003eKas spazmının ve spastisitenin azaltılması\u003cbr /\u003eKasın yeniden eğitimi\u003cbr /\u003eBağ dokusu esnekliğinin azaltılması\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e1) Ağrının azaltılması\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e- ağrı eşiğinin yükseltilmesi\u003cbr /\u003eserbest sinir uçlarındaki Na-K pompasının aktivitesini azaltarak\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e- sinir ileti hızında yavaşlama\u003cbr /\u003evücut sıcaklığında her 1 derece azalma sinir ileti hızında 2.4 m/sn azalmaya neden olur\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003ekapı kontrol mekanizması\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e* A delta ve c lifleri m.spinalis arka boynuzundaki ağrı transmisyon nöronuna ulaşır.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e* Soğuk, a beta res.lerini aktive ederek ağrı transmisyon nöronunun inhibisyonu sağlayarak analjezi yapar\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e- endorfin salınımını artırır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e2) antiinflamatuar etki;\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eBu amaçla akut dönemde özellikle ilk 72 saate uygulanmalıdır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eVazokont. ve antifagositik etki göstererek antiinf.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eVazokont. ile damar permeabilitesi azalır ve böylece iltihabi hc infilt. ve ödem azalır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eDoku sıcaklığı 10 derecenin altına düşerse vazodil. oluşur.10 derecenin üstüne çıkarsa tekrar vazokont. olur, Bu süreç peryotlar halinde devam eder(hunting cevabı)\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e3)Metabolizmanın yavaşlaması;\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eDokuyu soğutmak hc lerin metabolik aktivitesini azaltır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eHc.lerin enerji ve oksijen tüketimi azalır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eMetabolizmanın yavaşlaması ; travma ile dokuda oluşan konjesyon ve ödem ile dolaşımın bozulmasına karşı, oksijen ihtiyacını azaltarak iskemiyi önler\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e4) Kas spazmının ve spastisitenin azaltılması;\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eSoğuk uygulamada başlangıçta ciltteki res.ler uyarılır ve alfa motor nöron aktivitesi kolaylaşır, spastisite artar.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eSoğutma devam ederse kas iğciğinin ve gama motor nöronun aktivitesi inhb. olarak spastisite azalır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e5)Kasın yeniden eğitimi\u003cbr /\u003eSoğuğun ciltteki res.leri uyararak alfa m.n’u fasililite etmesinden yararlanılır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eGenelikle hemiplejil yada inkomplet paraplejik hastalarda kullanılır\u003cbr /\u003e6)Bağ dokusu esnekliğinde azalma;\u003cbr /\u003eSoğuk doku vizkositesini artırırken esnekliğini azaltır\u003cbr /\u003eKontraktürlerin azalmasında yararlı değil\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003elokal soğuk ve sıcak uygulamanın etkilerinin karşılaştırılması;\u003cbr /\u003esoğuk sıcak\u003cbr /\u003eDolaşım\u003cbr /\u003edamar çapı daralır genişler\u003cbr /\u003ekan akımı azalır artar\u003cbr /\u003eödem azalır artar\u003cbr /\u003eMetbolizma\u003cbr /\u003emet. hızı azalır artar\u003cbr /\u003eBağ dokusu\u003cbr /\u003evizkosite artar azalır\u003cbr /\u003egerilebilme azalır artar\u003cbr /\u003esertlik, katılık artar azalır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eSoğuk uygulama teknikleri\u003cbr /\u003e1)Silika jel paketleri(cold pack);\u003cbr /\u003eSu emdirilmiş silika jeli plastik yada su sızdırmaz kaplara konularak uygulanır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eSıfır dereceye kadar soğutulabilir.10 – 20 dak. uygulanır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eKuru yada nemli havlu üzerinden uygulanabilir\u003cbr /\u003enemli havlu havanın olumsuz etkisinden dolayı tercih edilir(hava kötü bir ısı ileticisidir)\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e2)Buz masajı ;\u003cbr /\u003eÖnce serinlik , 2-7’nci dakikada yanma iğnelenme hissedilir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e5-12’nci dakikalarda sinir iletisinin azalmasına bağlı olarak anestezi gelişir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e12-15 dak.dan uzun süre uygulanmamalı\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eUygulama alanında hiperemi oluşuncaya kadar küçük dairesel hareketler şeklinde yapılmalı\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e10-15 cm’lik bir alana 5-10 dak.uygulama yapılabilir(ideal olan)\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e3)Buz sopaları;\u003cbr /\u003e10 cm uzunluğunda 1 cm genişliğinde plastik bir tüpte suyun dondurulması ile elde edilirler\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eZor ulaşılabilen yerlerde , el ve ayaklarda kullanılır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e4)Daldırma batırma yöntemleri;\u003cbr /\u003e13-18 derecelik soğuk suya el ve ayaklar daldırılarak yapılır\u003cbr /\u003e5-10 dak. uygulanır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e5)Buz paketleri;\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eKüçük buz parçaları plastik bir torbaya doldurularak, 10 – 20 dak. uygulanır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eÖzellikle spor yaralanmalarında direkt cilt üzerine uygulanması kolaydır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eCerrahi sonrası ödem ve ağrı için uygulanabilir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e6)Soğuk havlu;\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e5 lt suda 0.5 kg tuz eritilir(tuz havluların sertleşmesini önler)\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e6-12 derecelik buzlu suya batırılıp sıkıldıktan sonra uygulanır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eÖzellikle krampların tedavisinde uygulanır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e7)Spreyler;\u003cbr /\u003eHızla buharlaştıkları için deriden ısı alarak soğuturlar\u003cbr /\u003eUygulanacak yüzeye 30 derecelik açıyla 45 cm uzaktan kas liflerine parelel olarak uygulanmalı\u003cbr /\u003euygulama süresi 10 – 15 sn\u003cbr /\u003eUygulama kolay , zaman açısından ekonomik\u003cbr /\u003e- etil klorid ; yanıcı ve patlayıcı özelliğe sahip,solunması tehlikeli\u003cbr /\u003e- kloroflorometan\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eSOĞUK TEDAVİSİNİN ENDİKASYONLARI\u003cbr /\u003eMusküloskeletal travmalar\u003cbr /\u003eİlk 72 saatte şişlik ve hemoraji gelişmeden\u003cbr /\u003eİlk gün 1,5 -2 saatte bir 20 -30 dak\u003cbr /\u003eNörolojik hastalıklar\u003cbr /\u003eÖzellikle hemipleji paraplejilerde spastisiteyi çözmek için\u003cbr /\u003eAkut inflamatuar hastalıklar\u003cbr /\u003eMiyofasyal ağrı sendromu\u003cbr /\u003eTermal yanıklar\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eSOĞUK TEDAVİSİNİN KONTRENDİKASYONLARI\u003cbr /\u003eKalp hastalıkları\u003cbr /\u003ePeriferik arteryal dolaşım bozuklukları\u003cbr /\u003eDuyu bozuklukları\u003cbr /\u003eSoğuğa duyarlı hastalıklar\u003cbr /\u003esoğuk ürtikeri ,kriyoglobulinemi, paroksismal kriyohemoglobinüri\u003cbr /\u003eAktif peptik ülser\u003cbr /\u003eYaralar\u003c/span\u003e\u003cdiv class\u003d\"blogger-post-footer\"\u003e\u003cimg width\u003d'1' height\u003d'1' src\u003d'https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9168672105812745474-158929762446452929?l\u003dfiziktedavi-saglik.blogspot.com' alt\u003d'' /\u003e\u003c/div\u003e"},"link":[{"rel":"replies","type":"application/atom+xml","href":"http://fiziktedavi-saglik.blogspot.com/feeds/158929762446452929/comments/default","title":"Kayıt Yorumları"},{"rel":"replies","type":"text/html","href":"https://www.blogger.com/comment.g?blogID\u003d9168672105812745474\u0026postID\u003d158929762446452929","title":"0 Yorum"},{"rel":"edit","type":"application/atom+xml","href":"http://www.blogger.com/feeds/9168672105812745474/posts/default/158929762446452929"},{"rel":"self","type":"application/atom+xml","href":"http://www.blogger.com/feeds/9168672105812745474/posts/default/158929762446452929"},{"rel":"alternate","type":"text/html","href":"http://fiziktedavi-saglik.blogspot.com/2008/03/fizik-tedavi-yzeyel-istclar.html","title":"Fizik Tedavi Yüzeyel Isıtıcılar"}],"author":[{"name":{"$t":"umit"},"uri":{"$t":"http://www.blogger.com/profile/04280412944418248336"},"email":{"$t":"noreply@blogger.com"},"gd$extendedProperty":{"xmlns$gd":"http://schemas.google.com/g/2005","name":"OpenSocialUserId","value":"11881063563812992563"}}],"thr$total":{"xmlns$thr":"http://purl.org/syndication/thread/1.0","$t":"0"}},{"id":{"$t":"tag:blogger.com,1999:blog-9168672105812745474.post-5618784455148073850"},"published":{"$t":"2008-03-06T16:27:00.006+02:00"},"updated":{"$t":"2008-12-09T19:13:49.342+02:00"},"category":[{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"fizik tedavi sağlık"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"romatizma"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"fizyoterapi"}],"title":{"type":"text","$t":"Fizik Tedavide Lokal injeksiyon uygulamaları"},"content":{"type":"html","$t":"\u003ca href\u003d\"http://4.bp.blogspot.com/_5-bL7ihClJo/R9AAa43qH1I/AAAAAAAAAOg/_pvX5IJNPm0/s1600-h/Resim1.jpg\"\u003e\u003cimg id\u003d\"BLOGGER_PHOTO_ID_5174636433791131474\" style\u003d\"FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand\" alt\u003d\"\" src\u003d\"http://4.bp.blogspot.com/_5-bL7ihClJo/R9AAa43qH1I/AAAAAAAAAOg/_pvX5IJNPm0/s320/Resim1.jpg\" border\u003d\"0\" /\u003e\u003c/a\u003e\u003cbr /\u003e\u003cdiv\u003e\u003cdiv\u003eİnjeksiyon\u003cbr /\u003eDoğru yere\u003cbr /\u003eDoğru zamanda\u003cbr /\u003eDoğru ilaç, yeterli doz\u003cbr /\u003eDoğru injeksiyon tekniği\u003cbr /\u003eİnjeksiyon sonrası rehabilitasyon\u003cbr /\u003e\u003cstrong\u003eKontrendikasyonlar \u003c/strong\u003e\u003cbr /\u003eKanama diatezi\u003cbr /\u003eCiddi trombositopeni\u003cbr /\u003eWarfarin kullanan hastalarda INR bozuksa\u003cbr /\u003eProtezli eklemler infeksiyon için risk taşır\u003cbr /\u003eİmmun sistem hastalıkları\u003cbr /\u003eLokal selülit\u003cbr /\u003eSeptik artrit\u003cbr /\u003eAkut kırık\u003cbr /\u003eAşil ve patella tendinopatileri\u003cbr /\u003eAllerji hikayesi\u003cbr /\u003eAkut psikoz\u003cbr /\u003eKontrolsüz diabet\u003cbr /\u003eÖnceki injeksiyonlara cevapsızlık\u003cbr /\u003e\u003cspan class\u003d\"fullpost\"\u003eİnjeksiyon\u003cbr /\u003eTanı\u003cbr /\u003eSeptik artrit\u003cbr /\u003eKristal artritler, hemartrosis\u003cbr /\u003eİnflamatuar, non inflamatuar artrit ayrımı\u003cbr /\u003eArtroskopi\u003cbr /\u003eSinovyal piyopsi\u003cbr /\u003eTedavi\u003cbr /\u003eCiddi sinovyal efüzyonların (hemorajik, inflamatuar) boşaltılması kas atrofisini önler ve sinovyal sıvının sirkülasyonunu sağlar, ağrı hafifler,eklem fonksiyonları artar\u003cbr /\u003eKortikosteroit, hyaluronik asit enj.\u003cbr /\u003eEklem lavajı\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eAspirasyondan sonra\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eOpaklığı, akıcılığı, kan içeriği\u003cbr /\u003eTotal ve ayrı ayrı hücre sayıları\u003cbr /\u003eGram boyama, kültür\u003cbr /\u003ePolarize ışık mikroskopunda ürat ve pirofosfat kristalleri\u003cbr /\u003eSinovyal sıvı analizi\u003cbr /\u003eUygulama alanları\u003cbr /\u003eYumşak dokular\u003cbr /\u003eBursit\u003cbr /\u003eTendinit\u003cbr /\u003eTrigger point\u003cbr /\u003eGanglion kisti\u003cbr /\u003eNeuroma\u003cbr /\u003eFasiit\u003cbr /\u003eTuzak nöropatiler\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eGenel kurallar\u003cbr /\u003eHasta rahat bir pozisyonda olmalı\u003cbr /\u003eYapılacak işlem anlatılmalı, Onam\u003cbr /\u003ePovidon iyot (betadin) veya alkol ile deri temizliği\u003cbr /\u003ePalpasyonla kemik yapılar ve diğer belirleyiciler ile iğnenin yapılacağı yer tespit edilmeli\u003cbr /\u003eLokal anestezik\u003cbr /\u003eLidokain, topikal etil klorid\u003cbr /\u003eİğnenin tipi verilecek ilaca ve yapılacak bölgeye göre ayarlanmalıdır\u003cbr /\u003eİğneden sıvı akışı kesilirse ; iğneyi çevir geri çek, tıkanabilir, eklem kapsülüne denk gelebilir\u003cbr /\u003eİğne hızlı çekilir ve hafif bası uygulanır\u003cbr /\u003eHastaya göre 24 saat eklemin istirahati önerilebilir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eGenel kurallar\u003cbr /\u003eEklem boşluğuna girilecekse steril teknik uygulanmalıdır\u003cbr /\u003eYumşak doku injeksiyonları steril olmayan eldivenle yapılabilir\u003cbr /\u003eKortikosteroidi asla deri altına verme\u003cbr /\u003eDamarda olup olmadığını kontrol et\u003cbr /\u003eGerekli ekipman\u003cbr /\u003eAlkol, betadin\u003cbr /\u003eSteril, non steril eldiven\u003cbr /\u003eSteril gazlı bez\u003cbr /\u003eLokal anestezik ve aspirasyon için iğne ucu\u003cbr /\u003eAspirasyon ve injeksiyon için enjektör\u003cbr /\u003eLokal anestezik %1 lidokain\u003cbr /\u003eKortikosteroit\u003cbr /\u003eKültür için lab tübü\u003cbr /\u003eBandaj\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eKontrendikasyonlar\u003cbr /\u003eKanama diatezi\u003cbr /\u003eCiddi trombositopeni\u003cbr /\u003eWarfarin kullanan hastalarda INR bozuksa\u003cbr /\u003eProtezli eklemler infeksiyon için risk taşır\u003cbr /\u003eİmmun sistem hastalıkları\u003cbr /\u003eLokal selülit\u003cbr /\u003eSeptik artrit\u003cbr /\u003eAkut kırık\u003cbr /\u003eAşil ve patella tendinopatileri\u003cbr /\u003eAllerji hikayesi\u003cbr /\u003eAkut psikoz\u003cbr /\u003eKontrolsüz diabet\u003cbr /\u003eÖnceki injeksiyonlara cevapsızlık\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eKomplikasyonlar\u003cbr /\u003eÇoğu yan etki\u003cbr /\u003eYüksek doz ve yüksek volüm\u003cbr /\u003eSık enjeksiyon\u003cbr /\u003eSubkutan, damar ve tendon içine steroid enjeksiyonu yapıldığı zaman\u003cbr /\u003eKomplikasyonlar\u003cbr /\u003eBir alana veya ekleme yılda üçten fazla enjeksiyon yapılmamalıdır\u003cbr /\u003eİzlenmeyecek veya enjeksiyondan sonra istirahat etmeyecek hastalara yapılmamalıdır\u003cbr /\u003eCilt atrofisi ve depigmentasyon iğne 5 mm daha derine yapılarak önlenir\u003cbr /\u003eAseptik teknikte enjeksiyon alanı iki kez temizlenmelidir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eKortikosteroit Komplikasyonlar\u003cbr /\u003eİnfeksiyon 1/15000\u003cbr /\u003eİmplant , immun yetmezlik\u003cbr /\u003eTendon rüptürü, (tendon içine steroit) beklenmedik bir dirençle karşılaşıldığında enjeksiyon yapılmamalıdır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eSpontan tendon rüptürü\u003cbr /\u003eRA daki Dorsal el bileği tenosinovitleri, posterior tibial tenosinovitler\u003cbr /\u003eKronik impingement hasarı, bisepsin uzun başı ve supraspinatus tendonu, kronik kortikosteroit kullanımı, yaş, üremi, SLE, Hiperparatiroidizm\u003cbr /\u003eKortikosteroit komplikasyonları\u003cbr /\u003eSinir hasarı, karpal tünelde\u003cbr /\u003eYanlış yere injeksiyon\u003cbr /\u003eAğrının alevlenmesi, %2-10’dur, Metilprednozolon\u003cbr /\u003eFasial flushing\u003cbr /\u003e%5 hastada kortikosteroit kristallerinin neden olduğu bir sinovit gelişebilir: ilk 24-36 saatte şikayetler artarsa,buz koy\u003cbr /\u003eSık tenisçi dirseği injeksiyonları ağrının kronikleşmesine katkıda bulunur\u003cbr /\u003eKortikosteroit komplikasyonları\u003cbr /\u003eDeri atrofisi: yüzeyel injeksiyonlarda, ileri yaşta\u003cbr /\u003eHipopigmentasyon: süperfisial injeksiyonlarda\u003cbr /\u003eYumşak doku kalsifikasyonu\u003cbr /\u003eSteroit artropatisi: Charcot eklemi veya kalsiyum pirofosfat hastalığına benzer bir artropati gelişebilir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eKortikosteroit komplikasyonları\u003cbr /\u003eDiabet regülasyonunda bozulma\u003cbr /\u003eMens düzensizliği\u003cbr /\u003eOsteonekroz\u003cbr /\u003eSık uygulamalarda Hipofiz inhibisyonu, adrenal süpresion, Osteoporoz\u003cbr /\u003eÇok nadiren Anaflaktik şok\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eDiğer kullanım alanları\u003cbr /\u003eGörüntüleme amaçlı\u003cbr /\u003eEklem lavajı\u003cbr /\u003eRadyoaktif maddelerle kimyasal sinevektomi\u003cbr /\u003eSinovyal biyopsi: Tb, PVS, yabancı cisim, neoplastik lezyon\u003cbr /\u003eArtroskopi\u003cbr /\u003eSteroitler\u003cbr /\u003eAnestezikle beraber uygulama\u003cbr /\u003eDaha iyi ağrı kontrolü\u003cbr /\u003eEklem içerisinde dağılımı ve daha iyi difüze olmasını artırır\u003cbr /\u003eBöylece steroit kristallerinini kümeleşmesi önlenir\u003cbr /\u003eAnestezik toksisite\u003cbr /\u003eKortikosteroit preparatları\u003cbr /\u003eHidrokortizon\u003cbr /\u003ePrednisolon asetat- Depo medrol\u003cbr /\u003eTriamsinolon- Kenalog A\u003cbr /\u003eBetametazon-Diprospan\u003cbr /\u003eTriamsinolon heksasetonid :ester yan zincir sayesinde etkisi uzar\u003cbr /\u003eDoğru yere enjeksiyon yapılmazsa doku nekrozu deri atrofisi riski\u003cbr /\u003eYeni başlayanlar hidrokortizonla başlamalı\u003cbr /\u003eİnflamatuar romatizmal hastalıklarda Triamsinolon heksasetonid tercih\u003cbr /\u003eKortikosteroit ajanlarda güç süre doz\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eBölge Doz Hacim\u003cbr /\u003eOmuz 30 mg 10 ml\u003cbr /\u003eDirsek 20 mg 5 ml\u003cbr /\u003eEl bileği 10 mg 2 ml\u003cbr /\u003eParmaklar 5 mg 1 ml\u003cbr /\u003eKalça 40 mg 5 ml\u003cbr /\u003eDiz 40 mg 10 ml\u003cbr /\u003eAyak bileği 20 mg 5 ml\u003cbr /\u003eAyak parm 10 mg 1ml\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eİntraartiküler seroitlerin farmakokinetiği\u003cbr /\u003eİntraartiküler seroitlerin farmakokinetiği\u003cbr /\u003eİnflamatuar eklemde küçük moleküllü ilaçlar çok çabuk eklemi terkeder\u003cbr /\u003eDiz eklemi içine yapılan metotreksatın 10 dk sonra karşı dizde gösterilmiş\u003cbr /\u003eKortikosteroitler daha büyük hacimli ve daha az çözünür\u003cbr /\u003eSistemik geçişte ilacın dozundan ziyade total sinovyal alan önemlidir- birkaç ekleme injeksiyon\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eLokal anestezikler\u003cbr /\u003eLokal anestezikler\u003cbr /\u003eEpinefrin ve steroitle kullanım\u003cbr /\u003eEpinefrin lokal vazokonstriksiyona neden olarak enjeksiyon yerinden ilacın absorbsiyonunu geciktirir ve pik kan seviyesini azaltır\u003cbr /\u003eBöylece lokal anestetiğin etkisi uzar ve sistemik toksisite riski düşer\u003cbr /\u003eKortikosteroidler ve lokal anestetikler sinir uçlarında membran stabilize edici etkileri olduğu için birlikte kullanıldıklarında analjezik etkileri artar ve uzar\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eSistemik Toksik Reaksiyonlar\u003cbr /\u003eAşırı dozda enjeksiyon\u003cbr /\u003eİntravenöz enjeksiyonu sonucu gelişir\u003cbr /\u003eSistemik Toksik Reaksiyonlar\u003cbr /\u003eHafif Reaksiyonlar Dizartri, vertigo, baş ağrısı, korku, taşikardi, hafif hipertansiyon, taşipne, metabolik tat ve ağız kuruluğu, bazen bulantı ve hafif kas seğirmesi\u003cbr /\u003eOrta Derecede Reaksiyonlar konfüzyon uyku hali. Bazen bilinç kaybolur, genellikle konvülziyona giden kas seğirmeleri başlar ve kan basıncı ve nabız hızla yükselir\u003cbr /\u003eCiddi Reaksiyonlar. Bilinç kaybı, ağır hipotansiyon ve bradikardi, solunum depresyonu görülür. Ölümle sonuçlanabilir\u003cbr /\u003eEpinefrin reaksiyonları\u003cbr /\u003eAlerjik reaksiyonlar\u003cbr /\u003ePsikojenik senkop\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eReaksiyonun Belirtileri\u003cbr /\u003eReaksiyonlar Tedavisi\u003cbr /\u003eAlerjik Reaksiyonlar\u003cbr /\u003eLidokain ile alerjik reaksiyon nadir\u003cbr /\u003eJeneralize ürtiker, eklem ağrısı ve özellikle göz kapakları, eller, eklemler ve larinkste ödem olabilir\u003cbr /\u003eTedavi antihistaminik veya epinefrin\u003cbr /\u003eÖnlemler\u003cbr /\u003eİlaç alerjisi yönünden sorgulayın\u003cbr /\u003eKan damarına girmeyin\u003cbr /\u003eLokal anestetik miktarını kontrol edin\u003cbr /\u003eEnjeksiyondan sonra 30 dakika hastayı bekletin. Anaflaktik reaksiyonlar ilk 5-10 dakikada, tüm reaksiyonlar ilk 30 dakikada ortaya çıkar\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eKondroprotektif ajanlar\u003cbr /\u003eEklem hasarını önler\u003cbr /\u003eEklemin yeniden yapılanmasını sağlar\u003cbr /\u003eİntraartiküler büyüme faktörlerini uyararak matriks yapımını artırır\u003cbr /\u003eMolekül ağırlıkları: 700x10, 50x10\u003cbr /\u003eHaftada bir, 2-5 hafta olarak uygulanır, tekrar eden uygulamalar 6 ayda, yılda bir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eKondroprotektif ajanlar-yan etkileri\u003cbr /\u003eSinovititn alevlenmesi\u003cbr /\u003eKristalin indüklediği sinovit\u003cbr /\u003eAllerjik reaksiyonlar\u003cbr /\u003eİnjeksiyondan sonra\u003cbr /\u003eBuz\u003cbr /\u003eİstirahat\u003cbr /\u003eNSAİD\u003cbr /\u003eTakip\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eİlk yardım\u003cbr /\u003eHavayolu\u003cbr /\u003eOksijen maskesi\u003cbr /\u003e1/1000 Adrenalin\u003cbr /\u003eKardiopulmoner resüsitasyon\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eVentilasyon maskesi-pompası\u003cbr /\u003eIV kateter\u003cbr /\u003eOksijen tübü\u003cbr /\u003eİzotonik\u003cbr /\u003eHidrokortizon\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eKendini koru\u003cbr /\u003eHepatit B aşısı,5 yılda tekrar\u003cbr /\u003eEldiven\u003cbr /\u003eHIV\u003cbr /\u003eİğne ucu yaralanmaları\u003cbr /\u003eParmak ve metakarpofalangeal eklem\u003cbr /\u003eEndikasyon: RA, Psöriatik artrit, aktif Bouchard nodülü\u003cbr /\u003eSteroit dozu: 10-15 mg metilprednizon asetat\u003cbr /\u003eYaklaşım: parmak semifleksiyonda dorsolateral\u003cbr /\u003eKomplikasyon: hiperlaksite, capsul kalsifikasyonu\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eFleksör tendon kılıfı\u003cbr /\u003eEndikasyon: tetik parmak, RA’da tenosinovit\u003cbr /\u003eSteroit dozu: 15-20 mg metilprednizon asetat+2 ml lidokain\u003cbr /\u003eYaklaşım: palmar yüzden 45º açı ile\u003cbr /\u003eKomplikasyon: palmar atrofi, tendon rüptürü\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eDe Quervain’s tenosinoviti\u003cbr /\u003eEndikasyon:APL- EPB ortak kılıfının inflmasyonu\u003cbr /\u003eSteroit dozu: 20-30 mg metilprednizon asetat\u003cbr /\u003eYaklaşım: radial stiloid çıkıntı hedef alınarak, en hassas noktaya, tendon kılıfı içine\u003cbr /\u003eKomplikasyon: deri hipopigmentasyonu, subkutan atrofi\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eKarpal tünel sendromu\u003cbr /\u003eEndikasyon: Fraktür hariç KTS\u003cbr /\u003eSteroit dozu: 30-40 mg Metilprednizon asetat+2 ml Lidokain\u003cbr /\u003eUygulama: palmaris longus tendonunun medialinden, distal el bileği kıvrımı hizasından 45 açı ile\u003cbr /\u003eKomlikasyon: parestezi olursa iğnenin konumunu değiştir,kalıcı median sinir hasarı\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eEl bileği\u003cbr /\u003eEndikasyon: Gut, Psödogut, septik artrit tanısında, RA’de tedavi amaçlı\u003cbr /\u003eSteroit dozu:30-40 mg Metilprednizon asetat\u003cbr /\u003eUygulama: el bileği hafif plantar fleksiyonda, ekstensör pollisis longus tendonunun ululnar tarafından,90º açı ile\u003cbr /\u003eKomplikasyon: yok\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eGanglion kisti\u003cbr /\u003eSteroit dozu: 15-20 mg Metilprednizon asetat\u003cbr /\u003eUygulama: dik olarak en şiş yerinden girilir,saydam ve viskoz bir sıvı değilse kültür ve kristal araştır\u003cbr /\u003eKomplikasyon: nadiren radial arter anevrizması ile karışabilir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eDirsek eklemi\u003cbr /\u003eEndikasyon: akut artritlerde aspirasyon amaçlı, RA ve Psöriatik artrit\u003cbr /\u003eSteroit dozu: 30-40 mg Metilprednizon asetat\u003cbr /\u003eUygulama:Posterior yaklaşım,dirsek 90º fleksiyonda iğne olekron boşluğa 90º açıyla girilir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eOlekranon bursiti\u003cbr /\u003eEndikasyon: travmatik, idiopatik bursit\u003cbr /\u003eSteroit dozu: 20 mg Metilprednizon asetat\u003cbr /\u003eUygulama: dirsek 90º burasanın orta noktasından girilir\u003cbr /\u003eKomplikasyon:deri atrofisi, medialden girişlerde ulnar sinir zedelenebilir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eLateral epikondilit\u003cbr /\u003eEndikasyon: konservatif tedaviye cevapsızlık\u003cbr /\u003eSteroit dozu:10-20 mg Metilprednizon asetat\u003cbr /\u003eUygulama: iğne dik olarak girilir kemiğe değince 1-2 mm geri çekilerek injeksiyon yapılır, derin\u003cbr /\u003eKomplikasyon:% 20-40 hastada ağrı daha da artar\u003cbr /\u003eMedial epikondil enjeksiyonunda ulnar sinire dikkat\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eOmuz eklemi\u003cbr /\u003eEndikasyon:akut artritlerde aspirasyon, RA,SpA,OA, donuk omuzun başlangıç dönemleri\u003cbr /\u003eSteroit dozu:40-60 mg Metilprednizon asetat\u003cbr /\u003eUygulama:Posterior yaklaşım;oturur, elini karşı omuzuna koyar,akromionun posterior ucundan 90ºaçı ile\u003cbr /\u003eKomplikasyon: Vasovagal sendrom,daha önceki injeksiyonlar sorgulanmalı\u003cbr /\u003eOmuz eklemi\u003cbr /\u003eSubakromial boşluk-impingement\u003cbr /\u003eSubakromial bursa\u003cbr /\u003eEndikasyon: kronik bursit\u003cbr /\u003eSteroit dozu:30-40 mg Metilprednizon asetat\u003cbr /\u003eUygulama: kol yana sarkıtılır, akromionun lateral ucu belirlenir, hafif yukarı açı ile uygulanır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eAkromioklavikular eklem\u003cbr /\u003eEndikasyon: OA, RA, SpA\u003cbr /\u003eSteroit dozu:10-20 mg Metilprednizon asetat\u003cbr /\u003eUygulama: kol hafif laterale açılır, eklem kapsülüne dik girilir\u003cbr /\u003eKomplikasyon: küçük bir eklemdir , uygulama zordur,fazla miktarda ilaç verilmemelidir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eBisipital tendinit\u003cbr /\u003eTravma veya aşırı kullanmaya bağlı tendinit,nadir uygulanır\u003cbr /\u003eSteroit dozu:15-20 mg Metilprednizon asetat\u003cbr /\u003eUygulama: elini kucağına alır, kol 45º eksternal rotasyonda durur,hassas tendon bisipital oluk içinde palpe edilir,bu noktadan girilir\u003cbr /\u003eKomplikasoyn: tendon rüptürü\u003cbr /\u003eDiz eklemi\u003cbr /\u003eEndikasyon: tanı,RA,SpA, OA\u003cbr /\u003eSteroit dozu:40-60 mg Metilprednizon asetat\u003cbr /\u003eUygulama: Lateral yaklaşım; hasta supin pozisyonda yatar,patella laterale yönlendirilir ve patellanın altından girilir\u003cbr /\u003eSteroit yapılmadan analiz için sıvı alımalıdır,steroit kristalleri eklemde birkaç ay kalıp kristal artropatisi gibi yanlış tanıya yol açabilir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eBaker kisti\u003cbr /\u003ePopliteal arter Ven, Peroneal ve tibial sinir\u003cbr /\u003eEnjeksiyon sonrası sıkı bandaj\u003cbr /\u003eAnserin bursit\u003cbr /\u003eAşırı kullanıma bağlı,dansçı\u003cbr /\u003eSartorius. Grasilis,Semitendinosus kaslarının ortak insersiyosunun hemen altında\u003cbr /\u003eSteroit dozu:20 mg Metilprednizon asetat\u003cbr /\u003eUygulama:tendonun insersiyosu, dirence karşı fleksiyon ile saptanır, proksimali işaretlenir, iğne kemiğe değene kadar ilerletilir, injeksiyon yapılır\u003cbr /\u003eBir hafta aktivite engellenmelidir\u003cbr /\u003ePrepatellar bursit\u003cbr /\u003eAşırı kulanım\u003cbr /\u003eHasta sırtüstü yatar, 45º açı ile girilir\u003cbr /\u003eSıkı bandaj\u003cbr /\u003eKalça eklemi\u003cbr /\u003eSeptik artritte tanı, OA\u003cbr /\u003eLateral girişim:Trokanter Major bulunur,Apeksin 2 cm proksimalinden girilir\u003cbr /\u003eOsteonekroz riski\u003cbr /\u003eTrokanterik bursit\u003cbr /\u003eTravma, aşırı kullanım Trokanter major üzerinde ağrı, hassasiyet\u003cbr /\u003eHassas noktanın merkezinden Trokanter majore kadar iğne ilerletilir, yavaşça geri çekilir, aspire edilir,injeksiyon yapılır\u003cbr /\u003eAdduktor tendinit\u003cbr /\u003eSupin bacak abduksiyonda ve lateral rotasyonda yatar.İğne pubik kemiğe ilerletilir, kemiğe dokununca hafif geri çekilir.\u003cbr /\u003eSteroit dozu:10-15 mg Metilprednizon asetat\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eAyak bileği eklemi\u003cbr /\u003eSteroit dozu:40-60 mg Metilprednizon asetat\u003cbr /\u003eAyak hafif plantar fleksiyonda,Ekstansor Hallusis longus ile Tibialis anterior tendonun arasından enj yapılır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eSubtalar eklem\u003cbr /\u003eMedial malleolün 2 cm altında Sustentakulum Talinin altı ve posterirundan injeksiyon yapılır\u003cbr /\u003eSteroit dozu:20-30 mg Metilprednizon asetat\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003ePlantar fasiit- topuk dikeni\u003cbr /\u003eAS, Reiter, RA, aşırı kullanma\u003cbr /\u003eHasta prone pozisyonunda yatar, ayak dorsifleksiyona getirilir, hassas noktaya ilaç enjekte edilir\u003cbr /\u003eSteroit dozu:15-20 mg Metilprednizon asetat\u003cbr /\u003eMorton nöroması\u003cbr /\u003eHasta supin yatar, dizler altına yastık ile hafif fleksiyon sağlanır, metatars başının proksimalinden girilir\u003cbr /\u003eLomber faset eklemi\u003cbr /\u003eEndikasyon:OA,Spondilolistezis,AS\u003cbr /\u003eHasta prone pozisyonda spinöz proçesleri iyi seçebilmek için karnının altına yastık koyarak yatar, faset eklemler L3 de bir cm, L4 te 1.5 cm L5 te iki cm lateraldedir, iğne eklem kapsülüne kadar dik ilerletilir, kapsül bulunamazsa ligamentöz nokta buluncaya kadar ilerletilir, kapsüle ve çevresine enjekte edilir\u003cbr /\u003eSteroit dozu:40 mg Metilprednizon asetat\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eKoksidini\u003cbr /\u003eHasta prone bacaklar abduksiyonda yatar, koksiksteki hassas nokta bulunur, 45º açıyla, iğne kemiğe kadar ilerletilir\u003cbr /\u003eSteroit dozu:10-15 mg Metilprednizon asetat\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eLomber sinir kökü blokları\u003cbr /\u003eEndikasyon:spinal stenoz,sinir kökü sıkışması\u003cbr /\u003eHasta faset enj yapar gibi yatar, spinöz çıkıntıların iki parmak lateralinden dik girilir, aspirasyon ile intratekal aralıkta olup olmadığı kontrol edilir, berrak sıvı gelirse injeksiyondan vazgeçilmelidir, iğne 6-7 cm girmelidir\u003cbr /\u003eDeneyim gerektirir, İğne çok derine ilerletilirse solda aorta sağda vena cava vardır\u003cbr /\u003eSteroit dozu:40 mg Metilprednizon asetat\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eKaudal epidural blok\u003cbr /\u003eEndikasyon:disk lezyonlarına bağlı sinir sıkışmaları\u003cbr /\u003eSteroit dozu:40 mg Metilprednizon asetat\u003cbr /\u003eHasta prone yatar,hiatus sakralis tespit edilir,kanalın girişinde kalın bir ligaman vardır, iğne horizontal olarak sakrum kavsi açısına kanala doğru ilerletilir,ligaman geçilir,ekstradural alana injeksiyon yapılır\u003cbr /\u003eTemporomandibuler eklem\u003cbr /\u003eSteroit dozu:10-15 mg Metilprednizon asetat\u003cbr /\u003eHasta yan yatar, ağzını açınca tragusun hemen önünde mandibuler kondilin hareketiyle bir boşluk meydana gelir, injeksiyon bu noktadan 1 cm derine yapılır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eSakroilyak eklem\u003cbr /\u003eHasta prone yatar,SİPS bulunur, 1cm medialden 45º açı ile laterale ve oblik olarak girilir\u003cbr /\u003eSteroit dozu:20 mg Metilprednizon asetat\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003ePyne D ve ark Diz OA de\u003cbr /\u003e20 mg triamsinolon ile 40 mg metilprednisolonu karşılaştırmış, çift kör RKÇ,57 hasta 0-3-8 haftalarda değerlendirilmiş (VAS yürüme mesafesi ve lequesne index),iki grupta da benzer iyileşmeler saptanmış\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eBülent B ve arkadaşları\u003cbr /\u003eÇift kör randomize çalışma 28 hasta 56 dize (evre 2-3),hastaların bir dizine serum fizyolojik diğer dizine hyaluronik asit enjekte edilmiş, iki grupta da bulgular benzer.(İstirahat ağrısı, yürüme ağrısı, VAS)\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eAşkın A ve ark\u003cbr /\u003e21 hasta 35 diz,5-21 hafta takip edilmiş, ağrı ve sertlik skorlarında anlamlı iyileşme saptanmış\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eCaborn D ve ark: Synvisc ile triamsinolonu karşılaştırmış, randomize kör çalışmada\u003cbr /\u003e113 hastaya S,012 hastaya T, VOMAC va VAS skorları değerlendirilmiş,iki grupta da anlamlı düzelme saptanmış S nin etki süresi daha uzun bulunmuş\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eKeser S ve arkadaşları\u003cbr /\u003e40 kadın hasta evre 1-2 dize hyaluronik asit, hastaların %72 sinede anlamlı iyileşme olmuş\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eIlımlı karpal tünel sendromu tanısı konan 48 hasta 40 mg metil prednisolone injeksiyonu öncesi, 3. ay ve 12. ayda VAS fonksiyonel skor ve elektrofizyolojik olarak değerlendirilmiş\u003cbr /\u003e3. ve 12. ayda %93.7 hastada tüm parametrelerde anlamlı düzelme kaydedilmiş\u003cbr /\u003e16. ayda 8 hastada relaps görülmüş, %79 hastada düzelme devam etmiş\u003cbr /\u003eLokal steroit enjeksiyonu ile NSAİD ve splintlemenin karşılaştırılmış\u003cbr /\u003e8 haftalık takip, benzer sonuç\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eRA lı 300 diz’e 40 hastaya hydrocortisone succinate (HC), 150 triamcinolone acetonide (TA), and 120 triamcinolone hexacetonide (TH) uygulanmış\u003cbr /\u003eEn uzun etkili sonuçlar TH ile alınmış\u003cbr /\u003eEmkey RD ve ark: RA lı hastalarda intraartiküler steroitlerin kemik formasyon ve resorpsiyonuna etkisini incelemişler\u003cbr /\u003eKemik resorbsiyonuna etkisi olmadığı fakat kemik formasyonunu geçici bir süre etkilediği gösterilmiş, sistemik kullanımdan daha az etkilediği bildirilmiş\u003c/span\u003e\u003c/div\u003e\u003c/div\u003e\u003cdiv class\u003d\"blogger-post-footer\"\u003e\u003cimg width\u003d'1' height\u003d'1' src\u003d'https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9168672105812745474-5618784455148073850?l\u003dfiziktedavi-saglik.blogspot.com' alt\u003d'' /\u003e\u003c/div\u003e"},"link":[{"rel":"replies","type":"application/atom+xml","href":"http://fiziktedavi-saglik.blogspot.com/feeds/5618784455148073850/comments/default","title":"Kayıt Yorumları"},{"rel":"replies","type":"text/html","href":"https://www.blogger.com/comment.g?blogID\u003d9168672105812745474\u0026postID\u003d5618784455148073850","title":"0 Yorum"},{"rel":"edit","type":"application/atom+xml","href":"http://www.blogger.com/feeds/9168672105812745474/posts/default/5618784455148073850"},{"rel":"self","type":"application/atom+xml","href":"http://www.blogger.com/feeds/9168672105812745474/posts/default/5618784455148073850"},{"rel":"alternate","type":"text/html","href":"http://fiziktedavi-saglik.blogspot.com/2008/03/injeksiyon-doru-yere-doru-zamanda-doru.html","title":"Fizik Tedavide Lokal injeksiyon uygulamaları"}],"author":[{"name":{"$t":"umit"},"uri":{"$t":"http://www.blogger.com/profile/04280412944418248336"},"email":{"$t":"noreply@blogger.com"},"gd$extendedProperty":{"xmlns$gd":"http://schemas.google.com/g/2005","name":"OpenSocialUserId","value":"11881063563812992563"}}],"media$thumbnail":{"xmlns$media":"http://search.yahoo.com/mrss/","url":"http://4.bp.blogspot.com/_5-bL7ihClJo/R9AAa43qH1I/AAAAAAAAAOg/_pvX5IJNPm0/s72-c/Resim1.jpg","height":"72","width":"72"},"thr$total":{"xmlns$thr":"http://purl.org/syndication/thread/1.0","$t":"0"}},{"id":{"$t":"tag:blogger.com,1999:blog-9168672105812745474.post-5060447022825265065"},"published":{"$t":"2008-03-05T14:51:00.001+02:00"},"updated":{"$t":"2008-04-26T23:18:43.287+03:00"},"category":[{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"uzatma"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"zayıflama"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"boy"}],"title":{"type":"text","$t":"Egzersiz Fizyolojisi"},"content":{"type":"html","$t":"Egzersiz fizyolojisinin amacı vücut fonksiyonlarında egzersizle meydana gelen değişiklikleri ortaya koymaktır.\u003cbr /\u003eİmmobilizasyona bağlı sorunların en iyi çözümü erken mobilizasyon ve egzersizdir.\u003cbr /\u003eHastalıklara bağlı immobilizasyon ve günümüzün sedanter yaşamı egzersizin önemini ortaya koymaktadır.\u003cspan class\u003d\"fullpost\"\u003eİskelet Kası\u003cbr /\u003eİskelet kasının fonksiyonları hareket, koruma, ısı üretme ve mekanik iştir\u003cbr /\u003eBir ekleme belirli bir hareketi yaptıran kaslara sinerjik kaslar, zıt hareketi yaptıran kaslara antagonist kaslar denir\u003cbr /\u003eSinerjik kasların kasılması esnasında antagonist kaslarda gevşeme olur\u003cbr /\u003eİskelet Kasının Anatomisi\u003cbr /\u003eİskelet kası hücresine kas lifi denir\u003cbr /\u003eKaslar kas hücrelerinin yanısıra bağ doku da içerirler\u003cbr /\u003eKasın tümünü bir kılıf gibi saran bağ dokuya epimisyum, kas kitlesini demetlere ayıran ve bu demetleri çevreleyen bağ dokuya perimisyum denir\u003cbr /\u003eKas liflerini çevreleyen ve elektrik izolasyonunu sağlayan bağ dokuya ise endomisyum denir\u003cbr /\u003eBağ dokusu elemanları kasın iki ucunda biraraya gelerek tendonları oluştururlar\u003cbr /\u003eTendonlar kasılmaya katkıda bulunmayıp kasın oluşturduğu gerimi iskelete aktarırlar\u003cbr /\u003eİskelet Kasının Yapısı\u003cbr /\u003eİskelet kası kas liflerinden oluşur\u003cbr /\u003eHer kas lifi bir hücredir\u003cbr /\u003eKas lifi birbirine paralel dizilmiş myofibrillerden oluşur\u003cbr /\u003eMyofibriller myoflamanlardan, myoflamanlar ise kontraktil proteinlerden oluşur\u003cbr /\u003eBir motor nöron ve innerve ettiği kas lifleri bir motor üniteyi (motor birim) meydana getirir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eİskelet kası hücre zarına sarkolemma, ER’ na sarkoplazmik retikulum, sitoplazmasına sarkoplazma adı verilir\u003cbr /\u003eSarkolemmanın iç ve dış yüzeyleri arasında bir elektriksel potansiyel farkı vardır\u003cbr /\u003eKas hücresi alfa motor nöron tarafından uyarıldığında dinlenme zar potansiyeli yerini aksiyon potansiyeline bırakır\u003cbr /\u003eZarın iç yüzü dışına göre -90 mV değerdedir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eSarkolemmanın dış yüzünde T tubulleri bulunur\u003cbr /\u003eT tubullerinin görevi AP’ ni hücrenin derinliklerine iletmektir\u003cbr /\u003eSR’nin uç kısmında terminal sisternalar bulunur\u003cbr /\u003eOrta kesimde yer alan tubulleri çevreleyen zar çok sayıda Ca-ATP’ az pompası içerir\u003cbr /\u003eBu pompa Ca’ yı sarkoplazmadan SR’ na taşır\u003cbr /\u003eCa iyonları kalsekestrin denilen özel bir proteine bağlanarak terminal sisternalarda depolanırlar\u003cbr /\u003eHer bir T tubulunun iki yanında iki adet terminal sisterna vardır.Bu yapıya triad denir\u003cbr /\u003eT tubulleri ile triad bölgesine ulaşan AP, SR’ da Ca salınımına neden olur\u003cbr /\u003eSalınan Ca kas kasılmasını başlatıır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eKas Lifi Tipleri\u003cbr /\u003eKas lifleri izoenzim içeriklerine ve metabolik özelliklerine göre 3 grupta incelenir:\u003cbr /\u003e1)Hızlı glikolitik lifler( Tip 2B lifleri)\u003cbr /\u003e2)Yavaş oksidatif lifler(Tip I lifler)\u003cbr /\u003e3)Hızlı oksidatif lifler(Tip 2A lifler)\u003cbr /\u003e1) Hızlı Glikolitik Lifler:\u003cbr /\u003eBüyük hücrelerdir\u003cbr /\u003eÇok sayıda myoflaman ve çapraz köprü barındırdıklarından kuvvetli kasılmalar oluştururlar\u003cbr /\u003eBüyük oranlarda SR içerirler\u003cbr /\u003eHızlı ATP sentezleyen liflerdir\u003cbr /\u003eKasılmaya çabuk başlar,hızlı kasılırlar fakat kasılma süreleri kısadır\u003cbr /\u003eAnaerobik metabolik yolu kullandıklarından glikojen depoları ve glikolitik enzim içerikleri yüksektir\u003cbr /\u003eÇok az sayıda kapiller ile çevrelenmişlerdir\u003cbr /\u003eMyoglobin vemitokondri içerikleri düşüktür\u003cbr /\u003eHızlı yorulduklarından kısa süren ve kuvvet gerektiren hareketlerde kullannılmaya uygundurlar\u003cbr /\u003e2) Yavaş oksidatif lifler\u003cbr /\u003eHızlı glikolitik liflere kıyasla daha az myoflaman içerirler, kasıldıklarında onlardan daha düşük kuvvet oluştururlar\u003cbr /\u003eÇok sayıda mitokondri içerirler, aerobik yolla ATP sentezlerler\u003cbr /\u003eEnerji üretmek için yağ asitlerini kullandıklarından glikojen depoları zayıftır\u003cbr /\u003eATP az izoenzimleri yavaş çalıştığından düşük bir hızla kasılırlar\u003cbr /\u003eYorgunluğa dirençli olup dayanıklılık gerektiren hareket ve egzersizlerde kullanılırlar\u003cbr /\u003e3) Hızlı oksidatif lifler\u003cbr /\u003eİçerdikleri ATP az izoenzimi hızlı çalıştığı halde aerobik yolla ATP sentezlerler\u003cbr /\u003eMitokondri ve myoglobin içerikleri yüksek olup çok sayıda kapiller ile çevrilidirler\u003cbr /\u003eHızlı kasılır, yavaş oksidatif liflerden önce, hızlı glikolitik liflerden sonra yorulurlar\u003cbr /\u003eMyoglobin içerikleri yüksek olduğundan kırmızı görülürler ve kırmızı lifler de denir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eKas lifinin tipini tayin eden motor ünitedir\u003cbr /\u003eBir motor ünitedeki kas lifleri hep aynı tiptir\u003cbr /\u003eKas lifinin tipine göre motor üniteler yavaş ve hızlı üniteler olarak ikiye ayrılır\u003cbr /\u003eGenelde yavaş üniteleri yavaş ileten küçük motor nöronlar, hızlı üniteleri hızlı ileten büyük motor nöronlar innerve eder.Buna büyüklük prensibi denir\u003cbr /\u003eKas Proteinleri\u003cbr /\u003eSarkoplazmada iki tür myoflaman vardır:\u003cbr /\u003eİnce ve kalın\u003cbr /\u003eKalın flaman myozin proteininden meydana gelir\u003cbr /\u003eİnce flaman ise üç tip protein içerir:\u003cbr /\u003eTroponin, tropomyozin ve aktin\u003cbr /\u003eMyozin ve aktin kasılmayı sağlayan ana proteinlerdir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eMyozin başının ATP’az özelliği vardır\u003cbr /\u003eBir molekül troponin bir molekül tropomyozinle bağlanır\u003cbr /\u003eTroponin T diğer troponin kısımlarını tropomyozine bağlar\u003cbr /\u003eTroponin I myozin-aktin etkileşmesini inhibe eder\u003cbr /\u003eTroponin C ise kasılmayı başlatacak Ca iyonunun bağlanma bölgesidir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eOrganizasyon\u003cbr /\u003eİskelet kasında çizgilenme gösteren kısımlar harfle ifade edilir\u003cbr /\u003eI bandı aydınlık, A bandı karanlık görülür\u003cbr /\u003eA bandında kalın ve ince flamanlar, I bandında ise sadece ince flamanlar bulunur\u003cbr /\u003eI bandı Z çizgisiyle ikiye ayrılmıştır\u003cbr /\u003eZ çizgisi ince flamanları birbirine bağlar\u003cbr /\u003eA bandının merkezinde H bandı, H bandının ortasında M çizgisi bulunur\u003cbr /\u003eİki komşu Z çizgisi arasındaki bölgeye sarkomer denir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eKasılmanın Moleküler Temeli\u003cbr /\u003eKasılma ince flamanların kalın flamanlar üzerinde kayması ile meydana gelir(flaman kayma teorisi)\u003cbr /\u003eİnce flamanların kalın flamanlar üzerinde kayması için aktin ve myozin çapraz köprülerinin kurulup çözülmesi gerekir\u003cbr /\u003eKasılma başlamadan önce troponin-tropomyozin bileşiğinin inhibitör etkisi Ca aracılığı ile ortadan kaldırılır\u003cbr /\u003eCa troponinle bağlanınca tropomyozinin pozisyonu değişir ve myozin başları aktinle ilişki kurar\u003cbr /\u003eTersine Ca troponinden ayrılınca troponin bloke edici pozisyona döner\u003cbr /\u003eHangi sayıda çapraz köprünün ince flamanla ilişki kuracağını tayin eden hücre içi Ca düzeyidir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eKasılma Tipleri\u003cbr /\u003eBir kas lifine tek bir uyaran verilirse tek kasılma meydana gelir.Kas önce kasılır, sonra gevşer.\u003cbr /\u003eTek kasılmalar 4’ e ayrılır:\u003cbr /\u003e1)İzometrik kasılma\u003cbr /\u003e2)Konsantrik kasılma\u003cbr /\u003e3)Ekzantrik kasılma\u003cbr /\u003e4)İzokinetik kasılma\u003cbr /\u003e1)İzometrik kasılma\u003cbr /\u003eKasın uzunluğu sabit kalır, tonusu artar\u003cbr /\u003eDış iş yapılmaz, ancak enerji harcanır\u003cbr /\u003eAyakta durma örnek verilebilir\u003cbr /\u003eBütün doğal kasılmaların başlangıcını izometrik kasılma oluşturur\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e2)Konsantrik kasılma\u003cbr /\u003eİzotonik kasılma da denir\u003cbr /\u003eDinamik bir kasılma şeklidir\u003cbr /\u003eYeterli gerginliğe ulaştığında kasın boyu kısalır ve eklemde hareket meydana gelir\u003cbr /\u003eEklem hareketleri sırasında kas tonusu da değiştiği için vücutta meydana gelen kasılmalar izotonik değildir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eİzometrik ve konsantrik kasılmanın birarada olmasına yani kasılma sırasında kasın hem boyunun hemde tonusunun değişmesine oksotonik kasılma denir\u003cbr /\u003eKas aktiviteleri genelde izometrik ve konsantrik kasılmanın ard arda ve beraberce yapılması ile oluşur\u003cbr /\u003e3)Ekzantrik kasılma\u003cbr /\u003eUzayarak kasılma şeklidir\u003cbr /\u003eKas yeterli gerginliğe ulaşıp dış yükü yenemezse kasın boyu uzar\u003cbr /\u003eÖrn. Merdiven inme, yokuş aşağı inme\u003cbr /\u003eEkzantrik kasılmayı takiben yapılan konsantrik kasılma daha kuvvetli olur\u003cbr /\u003e4)İzokinetik kasılma\u003cbr /\u003eHareket hızının sabit tutulduğu dinamik bir kasılma şeklidir\u003cbr /\u003eÖrn. Sebest stil kulaçlama\u003cbr /\u003eİzokinetik kasılma ile konsantrik kasılma arasındaki fark, izokinetik kasılma sırasında hareket süresince maksimal tonusun devam ettirilmesidir\u003cbr /\u003eİzokinetik antrenmanlar kas kuvvetini ve dayanıklılığını geliştiren en iyi yöntemdir\u003cbr /\u003eTetanik kasılma\u003cbr /\u003eTek kasılmalara göre göre daha kuvvetli, daha uzun süreli ve daha ekonomik kasılma şeklidir\u003cbr /\u003eİstemli kasılmalar daha çok tetanik kasılmalar şeklindedir\u003cbr /\u003eKas yorgunluğu\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eYorulan kasın latent dönemi ve kasılma süresi uzar, kasılma amplitüdü azalır\u003cbr /\u003eYorgunluk aşırı olursa gevşeme tam olmaz\u003cbr /\u003eYorgunluk kasın zarar görmesine karşı bir savunma mekanizmasıdır\u003cbr /\u003eYorgunluk geriye dönen fizyolojik bir olaydır\u003cbr /\u003eTip 2 lifleri daha çabuk yorulur\u003cbr /\u003eÇabuk yorulan kas lifleri çabuk, yavaş yorulan kas lifleri ise geç dinlenir\u003cbr /\u003eYorulan kas kısa süre dinlendirilirse eski kasılma kuvvetini kazanır\u003cbr /\u003eDinlenme süresi önceki aktivitenin yoğunluğuna, süresine ve lif tipine bağlıdır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eEgzersiz ve enerji sistemleri\u003cbr /\u003eFizyolojik şartlarda 1 mol ATP 12 kcal enerji verir\u003cbr /\u003eKaslar enerji verici madde olarak ATP, kreatin fosfat, glikojen, glikoz ve yağ asitlerini kullanırlar\u003cbr /\u003eEgzersizin hemen başında kullanılan maddeler yüksek enerji fosfatlarıdır\u003cbr /\u003eİlk 3-5 dk da tüketilen başlıca yakıt ise kas glikojenidir\u003cbr /\u003eHafif ve orta egzersizde enerjinin çoğu yağ asitlerinden karşılanır\u003cbr /\u003eEgzersizin şiddeti arttıkça glikojenden gelen enerji önem kazanır\u003cbr /\u003eKasın egzersiz sonu toparlanma döneminde ve istirahatte kullandığı başlıca madde yağ asitleridir\u003cbr /\u003eYüksek enerji fosfatları\u003cbr /\u003eATP ve kreatin fosfat kasın acil enerji deposudur\u003cbr /\u003eİskelet kasında depolanmış glikojen KC glikojeninden farklı olarak glikoza dönüştürülüp kana verilemez\u003cbr /\u003eKasta glikoz aerobik veya anaerobik metabolizma ile kullanılabilir\u003cbr /\u003eİstirahatte ve hafif egzersizde enerji metabolizması aerobik iken egzersiz şiddeti arttıkça anaerobik metabolizma devreye girer\u003cbr /\u003eATP oluşumuna anaerobik metabolizmanın önemli katkı sağladığı noktaya anaerobik eşik denir\u003cbr /\u003eAnaerobik eşiğin altındaki egzersizler uzun süre devam ettirilebilir\u003cbr /\u003eAnaerobik metabolizma iki yolla meydana gelir:\u003cbr /\u003e1)Anaerobik alaktasit yol:\u003cbr /\u003eKasta depolanmış olan ATP ve kreatin fosfat kullanılır\u003cbr /\u003eEnerji oluşumuna katkısı azdır ancak çok hızlı devreye girer\u003cbr /\u003eZorlu bir egzersizin ilk 5 dk sında baskın ılan yoldur\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e2)Anaerobik laktasit yol:\u003cbr /\u003eGlikojen ve glikoz anaerobik yolla metabolize edilirken laktik asit oluşur\u003cbr /\u003eEgzersizle birlikte O2 kullanımı artar ve ilk 2-3 dk da O2 açığı meydana gelir\u003cbr /\u003eEgzersiz bittikten sonra istirahat durumundan fazla alınan O2 ye O2 borcu denir\u003cbr /\u003eEgzersiz ne kadar ağırsa anaerobik yoldan enerji oluşumu ve laktik asit üretimi o kadar fazladır\u003cbr /\u003eEgzersiz ve dolaşım sistemi\u003cbr /\u003eEgzersiz sırasındaki dolaşım değişiklikleri üst beyin merkezleri tarafından başlatılır\u003cbr /\u003eS aktivite artar, PS aktivite azalır\u003cbr /\u003eSplanknik alana ve deriye kan akımı azalır\u003cbr /\u003eBaşlangıçtaki kan akımı artışı S vazodilatör liflerdeki aktivite artışına bağlıdır\u003cbr /\u003eKan akımının lokal kontrolü egzersiz yapan kasa kan akımı sağlanmasında daha önemlidir\u003cbr /\u003eDeri kan akımı orta derecede egzersizde artar iken ağır egzersizde azalır\u003cbr /\u003eMSS giden kan akımında değişiklik olmaz\u003cbr /\u003eKoroner kan akımı artar\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eKişinin egzersiz sırasında kullanabileceği en yüksek O2 miktarı maksimal O2 kullanımı (VO2 max) olarak ifade edilir ve maksimal anaerobik gücün en iyi göstergesidir\u003cbr /\u003eVO2 max’ ı belirleyen en önemli faktör dolaşım sisteminin kapasitesidir\u003cbr /\u003eAtım volümü\u003cbr /\u003eKalp atım volümünün artışı venöz dönüşün artışı ile olur\u003cbr /\u003eVenöz dönüşü artıran faktörler:\u003cbr /\u003e1)İskelet kası pompasının etkinliğinin artması\u003cbr /\u003e2)İnspirasyonun derinlik vew frekansının artmasına bağlı olarak göğüs içi basıncının azalması\u003cbr /\u003e3)Karln kaslarının kasılmasına bağlı olarak iç organlardan daha fazla kan dönmesi\u003cbr /\u003e4)S sistemin etkisiyle oluşan vazokonstrüksiyon\u003cbr /\u003e5)Dilate iskelet kası arteriolleri aracılığıyla arterlerden venlere kan akımının kolaylaşması\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eEgzersizle artmaya başlayan atım volümü maksimal aerobik güce yaklaşılırken sabit kalır\u003cbr /\u003eKalp dakika volümünde daha sonra meydana gelen artişlar ise kalp hızının artmasıyla gerçekleştirilir\u003cbr /\u003eKalp hızı\u003cbr /\u003eEgzersiz başlayınca kalp hızı artar\u003cbr /\u003eKişinin maksimal bir egzersiz sonunda ulaşabileceği kalp hızı maksimal kalp hızı olarak adlandırılır\u003cbr /\u003eMaksimal kalp hızı 220-(yaş) formülünden hesaplanabilir\u003cbr /\u003eYüksek ısıda yapılan egzersiz oda ısısında yapılan egzersize göre kalp hızının daha fazla yükselmesine neden olur\u003cbr /\u003eEmosyonel faktörler kalp hızını etkileyebilir\u003cbr /\u003eMaksimal kalp hızı şartlar ne olursa olsun değişmez\u003cbr /\u003eKan basıncı\u003cbr /\u003eDiastolik kan basıncı egzersizin şiddeti arttıkça sabit kalır hatta hafifçe düşebilir\u003cbr /\u003eIzotonik egzersizlerde aktif kas grubu ne kadar büyükse kan basıncı o derece düşüktür\u003cbr /\u003eİzometrik egzersizlerde sistolik basınç, diastolik basınç ve kalp hızı belirgin olarak artar\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eEGZERSİZ VE SOLUNUM SİSTEMİ1)Solunum dakika volümü:\u003cbr /\u003eİstirahatte yaklaşık 6 lt olan solunum dk volümü egzersizde 200 lt ye kadar çıkar\u003cbr /\u003eStatik egzersizlerde ventilasyon dinamik egzersizlere göre daha fazladır\u003cbr /\u003eDüşük yoğunluktaki egzersizlerde solunum dk volümü artışı daha çok TV artışına bağlıdır\u003cbr /\u003eSolunum frekansı da artar\u003cbr /\u003eKişi solunum frekansı ve derinliğini spontan olarak dengeleyerek ventilasyonun optimal etkinlikte olmasını sağlar\u003cbr /\u003e2)Solunum işi\u003cbr /\u003eİstirahatte solunum kasları 1 lt solunum için 0,5-1,0 ml O2 kullanırlar\u003cbr /\u003eAğır egzersizde O2 kullanımı toplam O2 kullanımının %3 üne kadar çıkabilir\u003cbr /\u003e3)Ventilasyon perfüzyon oranı\u003cbr /\u003eHafif egzersizlerde V-P oranı daha uniform hale gelir\u003cbr /\u003eAC üst zonlarda kan akımı artışı daha belirgindir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e4)Arteriyel O2 basıncı ve O2 saturasyonu\u003cbr /\u003eÇok ağır egzersizlerde arteriel kan O2 saturasyonu PO2 de değişme olmaksızın %95 in altına düşebilir\u003cbr /\u003eArteiyel PCO2 ve pH önemli ölçüde sabit kalır\u003cbr /\u003eEgzersiz sırasında O2 ve CO2 difüzyon kapasiteleri 3 katına çıkar\u003cbr /\u003eYükseltide egzersiz\u003cbr /\u003eDeniz seviyesinden yükseğe çıkıldığında max O2 kullanım değeri azalır\u003cbr /\u003eYükseltinin etkisi total barometrik basıncın değil PO2 azalmasına bağlıdır\u003cbr /\u003eOrganizmanın yükseltiye kısa süreli uyumuna aklimatizasyon, uzun süreli uyumuna adaptasyon denir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eYükseltiye kısa süreli uyumlar\u003cbr /\u003eYükseğe çıkıldığında fizlojik cevap olarak hiperventilasyon ve kan akımı artışı meydana gelir\u003cbr /\u003eYükseğe uyum bozukluğuna bağlı olarak oluşan, baş ağrısı, bulantı, kusma, bulanık görme ve uykusuzlukla seyreden tabloya dağ hastalığı denir\u003cbr /\u003eYükseltiye uzun süreli uyumlar\u003cbr /\u003e1)Hiperventilasyonla değişen asit-baz dengesinin düzeltilmesi:\u003cbr /\u003eHioerventilasyon alveollerdan CO2 yi uzaklaştırara arteriyel PCO2 nin düşmesine yol açar\u003cbr /\u003eMeydana gelen respiratuar alkaloz HCO3 atılımı ile düzeltilir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e2)Hematolojik değişiklikler:\u003cbr /\u003eYükseltiye en önemli adaptasyon kanın O2 taşıma kapasitesinin artmasıdır\u003cbr /\u003ePlazma volümü azalır, hematokrit artar\u003cbr /\u003eAzalan arteriyel PCO2 böbreklerden eritropoietin salınımını artırarak eritrosit yapımını uyarır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e3)Hücresel değişiklikler:\u003cbr /\u003eKapiller ve mitokondri sayısı artar\u003cbr /\u003eAerobik enerji oluşumunda rol alan enzimler artar\u003cbr /\u003eOksihemoglobin disosiasyon eğrisi sağa kayar\u003cbr /\u003eSıcakta egzersiz\u003cbr /\u003eSoğukta egzersize göre daha ciddi problemdir\u003cbr /\u003eTerin buharlaşma hızı azaldığı için ısı düzenlenmesi problemlidir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eSoğukta egzersiz\u003cbr /\u003eIsı kaybına bağlı metabolik hız artar\u003cbr /\u003eSoğukta solunum yoluyla sıvı kaybı dehidratasyona yol açabilir\u003cbr /\u003eSu içinde yapılan egzersizlerde soğuğun etkisi daha belirgindir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eDüzenli egzersizin fizyolojik etkileri\u003cbr /\u003eVücudu optimal fonksşyonu için düzenli egzersiz gereklidir\u003cbr /\u003eAntrenmanın başlıca amacı performansı artıracak fizyolojik adaptasyonlara yol açmaktır\u003cbr /\u003eDolaşım sistemine\u003cbr /\u003eEn önemli fizyolojik değişiklik aerobik gücün (VO2max) artmasıdır\u003cbr /\u003eVO2max artışına maksimal kalp dk volümü artışı da eşlik eder\u003cbr /\u003eAntrenmanla istirahatteki kalp hızı azalır, atım volümü artar\u003cbr /\u003eMaksimal kalp ızı ise genellikle sabit kalır veya yaklaşık 5-7 vuru/dk azalır\u003cbr /\u003eKan basıncı ya sabit kalır yada hafif azalır\u003cbr /\u003eDüzenli egzersiz koroner kalp hastalıklarına karşı koruyucu rol oynar\u003cbr /\u003eSolunum sistemine\u003cbr /\u003eSolunum volümü değişmez, max egzersizde yükselir\u003cbr /\u003eSolunum frekansı max egzersizde yükselir\u003cbr /\u003eSolunum eşdeğeri solunum verimini en iyi gösteren parametredir\u003cbr /\u003eKullanılan 1 lt O2 için gerekli solunum volümüdür\u003cbr /\u003eKişi yaptığı egzersizi ne kadar iyi biliyorsa solıunum eşdeğeri o kadar yüksektir\u003cbr /\u003eMax egzersizde difüzyon kapasitesi artar\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eİskelet kasının adaptif cevabı\u003cbr /\u003eKapiller dansite, mitokondri ve enzim miktarları artar\u003cbr /\u003eKas süksinat deidrogenaz aktivitesi VO2max ile yakından ilişkilidir\u003cbr /\u003eMax egzersizde glikojen depolama potansiyeli artar\u003cbr /\u003eAntrenmanla laktat daha yüksek iş düzeylerinde birikir yani anaerobik eşik artar\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eKas kitlesi ve kas kuvveti\u003cbr /\u003eMax kuvvete yakın çalışan kasların kuvveti artar\u003cbr /\u003eKuvvet antrenmanları iskelet kas kitlesini artırırlar\u003cbr /\u003eKas kitlesinin artışı kas lifi sayısının değil kas lifi çapının artışına bağlıdır\u003cbr /\u003eKuvvet antrenmanları ile tip 2 liflerinde artış meydana gelir\u003cbr /\u003eİyi bir kuvvet antrenmanı programı için antrenmanın %15’i eksantrik, %10’u izometrik ve %75’i komsantrik olmalıdır\u003cbr /\u003eLokomotor oırganlara\u003cbr /\u003eAntrenmanla ligamanlar kalınlaşır, kuvvetlenir ve daha esnek hale gelir\u003cbr /\u003eHyalen kıkırdak kalınlaşır ve basıya daha dirençli hale gelir\u003cbr /\u003eKemikte mineral artar ve kemik hipertrofisi sağlayarak osteoporozu geciktirir\u003cbr /\u003eBazı sporlar kemik yapısında lokal değişikliklere yol açar.Örn. tenis\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eKan kompozisyonuna\u003cbr /\u003eDayanıklılık antrenmanlarından sonra kan volümü artar\u003cbr /\u003eHb konsantrasyonu değişmez\u003cbr /\u003eKan volümü arttığı için toplam Hb miktarında artma görülür\u003cbr /\u003ePlazma TG ve LDL düşer,HDL artar\u003cbr /\u003ePlazma lipoprotein (a) azalabilir\u003cbr /\u003eGonadıtropin düzeyleri artabilir\u003cbr /\u003eBeta endorfin düzeyleri artar\u003cbr /\u003eGlikoz toleransı ve insülin duyarlılığı artar\u003cbr /\u003ePlazma PGI2 artar, TXA2 azalır\u003cbr /\u003eMetabolizmaya\u003cbr /\u003eAntrenman programının başlangıcında vücut ağırlığında önemli bir azalma olmaz\u003cbr /\u003eEgzersiz prpgramı 3 ayı geçince vücut ağırlığı azalır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eBağışıklık sistemine\u003cbr /\u003eDüzenli egzersizin bağışıklık sistemine etkileri egzersizin yoğunluğuna bağlıdır\u003cbr /\u003eOrta yoğunluktaki egzersizler bağışıklık sistemine zarar verebilir\u003cbr /\u003eAntrenmanlar ağır olursa NK hücrelerinin sayısı azalabilir\u003cbr /\u003eOrta yoğunluktaki antrenmanlar serum Ig lerinde yaklaşık %20 artış yapar\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eYaşlılıkta egzersiz\u003cbr /\u003eGünümüz toplumunda yaşlıların sayısı arttığından egzersizin önemi artmaktadır\u003cbr /\u003eAerobik güç yaşlanmayla azalır\u003cbr /\u003eDüzenli egzersizler ileri yaşlarda başlansa bile morbidite ve mortaliteyi azaltmaktadır\u003cbr /\u003eYaşlılarda egzersiz programı kişiden kişiye göre değişir\u003cbr /\u003eYapılacak egzersiz düzenli, dinamik, ilginç,eğlendirici, kolay kabul edilebilir ve yan etkileri olmayan tipte olmalıdır\u003cbr /\u003eHızlı ve düzenli yürüme çoğu kişide ve yaşlılarda uygun bir aktivitedir\u003cbr /\u003eKuvvet antrenmanları yaşlılarda anksiyeteyi azaltır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eEgzersiz Reçetesi\u003cbr /\u003eEgzersiz önerisinde bulunmadan önce kişinin ihtiyaçları ve sağlık durumu öğrenilmelidir\u003cbr /\u003eEgzersiz reçetesi düzenlenirken kişiye uygun yaklaşım benimsenmelidir\u003cbr /\u003eAntrenmanlar başlangıçta düşük ve orta yoğunlukta olmalı, şiddeti orta hızda artırılmalıdır\u003cbr /\u003eEgzersiz programı çok yönlü olmalı, aerobik antrenmanları içermelidir\u003cbr /\u003eEgzersize yeni başlayanlarda düşük ve orta şiddette uzun süreli egzersizler uygundur\u003cbr /\u003eEgzersiz sırasında kalp hızının max kalp hızının %70-90’ı olması egzersiz şiddetinin yeterli olduğunu gösrerir\u003cbr /\u003eYeterli şiddet ve sürede olduğu takdirde her aktiviteyle antrenman etkisi oluşur\u003cbr /\u003e\u003c/span\u003e\u003cdiv class\u003d\"blogger-post-footer\"\u003e\u003cimg width\u003d'1' height\u003d'1' src\u003d'https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9168672105812745474-5060447022825265065?l\u003dfiziktedavi-saglik.blogspot.com' alt\u003d'' /\u003e\u003c/div\u003e"},"link":[{"rel":"replies","type":"application/atom+xml","href":"http://fiziktedavi-saglik.blogspot.com/feeds/5060447022825265065/comments/default","title":"Kayıt Yorumları"},{"rel":"replies","type":"text/html","href":"https://www.blogger.com/comment.g?blogID\u003d9168672105812745474\u0026postID\u003d5060447022825265065","title":"0 Yorum"},{"rel":"edit","type":"application/atom+xml","href":"http://www.blogger.com/feeds/9168672105812745474/posts/default/5060447022825265065"},{"rel":"self","type":"application/atom+xml","href":"http://www.blogger.com/feeds/9168672105812745474/posts/default/5060447022825265065"},{"rel":"alternate","type":"text/html","href":"http://fiziktedavi-saglik.blogspot.com/2008/03/egzersiz-fizyolojisi_05.html","title":"Egzersiz Fizyolojisi"}],"author":[{"name":{"$t":"umit"},"uri":{"$t":"http://www.blogger.com/profile/04280412944418248336"},"email":{"$t":"noreply@blogger.com"},"gd$extendedProperty":{"xmlns$gd":"http://schemas.google.com/g/2005","name":"OpenSocialUserId","value":"11881063563812992563"}}],"thr$total":{"xmlns$thr":"http://purl.org/syndication/thread/1.0","$t":"0"}},{"id":{"$t":"tag:blogger.com,1999:blog-9168672105812745474.post-906909112078631815"},"published":{"$t":"2008-03-01T10:32:00.003+02:00"},"updated":{"$t":"2008-04-26T23:23:28.966+03:00"},"category":[{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"sağlıklı"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"yaşam"}],"title":{"type":"text","$t":"Fizik Tedavi Kimlere Uygulanır?"},"content":{"type":"html","$t":"Omuz, kol, bacak eklemlerinde ağrıları olanlara, Romatizmal hastalıkların aktif döneminde olmayanlara, Ortopedik ameliyatlar sonrasında kaslarında güçsüzlük, eklemlerinde ağrı ve hareket kısıtlılığı gelişenlere, Omuz, kol, bacak eklemlerinde ağrıları olanlara, Romatizmal hastalıkların aktif döneminde olmayanlara, \u003cspan class\u003d\"fullpost\"\u003eOrtopedik ameliyatlar sonrasında kaslarında güçsüzlük, eklemlerinde ağrı ve hareket kısıtlılığı gelişenlere, Kırık, çıkık, incinme nedeniyle alçı sonrasında eklemlerinde sertleşmeler olanlara, Beyin, sinir hasarı sonucunda kol ve bacaklarda felç gelişenlere, Hareket sistemi dışında lenf dolaşımının bozulması sonucu kol ve bacaklarında şişme olanlara uygulanır. \u003c/span\u003e\u003cdiv class\u003d\"blogger-post-footer\"\u003e\u003cimg width\u003d'1' height\u003d'1' src\u003d'https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9168672105812745474-906909112078631815?l\u003dfiziktedavi-saglik.blogspot.com' alt\u003d'' /\u003e\u003c/div\u003e"},"link":[{"rel":"replies","type":"application/atom+xml","href":"http://fiziktedavi-saglik.blogspot.com/feeds/906909112078631815/comments/default","title":"Kayıt Yorumları"},{"rel":"replies","type":"text/html","href":"https://www.blogger.com/comment.g?blogID\u003d9168672105812745474\u0026postID\u003d906909112078631815","title":"0 Yorum"},{"rel":"edit","type":"application/atom+xml","href":"http://www.blogger.com/feeds/9168672105812745474/posts/default/906909112078631815"},{"rel":"self","type":"application/atom+xml","href":"http://www.blogger.com/feeds/9168672105812745474/posts/default/906909112078631815"},{"rel":"alternate","type":"text/html","href":"http://fiziktedavi-saglik.blogspot.com/2008/03/omuz-kol-bacak-eklemlerinde-arlar.html","title":"Fizik Tedavi Kimlere Uygulanır?"}],"author":[{"name":{"$t":"umit"},"uri":{"$t":"http://www.blogger.com/profile/04280412944418248336"},"email":{"$t":"noreply@blogger.com"},"gd$extendedProperty":{"xmlns$gd":"http://schemas.google.com/g/2005","name":"OpenSocialUserId","value":"11881063563812992563"}}],"thr$total":{"xmlns$thr":"http://purl.org/syndication/thread/1.0","$t":"0"}},{"id":{"$t":"tag:blogger.com,1999:blog-9168672105812745474.post-2535283535554190251"},"published":{"$t":"2008-01-14T18:15:00.001+02:00"},"updated":{"$t":"2008-12-09T19:13:49.524+02:00"},"category":[{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"fizik tedavi"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"sağlık"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"fizyoterapi"}],"title":{"type":"text","$t":"Fizik Tedavi de Serebral Paralizi Fizyoterapistin Rolü"},"content":{"type":"html","$t":"\u003ca href\u003d\"http://4.bp.blogspot.com/_5-bL7ihClJo/R4uNxDzCnAI/AAAAAAAAAMs/Ea0jSPRd60A/s1600-h/Resim1.jpg\"\u003e\u003cimg id\u003d\"BLOGGER_PHOTO_ID_5155370072428157954\" style\u003d\"FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand\" alt\u003d\"\" src\u003d\"http://4.bp.blogspot.com/_5-bL7ihClJo/R4uNxDzCnAI/AAAAAAAAAMs/Ea0jSPRd60A/s320/Resim1.jpg\" border\u003d\"0\" /\u003e\u003c/a\u003e\u003cbr /\u003e\u003cdiv align\u003d\"justify\"\u003eSerebral ParaliziFizyoterapistin Rolü\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eFizyoterapi Neden Gereklidir?\u003cbr /\u003eHareket ve duruş bozukluklarını en aza indirmek\u003cbr /\u003eBağımsız hareket yeteneğini artırmak\u003cbr /\u003eMevcut yeteneklerini geliştirmek\u003cbr /\u003eKas-iskelet sistemi bozukluklarını önlemek\u003cbr /\u003eGünlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlığı sağlamak\u003cbr /\u003eYardımcı araç, gereç ve cihaz ihtiyaçlarını belirlemek\u003cbr /\u003eÇocuğun yaşayacağı mekanların düzenlemesini yapmak\u003cbr /\u003eDiğer tıbbi ve cerrahi uygulamaları desteklemek\u003cbr /\u003e\u003cspan class\u003d\"fullpost\"\u003e\u003cbr /\u003eSP’de Fizyoterapistin rolü nedir ?\u003cbr /\u003eDeğerlendirme\u003cbr /\u003eFizyoterapi\u003cbr /\u003eDEĞERLENDİRME\u003cbr /\u003eGözlem\u003cbr /\u003eYapabildikleri, kalitesi?\u003cbr /\u003eMotor Gelişim\u003cbr /\u003eGMFM, GMFCS, MACS\u003cbr /\u003eRefleks Gelişim\u003cbr /\u003eNormal ve primitif refleksler\u003cbr /\u003eNEH, kontraktür, deformite\u003cbr /\u003eKas tonusu (MAS)\u003cbr /\u003eYürüme\u003cbr /\u003eGYA’bağımsızlık\u003cbr /\u003eÜst ekstremite fonksiyonları\u003cbr /\u003eDuyu algı motor bütünlük\u003cbr /\u003eYardımcı araç ve teknolojik ihtiyaçlar\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eFİZYOTERAPİ\u003cbr /\u003eNeonatal fizyoterapi\u003cbr /\u003eTerapatik egzersizler\u003cbr /\u003eSpastisitede fizyoterapi\u003cbr /\u003eEv programı ve aile eğitimi\u003cbr /\u003eTıbbi ve cerrahi uygulamaların desteklenmesi\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eNEONATAL FİZYOTERAPİ\u003cbr /\u003ePrematür ve riskli bebekler\u003cbr /\u003ePrechtl analiz\u003cbr /\u003eEl tutuşları\u003cbr /\u003ePozisyonlama\u003cbr /\u003eTERAPATİK EGZERSİZLER Bobath, Kabat, Rood, Vojda\u003cbr /\u003eSPASTİSİTEDE FİZYOTERAPİ\u003cbr /\u003eANTAGONİST KASI KUVVETLENDİRMEK\u003cbr /\u003ePASİF UZATMA\u003cbr /\u003eOrtez ve splintler\u003cbr /\u003eManuel germe\u003cbr /\u003eGENEL İNHİBİSYON\u003cbr /\u003ePozisyon\u003cbr /\u003eVestibular stimülasyon\u003cbr /\u003eLOKAL İNHİBİSYON\u003cbr /\u003eSoğuk uygulama\u003cbr /\u003eElektrik stimülasyonu\u003cbr /\u003eBiofeedback\u003cbr /\u003eNötral sıcaklık\u003cbr /\u003eOrtezleme\u003cbr /\u003eEV PROGRAMI VE AİLE EĞİTİMİ\u003cbr /\u003eAileye öğretilebilecek temel egzersiz yaklaşımları ve pozisyonlar vardır.\u003cbr /\u003eEbeveynler, özel tutuş teknikleri ile çocukların GYA’ni nasıl destekleyeceklerini öğrenmelidirler\u003cbr /\u003eEgzersizler ve pozisyonlar günlük yaşamın bir parçası olmalıdır.\u003cbr /\u003eEgzersizler çok uzun ve sıkıcı olmamalıdır, oyun aktiviteleri ile birleştirilerek yaptırılmalıdır.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eTIBBİ VE CERRAHİ UYGULAMALARIN DESTEKLENMESİ-1-\u003cbr /\u003eYOĞUN FİZYOTERAPİ\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eKas iskelet sisteminin biomekaniğini korumak\u003cbr /\u003eKas kuvveti ve enduransı artırmak\u003cbr /\u003eEklem hareket genişliğini korumak ve artırmak\u003cbr /\u003eTIBBİ VE CERRAHİ UYGULAMALARIN DESTEKLENMESİ-2-\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eFİZYOTERAPİSTİN ROLÜ ?\u003cbr /\u003eMultidisipliner ekip içinde hasta seçimi\u003cbr /\u003eCerrahi öncesi değerlendirme\u003cbr /\u003eFizyoterapi programını sürdürme\u003cbr /\u003eCerrahi sonrası değerlendirme\u003cbr /\u003eTIBBİ VE CERRAHİ UYGULAMALARIN DESTEKLENMESİ-3-\u003cbr /\u003eCERRAHİ ÖNCESİ\u003cbr /\u003eFonksiyonel değerlendirme ile temel sorunları ortaya koymak\u003cbr /\u003eÇocuğu yeni postür ve spesifik hareketlere hazırlamak ve eğitmek\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eTIBBİ VE CERRAHİ UYGULAMALARIN DESTEKLENMESİ-4-\u003cbr /\u003eCERRAHİ SONRASI\u003cbr /\u003eKas aktivitesinin eğitimi\u003cbr /\u003eElektrik stimülasyonu\u003cbr /\u003eKuvvetlendirme egzersizleri\u003cbr /\u003eAgonist-antagonist kas dengesinin sağlanması\u003cbr /\u003eStabilite ile aktivitenin kombine edilmesi\u003cbr /\u003ePostür ve biomekanik düzgünlüğün sağlanması\u003cbr /\u003eProprioseptif eğitim\u003cbr /\u003eYürüme rehabilitasyonu Kazanılan yeni fonksiyon ve motor becerileri GYA’de kullanılması \u003c/div\u003e\u003c/span\u003e\u003cdiv class\u003d\"blogger-post-footer\"\u003e\u003cimg width\u003d'1' height\u003d'1' src\u003d'https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9168672105812745474-2535283535554190251?l\u003dfiziktedavi-saglik.blogspot.com' alt\u003d'' /\u003e\u003c/div\u003e"},"link":[{"rel":"replies","type":"application/atom+xml","href":"http://fiziktedavi-saglik.blogspot.com/feeds/2535283535554190251/comments/default","title":"Kayıt Yorumları"},{"rel":"replies","type":"text/html","href":"https://www.blogger.com/comment.g?blogID\u003d9168672105812745474\u0026postID\u003d2535283535554190251","title":"0 Yorum"},{"rel":"edit","type":"application/atom+xml","href":"http://www.blogger.com/feeds/9168672105812745474/posts/default/2535283535554190251"},{"rel":"self","type":"application/atom+xml","href":"http://www.blogger.com/feeds/9168672105812745474/posts/default/2535283535554190251"},{"rel":"alternate","type":"text/html","href":"http://fiziktedavi-saglik.blogspot.com/2008/01/serebral-paralizi-fizyoterapistin-rol.html","title":"Fizik Tedavi de Serebral Paralizi Fizyoterapistin Rolü"}],"author":[{"name":{"$t":"umit"},"uri":{"$t":"http://www.blogger.com/profile/04280412944418248336"},"email":{"$t":"noreply@blogger.com"},"gd$extendedProperty":{"xmlns$gd":"http://schemas.google.com/g/2005","name":"OpenSocialUserId","value":"11881063563812992563"}}],"media$thumbnail":{"xmlns$media":"http://search.yahoo.com/mrss/","url":"http://4.bp.blogspot.com/_5-bL7ihClJo/R4uNxDzCnAI/AAAAAAAAAMs/Ea0jSPRd60A/s72-c/Resim1.jpg","height":"72","width":"72"},"thr$total":{"xmlns$thr":"http://purl.org/syndication/thread/1.0","$t":"0"}},{"id":{"$t":"tag:blogger.com,1999:blog-9168672105812745474.post-6499281354803050134"},"published":{"$t":"2007-12-30T22:38:00.002+02:00"},"updated":{"$t":"2008-12-09T19:13:49.913+02:00"},"category":[{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"fizik tedavi"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"sıcak su tedavisi"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"Balneoterapi"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"Kaplıca Tedavisi"}],"title":{"type":"text","$t":"FİZİK TEDAVİ : ROMATİZMAL HASTALIKLARDA HİDRO/ BALNEOTERAPİ"},"content":{"type":"html","$t":"\u003ca href\u003d\"http://3.bp.blogspot.com/_5-bL7ihClJo/R8kv_JlnBnI/AAAAAAAAANo/qf23SRQvYFs/s1600-h/Resim1.jpg\"\u003e\u003cimg id\u003d\"BLOGGER_PHOTO_ID_5172718408963655282\" style\u003d\"FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand\" alt\u003d\"\" src\u003d\"http://3.bp.blogspot.com/_5-bL7ihClJo/R8kv_JlnBnI/AAAAAAAAANo/qf23SRQvYFs/s200/Resim1.jpg\" border\u003d\"0\" /\u003e\u003c/a\u003e\u003cbr /\u003e\u003cdiv\u003e\u003cbr /\u003eTARİHÇE\u003cbr /\u003e• Balneoterapi yüzyıllardır bilimsel çalışma ve bilimsel yaklaşımlardan ziyade geleneksel tedavi ilkeleri ile Plato ve Hipokrat gibi hekimler ve filozoflar zamanından beri uygulanmış olup, günümüzde de yoğun bir şekilde kullanımları devam etmektedir\u003cbr /\u003e\u003cspan class\u003d\"fullpost\"\u003e\u003cbr /\u003e• Balneoterapi geçmişin gelenekselliğini taşıyan ama günümüz bilimselliği ile gelişen bir olanak ve seçenek olarak çağdaş tıpta giderek daha iyi değerlendirilmektedir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eTERMİNOLOJİ\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e• Balneoterapi ve hidroterapi terimleri birbirlerine yakın anlam ifade etseler bile bazı farklılıklar vardır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e• Balneoterapide suyun kimyasal içeriği tedavide ön planda yer alırken, hidroterapinin etkinliğinde suyun fiziksel özellikleri ön plana çıkar\u003cbr /\u003e• Balneoterapide sular yer altı kaynaklı ve genellikle sıcaktır ve belirli mineralleri, gazları içeren kimyasal yapıları vardır\u003cbr /\u003e• Balneoterapide mineralli sularla beraber çeşitli gazlar (karbondioksit, radon vb.) tedavi amaçlı uygulanır\u003cbr /\u003e• Balneoterapide su genellikle 34 C sıcaklıkta kullanılır\u003cbr /\u003e• Suyun yeryüzüne çıktığı yerde doğal balneoterapi yapılmasına genellikle “ kaplıca tedavisi” denir\u003cbr /\u003eTERMİNOLOJİ\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eHidroterapi,\u003cbr /\u003e• Eğitilmiş personelin denetiminde tedavi için özel tasarlanıp yapılmış havuzlarda uygulanan,\u003cbr /\u003e• Her kişiye özgü program yapılması gereken,\u003cbr /\u003e• Nöromüsküler fonksiyonların geliştirilmesi amaçlı\u003cbr /\u003e• bir havuz tedavi programıdır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eGoldby LJ. Br J Rheumatol 1993; 32: 771-3\u003cbr /\u003eTERMİNOLOJİ\u003cbr /\u003e• Bu iki terim dışında ülkemizde pek kullanılmamakla birlikte daha çok Avrupa’da kullanılan “spa” terimi de balneoterapiye yakın anlamı ifade etmektedir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e• “Spa” kelimesi çeşme, pınar anlamına gelen “espa” kelimesinden kaynaklanabilir\u003cbr /\u003e• 14. yüzyılda Belçika’nın önemli bir tedavi merkezi olan kaplıcalar bölgesi spa kasabasından ismini almış olabilir\u003cbr /\u003e• Islanmak, nemlenmek, serpiştirmek anlamında Latince “ spagere” kelimesinden kaynaklanıyor olabilir.\u003cbr /\u003e• Ayrıca bir Latin deyişi olan ve su ile gelen sağlık anlamında “sanitas per aquas” kelimelerinin baş harflerinin kısaltması olabilir.\u003cbr /\u003e• “Spa” daha çok İngiltere’de kullanılmaktadır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eVan Tubergen A. Ann Rheum Dis 2002; 61: 273-75\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eTERMİNOLOJİ\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e• Romatizmal hastalıkların balneolojik tedavisinin iklim koşullarıyla da desteklenmesine “balneo-klimaterapi” denilir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e• İklim ve hava şartlarının enflamatuvar ve dejeneratif romatizmal hastalıklarla ilişkisi eski zamanlardan beri gündeme getirilmektedir\u003cbr /\u003eGuedj D. Ann Rheum Dis 1990; 49: 158-9\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e• Yılda 300 gün güneşli geçen İsrail Ölü Deniz’de romatizmal hastalıkların tedavisinde balneoterapi yanı sıra klimaterapi de uygulanmaktadır\u003cbr /\u003eSukenik S. J Rheumatol 1994; 21: 305-9\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eBalenoterapinin yaygınlığı nedir?\u003cbr /\u003e• Kaplıca tedavisi romatizmal hastalıklarda yaygın olarak kullanılmaktadır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e– Almanya’da 1992 yılında %53’ü romatizmal şikayetlerle olmak üzere 6 milyondan fazla kişi tedavi amacıyla kaplıcalara gitmiştir\u003cbr /\u003ePratzel HG. Health Resort Medicine. Sapporo, 1996; 1-12\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e– Fransa’da her yıl sadece romatizmal şikayetlerle 250.000’i aşkın kişiye 3 haftalık kaplıca kürü uygulanmaktadır\u003cbr /\u003eGullimin F. Br J Rheumatol 1994; 333: 148-151\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e– 1992 yılında ülkemizde yapılan bir çalışmada her yıl 6.5 milyonu aşkın kişinin kaplıcalara gittiği saptanmıştır\u003cbr /\u003eYüzbaşıoğlu N.Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Dergisi 1992; 92-103\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e• Uygun olmayan koşul ve geleneksel uygulamalara rağmen hastaların çoğu kaplıca tedavisinden yarar gördüğünü belirtmişlerdir\u003cbr /\u003eKaragülle MZ. Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Dergisi 1994; 2: 63-70\u003cbr /\u003eHangi Mekanizmalarla?\u003cbr /\u003e• Kaplıca kürlerinin organizmada bir dizi adaptasyon reaksiyonu ile metabolik proçesleri regüle ederek etki gösterdiği kabul edilmektedir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e• Kronik inflamasyonlarda sıcak uygulamaların antienflamatuvar rol oynadığı bilinmektedir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e• Termomineral sulardan özellikle tuzlu suların tüm inflamasyonlarda, kükürtlü suların ise sadece kronik inflamasyonlarda antiinflamatuvar etkisi olduğu çalışmalarla gösterilmiştir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eSchmidt KL. Rheumatol Europe 1995; 24: 136-140\u003cbr /\u003eHangi Mekanizmalarla?\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e• Termomineral banyo uygulamaları sonucu, kollajen dokuların uzayabilirliğinde artış ortaya çıkar ve bu durum hareket açıklığının korunması veya varsa kısıtlılığın azaltılmasında egzersizlere yardımcı olur\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e• Ayrıca hidrostatik etki derideki basınç ve dokunma reseptörlerini uyararak otonom sistemde değişikliğe yol açar\u003cbr /\u003eHangi Mekanizmalarla?\u003cbr /\u003e• Balneoterapinin etkinliğinde; kimyasal ve fiziksel etkinliğin yanında çevresel faktörlerde önemli rol oynar\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e– Ortam değişimi,\u003cbr /\u003e– Kaplıca yöresinin manzarası,\u003cbr /\u003e– Fiziksel ve mental relaksasyon,\u003cbr /\u003e– Ev ve görev uğraşılarından uzaklaşma,\u003cbr /\u003e– Benzer yakınmaları olup kaplıcada edinilen arkadaşlarla rekabetsiz ilişkiler,\u003cbr /\u003e– Dinlenme koşullarında uygulanan fizik tedavi yöntemleri balneoterapinin pozitif sonuçlarını etkileyen faktörlerdir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eBalint G. J Rheumatol 1993; 20: 1623-5\u003cbr /\u003eUygulama süresi ve zamanı\u003cbr /\u003e• Kaplıca tedavi süresinin ne kadar olacağı yönünde kesin bir yargı olmamakla birlikte kaplıca tedavi süresi en az 3 hafta olmalıdır\u003cbr /\u003e• Genellikle çalışmalarda tedavi süreleri 4 hafta olarak uygulanmaktadır\u003cbr /\u003e• Duruma göre bu süre 6 haftaya kadar çıkabilir\u003cbr /\u003e• Genellikle her gün veya günaşırı 1 banyo alınmalı zaman olarak da sabah 06 ve 10 saatleri arasında, kandaki kortizol düzeyinin en yüksek olduğu süre tercih edilmelidir\u003cbr /\u003eKonrad K. Ann Rheum Dis 1992; 51: 821-2\u003cbr /\u003eSmit TE. Aust J Physiotherpy 1991; 37: 229-34\u003cbr /\u003eAtaoglu S. Aktüel Tıp Dergisi 1997; 2(9): 579-80\u003cbr /\u003eRomatizmal Hastalıklarda Balneoterapinin temel yararları nelerdir?\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e• Ağrı şiddetinde azalma\u003cbr /\u003e• Kas spazmında azalma\u003cbr /\u003e• Yük taşıyan eklemlerdeki basınçta azalma\u003cbr /\u003e• Kalıcı şekil bozukluklarını önleme\u003cbr /\u003e• Egzersizleri daha kolay yapabilme\u003cbr /\u003e• Günlük yaşam aktivitelerinde artma\u003cbr /\u003e• Hastanın yaşam kalitesinde artma\u003cbr /\u003e• Analjezik ve nonsteroidal antienflamatuvar kullanımında azalma\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eVerhagen AP. J Rheumatol 1997; 24: 1964-71\u003cbr /\u003eGolland A. Physiotherapy 1981; 67: 258-62\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eBalneoterapinin avantajları\u003cbr /\u003eKişi,\u003cbr /\u003e• Günlük iş ve aile yaşantısının yarattığı fiziksel ve ruhsal streslerden kurtulur\u003cbr /\u003e• Yaşadığı ve çalıştığı ortamlarda varolan ve hastalığı üzerinde olumsuz etki gösteren etkenlerden uzaklaşır\u003cbr /\u003e• Kaplıca yöresinin ve ikliminin olumlu ve yararlı faktörlerinin etkisi altındadır\u003cbr /\u003e• Günlük yaşantısını hastalığı ile uyumlu bir şekilde düzenleyip, sürdürebilir\u003cbr /\u003e• Hastalığı konusunda etkin bir sağlık eğitim programına katılabilir\u003cbr /\u003e• Rehabilitasyon veya korunma amaçlı programlara alınabilir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eBalneoterapinin Kontrendikasyonları\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e• Akut enfeksiyöz hastalıklar\u003cbr /\u003e• Akut organ ve sistem yetmezlikleri\u003cbr /\u003e• Kanama ile seyreden hastalıklar\u003cbr /\u003e• Aktif onkolojik hastalıklar\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eRomatizmal Hastalıkların hangisinde ?\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e• Romatoloji biliminin kurulmasının balneoterapi ile birlikte başladığı söylenmektedir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eFam AG. J Rheumatol 1991; 18: 1775-77\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e• Artritlerin bütün türlerinde balneoterapi uygulanabilmesine rağmen yapılan araştırmalar en sık romatoid artrit, psöriatik artrit, ankilozan spondilit ve osteoartrittedir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eCalin A. J Rheumatol 1988; 15: 733-4\u003cbr /\u003eRomatoid Artitte\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e• Romatoid artritte balneoterapinin etkinliği üzerine birkaç randomize kontrollü çalışma yapılmıştır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eSukenik S. Ann Rheum Dis 1990; 49: 99-102\u003cbr /\u003eElkayam O. J Rheumatol 1991; 18: 1799-803\u003cbr /\u003eSukenik S. Isr J Med Sci 1995; 31: 210-14\u003cbr /\u003eHall J. Arthritis Care Res 1996; 9: 206-15\u003cbr /\u003eFranke A. Rheumatology (Oxford) 2000; 39: 894-902\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e• Son yıllarda yapılan ve Cochrane Databese’de yer alan sistematik bir derlemede romatoid artrit ve osteoartritte balneoterapinin kısmen faydalı olabileceği,\u003cbr /\u003e– Ancak çalışmalardaki metodolojik eksikliklerden dolayı balneoterapinin etkin olduğunu söylemenin imkansız olduğu belirtilmiştir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eVerhagen AP.Cochrane Library, Oxford, Update Software, 2001\u003cbr /\u003eRomatoid Artritte\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e• Osteoartrozlu ve romatoid artritli hastalarda kaplıca tedavisi ile yapılan bir çalışmada:\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e– Romatoid artritli hastalarda tedavi tamamlandıktan bir ay sonra iyileşme gözlenmiş\u003cbr /\u003e– ancak bu iyileşme geçici olmuş ve sadece 4 hafta sürmüştür\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eElkayam O. J Rheumatol 1991; 18: 1799-803\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eAktif Enflamatuvar artritlerde\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e• Klasik bilgilerde aktif enflamatuvar romatizmal hastalıklarda balneoterapinin aktivasyonda artışa yol açtığı bu nedenle kontrendike olduğu bildirilmekte ise de bu veri iyi metodoloji ile yapılan kontrollü çalışmalarla tam doğrulanmamıştır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e• Çoğu açık, kontrolsüz çalışmada ise balneoterapinin çok aktif romatoid artritli hastalarda bile alevlenmeye yol açmadığı bildirilmiştir\u003cbr /\u003eAnkilozan Spondilitte\u003cbr /\u003e• Romatizmal hastalıklardan kaplıcaya en iyi yanıt veren egzersiz ve hidroterapinin öneminin iyi bilindiği hastalık ankilozan spondilittir.\u003cbr /\u003e• Ankilozan spondilitte radyoaktif, kükürtlü, tuzlu sular kullanılır\u003cbr /\u003e• Balneoterapi AS’de\u003cbr /\u003e– Termal, termomekanik stimulasyon,\u003cbr /\u003e– Yumuşak doku fleksibilitesinde artma,\u003cbr /\u003e– Sıcak su içerisinde yüzme ve egzersiz\u003cbr /\u003e– Özellikle kükürtlü suların güvenli ve etkili bir tedavi olması,\u003cbr /\u003e– 10-20 dakikalık radyoaktif banyolardan alınan radon hücre düzeyinde DNA’nın stimüle olmasıyla etkisini göstermektedir.\u003cbr /\u003eAnkilozan Spondilitte\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e• Son yıllarda yapılan metodolojisi iyi tasarlanmış bilimsel açıdan gerekli kriterlere sahip bir çalışmada\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e– Ankilozan spondilitte balneoterapinin etkinliği açık olarak gösterilmiştir\u003cbr /\u003e– Bu çalışmada 2 grup alınmış ve bir gruba farklı 2 balneoterapi merkezinde 3 haftalık kaplıca tedavisi verilirken; diğer gruba evde istirahat, standart nonsteroid ilaç tedavisi ve haftalık grup fizik tedavisine devam etmesi önerilmiştir\u003cbr /\u003e– Sonuçta her iki grupta 9 ay süreyle fonksiyonlarda, ağrıda, global değerlendirmede ve sabah tutukluğunda belirgin düzelme tespit edilmiştir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003evan Tubergen A. Arthritis Rheum 2001; 45: 430-8\u003cbr /\u003eFibromyaljide\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eFibromyaljili hastalar üzerinde yapılan çalışmalarda da olumlu sonuçlar bildirilmiştir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eYurtkuran M. Phys Rehab Kur Med 1996; 6: 109-12\u003cbr /\u003eBuskila D. Rheumatol Int 2001; 20: 105-8\u003cbr /\u003eBalneoterapinin Etkinliği ve Bilimsellik\u003cbr /\u003e• Romatizmal hastalıklarda balneoterapinin etkinliği üzerine gerek yurtdışında gerekse yurt içinde birçok çalışma olmasına rağmen etkinliği bilimsel anlamda net olarak ortaya konulamamıştır\u003cbr /\u003e• Bu durum şu sebeplerle ilişkili olabilir:\u003cbr /\u003e– Tedavinin ülkelere ve merkezlere göre teknik uygulama farklılıklarının olması\u003cbr /\u003e– Bilimsellikten ziyade geleneksel kaplıca yöntemlerinin kullanılması\u003cbr /\u003e– Tıp Fakültelerinde ortak Balneoterapi disiplininin olmaması\u003cbr /\u003e– Çalışma planlamasında randomizasyon ve körleme güçlüğü\u003cbr /\u003e– Etkinliği değerlendirebilmek için klinik sonuçların (outcomes) standardize edilmemiş olması\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eSonuç\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e• Özellikle artritli hastaların tedavisinde en eski tedavi formları olmalarına ve günümüzde de yaygın olarak kullanılmalarına karşın gerek balneoterapi gerekse hidroterapinin etkinlikleri üzerine yapılan klinik çalışmaların yeterli nicelik ve nitelikte olduğunu söylemek zordur\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eSchmidt KL. Rheumatol Europe 1995; 24: 136-140\u003cbr /\u003eHelliwell PS. R Soc Hlth J 1989; 109: 3-7\u003cbr /\u003eHurley MV. Br J Rheumatol 1994; 33: 102.\u003cbr /\u003eBalint G, Rheumatol Europe 1995; 24: 149-52\u003cbr /\u003eReilly KA. Rheumatology (Oxford) 2001; 40(1): 4-6\u003cbr /\u003eSonuç\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e• Balneoterapinin ağrı giderici ve hastaların\u003cbr /\u003ekendilerini iyi hissetmelerine yol açıcı etkisi genellikle kabul görmesine karşın, değişik hastalıklarda etkinliğini kanıtlayan klinik kontrollü ve randomize çalışmaların azlığı ve metodolojik yetersizlikleri balneoterapi ile ilgili şüpheci ve önyargılı yaklaşımları beslemektedir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eFam AG. J Rheumatol 1991; 18: 1775-77\u003cbr /\u003eVerhagen AP. J Rheumatol 1997; 24: 1964-71\u003cbr /\u003eHildebrnadt G. Hokkaido University School of Medicine, Sapporo, 1995; s:11-23\u003cbr /\u003eJacobs JW. Ned Tijdschr Geneeskd 1991; 135 (8): 317-22\u003cbr /\u003eBehrend T. Rheumatol Rehabil 1979 (suppl): 86-87\u003cbr /\u003eGordon EE. Arch Phys Med Rehabil 1988; 69: 239\u003cbr /\u003eKolarz G. Rheumatol Europe 1995; 24: 144-146\u003cbr /\u003eSonuç\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e• Ancak, yapılan çalışmaların büyük çoğunluğunda bildirilen olumlu sonuç ve bulguların gözardı edilmesi de doğru bir yaklaşım değildir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eSchmidt KL. Rheumatol Europe 1995; 24: 136-140\u003cbr /\u003eFam AG. J Rheumatol 1991; 18: 1775-77\u003cbr /\u003eVerhagen AP. J Rheumatol 1997; 24: 1964-71\u003cbr /\u003eBehrend T. Rheumatol Rehabil 1979 (suppl): 86-87\u003cbr /\u003eGordon EE. Arch Phys Med Rehabil 1988; 69: 239\u003cbr /\u003eKolarz G. Rheumatol Europe 1995; 24: 144-146\u003cbr /\u003eBalint G. Br J Rheumatol 1995; 34: 283-84\u003cbr /\u003eSonuç\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e• Ülkemizde 1500’ün üzerinde termal kaynaklar olduğu gerçeği ve yapılan bilimsel çalışmaların sayı ve kalitesi göz önüne alındığında; metodolojisi iyi planlanmış, çalışmaya alınma ve dışlanma kriterleri iyi belirlenmiş, randomize ve kör çalışmalara ihtiyaç olduğu açık bir gerçektir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e• Bu yüzden balneoterapi genç araştırmacılar için önemli ve verimli bir çalışma alanı oluşturmaktadır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e• Ayrıca yapılan kaliteli çalışmalarla hem bilime hem de son yılların popüler alanlarından biri olan sağlık turizmi açısından ülkemizin tanıtımına katkıda bulunacaktır\u003cbr /\u003e\u003c/span\u003e\u003cspan class\u003d\"fullpost\"\u003e\u003c/span\u003e\u003c/div\u003e\u003cdiv class\u003d\"blogger-post-footer\"\u003e\u003cimg width\u003d'1' height\u003d'1' src\u003d'https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9168672105812745474-6499281354803050134?l\u003dfiziktedavi-saglik.blogspot.com' alt\u003d'' /\u003e\u003c/div\u003e"},"link":[{"rel":"replies","type":"application/atom+xml","href":"http://fiziktedavi-saglik.blogspot.com/feeds/6499281354803050134/comments/default","title":"Kayıt Yorumları"},{"rel":"replies","type":"text/html","href":"https://www.blogger.com/comment.g?blogID\u003d9168672105812745474\u0026postID\u003d6499281354803050134","title":"0 Yorum"},{"rel":"edit","type":"application/atom+xml","href":"http://www.blogger.com/feeds/9168672105812745474/posts/default/6499281354803050134"},{"rel":"self","type":"application/atom+xml","href":"http://www.blogger.com/feeds/9168672105812745474/posts/default/6499281354803050134"},{"rel":"alternate","type":"text/html","href":"http://fiziktedavi-saglik.blogspot.com/2007/12/romatizmal-hastaliklarda-hidro.html","title":"FİZİK TEDAVİ : ROMATİZMAL HASTALIKLARDA HİDRO/ BALNEOTERAPİ"}],"author":[{"name":{"$t":"umit"},"uri":{"$t":"http://www.blogger.com/profile/04280412944418248336"},"email":{"$t":"noreply@blogger.com"},"gd$extendedProperty":{"xmlns$gd":"http://schemas.google.com/g/2005","name":"OpenSocialUserId","value":"11881063563812992563"}}],"media$thumbnail":{"xmlns$media":"http://search.yahoo.com/mrss/","url":"http://3.bp.blogspot.com/_5-bL7ihClJo/R8kv_JlnBnI/AAAAAAAAANo/qf23SRQvYFs/s72-c/Resim1.jpg","height":"72","width":"72"},"thr$total":{"xmlns$thr":"http://purl.org/syndication/thread/1.0","$t":"0"}},{"id":{"$t":"tag:blogger.com,1999:blog-9168672105812745474.post-4077777031428487399"},"published":{"$t":"2007-12-28T23:33:00.002+02:00"},"updated":{"$t":"2008-12-09T19:13:50.117+02:00"},"category":[{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"fizik tedavi"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"linkler"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"fizik tedavi sağlık"}],"title":{"type":"text","$t":"Fizik Tedavi Kaynakları"},"content":{"type":"html","$t":"\u003ca href\u003d\"http://4.bp.blogspot.com/_5-bL7ihClJo/R3VvmjzCmuI/AAAAAAAAAKc/l_fZ0Wa4vxc/s1600-h/erbe09.jpg\"\u003e\u003cimg id\u003d\"BLOGGER_PHOTO_ID_5149144457203063522\" style\u003d\"DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center\" alt\u003d\"\" src\u003d\"http://4.bp.blogspot.com/_5-bL7ihClJo/R3VvmjzCmuI/AAAAAAAAAKc/l_fZ0Wa4vxc/s400/erbe09.jpg\" border\u003d\"0\" /\u003e\u003c/a\u003e\u003cbr /\u003e\u003cdiv\u003e\u003cul\u003e\u003cli\u003e\u003ca title\u003d\"Bel ve Boyun Fıtığı İçin - Akduygu.Com\" href\u003d\"http://www.akduygu.com/\"\u003eBel ve Boyun Fıtığı İçin - Akduygu.Com\u003c/a\u003e\u003cbr /\u003eFıtık ve Bel boyun fıtığı tedavisi\u003c/li\u003e\u003cli\u003e\u003ca title\u003d\"FizyoCenter Tedavi Merkezi- Doktorum.Net\" href\u003d\"http://www.doktorum.net/\"\u003eFizyoCenter Tedavi Merkezi- Doktorum.Net\u003c/a\u003e\u003cbr /\u003eFizik tedavi ve rehabilitasyon\u003c/li\u003e\u003cli\u003e\u003ca title\u003d\"Sağlık Siteleri - Sagliksiteleri.Org\" href\u003d\"http://www.sagliksiteleri.org/\"\u003eSağlık Siteleri - Sagliksiteleri.Org \u003c/a\u003e\u003cbr /\u003eHer konuda sağlıkla ilgili kaynak siteler ilaçlar ve tedavi yöntemler\u003c/li\u003e\u003cli\u003e\u003ca title\u003d\"Orsa Ortopedi Medikal Ltd - Orsaortopedi.Com\" href\u003d\"http://www.orsaortopedi.com/\"\u003eOrsa Ortopedi Medikal Ltd - Orsaortopedi.Com \u003c/a\u003e\u003cbr /\u003eortopedi ve sağlık \u003c/li\u003e\u003cbr /\u003e\u003cspan class\u003d\"fullpost\"\u003e\u003cbr /\u003e\u003cli\u003e\u003ca title\u003d\"Nöbetçi Eczane Arama - Eczanebul.Net\" href\u003d\"http://www.eczanebul.net/\"\u003eNöbetçi Eczane Arama - Eczanebul.Net\u003c/a\u003e\u003c/li\u003e\u003cbr /\u003e\u003cli\u003esite adı herşeyi açıklıyor. Nöbetçi eczane\u003c/li\u003e,\u003cbr /\u003e\u003cli\u003e\u003ca title\u003d\"Fizik Tedavi Ve Rehabilitasyon - Fiziktedavici.Com\" href\u003d\"http://www.fiziktedavici.com/\"\u003eFizik Tedavi Ve Rehabilitasyon - Fiziktedavici.Com \u003c/a\u003e\u003cbr /\u003eFizik tedavi için hazırlanmış kaynak site meniskus dan romatizmaya kadar her türlü sorunuza cevap bulabilirsiniz\u003c/li\u003e\u003cbr /\u003e\u003cli\u003e\u003ca style\u003d\"COLOR: blue; FONT-FAMILY: Arial; TEXT-DECORATION: underline; text-underline: single\" href\u003d\"http://www.urofiz.com.tr/\"\u003eÜrofiz Fizik Tedavi\u003c/a\u003e\u003cbr /\u003eBel, boyun fıtıkları ve fizik tedavi üzerine hizmet veriliyor.\u003c/li\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cli\u003e\u003ca style\u003d\"COLOR: blue; FONT-FAMILY: Arial; TEXT-DECORATION: underline; text-underline: single\" href\u003d\"http://www.ftorm.com/\"\u003eFTORM Fizik Tedavi ve Ortopedik Rehabilitasyon Merkezi\u003c/a\u003e\u003cbr /\u003eFizik tedavi ve ortopedik rehabilitasyon merkezi.\u003c/li\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cli\u003e\u003ca style\u003d\"COLOR: blue; FONT-FAMILY: Arial; TEXT-DECORATION: underline; text-underline: single\" href\u003d\"http://www.sinerjifiziktedavi.com/\"\u003eSinerji Fizik Tedavi \u0026amp; Rehabilitasyon Merkezi, İstanbul\u003c/a\u003e\u003cbr /\u003eİstanbul - Kadıköy. Fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezi. Emg çekimi, kemik yoğunluğu ölçümü hizmetleri de veriyor.\u003c/li\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cli\u003e\u003ca title\u003d\"Estetik - Kutlusevin.Com\" href\u003d\"http://www.kutlusevin.com/\"\u003e,Estetik - Kutlusevin.Com \u003c/a\u003e\u003cbr /\u003eEstetik ameliyat burun estetiği ve diğer estetik operasyonlar\u003c/li\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cli\u003e\u003ca title\u003d\"Laserepilasyon Hakkında Ayrıntılı Bilgi - Laserepilasyon.Net\" href\u003d\"http://www.laserepilasyon.net/\"\u003eLaserepilasyon Hakkında Ayrıntılı Bilgi - Laserepilasyon.Net\u003c/a\u003e\u003cbr /\u003elazer epilasyon ile ilgili bilgiler.\u003c/li\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cli\u003e\u003ca style\u003d\"COLOR: blue; FONT-FAMILY: Arial; TEXT-DECORATION: underline; text-underline: single\" href\u003d\"http://www.fiziktedavim.com/\"\u003e:. Pozitif Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi\u003c/a\u003e\u003cbr /\u003eEkip ve ağrı bilgileri, ofis egzersizleri, spor yaralanmaları hakkında bilgiler.\u003c/li\u003e\u003c/ul\u003e\u003c/div\u003e\u003c/span\u003e\u003cdiv class\u003d\"blogger-post-footer\"\u003e\u003cimg width\u003d'1' height\u003d'1' src\u003d'https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9168672105812745474-4077777031428487399?l\u003dfiziktedavi-saglik.blogspot.com' alt\u003d'' /\u003e\u003c/div\u003e"},"link":[{"rel":"replies","type":"application/atom+xml","href":"http://fiziktedavi-saglik.blogspot.com/feeds/4077777031428487399/comments/default","title":"Kayıt Yorumları"},{"rel":"replies","type":"text/html","href":"https://www.blogger.com/comment.g?blogID\u003d9168672105812745474\u0026postID\u003d4077777031428487399","title":"0 Yorum"},{"rel":"edit","type":"application/atom+xml","href":"http://www.blogger.com/feeds/9168672105812745474/posts/default/4077777031428487399"},{"rel":"self","type":"application/atom+xml","href":"http://www.blogger.com/feeds/9168672105812745474/posts/default/4077777031428487399"},{"rel":"alternate","type":"text/html","href":"http://fiziktedavi-saglik.blogspot.com/2007/12/fizik-tedavi-kaynaklar.html","title":"Fizik Tedavi Kaynakları"}],"author":[{"name":{"$t":"umit"},"uri":{"$t":"http://www.blogger.com/profile/04280412944418248336"},"email":{"$t":"noreply@blogger.com"},"gd$extendedProperty":{"xmlns$gd":"http://schemas.google.com/g/2005","name":"OpenSocialUserId","value":"11881063563812992563"}}],"media$thumbnail":{"xmlns$media":"http://search.yahoo.com/mrss/","url":"http://4.bp.blogspot.com/_5-bL7ihClJo/R3VvmjzCmuI/AAAAAAAAAKc/l_fZ0Wa4vxc/s72-c/erbe09.jpg","height":"72","width":"72"},"thr$total":{"xmlns$thr":"http://purl.org/syndication/thread/1.0","$t":"0"}},{"id":{"$t":"tag:blogger.com,1999:blog-9168672105812745474.post-1919100207078415962"},"published":{"$t":"2007-12-17T21:01:00.001+02:00"},"updated":{"$t":"2008-12-09T19:13:50.981+02:00"},"category":[{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"fizik tedavi"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"eklem"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"sağlık"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"romatizma"}],"title":{"type":"text","$t":"Eklem Romatizması ve Fizik Tedavi"},"content":{"type":"html","$t":"\u003ca href\u003d\"http://2.bp.blogspot.com/_5-bL7ihClJo/R2bLwzzCmmI/AAAAAAAAAI8/6OGqorVCAK4/s1600-h/1983471406ED614E85F2D23Eb.jpg\"\u003e\u003cimg id\u003d\"BLOGGER_PHOTO_ID_5145023663715818082\" style\u003d\"FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand\" alt\u003d\"\" src\u003d\"http://2.bp.blogspot.com/_5-bL7ihClJo/R2bLwzzCmmI/AAAAAAAAAI8/6OGqorVCAK4/s320/1983471406ED614E85F2D23Eb.jpg\" border\u003d\"0\" /\u003e\u003c/a\u003e\u003cbr /\u003eAkut Eklem Romatizması A grubu beta hemolitik streptokoklarla ilişkili olarak gelişen inmünolojik bir reaksiyon sonucunda temel olarak eklemler, kalp, damarsal yapılar, deri ve sinir sistemini etkileyen akut sitemik inflamatuar bir hastalıktır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eAkut Eklem Romatizması romatizmal kalp hastalığı gibi önemli komplikasyonu nedeniyle gelişmekte olan ülkelerde hala önemini korumaktadır\u003cbr /\u003e\u003cspan class\u003d\"fullpost\"\u003e\u003cbr /\u003eEPİDEMİYOLOJİ\u003cbr /\u003eİnsidansi 5/100.000 ile 815/100.000 arasındadır\u003cbr /\u003eSosyoekonomik düzeyi düşük ve kalabalık aile yapısı sıklığı arttırır\u003cbr /\u003eEn sık 5-9 yaş arası çoçuklarda rastlanmakla beraber az oranda erişkinlerdede görülür\u003cbr /\u003eHastalığın tekrarlama riski önceden Akut Eklem Romatizması geçirenlerde daha fazladır\u003cbr /\u003eHastalığın epidemiyolojisinde çevresel ve genetik faktörlerin rolü olduğuna inanılıyor\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eETİYOLOJİ\u003cbr /\u003eHastalık A grubu beta hemolitik streptokoklara baglı olarak gelişen boğaz enfeksiyonları sonucu oluşmaktadır\u003cbr /\u003eEnfeksiyon odağının mutlak boğaz olması gerekir\u003cbr /\u003eStreptokokların etken olduğu pyodermi ve impetigo sonrası Akut Eklem Romatizması görülmez\u003cbr /\u003eStreptokoksik bogaz enfeksiyonları geçirenlerin %3 de tablo gelişir\u003cbr /\u003eÖzellikle M18A gruba Streptokoklar Akut Eklem Romatizması gelişiminde suçlanmışlardır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eA gruba sreptokokların bir çok türü olup protein yapılarındaki değişiklikler Akut Eklem Romatizması gelişiminde belirleyici rol oynarlar\u003cbr /\u003eAkut Eklem Romatizması patogenezinde TNF alfa, İL-8, İL-6, serum neo protein, sTNFR, sIL-2R düzeylerinde yükselme, miyozin ve kardiyak proteinlere karşı IgG spesifik yanıtta artış vardır\u003cbr /\u003eHLA-10, HLA-B35 vd HLADR4 doku grubu antijenleri Akut Eklem Romatizması li hastalarda belirgin oranda yüksek bulunmuştur\u003cbr /\u003ePATALOJİ VE İNMÜNO PATALOJİ\u003cbr /\u003eA grubu streptokokların antijenik özellikte taşımakta olan ve değişik dokularda çapraz reaksiyon verebilen bir çok bileşeni vardır\u003cbr /\u003eStreptokok mebranı gliko proteinle veya karbonhidrat bileşenleri hem hücresel hemde humoral inmünite ile doku hasarına neden olur\u003cbr /\u003eMiyokart hücrelerinde sarkoplazmik mebran ve kapakcıklardaki bağ dokusu tutulumu ile pankardit, beyinde nükleus kaudatusun tutulması ile kore oluşabilir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eBu patolojik sekellerin gelişiminde 2 mekanizma ileri sürülmektedir\u003cbr /\u003e1)A gruba streptokokların salgıladığı ekstra sellüler toksinin miyokart kalp kapakçıkları, sinovya beyin gibi hedef dokular üzerindeki toksik etkisi\u003cbr /\u003e2)İnsan dokularında normal olmayan immun yanıt gelişmesi\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eA gruba beta hemolitik streptokokların hücre duvarında bulunan grup spesifik poli sakkaritler antijenik olarak kalp kapakçıklarındaki glikoproteinlerle benzer yapıdadır\u003cbr /\u003eKronik romatizmal kalp hastalığı geçirenlerde poli sakkaritlere karşı oluşan antikorlar etkinliklerini uzun süre devam ettirir\u003cbr /\u003eSarkolema mebranına karşı gelişen antikorlarında miyokardit gelişiminde rolü vardır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eA gruba steptokokların Mproteini ile insan dokusu arasında çapraz reaksiyon vardır\u003cbr /\u003eMproteini insandaki bazı dokularla aynı aminoasit dizisini içermektedir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eAkut Eklem Romatizması de kalp katmanlarında hastalık için patognomonik olan Aschoff cisimleri görülür\u003cbr /\u003eBunlar histopatolojik olarak fibrinoid nekrotik doku içeren dissemine, fokal inflamatuar lezyonlardır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eAkut Eklem Romatizması de görülen artritin özelliği sinovyal hipertirofi, kemik erezyonu yada kıkırdak kaybı gibi patolojilerin gelişmemesidir\u003cbr /\u003eKLİNİK BULGULAR VE TANI \u003ca href\u003d\"http://1.bp.blogspot.com/_5-bL7ihClJo/R2bIQjzCmlI/AAAAAAAAAI0/LV5j0nAZnk0/s1600-h/sagliklisani_romatizma.jpg\"\u003e\u003cimg id\u003d\"BLOGGER_PHOTO_ID_5145019811130153554\" style\u003d\"FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand\" alt\u003d\"\" src\u003d\"http://1.bp.blogspot.com/_5-bL7ihClJo/R2bIQjzCmlI/AAAAAAAAAI0/LV5j0nAZnk0/s320/sagliklisani_romatizma.jpg\" border\u003d\"0\" /\u003e\u003c/a\u003e\u003cbr /\u003eAkut Eklem Romatizması in dogal seyri streptokoksik faranjit ile başlar\u003cbr /\u003eİnfeksiyondan sonra semtomların başlaması için geçen süre 2 yada 3 hafta olup ortalama 18 gündür\u003cbr /\u003eHastalığa özgü tanı koydurucu bir bulgu yada labaratuar testi bulunmamaktadır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eTanı kriteri olarak modifiye Jones kriterleri kullanılmaktadır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eSadece eklam tutulumu olan hastalarda 1 ay yada daha kısa bir süre içinde iyileşme olurken kardit olgularında hastalık süresi 6 aya kadar uzayabilir\u003cbr /\u003eTekrar yeni atak geçiren hastalarda klinik daha atipiktir ve tüm klinik bulgular bir arada görülmeyebilir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eKARDİT\u003cbr /\u003eAkut Eklem Romatizması in en önemli ve kronikleşebilen tek komplikasyonudur\u003cbr /\u003eAkut dönemde perikard, epikard, miyokard ve endokardın beraber tutulduğu pankardit şeklindedir\u003cbr /\u003eKlinik olarak önceden olmayan üfürüm varlığı radyolojide kalpte büyüme KKY bulgular perikardiyal sürtünme sesi yada efüzyon varlığı ile konur\u003cbr /\u003eEn sık mitral kapak daha az olarak aort tutulur\u003cbr /\u003eAkut dönemde kapakçıklarda yetmezlik kronik dönemde ise skar dokusu gelişmesi nedeniyle balık ağzı görünümü ve stenoz görülür\u003cbr /\u003eARTRİT\u003cbr /\u003eAkut Eklem Romatizması de en sık görülen semptom olup çocukların %46-65’inde bulunur\u003cbr /\u003eSemptomlar poliartritik, asimetrik ve gezici tarzdadır\u003cbr /\u003eTutulan eklemde aşırı hassasiyet olup eklem üzerinde şişlik, ısı artışı ve kızarıklık izlenir\u003cbr /\u003eEklam agrısı ınflamasyona göre beklenenden daha şiddetlidir\u003cbr /\u003eİlk tutulan eklemde semptomlar kaybolurken diğer eklemde şikayetler başlar\u003cbr /\u003eAkut Eklem Romatizması de bir eklem tututlumu 1-2 haftayı geçmez\u003cbr /\u003eBu süre uzarsa çocukluk çagının diger romatizmal hastalıkları tanıda düşünülmelidir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eEn çok tutulan eklemler diz ayak bileği dirsek ve el bileğidir\u003cbr /\u003eAsprin tedavisine çok iyi yanıt alınır, 12-24 saat içinde semptomlar geriler\u003cbr /\u003eEklem tutulumu ne kadar şiddetli ise kalp tutulumu o kadar hafif olur\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eAkut dönemde eklem sıvısı aspire edilirse inflamasyonla uyumlu bulgular görülür\u003cbr /\u003ePMNL de hafif artış (ortalama 26.000/mm3)\u003cbr /\u003eKompleman ölçümlerinde C1q, C3,C4 düzeyleri orta derecede aktive olur\u003cbr /\u003eSinovyal sıvı analizinde hastalığa özgü bir bulgu yoktur\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eKORE\u003cbr /\u003eSydenham kore esktremitelerin, yüz ve gövdenin istemsiz, amaçsız ve düzensiz hareketleridir\u003cbr /\u003eSteptokoksik faranjit ile semptomların gelişimi arasında uzun bir periyot vardır\u003cbr /\u003eAkut Eklem Romatizması gelişen çocukların %10 da kore gelişir\u003cbr /\u003eEn sık 10 12 yaş kız çocuklarında görülür\u003cbr /\u003eİlk belirti el yazısında yada düğme ilikleme gibi el becerilerinde bozukluktur\u003cbr /\u003eYürüme bozukluğu, dizartri, güçsüzlük ve emosyonel labilite diğer belirtilerdir\u003cbr /\u003eKore Akut Eklem Romatizması tanısını tek başına koydurur\u003cbr /\u003eKore geçiren hastalarda kardit oranı daha düşüktür\u003cbr /\u003eERİTEMA MARGİNATUM\u003cbr /\u003eAkut Eklem Romatizması de %1 oranında görülür ve hastalığa özgüdür\u003cbr /\u003eMakuler, ortası soluk kenarları dalgalı ve sirsine kaşıntılı olmayan bir cild lezyonudur\u003cbr /\u003eEn çok ekstremitelerin proksimalinde ve gövdede rastlanır ve çok sayıda olur\u003cbr /\u003eLezyonlar saatler içinde oluşabilir ve kaybolabilir\u003cbr /\u003eSadece karditli hastalarda ortaya çıkar\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eSUBKUTAN NODÜLLER\u003cbr /\u003eAkut Eklem Romatizması de çok sık rastlanan bir bulgu degildir\u003cbr /\u003eGörülme sıklıgı %1-34 arasıdır\u003cbr /\u003eEkstremitelerin ekstansör yüzlerinde, kemik yüzeyler üzerinde ve tendon bileşkelerinde görülür\u003cbr /\u003eÇoğunlukla aktif karditli hastalarda görülür\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eMİNOR KRİTERLER\u003cbr /\u003eTani için özgün degildir \u003cimg id\u003d\"BLOGGER_PHOTO_ID_5145019531957279298\" style\u003d\"FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand\" alt\u003d\"\" src\u003d\"http://4.bp.blogspot.com/_5-bL7ihClJo/R2bIATzCmkI/AAAAAAAAAIs/8axUL323l6M/s320/romatizma.jpg\" border\u003d\"0\" /\u003e\u003cbr /\u003eArtralji, ısı artışı, kızarıklık hassasiyet olmaksızın eklem agrısı vardır\u003cbr /\u003eÇocukluk çagındaki trama yada büyüme ağrılarından ayrılmalıdır\u003cbr /\u003eAsprin ve diger NSAİ lere çok iyi yanıt verir\u003cbr /\u003eAkut Eklem Romatizması de ateş genelde hafif derecede olur\u003cbr /\u003eESR, CRP artışı minör kriterdir ve daha çok antiinflamatuar tedavi etkinliğinin takibinde önemlidir\u003cbr /\u003eHastaların %28-40 da EKG de PR aralığında uzama görülür\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eHastaların %80’ninde ASO düzeylerinde yükselme olur\u003cbr /\u003eAntideoksiribonükleaz B (AntiDNA ase B) ve hyalüronidaz (AH) gibi antikorlarda dikkate alınırsa bunlardan birinin yüksek blunma oranı %95’e çıkar\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eAYIRICI TANI\u003cbr /\u003eAkut Eklem Romatizması de hastalıga özgü klinik ve labaratuar bulgusu yoktur\u003cbr /\u003eAkut dönemde jüvenül kronik artrıt ve diger kollojen doku hastalıkları ile karışabilir\u003cbr /\u003eJKA da eklem tutulumu kronik özellikte ve deformitelere neden olabilir\u003cbr /\u003eRA ra aspirine yanıt iyi değildir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eAkut Eklem Romatizması ile diger karışabilecek hastalık enfektif endokardittir\u003cbr /\u003eAkut Eklem Romatizması li hastalar antibiyotik profilaksisi altında oldugundan kan kültürleri negatif çıkacagında tanıda karışıklığa neden olabilirler\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eViral hepatitin prodromal döneminde poliartralji ve poli artrit görülebilir\u003cbr /\u003ePenisilin ile faranjit tedavisinden sonra meydana gelen ateş ve poli artrit serum hastalığına benzer ve klinik tablo ile karışır\u003cbr /\u003eEğer ürtikel ve anjionöritik ödem varsa serum hastalığı lehinedir\u003cbr /\u003eRomatizmal kardit tek başına görüldüğünde viral karditten ayırt edilmelidir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eLABARATUAR\u003cbr /\u003eAkut Eklem Romatizması için tek başına tanı koydurucu laboratuar bulgusu yoktur\u003cbr /\u003eGeçirilmiş infeksiyon bulguları kültürde mikro ordanizmanın üretilmesi veya A grubu steptokoklara karşı gelişmiş inmün yanıtın ortaya konmasıyla oluşur\u003cbr /\u003eAkut Eklem Romatizması düşünülen hastada antibiyotik tedavisine başlamadan önce boğaz kültürü alınmalıdır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eEn çok kullanılan ASO testidir\u003cbr /\u003eASO infeksiyondan 3-6 hafta sonra yükselmeye başlar\u003cbr /\u003eASO titresindeki artış anlamlıdır\u003cbr /\u003eEKG de PR uzaması, nadirende 2 ve 3 derece blok görülebilir\u003cbr /\u003eDopler ekokardiyografi kardit tanısında çok önemlidir \u003c/span\u003e\u003cdiv class\u003d\"blogger-post-footer\"\u003e\u003cimg width\u003d'1' height\u003d'1' src\u003d'https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9168672105812745474-1919100207078415962?l\u003dfiziktedavi-saglik.blogspot.com' alt\u003d'' /\u003e\u003c/div\u003e"},"link":[{"rel":"replies","type":"application/atom+xml","href":"http://fiziktedavi-saglik.blogspot.com/feeds/1919100207078415962/comments/default","title":"Kayıt Yorumları"},{"rel":"replies","type":"text/html","href":"https://www.blogger.com/comment.g?blogID\u003d9168672105812745474\u0026postID\u003d1919100207078415962","title":"0 Yorum"},{"rel":"edit","type":"application/atom+xml","href":"http://www.blogger.com/feeds/9168672105812745474/posts/default/1919100207078415962"},{"rel":"self","type":"application/atom+xml","href":"http://www.blogger.com/feeds/9168672105812745474/posts/default/1919100207078415962"},{"rel":"alternate","type":"text/html","href":"http://fiziktedavi-saglik.blogspot.com/2007/12/eklem-romatizmas-ve-fizik-tedavi.html","title":"Eklem Romatizması ve Fizik Tedavi"}],"author":[{"name":{"$t":"umit"},"uri":{"$t":"http://www.blogger.com/profile/04280412944418248336"},"email":{"$t":"noreply@blogger.com"},"gd$extendedProperty":{"xmlns$gd":"http://schemas.google.com/g/2005","name":"OpenSocialUserId","value":"11881063563812992563"}}],"media$thumbnail":{"xmlns$media":"http://search.yahoo.com/mrss/","url":"http://2.bp.blogspot.com/_5-bL7ihClJo/R2bLwzzCmmI/AAAAAAAAAI8/6OGqorVCAK4/s72-c/1983471406ED614E85F2D23Eb.jpg","height":"72","width":"72"},"thr$total":{"xmlns$thr":"http://purl.org/syndication/thread/1.0","$t":"0"}},{"id":{"$t":"tag:blogger.com,1999:blog-9168672105812745474.post-334931745661956428"},"published":{"$t":"2007-12-13T22:51:00.001+02:00"},"updated":{"$t":"2008-12-09T19:13:51.241+02:00"},"category":[{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"fizik tedavi"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"Balneoterapi"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"Kaplıca Tedavisi"}],"title":{"type":"text","$t":"Fizik Tedavi de Kaplıca Tedavisi (Balneoterapi)"},"content":{"type":"html","$t":"\u003cimg id\u003d\"BLOGGER_PHOTO_ID_5143564366297693490\" style\u003d\"FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand\" alt\u003d\"\" src\u003d\"http://1.bp.blogspot.com/_5-bL7ihClJo/R2GcihSH_TI/AAAAAAAAAH8/0L3GlPa_uU4/s320/Resim2.png\" border\u003d\"0\" /\u003e\u003cbr /\u003eBalneoterapi doğal enerji kaynaklarından sıcak maden suyu, gaz ve çamur ile yapılan bir tedavi yöntemidir\u003cbr /\u003eBalneoterapinin bir komponenti olan hidroterapide suyun fiziksel özellikleri ön plandayken balneoterapide kimyasal içeriğide önemli rol oynar\u003cbr /\u003eBalneoterapinin tarihi M.Ö. devirlere uzanır\u003cbr /\u003eMısır ve Madagaskarda sıcak suların din ve sağlık amacıyla kullanıldığı Tevratta yazılıdır\u003cbr /\u003eEtiler ve Friklere ait kalıntılar da Anadolu daki kaplıca örnekleridir\u003cbr /\u003eKaplıca tedavisinde ilk bilimsel görüşü Yunanlılar kazandırmıştır\u003cbr /\u003eHipokrattes De Natura Hominis adlı kitabında doğal kaynaklarla ilgili tedavinin esasını açıklamıştır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cspan class\u003d\"fullpost\"\u003e\u003cbr /\u003e1938 yılında İslanbul Üniversitesi bünyesinde kurulan Hidroklimatoloji kürsüsü kaplıca hekimliğinin Türkiyedeki temelini oluşturmuştur.\u003cbr /\u003eBu birim 1975 yılında Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji adını almış ve 1983 yılında A.D. olmuştur.\u003cbr /\u003eBalneoterapi uygulamaları içine;\u003cbr /\u003eTermal banyo uygulamaları,\u003cbr /\u003edoğal mineralli sularla yapılan içme kürleri,\u003cbr /\u003einhelasyon uygulamaları ve gazlar girer\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eBalneoterapinin çeşitli hastalıklarda endikasyon ve kontraendikasyonlarını inceleyen bilim dalına balneoloji adı verilir\u003cbr /\u003eBalneoloji banyoların bilimi anlamına gelmektedir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eBanyo vücudun tamamının veya bir kısmının fiziksel yada kimyasal etki altına tutulmasıdır\u003cbr /\u003eKısaca balneoterapi doğal kaynakların tedavi amacıyla kullanımıdır\u003cbr /\u003eBalneoterapi kür tarzında yapılır\u003cbr /\u003e\u003ca href\u003d\"http://2.bp.blogspot.com/_5-bL7ihClJo/R2GcKxSH_SI/AAAAAAAAAH0/qGYp7EhoHWQ/s1600-h/Resim1.jpg\"\u003e\u003cimg id\u003d\"BLOGGER_PHOTO_ID_5143563958275800354\" style\u003d\"FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand\" alt\u003d\"\" src\u003d\"http://2.bp.blogspot.com/_5-bL7ihClJo/R2GcKxSH_SI/AAAAAAAAAH0/qGYp7EhoHWQ/s320/Resim1.jpg\" border\u003d\"0\" /\u003e\u003c/a\u003e\u003cbr /\u003eKaplıca tedavisi ise doğal balneolojik etkenlerin bulunduğu yerlerde yapılan balneoterapi uygulamalarıdır.\u003cbr /\u003eKaplıca kürlerinde hastalar yaşadıkları yerlerdeki olumsuz fiziksel, kimyasal ve psikososyal faktörlerden uzaklaşarak kaplıca yöresinin doğal koşullarının etkisi altında kalırlar.\u003cbr /\u003eKür merkezlerinde hastaların hastalıklarıyla ilgili eğitimi ve iyileşmeleri yönünde motivasyonla elde edilen psikolojik bir etki de sözkonusudur\u003cbr /\u003eKaplıca kürleri hastalara ve hastalığa göre palnlanır ve genellikle diğer tedavi yöntemleriyle kombine edilirler\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eKaplıca tedavisi bir klinikte yatırılarak kapalı kür yada stasyoner kür, bir otel yada pansiyonda konaklayarak hekim kontrolünde açık kür yada serbest kür şeklinde uygulanır\u003cbr /\u003eDOĞAL KAYNAKLAR\u003cbr /\u003eTermomineral sular içlerinde katyon olarak Na, Ca, Mg ve anyon olarak SO4, HCO3 ve Cl içerirler\u003cbr /\u003eDoğal mineralli bir suda %20 minimolün üzerinde bulunan anyon ve katyonlar o suya adını verir\u003cbr /\u003eDoğal sıcaklıkları 20 derecenin üzerinde olan sulara termal sular denir\u003cbr /\u003eDoğal sıcaklıkları 20 derecenin üzerinde ancak toplam mineral içeriği 1gr/lt’nin altında olan sulara akrotermal sular denir\u003cbr /\u003eÇözünmüş olarak 1 gr/lt.’nin üzerinde mineral içerenlere mineralli su yada maden suyu denir\u003cbr /\u003eMineralli su aynı zamanda termal özellikler de taşıyorsa termomineral su adını alır ve içerdiği minerale göre isimlenidirilir\u003cbr /\u003eBirden fazla mineral içeiriyorsa karışık termomineral sulardan bahsedilir\u003cbr /\u003eTermal özelliği olmayan ve mineral içeriği 1 gr/lt’nin altında olan ancak tedavi edici özelliği olan sulara ise akratopegal sular denir.\u003cbr /\u003ePELOİDLER ( Doğal Çamurlar )\u003cbr /\u003eÇamur banyoları yada çamur paketleri şeklinde uygulanır\u003cbr /\u003eSu içerebilir veya kuru olabilir\u003cbr /\u003eGenellikle termomineral sularla karıştırılarak uygulanırlar\u003cbr /\u003eYüksek su bağlama kapasiteleri olan asit Ph daki peloidlere turba adı verilir\u003cbr /\u003eÇeşitli boya maddeleri, humik asitler ve rezorbe olabilen östrojen benzeri maddeler içerirler\u003cbr /\u003eEk olarak bataklar deniz ve delta balçıkları ve topraklar da peloidler gurubuna girer\u003cbr /\u003eDOĞAL GAZLAR\u003cbr /\u003eDoğrudan gaz halinde yada termomineral suların içinde çözülmüş olarak yeryüzüne çıkarlar\u003cbr /\u003eEn çok CO2 gazı kaynakları bulunur\u003cbr /\u003eBu gurup içinde kükürt ve azot gazı kaynakları ve radyoaktif radon gazı kaynakları da sayılabilir\u003cbr /\u003eBALNEOTERAPİ YÖNTEMLERİ\u003cbr /\u003e1-Banyo Uygulamaları\u003cbr /\u003e2-Gaz Bnyoları\u003cbr /\u003e3- İçme Kürleri\u003cbr /\u003e4-Tazyikli Duşlar\u003cbr /\u003e5-İnhalasyon Kürleri\u003cbr /\u003e6-Peloid Uygulamalrı\u003cbr /\u003e7-Mukoza ve Yıkama Duşları\u003cbr /\u003eBanyo Uygulamaları\u003cbr /\u003eDeğişik ısı sıcaklıklarında tüm vücut immersiyonu yada bölgesel (extremite banyoları, yarım vücut banyosu, oturma banyoları gibi) uygulamalar olabilir\u003cbr /\u003eBanyo uygulamaları genellikle seri halinde tekrarlayan immersiyonlar şeklinde uygulanır\u003cbr /\u003eHer banyo 20-40 dakikalık süreleri kapsar\u003cbr /\u003eHaftada birkaç kez uygulanmak üzere her kürde 15-20 seans uygulama yapılır\u003cbr /\u003eBalneoterapini Etki Mekanizması\u003cbr /\u003e1- Özel Etki:\u003cbr /\u003eFiziksel ve kimyasal olmak üzere iki gurupta ele alınır\u003cbr /\u003eA-FİZİKSEL ETKİ\u003cbr /\u003eHidrostatik Basınç Etkisi:\u003cbr /\u003eOrtaya çıkan net etki venöz basınç dönüş artışı şeklindedir.\u003cbr /\u003eHavayla dolu boşlukların volümleri azalır.\u003cbr /\u003eDiafragma yukarıya kalkar.\u003cbr /\u003eİntratorasik basınç artar.\u003cbr /\u003eAkciğerde vazal bölge dolaşımı, apikal bölge kanlanması artar, venöz dönüş kolaylaşır.\u003cbr /\u003eRV basınç artışına bağlı olarak kalpte yüklenme oluşabilir ve MS gibi durumlarda pulmoner ödem provake olabilir.\u003cbr /\u003eSuyun kaldırma kuvvetinin etkisi (bouyancy)\u003cbr /\u003eNet etki cisimlerde ağırlık kaybı şeklinde olur\u003cbr /\u003eMineral banyosunda önemli derecede ağırlık azalması sağlanır\u003cbr /\u003eVücudun su içinde hareketi kolaylaşır, hareket için gerekli kas gücü azalır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eBalneoterapi ankilozun önlenmesi, dejeneratif eklem hastalıkları, muskuler atrofiler, paralizilerde, ameliyat sonrasında egzersiz için ağırlıksız uygun bir ortam sağlar\u003cbr /\u003eSıcaklığın Etkisi (Termal enerji transferi)\u003cbr /\u003eSu sıcaklığı iletmede havaya göre çok daha iyi bir ortamdır\u003cbr /\u003eGirdap banyoları gibi suyun hareketli olması durumunda ısı transferi daha da artar\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eİnsan organizması iç ortam sıcaklığını korumak için radyasyon, kondüksiyon, konveksiyon ve evoporasyon yollarını kullanır\u003cbr /\u003eKaplıca ortamında kondüksiyon yoluyla ısı kazanılır\u003cbr /\u003eVücut ısısındaki her derece yükselme için kalp hızı 15,3 atım, 37 derece üzerindeki her derece için 8-10 atım artış olur\u003cbr /\u003eArteriyal kan basıncı hafif yükselir, sonra giderek düşer\u003cbr /\u003eBanyo uygulamaları suyun ısısna göre sınıflanabilir:\u003cbr /\u003eHipotermal banyo 33 derece altındaki sıcaklıkları kapsar\u003cbr /\u003eİzotermal banyo 34 derece ile 35 derece arasındaki sıcaklıkları kapsar ve vücut ısısnda belirli bir artışa yol açmaz\u003cbr /\u003e36-40 derece sıcaklıklar arasındaki banyolar termal, 40-45 derece arası ise hipertermal olarak kabul edilir\u003cbr /\u003eHipertermal sularla tüm vücut immersiyonu daha çok bölgesel uygulamalar şeklinde tercih edilir\u003cbr /\u003eİzotermal ve hipotermal banyolarda mekanik ve kimyasal etkiler, termal ve hipertermal uygulamalarda ise termik etki ön plandadır\u003cbr /\u003eB-KİMYASAL ETKİ\u003cbr /\u003eKaplıca sularındaki CO2, sülfür, sülfit, radyum, radon, Fe, I ve Br hem cilt hem de solunum yoluyla vücuda girebilir\u003cbr /\u003eNa, Ca, HCO3, sülfat, Cl, Zn, St ve yitriyum ise sadece ciltten girebilir\u003cbr /\u003eCiltte girişin en yoğun oladuğu yerler kıl kökleri ve ter bezleri ağızlarıdır\u003cbr /\u003eDeri su içinde belli sürede maksimum su absorbe eder\u003cbr /\u003eDifüzyon banyo süresiyle doğru orantılıdır\u003cbr /\u003eBanyonun yinelenmesiyle difüzyon azalır\u003cbr /\u003ePenetre olan bileşikler kan veya lenf yoluyla hızla yayılır ve asıl organ ve dokularda konsantre olurlar\u003cbr /\u003eÖrneğin iyot trioid bezini kalsiyum kemikleri, sülfür konnektif dokuyu etkiler\u003cbr /\u003eSülfür polisakarit yapımında kullanılarak endotel ve kartilajda dejenerasyona neden olabilir\u003cbr /\u003eHyalüronidazı inhibe eder, antiallerjik etkisi vardır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e• Minerallerin her iki yönde deriden geçişi sözkonusudur.\u003cbr /\u003e• Özellikle hipotermal sularda Na, K, Cl, SO4 ve Fe organizma dışına difüze olabilir.\u003cbr /\u003e• Kantitatif olarak deri içine SO4 iyodid, elementer iyod ve sülfit girebilir.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eYağda eridiği için CO2 cilt altı yağ tabakasından vücuda girer\u003cbr /\u003eCilt seviyesinde termoresptörlerin duyarlılğı değişir\u003cbr /\u003eKalp hızı azalır, sistolde kan basıncı düşer\u003cbr /\u003eVentilasyon total volümü artar\u003cbr /\u003eAlveolar CO2 konsantrasyonu artar\u003cbr /\u003eCiltte belirgin bir pembelik oluşur\u003cbr /\u003e2)Genel Etki\u003cbr /\u003eBalneoterapi sonunda bütünsel bir etki ortaya çıkar\u003cbr /\u003eBalneoterapi daha çok stimulasyon ilkesini ve bir tür egzersiz ile tedaviyi kullanır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eBlneoterapi sırasında organizma bir stres ve uyarılma halindedir\u003cbr /\u003eEn temel uyaran termal etkidir\u003cbr /\u003eBu uyarı hipotalamik nöronların stimulasyonu ve limbik sistem aktivasyonuna neden olur\u003cbr /\u003eHipotalamustan CRH salınımı artar ve ACTH normalin 20 katına kadar artar\u003cbr /\u003eBalmeoterapinim Sistemlere Etkisi\u003cbr /\u003e1)Kardiyovasküler Sistem\u003cbr /\u003eHidrostatik basınç etkisiyle venöz dönüş artar ve sağ kalbe dönen kan miktarı artar\u003cbr /\u003eSantral venöz basınç artar\u003cbr /\u003eBoyun venlerinde dolgunluk oluşur\u003cbr /\u003eRV basıncı artar ve pulmoner kan akımı artar.\u003cbr /\u003ePulmoner arter basıncı artar.\u003cbr /\u003eKardiyak atım hacmi artar.\u003cbr /\u003eSerin sularda yapılan banyolarda vagal aktivite artar (Dalma refleksi)\u003cbr /\u003eKalp hızında %15’lik bir azalma izlenir\u003cbr /\u003eSıcak sularda ise kalp hızı artar\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eIsının bir diğer etkisi periferik dolaşım sisteminde vazodilatasyondur\u003cbr /\u003eIsı ile periferik direnç düşer\u003cbr /\u003eSuda kalma süresi uzadıkça hipotansiyon gelişebilir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eCO2’li sular da periferik vazodilatsayona neden olurlar\u003cbr /\u003eArtmış venöz dönüş OSS uyararak periferik vazodilatasyona neden olur\u003cbr /\u003eSOLUNUM SİSTEMİ\u003cbr /\u003eHidrostatik basınç artışı göğüs kafesine external çevresel bir kuvvet uygular\u003cbr /\u003eFRC, VC, TLC, İRV ve göğüs duvarının kompliansı azalır\u003cbr /\u003eHavayolu direnci artar, hava giriş çıkış süreleri uzar\u003cbr /\u003eTV artar\u003cbr /\u003eSolunum hızlanır ve solunum işi artar\u003cbr /\u003eİnspirasyon güçleşir, expiirasyon kolaylaşır\u003cbr /\u003eKAS İSKELET SİSTEMİ\u003cbr /\u003eKas dokusundaki kan akımı normalin ikibuçuk katına kadar artar\u003cbr /\u003eKastaki oksijen konsantrasyonu artar, başta laktik asit olmak üzere metabolik artıkların uzaklaştırılması kolaylaşır\u003cbr /\u003eDistalde ödemin çözülmesi de toksik metabolikleri uzaklaştırır\u003cbr /\u003eYüzeyel ağrı reseptörleri etkilenerek ağrı eşiği yükselir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eSuyun kaldırma kuvvetine bağlı olarak vücut bölümleri daha iyi pozisyonlanır ve hareket ettirlir\u003cbr /\u003eÖzellikle paralitik yada artiritik durumlarda önemlidir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eIsı etkisiyle kollojen dokunun elastikiyetinde artış olur\u003cbr /\u003eSu viskozitesi harekete direnç oluşturarak aktif yardımlı egsersiz uygulamaları için uygun bir ortam yaratır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eİmmersiyon etkisiyle muskuler relaksasyon sağlanır\u003cbr /\u003eBöylece extremite pozisyonlanması ve hareketi kolaylaşır\u003cbr /\u003eTonus değişikikleri, pozisyon duyusu, persepsiyon, propriosepsiyonda değişiklikler izlenir\u003cbr /\u003eRENAL ETKİ\u003cbr /\u003eSantral hipervolemi ve kardiyak output artışı renal fonksiyonları etkiler\u003cbr /\u003eBanyo Diürezi\u003cbr /\u003eİdrar atılım ve idrar Na atılımında artış izlenir\u003cbr /\u003eSerbest su kliresni ve ozmotik klirens artar\u003cbr /\u003ePAH, İnülin ve kretin klirensleri pek etkilenmez\u003cbr /\u003eAtrial ve pulmoner arter basıncı artar\u003cbr /\u003eBaroreseptörler uyarılarak renal arter ve glomerüler aparata giden sempatik aktivite baskılanır\u003cbr /\u003eBunun sonucu olarak idrar hacmi artar ve diüretik etki oluşur\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eRenal PG sentezi artar\u003cbr /\u003ePlazma renin aktivitesi düşer\u003cbr /\u003eAldosteron %80’ e kadar azalır\u003cbr /\u003eİdrar Na atılımında %200-300 civarı artış olur\u003cbr /\u003eTubuler Na geri emilimi azalır\u003cbr /\u003eBu etkiden sorumlu mekanizma ANF’ dir\u003cbr /\u003eVücut immersiyonu ile ANF düzeyleri 2 kat artar\u003cbr /\u003eDeri ve Mukozalar\u003cbr /\u003eDeri kimyasal etmenlerden ilk etkilenen dokudur\u003cbr /\u003eDeri ve mukoza kimyasal maddelerin vücuda alınması yada depolanmasından sorumludur\u003cbr /\u003eHematolojik Etkiler\u003cbr /\u003eHidrostatik basınç artışı sonucu venöz dönüş artar\u003cbr /\u003eEkstravasküler sıvı azalır\u003cbr /\u003eİntravasküler sıvı artar\u003cbr /\u003eHemodilüsyon meydana gelir\u003cbr /\u003ePlazma kan viskozitesi, Hb ve Hct artar\u003cbr /\u003eBalneoterapinin Endikasyon ve Kontrendikasyonları\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eBalneoterapi lokomotor sistem hastalıklarında ideal bir tedavi yöntemidir\u003cbr /\u003eBalneoterapi egzersiz yoluyla organik fonksiyonların düzenlenmek istendiği durumlarda çok elverişlidir\u003cbr /\u003eUygulama Alanları\u003cbr /\u003e• Kas iskelet sistemi hastalıkları\u003cbr /\u003e• Solunum sistemi hastalıkları\u003cbr /\u003e• Metabolik hastalıklar\u003cbr /\u003e• Üriner sistem hastalıkları\u003cbr /\u003e• Jinekolojik hastalıklar\u003cbr /\u003e• Dermatolojik hastalıklar\u003cbr /\u003e• Nörolojik sorunların rehabilitasyonu\u003cbr /\u003e• Posttravmatik yada postoperatif durumlar\u003cbr /\u003eMutlak kontendikasyonlar\u003cbr /\u003e• Tüm akut areşli iltihabi durumlar ve kronik infeksiyonlar\u003cbr /\u003e• Kronik progresif hastaliklar, neoplastik hastalıklar\u003cbr /\u003e• Dekompanse organ yetmezlikleri\u003cbr /\u003e• Akut kanamalar ve kanama riski olan durumlar\u003cbr /\u003e• Akut obstrüksiyonlar (üriner, interstisyel, bilier gibi)\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eGöreceli kontrendikasyonlar\u003cbr /\u003e• Labil HT\u003cbr /\u003e• MI sekelleri\u003cbr /\u003e• Kompanse kalp hastalıkları\u003cbr /\u003e• Buerger hastalığı\u003cbr /\u003e• Varisler\u003cbr /\u003e• Ven trombozları\u003cbr /\u003e• Erişkin tip diabet\u003cbr /\u003e• Anemi\u003cbr /\u003e• Gebelik\u003cbr /\u003e• Kognitif fonksiyon bozuklukları\u003cbr /\u003e• Menapoz\u003cbr /\u003e• Geriatri\u003cbr /\u003e• Flebitler\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eRomatizmal Hastalıklarda Balneoterapi\u003cbr /\u003eLokomotor sistem eksternal uygulamalara en iyi yanıt veren sistemdir\u003cbr /\u003e• Romatizmal hastalıklarda balneoterapinin etkileri;\u003cbr /\u003e• Ağrının azaltılması\u003cbr /\u003e• Egzersiz\u003cbr /\u003e• Deformitelerin önlenmesi\u003cbr /\u003e• Hastanın iyilik halinin ve yaşam kalitesinin artırılması olarak sayılabilir\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eGünlük yaşam stresinden uzaklaşmak ve pskojenik destek ağrı oluşum mekanizmasından birini ortadan kaldırır\u003cbr /\u003eFibromyalji gibi hastalıklar balneoterapi için sıklkla başvuran hasta gurubunu oluşturur\u003cbr /\u003eBalneoterapi hem spazmı çözerek hemde ağrı eşiğini artırarak ve analjezik etki ile ağrı- kas spazmı- ağrı kısır döngüsünü kırabilir\u003cbr /\u003eEtyolojiik faktörlerden stresi ortadan kaldırır\u003cbr /\u003ePatogenezde yer alan anoksi de periferik dolaşımdaki artışa bağlı olarak azalır\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eEnflamatuar romatizmal hastalıklar içinde kaplıca tedavisine en çok başvuran olgular seronegatif spondiloartropatiler, özellikle de ankilozan spondilittir\u003cbr /\u003eKaplıca kürleri suyyun göğüs kafesinde oluşturduğu hidrostatik basınç ile solunum egzersizi sağlar\u003cbr /\u003eKaldırma gücü ve termal uyaran ile paraspinal kas tonusu azalarak omurga hareketleri kolaylaşır, egzersize olanak sağlanır \u003c/span\u003e\u003cdiv class\u003d\"blogger-post-footer\"\u003e\u003cimg width\u003d'1' height\u003d'1' src\u003d'https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9168672105812745474-334931745661956428?l\u003dfiziktedavi-saglik.blogspot.com' alt\u003d'' /\u003e\u003c/div\u003e"},"link":[{"rel":"replies","type":"application/atom+xml","href":"http://fiziktedavi-saglik.blogspot.com/feeds/334931745661956428/comments/default","title":"Kayıt Yorumları"},{"rel":"replies","type":"text/html","href":"https://www.blogger.com/comment.g?blogID\u003d9168672105812745474\u0026postID\u003d334931745661956428","title":"0 Yorum"},{"rel":"edit","type":"application/atom+xml","href":"http://www.blogger.com/feeds/9168672105812745474/posts/default/334931745661956428"},{"rel":"self","type":"application/atom+xml","href":"http://www.blogger.com/feeds/9168672105812745474/posts/default/334931745661956428"},{"rel":"alternate","type":"text/html","href":"http://fiziktedavi-saglik.blogspot.com/2007/12/fizik-tedavi-de-kaplca-tedavisi.html","title":"Fizik Tedavi de Kaplıca Tedavisi (Balneoterapi)"}],"author":[{"name":{"$t":"umit"},"uri":{"$t":"http://www.blogger.com/profile/04280412944418248336"},"email":{"$t":"noreply@blogger.com"},"gd$extendedProperty":{"xmlns$gd":"http://schemas.google.com/g/2005","name":"OpenSocialUserId","value":"11881063563812992563"}}],"media$thumbnail":{"xmlns$media":"http://search.yahoo.com/mrss/","url":"http://1.bp.blogspot.com/_5-bL7ihClJo/R2GcihSH_TI/AAAAAAAAAH8/0L3GlPa_uU4/s72-c/Resim2.png","height":"72","width":"72"},"thr$total":{"xmlns$thr":"http://purl.org/syndication/thread/1.0","$t":"0"}},{"id":{"$t":"tag:blogger.com,1999:blog-9168672105812745474.post-8774701663428552859"},"published":{"$t":"2007-12-12T23:50:00.001+02:00"},"updated":{"$t":"2008-12-09T19:13:51.501+02:00"},"category":[{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"fizik tedavi"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"eklem"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"sağlık"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"el"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"diz"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"romatoid artrit"}],"title":{"type":"text","$t":"ROMATOİD ARTRİTTE KLİNİK ve TANI"},"content":{"type":"html","$t":"\u003ca href\u003d\"http://4.bp.blogspot.com/_5-bL7ihClJo/R2BYFhSH_FI/AAAAAAAAAGM/3rioQaOmHtA/s1600-h/eklemler.jpg\"\u003e\u003cimg id\u003d\"BLOGGER_PHOTO_ID_5143207626314087506\" style\u003d\"FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand\" alt\u003d\"\" src\u003d\"http://4.bp.blogspot.com/_5-bL7ihClJo/R2BYFhSH_FI/AAAAAAAAAGM/3rioQaOmHtA/s400/eklemler.jpg\" border\u003d\"0\" /\u003e\u003c/a\u003e\u003cbr /\u003e\u003cdiv\u003eROMATOİD ARTRİTTE KLİNİK ve TANI\u003cbr /\u003eDR. LÜTFİYE AYTÜRE\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eRA halen sebebi tam olarak bilinmeyen,sinovyal dokunun inflamasyonu ile seyreden kronik bir hastalıktır.\u003cbr /\u003eKadınlarda erkeklere göre iki kat daha fazla görülür.\u003cbr /\u003eHastalığın en belirgin klinik bulgusu perifer eklemlerde meydana getirdiği kronik, simetrik ve eroziv özellikteki artrittir.\u003cbr /\u003eRA nın beklenen yaşam süresini 3-8 yıl azalttığı bilinmektedir.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cspan class\u003d\"fullpost\"\u003e\u003cbr /\u003eRA tanısı halen klinik olarak konulan bir hastalıktır.\u003cbr /\u003eKlinik tanı kriterleri 1987 yılında Amerikan Romatizma Derneği ARA tarafından belirlenmiştir.\u003cbr /\u003eBu kriterlerin kullanılmasıyla RA tanısında 90 sensitivite, 89 oranında spesifite sağlanabilir.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eRA yı erken dönemde teşhis etmek önemlidir.\u003cbr /\u003eHastalığın ilk bulguları halsizlik,yorgunluk, kilo kaybı, subfebril ateş gibi genel sistemik bulgulardır.\u003cbr /\u003eMyalji, sabah tutukluğu, depresyon ile giden prodromal dönem haftalar, ayllarca sürebilir.\u003cbr /\u003e60 yaş üzeri başlayan RA tablosu büyük eklemlerin asimetrik ve ani tutulumuyla seyreder.\u003cbr /\u003eYaşlı başlangıçlı RA tablosunda kadın/ erkek oranı eşitlenmiştir.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e% 8-15 olguda akut başlangıç görülür.\u003cbr /\u003eSinsi başlangıçlı tipe oranla daha az simetrik tutulum görülür\u003cbr /\u003eSeyrek olarak akut monoartiküler başlangıç görülebilir.\u003cbr /\u003eDizde, omuzda yada kalça ekleminde gürültülü bir artrit vardr.\u003cbr /\u003eZamanla poliartiküler tutulum ortaya çıkar.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eFarklı başlangıçlı bir form adult başlayan Still hastalığıdır.\u003cbr /\u003eGenellikle 3 ve 4. dekada görülür.\u003cbr /\u003eÇoğu hastada ateş vardır.\u003cbr /\u003eKadınlarda daha sık görülür.\u003cbr /\u003eRF ve ANA (-) dir.\u003cbr /\u003eSubkutan nodüller görülmez.\u003cbr /\u003eServikal omurga tutulumu vardır.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eBir diğer akut başlangıçlı tablo palindromik romatizmadır.\u003cbr /\u003eEklmlerde birkaç saat ile birkaç gün devam eden, spontan gerileyen ve iz bırakmayan artritle karakterizedir.\u003cbr /\u003eBu olguların en az 1/3 ü RA ya dönüşür.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eGeç başlangıçlı hastalık;\u003cbr /\u003e60 yaş üstünde genellikle erkeklerde görülen bir tablodur.\u003cbr /\u003eRRF pozitivite oranı düşüktür.\u003cbr /\u003eBaşlangıç yavaştır fakat tutukluk fonksiyon kaybına neden olacak kadar belirgindir.\u003cbr /\u003eNSAI etkili değildir.\u003cbr /\u003eDüşük doz kortikosteroid yararlı olur.\u003cbr /\u003eKlinik Seyir\u003cbr /\u003eKlinik seyir hafif veya şiddetli olabilir.\u003cbr /\u003eKısa aktif kinik ataklar, uzun progresif ataklar şeklinde seyredebilir.\u003cbr /\u003eTekrar eden aktivite atakları nedeni ile hastanın GYA ve fonksiyonel kapasitesinde azalma meydana gelir.\u003cbr /\u003eRA hastalığın klinik aktivitesine göre erken, ilerleyici ve geç hastalık olarak sınıflandırılır.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eErken Hastalık\u003cbr /\u003eHenüz eklem hasarına bağlı klinik bulgular yoktur ve Radyolojik olarak kemik erozyonları ve Kartilaj kaybı yoktur.\u003cbr /\u003eHastalığı bu evrede yakalamak önemlidir çünkü erken evrede inflamasyon yoğundur.\u003cbr /\u003eKemik erozyon oluşum hızı fazladır.\u003cbr /\u003eRemisyon bu dönemde daha çok oluşur.\u003cbr /\u003eHastaların bir kısmı bu evrede kalır.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eErken evrede prognozun kötü olduğunu ve agresif tedavi başlatılması gereken kriterler\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eKontrol edilemeyen inatçı poliartrit\u003cbr /\u003eYüksek titrede RF pozitifliği\u003cbr /\u003eİmmun kompleks varlığı\u003cbr /\u003eYüksek riskli HLA allellerinin varlığı\u003cbr /\u003eEkstra artiküler bulguların varlığı\u003cbr /\u003eİlerleyici Hastalık\u003cbr /\u003eTedaviye rağmen hastalık aktivitesi devam eder.\u003cbr /\u003eRadyolojik olarak yaygın kemik erozyonları vardır.\u003cbr /\u003eSonuç desturktif, sakatlık gelişen tablodur.\u003cbr /\u003eGeç Hastalık\u003cbr /\u003eKesin eklem hasarının oluştuğu ve bazı kompikasyonların eşlik ettiği evredir.\u003cbr /\u003eHastalar supresif ilaç tedavisine dirençlidirler.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eRA da değişik başlangıç modaliteleri içinde klinik açıdan en önemli olan sinsi, yavaş başlayan tipidir.\u003cbr /\u003eTablo netleşmediği için tanı koymak güçtür.\u003cbr /\u003eBu yavaş gelişim sürecinde ekleme spesifik hafıza kaydı yapılmış, eğitilmiş lenfositler çok daha fazla yayılma olanağı bulurlar.\u003cbr /\u003eBöylece hastalığın kronikleşmesinde büyük rol oynarlar.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eHastalığın tanımlanmasında ve sınıflandırılmasında 1987’ de düzenlenmiş ARA ( American Rheumatism Association) kriterleri kullanılmaktadır.\u003cbr /\u003e1987 ARA Kriterleri\u003cbr /\u003eEklemlerde maksimal rahatlama olana kadar en az 1 saat süren sabah tutkluğu\u003cbr /\u003eEn az üç yada daha fazla eklemde doktor tarafından gözlenen yumuşak doku şişliği.\u003cbr /\u003ePIF, MCF ve bilek eklemlerinin şişliği\u003cbr /\u003eSimetrik şişme\u003cbr /\u003eRomatoid nodüller\u003cbr /\u003eRF pozitifliği\u003cbr /\u003eRadyolojik Erozyonlar ve/veya el ve/veya bilek eklemlerinde periartiküler osteopeni.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eİlk dört kriter en az altı haftadır mevcut olmalıdır.\u003cbr /\u003eDört veya dörtten fazla kriterin varlığında RA tanısı konur.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eEklem Bulguları\u003cbr /\u003eEklemlerde inflamasyonun üç kardinal bulgusu (ısı artışı, hassasiyet, şişlik) bulunurken kızarıklık bulunmaz.\u003cbr /\u003eKızarıklık varsa SA den veya eşlik eden GUT artritinden şüphe edilmelidir.\u003cbr /\u003eİnflamasyon eklemde ağrıya, tutukluğa ve hareket kısıtlanmasına neden olur.\u003cbr /\u003eEklem çevresi yumuşak doku şişmeleri olabilir (Tensinovit, bursit)\u003cbr /\u003eÇevre kaslarda zayıflık, artrofiler, tendon gevşemeleri meydana gelir.\u003cbr /\u003eEl, bilek, ayak eklemleri ve dizler en sık tutulan eklemlerdir.\u003cbr /\u003eEller\u003cbr /\u003eMKF ve PIF eklemlerinde lokal simetrik şişlikler ortaya çıkar.\u003cbr /\u003eMKF eklemde volar subluksasyon ve ulnar deviasyon karakteristiktir.\u003cbr /\u003eUlnar deviasyonu kompanse etnek için bilekte radial deviasyon meydana gelir.\u003cbr /\u003eBunlardan başka ellerde görülen en ciddi deformite rezortif artopatidir.\u003cbr /\u003eParmak boyları kısalır.\u003cbr /\u003eÜstteki cilt bollaşarak ciltte prilenmeler oluşur (Akerdeon parmak)\u003cbr /\u003eTendon kılıflarında gelişen romatoid nodüller parmağın fleksiyonda ağrılı kilitlenmesine neden olur.\u003cbr /\u003eBilek\u003cbr /\u003eBileklerde hemen her zaman simetrik tutulum vardır.\u003cbr /\u003eUnlar stiloid çıkıntıda şişlik ve ekstansiyon kaybı erken tutulumu belirler.\u003cbr /\u003eTrianguler ligaman zayıflaması bileğin volar yüze kamasına neden olur.\u003cbr /\u003eİnterkarpal ligamanların tutlumuyla karpal kollaps oluşur.\u003cbr /\u003eSinovit fibrozisi hızlandırarak kemiklerin ankilozuna neden olur.\u003cbr /\u003eMKF\u003cbr /\u003eEldeki kavramanın kuvveti ile 5.metakarpal alt düzleme inerken elde ulnar deviasyon meydana gelir.\u003cbr /\u003eUlnar deviasyonu kompanse edebilmek için el bileğinde radyal deviasyon meydana gelir.\u003cbr /\u003eMKF eklemde volar subluksasyon görülür\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003ePIF\u003cbr /\u003ePIF eklemlerde kollateral vigaman desteğinin azalmasına yada kaybına ve sinovitin derecesine bağlı olarak üç tip deformite gelişir.\u003cbr /\u003eButtoniere Deformitesi\u003cbr /\u003eKuğu boynu deformitesi\u003cbr /\u003ePIF eklemlerinde instabilite\u003cbr /\u003ePIF eklemlerindeki sinovite bağlı efüzyonlar yada yumuşak doku kalınlaşmaları parmaklara fuziform görüntü kazandırır. (Mekik parmak)\u003cbr /\u003eDIF\u003cbr /\u003eRA da çok sık görülmeyen bib eklem tutulumudur.\u003cbr /\u003eDaha çok RF(+) hastalarda görülür.\u003cbr /\u003eRA ya bağlı olabileceği gibi beraberinde görülebilen osteoartroza bağlı da olabilir.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eEklemler dışında fleksor ve ekstansor tendon tutlumları görülür.\u003cbr /\u003eFleksor tenosinovite bağlı tetik parmak oluşur.\u003cbr /\u003eKarpal tünelin fleksor tenosinoviti median sinir kompresyonuna neden olur. (Karpal Tünel Sendromu)\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eDirsek\u003cbr /\u003eDirsekte ekstansiyon kısıtlanması en erken bulgudur.\u003cbr /\u003eDiresek medialindeki lezyonlar unlar sinire lateral lezyonlar ise radial sinirin posterior interoseoz dalına bası yaparak tuzak neropatisine neden olabilirler.\u003cbr /\u003eDiresekte ayrıca olegranon bursiti de sıktır.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eOmuz\u003cbr /\u003eGenellikle ilerleyici hastalıkta görülür.\u003cbr /\u003eSinovite ilaveten çevre dokularda inflamatuar lezyonlar görülür.(Bursit, tendinit)\u003cbr /\u003eRotator kılıfın zayıflaması sonucu caput humeri yukarıye sublukse olur.\u003cbr /\u003eAkromio klavikular eklem tutulumuda sıktır.\u003cbr /\u003eTemporomandibular Eklem\u003cbr /\u003eBu eklemin tutulumunda ağzın açılması ağrılı ve kısıtlıdır.\u003cbr /\u003eEklemde krepitasyon alınır.\u003cbr /\u003eRA dışı nedenleri ayırdetmek için BT ve MRI tetkikleri faydalıdır.\u003cbr /\u003eEklemde yaygın erozyonlar RA lehinedir\u003cbr /\u003eKrikoarytenoid Eklem\u003cbr /\u003eBu eklemin tutulumu stridora neden olur.\u003cbr /\u003eEklem hareketleri aşırı kısıtlanırsa akciğerlere aspirasyon ve bununla ilgili komplikasyonlar ortaya çıkar.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eSternoklavikular ve Manubriosternal Eklemler\u003cbr /\u003eKısmen hareketsiz eklemler olduklarından bulgular hafiftir.\u003cbr /\u003eHasta inflamasyonlu tarafına yatarsa ağrıdan yakınır.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eKalça\u003cbr /\u003eYürümenin bozulması en erken bulgudur.\u003cbr /\u003eGenellikle hastalığın ileri evrelerinde görülür.\u003cbr /\u003eİleri kartilaj destrüksiyonu ve iki taraflı erozyonlar gelişirse osteoporoz da eklenerek asetabulun pelvis içine itilir.(asetabular protrüzyon)\u003cbr /\u003eAvasküler nekroza bağlı olarak kaput femoris kollapsı oluşursa lateral subluksasyonlar gelişir.\u003cbr /\u003eEklem civarındaki bursaların inflamasyonuda sözkonusudur (iliopsuas, trokanterik ve iskial bursit gibi)\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eDiz\u003cbr /\u003eDiz tutulumu çok sık görülür.\u003cbr /\u003eErken dönemde kuadriseps atrofisi ortaya çıkar.\u003cbr /\u003eDizlerde fleksiyon kontraktürleri gelişip deformiteye neden olabilir.\u003cbr /\u003eKartilaj kaybı ilerledikçe kollateral ve çapraz bağlarda gevşemeler ortaya çıkar.\u003cbr /\u003eFizyolojik valgusu olan olgularda eklem hasarı çok daha ağır olarak gelişir.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eAyak\u003cbr /\u003eMTF eklem tutulumu sıktır\u003cbr /\u003eMetatars başlarının plantar subluksasyonu sonucu PIF eklemlerinde tetik parmak oluşur.\u003cbr /\u003eTersine PIF eklemleri dorsal yönde protrüze olurlarsa çekiç parmak deformitesi gelişir.\u003cbr /\u003eHallux valgus ve hallux varus deeformiteleri sıktır.\u003cbr /\u003eAyak ağrısı oluşturan bir diğeer neden de tarsal tünel sendromudur.\u003cbr /\u003eServikal Omurga\u003cbr /\u003eÖzellikle C1-C2 tutlumu önme taşır.\u003cbr /\u003eC1-C2 Subluksayonunun en erken bulgusu oksiputa yayılan ağrıdır.\u003cbr /\u003eAtlantoaksial eklem aralığının üç milimetreden fazla olması subluksasyon olarak kabul edilir.\u003cbr /\u003eŞiddetli erozyonla seyreden RA da diğer servikal seviyelerde subluksasyon görülebilir.\u003cbr /\u003eMultiple subluksasyonlar sevikal kolonda merdiven basamağı görüntüsü ortaya çıkarır.\u003cbr /\u003eÇeşitli seviyelerdeki subluksasyonlar yavaş gelişen bir tetraparezi tablosuna yol açabilir.\u003cbr /\u003eEllerde ağrısız duyusal kayıp gelişmekte olan tetraparezinin habercisi olabilir.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eOksipitoatlantal apofizer eklemlerin tenosinovitine bağlı olarak odontoid çıkıntı foramen magnuma protrüde olup üst servikal kort basısına yol açarak ani ölüm meydana gelebilir.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eTorakal ve Lomber Vertebra\u003cbr /\u003eRA ye bağlı olarak primer tutulum nadir görülür.\u003cbr /\u003eApofizer bölgede gelişen sinovit kendisini epidural kitle olarak gösterebilir.\u003cbr /\u003eRA ya veya kullanılan steroidlere bağlı olarak torakal bölgede osteoporoz ve buna bağlı kompresyon kırıkları görülebilir.\u003cbr /\u003eKulak\u003cbr /\u003eKulak içi küçük eklemlerin tutulumuna bağlı olarak işitmede azalma görülebilir.\u003cbr /\u003eKokleadaki tutuluma bağlı bilateral sensorinöral işitme kaybı görülebilir.\u003cbr /\u003eEklem Dışı Bulgular\u003cbr /\u003eRomatoid Nodüller\u003cbr /\u003eOlguların 30 unda görülür.\u003cbr /\u003eRF + olgularda daha sık görülür.\u003cbr /\u003eHastalık aktivitesiyle parallellik gösterir.\u003cbr /\u003eBasınç bölgelerinde, dirsek çevresi, parmak eklemleri, iskial, sakral çıkıntılar, oksiput kaidesi ve aşil tendonu görüldüğü yerlerdir.\u003cbr /\u003eÇoğunlukla sert, sıklıkla aşağıdaki periosta yapışık ağrısız nodüllerdir.\u003cbr /\u003eHepatik Tutulum\u003cbr /\u003eAktif RA karaciğer enzimlerinin yükselmesine neden olabilir.\u003cbr /\u003eNSAİ de enzim yüksekliği yapabilir\u003cbr /\u003eFelty sendromu olan hastalarda KC tutulumu 65 in üzerindedir.\u003cbr /\u003eFelty Sendromu\u003cbr /\u003eRA nın splenomegali ve lökopeni ile kombinasyonudur.\u003cbr /\u003eHastaların 2/3 ü kadındır.\u003cbr /\u003eGenelde 5-7. dekadda ortaya çıkar.\u003cbr /\u003eUzun süreli, seropozitif nodüler ve deformiteli RA lılarda görülür\u003cbr /\u003eRA ya göre artiküler hastalık daha ağır seyreder.\u003cbr /\u003eBacak ülserleri sıktır.\u003cbr /\u003eRA ye oranla daha fazla extraartiküler bulgu vardır.\u003cbr /\u003eKC fonksiyonlarında bozukluk sözkonusudur.\u003cbr /\u003eANA + tir.\u003cbr /\u003ePulmoner Tutulum\u003cbr /\u003ePlörezi, interstisyel fibrozis ve nodüler AC hastalığı görülebilir.\u003cbr /\u003ePlevral sıvıda RF + C ve Glikoz düzeylerinde azalma karakteristiktir.\u003cbr /\u003eKalıcı efüzyonlar fibrozise yol açar.\u003cbr /\u003eParankimal pulmoner nodüller genelde asemptomatiktir ve seropozitif RA lılarda ortaya çıkar.\u003cbr /\u003eRA nın pinomokonyozla birlikte olan şekli CAPLAN sendromu olarak adlandırılır.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eKardiyak Tutulum\u003cbr /\u003eEn sık komplikasyon perikardittir.\u003cbr /\u003eGenelde asemptomatiktir.\u003cbr /\u003eÇok seyrek olarak granilamatöz miyokardit ve buna bağlı AV Blok görülebilir.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eGöz Tutulumu\u003cbr /\u003eEn sık görülen göz tutulumu keratokonjuktivitis sikka dır.\u003cbr /\u003eBulguların şiddeti artritle uyumlu değildir.\u003cbr /\u003eEpisiklerit genelde hastalık aktivitesiyle uyumludur.\u003cbr /\u003eSiklerit daha seyrek görülür.\u003cbr /\u003eTedavi edilmeyen siklerit sikleromalaziye yol açar.\u003cbr /\u003eRA başlangıcından yıllar sonra Sjögren Sendromu görülebilir.\u003cbr /\u003eSeyrek olarak üveyit görülebilir.\u003cbr /\u003eTedavide kullanılan ilaçlarda göz komplikasyonlarına neden olabilir.\u003cbr /\u003eRenal Tutulum\u003cbr /\u003eEn sık renal komplikasyon kullanılan ilaçlara bağlı gelişen tablodur.\u003cbr /\u003eÖzellikle altın, D Penisilamin, Siklosporin, NSAİ renal komplikasyonlara neden olabilirler.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eNörolojik Tutulum\u003cbr /\u003eTuzak nöropatileri en sık görülen nörolojik komplikasyondur.\u003cbr /\u003eMedian,ulnar, posterior tibial ve radial sinirin posterior interosseoz dalı en çok etkilenir.\u003cbr /\u003eDiğer bir nörolojik komplikasyon başta atlantaaksiyel olmak üzere servikal vertebra subluksasyonlarına bağlı gelişen servikal miyelopatidir.\u003cbr /\u003eDura ve koroid plexusa yerleşen amiloidoz, vaskülit, romatoid noüllere bağlı inme\u003cbr /\u003eAmiloidoz\u003cbr /\u003eUzun süreli RA lılarda ortaya çıkar.\u003cbr /\u003eProteinuri en belirgin bulgudur.\u003cbr /\u003eKesin tanı için doku biyopsisi önerilir.\u003cbr /\u003eAmiloidoz hastalığın prognozunu olumsuz etkiler.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eMuskuler Tutulum\u003cbr /\u003eGenellikle eklem inflamasyonu ve hareketsizliğe bağlı sekonder kas atrofileri görülür.\u003cbr /\u003eİlaca bağlı miyopatilerde görülebilir.\u003cbr /\u003eD Penisilamin difizpolimiyovite, hidroksiklorokin nöromiyopatiye neden olabilir.\u003cbr /\u003eKronik seteroid kullanımında yaygın ve ağır kas atrofileri olur.\u003cbr /\u003eHematolojik Tutulum\u003cbr /\u003eRA da görülen anemi multifaktoriyel nedenlere bağlıdır.\u003cbr /\u003eAneminin derecesi hastalığın aktivitesiyle bağlantılıdır.\u003cbr /\u003eBaşka neden ilave olmadığı sürece NN dir.\u003cbr /\u003eBazen ilaç kullanımına ve Felty sendromuna bağlı trombositopeni görülebilir.\u003cbr /\u003ePulmaner komplikasyonlar ve altın eozinofiliye neden olabilir.\u003cbr /\u003eAktif RA da LAP sık görülür.\u003cbr /\u003eGenllikle mobil ve ağrısızdır.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eVaskülit\u003cbr /\u003eRA nın klinik bulgularının çoğu küçük damar vaskülitiyle başlar.\u003cbr /\u003eEn erken bulgu küçük damar vaskülitinin oluşturduğu romatoid nodüllerdir.\u003cbr /\u003eRA da sistemilk vaskülit nadir görülür.\u003cbr /\u003eVaskülitli hastaların çoğunda HLA DR-4 pozitifliği vardır.\u003cbr /\u003eVaskülit genelde on yıldan uzun süren vakalarda gelişir.\u003cbr /\u003eKüçük damar vasküliti sıklıkla cildi ve tırnak yatağını tutar.\u003cbr /\u003eP-ANCA yüksek, C3 ve C4 konsantrasyonları düşüktür.\u003cbr /\u003eCilt Tutulumu\u003cbr /\u003eEn sık görülen cilt lezyonu romatoid nodüllerdir.\u003cbr /\u003eÖzellikle el ve parmak cildi sinovitle uyumlu olarak incelir, atrofiye olur.\u003cbr /\u003eHalmar eritem sık görülen bir bulgudur.\u003cbr /\u003eBazan ilaç reaksiyonu olarak palpable purpura görülebilir.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eKemik Tutulumu\u003cbr /\u003eRA da üç tip kemik tutlumu görülür.\u003cbr /\u003e1-)Fokal ve jux ta artiküler kemik mineral kaybı görülür.\u003cbr /\u003ePannus dokusu komşu kemiğe invaze olarak ilerleyici fokal osteolizize neden olur.\u003cbr /\u003eSonuçta karakteristik kistik erozyonlar oluşur.\u003cbr /\u003e2-) İnflamasyonlu ekleme komşu kemikte osteopeni vardır.\u003cbr /\u003e3-)İnflamasyonlu eklemlere uzak jeneralize aksiyel ve apendiküler osteopeni görülür.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eTanı\u003cbr /\u003e1-) Laboratuar\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e2-)Radyoloji\u003cbr /\u003eLabaratuar Bulguları\u003cbr /\u003eRF:\u003cbr /\u003eRa lı hastaların serumunda %75-80 pozitif bulunur.\u003cbr /\u003eGünümüzde ELISA yöntemi ile bakılmaktadır.\u003cbr /\u003e1:80 (60 IU) den yüksek titreler pozitif kabul edilir.\u003cbr /\u003eKlasik Igm RF diagnostik ve prognostik bir test olarak yararlıdır.\u003cbr /\u003eYüsek titreler kötü prognozu belirler.\u003cbr /\u003eRF birçok hastalıktada görülebildiğinden klinikle desteklenmelidir.\u003cbr /\u003eIg A alt grubu pozitifliği erozif seyirle ilişkilidir.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eCRP\u003cbr /\u003eRA da akut faz cevabın direkt bir ölçümüdür.\u003cbr /\u003eHastalık aktivitesi açısından ESR den daha duyarlıdır.\u003cbr /\u003eAktiviteyi belirleyen en önemli indikatördür.\u003cbr /\u003eİnatçı yüksek seyretmesi eklem destrüksiyonu, erozif hastalığı işaret eder ve daha erken agresif tedavinin başlatılmasını zorunlu kılar.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eSon yıllarda hastalık aktivitesinin takibinde kullanılmak üzere pek çok dokuya spesifik işaret tanımlanmıştır.\u003cbr /\u003eKalprotektin ve sitidin deaminazın CRP ye göre daha iyi bir inflamasyon işareti olabileceği önerilmiştir.\u003cbr /\u003eESR\u003cbr /\u003e30 mm/h (western metodu) üstündeki değerler aktiviteye işaret eder.\u003cbr /\u003eNonspesifik bir testtir ve eritrositlerin sayı ve büyüklüğünü etkileyen durumlardan etkilenir.\u003cbr /\u003eNormal değerde olması hastalığın aktif olmadığını göstermez.\u003cbr /\u003eTrombositoz\u003cbr /\u003eHastalık aktivitesiyle trombosit sayısı arasında belirgin ilişki sözkonusudur.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eEozinofili\u003cbr /\u003e%5 yada daha yüksek eozinofiliyle seyreden RA da vaskülit, plöröperikardit, pulmaner fibrozis ve subkutan nodül indizansı yüksektir.\u003cbr /\u003eÖzellikle vaskülit kompikasyonu açısından eozinofili belirleyici bir testtir.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eAnemi\u003cbr /\u003e%50 oranında görülür.\u003cbr /\u003eKronik hastalık anemisi şeklindedir.\u003cbr /\u003eNN bir anemidir.\u003cbr /\u003e%30-50 oranında Fe eksikliği anemisi ile birliktedir.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eİmmun Komplexler\u003cbr /\u003eDolaşımdaki immun komplexler CRP gibi hastalığın seyrini belirleyen bir indikatördür.\u003cbr /\u003eGenellikle eklem dışı tutulumun varlığında (+) tir.\u003cbr /\u003eBu hastalarda vaskülit gelişme olasılığı yüksektir.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eSitokinler\u003cbr /\u003eIL-6 sinovyada aktif inflamasyon sırasında yüksek bulunmaktadır.\u003cbr /\u003eTNF alfa ve çözünür reseptörleri ile IL-2 çözünür reseptörleri de aktif inflamasyon sırasında artmıştır.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eANA RA da artmış olarak izlenir.\u003cbr /\u003eGranülosit spesifik Ab lar hastaların 1/3 ünde (+) dir.\u003cbr /\u003eÇözünür bir nükleer Ag karşı oluşan anti- RA 33 ün RA için spesifik olabileceği bildirilmiştir.\u003cbr /\u003eAyrıca histonlara, tek sarmal DNA veya Epstein-Barr virüsü ile ilgili Ag lere karşı oluşan Ab lar da RA da (+) olabilir.\u003cbr /\u003eRadyolojik Değerlendirme\u003cbr /\u003eRadyolojik görüntüleme yöntemleri RA nın tanısında ve hastalığın progresyonunun objektif olarak değerlendirilmesinde rol oynarlar.\u003cbr /\u003eRA da Radyolojik Bulgular:\u003cbr /\u003e1- Periartiküler yumuşak doku şişliği\u003cbr /\u003e2-juxta artiküler osteoporoz\u003cbr /\u003e3-Subkondural kemikte erozyonlar\u003cbr /\u003e4-Sinoviyal kist formasyonları\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eRA lı hastaların radyolojik değerlendirmesinde konvansiyonel radyografiler, özel tekniklerle çekilen radyografiler, sintigrafi, artrografi, BT ve MRI kullanılmaktadır.\u003cbr /\u003eKonvansiyonel Radyografiler\u003cbr /\u003eRA lı hastaların radyolojik değerlendirmesine konvansiyonel grafilerle başlanır.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eEL\u003cbr /\u003eErken dönemde eklem çevresinde simetrik yumuşak doku şişliği, juxtaartiküler osteoporoz ve artiküler kıkırdakla komşu olmayan bölgelerde “bare” erozyonlar görülür.\u003cbr /\u003eAP grafilerde metaakarp başlarında,proximal falanxlarda erozyonlar görülür.\u003cbr /\u003eGeç dönem bulgular ise eklem aralığında daralma, subkondral erozyonlar, subluksasyonlar ve yaygın osteoporozdur.\u003cbr /\u003eAYAK\u003cbr /\u003eRA lı hastaların % 80-90 ında ayak eklemlerinde tutulum vardır.\u003cbr /\u003eMTF eklemlerin değerlendirilmesinde yüksek reezolüsyonlu grafiler gerekir.\u003cbr /\u003eAyak eklemlerinde görülen radyolojik bulgular el eklemine benzer.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eDİZ\u003cbr /\u003eRA lı hastaların % 80 inde tutulmuştur.\u003cbr /\u003eAyakta yük vererek çekilen grafilerde kartilaj kaybı ve subluksasyonlar, fleksiyonda lateral grafilerde ise patellofemoral eklem ve pozisyonu değerlendirilir.\u003cbr /\u003eDizlerde her üç kompartmanda uniform daralma vardır.\u003cbr /\u003eMarjinal erozyonlar ve intraosöz sinovyal kistler görülebilir.\u003cbr /\u003eKALÇA\u003cbr /\u003eFemur başının kondrosoz bileşkesinde sinovvyal kistler oluşabilir.\u003cbr /\u003eEklem kartilajının kaybı ile birlikte femur başı aksiyel yönde yer değiştirir.\u003cbr /\u003eKartilaaj tamamen harap olduğunda femur başı asetabulumu aşındırarak asetabular protrüzyon oluşur.\u003cbr /\u003eTipik RA pelvisinde bilateral kalça eklemi tutulumu, asetabular protrüzyon ve osteoporoz görülür.\u003cbr /\u003eKortikosteroid kullanan hastalarda osteonekroz\u003cbr /\u003eaçısından dikkatli olunmalıdır.\u003cbr /\u003eServikal Omurga\u003cbr /\u003eRA lı hastaların % 60-70 inde bildirilmiştir.\u003cbr /\u003eOdontoid çıkıntıyı gösteren ağız açık AP ve fleksiyonda lateral grafi ile değerlendirilir.\u003cbr /\u003eAtlantoaksiyal eklem tutulumunda erozyonun eşlik ettiği yada etmediği subluksasyonlar sıktıır.\u003cbr /\u003eAtlantoaksiyal subluksasyon lateral grafide daha iyi değerlendirilir.\u003cbr /\u003eC1-C2 arasında vertikal subluksasyonlar görüülebilir.\u003cbr /\u003eÖzel Teknikler\u003cbr /\u003eMagnifikasyon Teknikleri\u003cbr /\u003eDüşük kilovat radyografiler\u003cbr /\u003eKseroradyografi\u003cbr /\u003eSintigtafi\u003cbr /\u003eBT\u003cbr /\u003eMRI\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eHastalardaki kayıpları değerlendirmek amacıyla değişik sorgulama yöntemleri geliştirilmiştir.\u003cbr /\u003eÖzürlülük (disabilite) değerlendiriminde ; HAQ (Health Assesment Questionnaire), AIMS(Arthritis Impact Measurement Scales) ,Disability İndex ve Steinbrocker indeksleri kulnılmaktadır.\u003cbr /\u003eBozukluk (İmpairment) değerlendiriminde; el değerlendiriminde (grip strength),yürüme zamanı,SFOI (Signals of Functional Impairment) skalaları kullanılmatadır.\u003cbr /\u003eEngellilik (Handicap) değerlendiriminde; HAQ, AIMS vs. kullanılır.\u003c/div\u003e \u003c/span\u003e\u003cdiv class\u003d\"blogger-post-footer\"\u003e\u003cimg width\u003d'1' height\u003d'1' src\u003d'https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9168672105812745474-8774701663428552859?l\u003dfiziktedavi-saglik.blogspot.com' alt\u003d'' /\u003e\u003c/div\u003e"},"link":[{"rel":"replies","type":"application/atom+xml","href":"http://fiziktedavi-saglik.blogspot.com/feeds/8774701663428552859/comments/default","title":"Kayıt Yorumları"},{"rel":"replies","type":"text/html","href":"https://www.blogger.com/comment.g?blogID\u003d9168672105812745474\u0026postID\u003d8774701663428552859","title":"0 Yorum"},{"rel":"edit","type":"application/atom+xml","href":"http://www.blogger.com/feeds/9168672105812745474/posts/default/8774701663428552859"},{"rel":"self","type":"application/atom+xml","href":"http://www.blogger.com/feeds/9168672105812745474/posts/default/8774701663428552859"},{"rel":"alternate","type":"text/html","href":"http://fiziktedavi-saglik.blogspot.com/2007/12/romatoid-artritte-klinik-ve-tani.html","title":"ROMATOİD ARTRİTTE KLİNİK ve TANI"}],"author":[{"name":{"$t":"umit"},"uri":{"$t":"http://www.blogger.com/profile/04280412944418248336"},"email":{"$t":"noreply@blogger.com"},"gd$extendedProperty":{"xmlns$gd":"http://schemas.google.com/g/2005","name":"OpenSocialUserId","value":"11881063563812992563"}}],"media$thumbnail":{"xmlns$media":"http://search.yahoo.com/mrss/","url":"http://4.bp.blogspot.com/_5-bL7ihClJo/R2BYFhSH_FI/AAAAAAAAAGM/3rioQaOmHtA/s72-c/eklemler.jpg","height":"72","width":"72"},"thr$total":{"xmlns$thr":"http://purl.org/syndication/thread/1.0","$t":"0"}},{"id":{"$t":"tag:blogger.com,1999:blog-9168672105812745474.post-3233602402623553876"},"published":{"$t":"2007-12-05T11:14:00.001+02:00"},"updated":{"$t":"2008-12-09T19:13:51.775+02:00"},"category":[{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"lif"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"fizik tedavi"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"faset sendromu"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"eklem"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"fizik tedavi sağlık"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"KEMİK"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"omutlik"}],"title":{"type":"text","$t":"Fizik Tedavide Faset Sendromu"},"content":{"type":"html","$t":"\u003ca href\u003d\"http://3.bp.blogspot.com/_5-bL7ihClJo/R1Z6QRH9qUI/AAAAAAAAAEY/OW85Hq_C7dk/s1600-h/Faset+Sendromu+semineri+son+-+flash_img_31.jpg\"\u003e\u003cstrong\u003e\u003cimg id\u003d\"BLOGGER_PHOTO_ID_5140430444583299394\" style\u003d\"FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand\" alt\u003d\"\" src\u003d\"http://3.bp.blogspot.com/_5-bL7ihClJo/R1Z6QRH9qUI/AAAAAAAAAEY/OW85Hq_C7dk/s320/Faset+Sendromu+semineri+son+-+flash_img_31.jpg\" border\u003d\"0\" /\u003e\u003c/strong\u003e\u003c/a\u003e\u003cstrong\u003e Faset Sendromu\u003c/strong\u003e\u003cbr /\u003e\u003cdiv\u003e\u003cbr /\u003eFaset eklem\u003cbr /\u003eHer bir hareket segmenti 3 eklem kompleksinden oluşmaktadır;\u003cbr /\u003eÖnde iki adet vertebr korpusu arasında yer alan bir intervertebral disk\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eArkada iki komşu vertebranı n üst ve alt prosesus artikülaris superiyor ve inferiyorundan oluşan 2 faset eklemi\u003cbr /\u003e\u003cspan class\u003d\"fullpost\"\u003e\u003cbr /\u003eFaset eklem anatomisi\u003cbr /\u003eFacet joints\u003cbr /\u003eFaset eklemi tipik bir sinoviyal (diartrodiyal) eklemdir.\u003cbr /\u003eGerçek bir sinoviyal eklem gibi, 1-1.5ml sıvı içerebilen bir eklem aralığı, sinoviyal membran, hiyalen kıkırdak ve fibröz bir kapsülden oluşmaktadır.\u003cbr /\u003eFibröz kapsül, 1mm kalınlığında kollajen dokudan oluşmaktadır.\u003cbr /\u003eEklem kapsülü posteriyorda, multif\u003ca href\u003d\"http://www.netterimages.com/image/3369.htm\"\u003eidus \u003c/a\u003ekas liflerinin desteğiyle daha da kalındır.\u003cbr /\u003eT*-\u003cbr /\u003eEklemin superiyor ve inferiyor bölümünde subkapsüler resesler yer alıyor. Resesler, normal bir eklemde fibroadipoz menisküslerden oluşmaktadır\u003cbr /\u003eBu resesler ayrıca geniş sinoviya\u003ca href\u003d\"http://www.netterimages.com/image/3369.htm\"\u003el \u003c/a\u003ehücreler, vasküler doku, fibröz doku ve yağ dokusu içermektedir.\u003cbr /\u003eFibröz kapsül anteriyorda yerini ligamentum flavumla değiştiril\u003cbr /\u003eDaha geniş olan alt vertebranı n, konkav yarım silindirik superiyor artiküler faseti, bir üst vertebranı n\u003cbr /\u003eküçük konveks ve vertikal inferiyor artiküler fasetini sarmaktadır.\u003cbr /\u003eİOI15\u003cbr /\u003e\"BvTJP**\u003cbr /\u003e\\ Cross-scction of fâcel\u003cbr /\u003eVertebral kolonun hareketleri ile birlikte prosesus artikülarisler ve destekleyici ligamanlar da harekete iştirak ederek kolonun aşırı hareketini kısıtlarlar.\u003cbr /\u003eFleksiyon hareketinde üst lomber vertebranı n artiküler prosesleri öne doğru hareket eder. Bu olay ligamanları gerer ve fleksiyon sınırlanır.\u003cbr /\u003eEkstansiyonda ise alt ve üst\u003cbr /\u003ebirbiri\u003cbr /\u003eartiküler\u003cbr /\u003etemas ederek ekstansiyonu kısıtlarlar.\u003cbr /\u003eLomber faset eklemin oryantasyonu, bu eklemlerin major fonksiyonunun torsiyonel kuvvetlerinin kontrolü ve stabilizasyon olduğunu göstermektedir.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eFaset eklemlerinin yarım silindirik yapısı rotasyon sırasında bu iki yüzeyin hafif hareketinin intervertebral diskin gerilmesiyle kombine olduğunu düşündürmektedir.\u003cbr /\u003eBazı kompresif ve makaslama kuvvetlerinin kombine olarak faset eklemin sagital komponentine yüklenmesine neden olur. Faset eklemi burada bir kaldıraç gibi görev aldığı düşünülmektedir.\u003cbr /\u003eTüm kolonda 10-15 derecelik bir rotasyon hareketi gerçekleşebilir A\u003cbr /\u003eLateral fleksiyonlarda\u003cbr /\u003eartiküler yüzeyler birbiri\u003cbr /\u003eüzerine kayarak, kontrlateral ligamentum flavum ve kapsüler\u003cbr /\u003eT»' ^\u003cbr /\u003eligamanlar gerilir.\u003cbr /\u003eFaset Eklem Oryantasyo\u003cbr /\u003eFaset eklemlerin oryantasyonu omurgayı aşırı hareketlerden korumak için farklıdır.\u003cbr /\u003eSagital plana paralel olan faset eklemlerin oryantasyonu aksiyal rotasyona karşı kuvvetli bir direnç sağlarken, makaslama kuvvetlerine karşı koruyuculuğu minimaldır (arkaya ve öne hareketleri).\u003cbr /\u003eKoronal plana yakın bir faset oryantasyonu, fleksiyon ve makaslama kuvvetlerine karşı kuvvetli, ancak aksiyal yüklere karşı zayıf koruyuculuğa sahiptir.\u003cbr /\u003eVorlebre ccrvicalc\u003cbr /\u003eVcrtöbrctombairc\u003cbr /\u003eL4-L5 faset eklemi en koronal eklem (70°), L2-L3 ve L3-L4 fasetleri ise sagital plana daha paralel rami (PPR) veya dorsal kök, mediyal, lateral ve intermediate dallara ayrılır.\u003cbr /\u003eSuperior\u003cbr /\u003earticutar Dural faceı sac\u003cbr /\u003eDorsal Venîral Medial Laleral root rooî branch bfanch\u003cbr /\u003e\" ^?\u003cbr /\u003eVertebrsl Spinal anery nenre\u003cbr /\u003eVenifal Dorsal Dorsal root rarnus ramus ganghor.\u003cbr /\u003eLateral ve intermediate dal paravertebral kasları ve üzerindeki deriyi innerve eder.\u003cbr /\u003eL1-L4 Dorsal ramus’un L5’den farklı olduğunu göstermişler.\u003cbr /\u003eBogduk and Long\u003cbr /\u003ekadavralar üzerinde\u003cbr /\u003eyaptıkları çalışmr\u003cbr /\u003esonucunda;\u003cbr /\u003eL1-L4 seviyesinde her bir dorsal ramus, disk seviyesinden spinal\u003cbr /\u003eTransvers ligamanı n içinden\u003cbr /\u003eBaşlaığı yerden yaklaşık 5mm sonra dorsal ramus’un mediyal ve lateral dallar diye iki dala ayrıldığını\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003el longissimus ve iliocostalis kaslarına uzandığını\u003cbr /\u003eMediyal dalı n, transvers prosesun kökü ve superiyor artiküler fasetin kökü arasından kaudal ve dorsal olarak yol aldığını,\u003cbr /\u003eBurada mediyal dalı n fibro-oseöz (superior articular process, transverse process, accessory process ve mammillo-accessory ligament) bir kanaldan geçtiğini göstermiştir.\u003cbr /\u003eBu ligamanı n distalinde mediyal dal yine ikiye ayrıldığını;\u003cbr /\u003e1 - proksimal artiküler dallar, faset eklemin inferiyorundan ekleme girdiğini ve kendi seviyesindeki faseti innerve ettiğini, laminanı n etrafından multifidus kası na girdiğini ve terminal dallar ile posteriyor vertebral arkı da innerve ettiğini\u003cbr /\u003e2- Distal dallar ise ligamanı n lateral kenarına kadar aşağı inerek müsküler dallar ve ayrıca bir desendan dal ile bir alt seviyenin faset ekleminin eklem kapsülüne girdiğini göstermişlerdir.\u003cbr /\u003eHatırlatma\u003cbr /\u003eMediyal dalı n esas lifleri, faset eklemin alt yüzüne ulaşmak için transvers prosesusu geçerek faset eklemin alt vfiziirm\u003cbr /\u003efır IİDTirrmnırı filtırırkırı c/ener I er\u003cbr /\u003emamilloaksesuar ligaman, transvers prosesus ve superiyor artiküler çıkıntının birleşme yerinde yr-alır\u003cbr /\u003eBazı vakalarda mamilloaksesuar ligaman kalsifiyedir ve sinirinsıkışmasına neden olur.---------------------------------------------\u003cbr /\u003eBu olay %20 kadar L5’de, %10 L4’te ve % 4 olarak L3’te görülür.\u003cbr /\u003eLUNİ\u0026amp;AR VERTEBRAL PLEXUSES\u003cbr /\u003eBöylece, her bir faset eklemi, aynı seviye ve bir üst seviyenin posteriyor primer ramusun mediyal dalından kaynaklanan dual innervasyona sahiptir.\u003cbr /\u003ePari’ye göre sinuvertebral sinirde] ayrılan sinir lifleri de eklemin ön, üst ve alt yüzünden faset eklem kapsülüne girerle\"\u003cbr /\u003eGörüldüğü gibi bu kompleks multiseviyeli faset eklem innervasyonu, bu eklemin bütünüyle denervasyonunu imkansızlaştırır.\u003cbr /\u003eHer bir faset eklemi, dual innervasyona sahiptir.\u003cbr /\u003eÖrneğin L4-L5 faset ekleminin inferiyor bölümü L4 mediyal dalından ve superiyor bölümü ise L3 mediyal dalından innervasyon alır.\u003cbr /\u003eL1-L4 dorsal ramusun mediyal dalları ilgili vertebranı n bir alt vertebranı n trasnsvers prosesusun üstünden geçer (örneğin; L4 siniri L5'in transvers prosesusun üzerinden geçer) ■■■■■■’■■■■■■■■■■■■■■■■^\u003cbr /\u003eHistolojik çalışmalar, lomber faset eklemlerinin kapsül içi\u003cbr /\u003eışı ve serbest sinir uçlar ı ol\u003cbr /\u003eterm\u003cbr /\u003einnervasyona sahip olduklarını gös\u003cbr /\u003eDüşük eşiğin varlığı,mekanosensitif nöronların hızlı adaptasyonu, genel nosiseptif bilgilerin ulaşılmasına ek olarak\u003cbr /\u003emm re nron\u003cbr /\u003edüşünülmektedir.\u003cbr /\u003eSubstance P ve calcitonin gene-related peptide dışında faset kapsülünde başka maddeler de gösterilmiştir.\u003cbr /\u003eNöropeptid Y bunlardan biridir ve sempatik efferentlerin varlığını göstermektedir.\u003cbr /\u003eAyrıca sinir lifleri subkondral kemikte ve intraartiküler bileşkelerde de gösterilmiştir. Bu da faset kaynaklı ağrıların eklemden ziyade kapsüle komşu dokulardan kaynaklandığını göstermektedir.\u003cbr /\u003eDejeneratif bel hastalıklarında prostaglandinler ve interleukin 1β, interleukin 6 ve TNF-α gibi enflamatuar mediyatörler de faset eklem kıkırdağında ve sinoviyal dokuda gösterilmiştir.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eendromun bu\u003cbr /\u003eLomber faset sendromu, ekemlerin aralarında bulunan yumuşak dokulara baskı yaptıkları veya irrite ettikleri zaman gelişir.\u003cbr /\u003eBu olay belden çıkan sinirleri etkileyerek, tıpkı sinir sıkışması gibi semntomlar oluşturur.\u003cbr /\u003eSinir trasesi boyunca ağrı, uyuşma, elektriklenme ve yanma\u003cbr /\u003eLomber ekstansiyon hareketi iki eklemi birbirine yakınlaştıkları için bu semptomları daha da belirginleşiyor.\u003cbr /\u003e\\\u003cbr /\u003endrome a Myth\u003cbr /\u003eLomber faset sendromu mekanik bel ağrıları içi çok uygun bir teşhistir.\u003cbr /\u003esik faset se\u003cbr /\u003ebulguları\u003cbr /\u003e; özellikle ekstansiyon ve rotasyon olmak üzere belin tümyönlerdeki hareketlerinin kısıtlılığı ---------------------------------\u003cbr /\u003e3) bölgesel faset hassasiyeti\u003cbr /\u003eA) nörolojik defisitin yokluğu\u003cbr /\u003e\u003e) düz bacak kaldırma testinin negatif veya pozitif olması\u003cbr /\u003e6) belde derin bir ağrı ve ağrının gluteal bölgeye, kalçaya\u003cbr /\u003eatta dizin alt ı na kadar\u003cbr /\u003eAncak bu bulguların çoğu diskojenik ağrıda da görülebilecek bulgulardır.\u003cbr /\u003eLomber omurgada innervasyonu olan yapılar;\u003cbr /\u003eFaset\u003cbr /\u003eamanJ\u003cbr /\u003eertebral kaslar Dura mater\u003cbr /\u003eAnteriyor ve posteriyor longitudinal ligamanlar întervertebral disklerdir\u003cbr /\u003eHastanın bel ağrısını hafifletmek için, kalçasını sabitleyerek fleksiyon yaptırmak veya lomber ekstansiyon yaptırarak ağrı oluşturmak sadece fasetleri değil yukarıda sayılan tüm dokuları gerer.\u003cbr /\u003eDolayısıyla fonksiyonel testlerin spesifik olarak sadece fasetleri geremediği açıkça bellidir.\u003cbr /\u003eFaset Sendromun Te\u003cbr /\u003eFig-3\u003cbr /\u003eatuar enjeksiyonla\u003cbr /\u003eEsas olarak teşhis, eklem içineveya primer dorsal ramus’unmediyal dalı na (MBB)uygulanan anestezik veyaantienflam;A 1\u003cbr /\u003eEnjeksiyon sonrasında ağrıda gelişen hızlı bir azalma faset sendromuna hastır.\u003cbr /\u003eGenelde 1-2 ml’lik lokal anestezik madde kullanılır.\u003cbr /\u003eFacet Injeclions\u003cbr /\u003e.atiyi c bulguların bulunması üzere birçok çalışma: \"°pılmıştır.\u003cbr /\u003eJackson ve ark. Kronik bel ağrısı olan 390 hast'\u003cbr /\u003eerıiekcıivrynnrıpı\u003cbr /\u003e:«sw;\u003cbr /\u003efizik muayene parametresi belirleyememişlerdir\u003cbr /\u003eSchwarzer ve ark. ise yaptıkları prospektif bir çalışmada kronik bel ağrısı olan 176 hastaya ikili blo\u003cbr /\u003euygulayarak klinik bulguları belirlemeye çalışmışlar.\u003cbr /\u003e■ lidocaine ve bupivacaine ile rahatlayan hastaların %15’inde bu yanıta eşlik eden hiçbir klinik bulguya\u003cbr /\u003erastlamamışlar.\u003cbr /\u003eRevel ve ark. kronik bel ağrısı olan 80 hasta üzerinde yaptıkları randomize, plasebo-kontrollü bir çalışmada, fase eklem enjeksiyonuna pozitif yanıtın eşlik ettiği 7 değişken bulmuşlar;\u003cbr /\u003en a ğ r ı\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e4-fleksiyonı\u003cbr /\u003e\u003e-hipere\u003cbr /\u003e\u003enla artı\u003cbr /\u003e^n ağrı\u003cbr /\u003easyonlarla artmayan ağrı\u003cbr /\u003e•kla azalan ağrı\u003cbr /\u003eSonradan yapılan birçok çalışma, Revel’in bulduklarını bile bulamamışlardır.\u003cbr /\u003eözet olarak hiçbir hasta hikayesi ve fizik muayene bulgusu güvenilir bir şekilde diyagnostik faset eklem enjeksiyonununa yanıt vereceklerini önceden belirleyemez.\u003cbr /\u003eBir çok yazar, faset eklem kapsülünün zengin serbest sinir uçlarına sahip olduğunu ve bu nedenle ağrının muhtemel kaynağı olabileceğini düşünmektedir\u003cbr /\u003eAncak Jackson ve bazı diğer yazarların yaptıkları araştırma sonucuna göre faset sendromunun varlığını belirten diyagnostik testler geçersizdir.\u003cbr /\u003eJackson, yoğun literatür araştırması ve kendi yaptığı faset eklem enjeksiyonuyla ilgili 3 ayrı çalışmadan sonra, ‘fasetler ağrının genel kaynağı değildir ve faset sendromu teşhisi geçerli bir klinik teşhis değildir’ diye vurgulamıştır.\u003cbr /\u003eJackson, faset sendromu ile ilgili çok az sayıda randomize kontrollü ve prospektif çalışmaların var olduğunu belirtmiştir\u003cbr /\u003eJackson, her faset eklem kapasitesinin sadece 1-2 ml olduğunu vurgulayarak, yapılan enjeksiyonların, bu kapasiteyi aştığını ve kapsülü delerek anestezik maddenin çevre dokulara yayıldığını belirtmiştir.\u003cbr /\u003eAyrıca, yaptığı bir çalışmada faset eklem enjeksiyonu uygulanmış 390 hastayı değerlendirmiş ve özellikle lomber ekstansiyon ve rotasyonda daha çok ağrısı olan hastaların enjeksiyondan sonra daha fazla yarar görmediklerini bulmuş.\u003cbr /\u003eFaset sendromun belirtilerini taşıyan bu hastaların %90’ı ndan fazlası faset enjeksiyonuna daha iyi bir yanıt vermediğini belirtmiştir.\u003cbr /\u003eJackson, Lorenz ve ark. yaptığı çalışmaya değinerek, nötral fleksiyon ve ekstansiyon pozisiyonunda, en çok kompresif yüklere maruz kalan eklemlerin L4-L5’den ziyade, L2-L3 gibi üst lomber faset eklemleri olduğunu belirtmiştir.\u003cbr /\u003eJackson ayrıca bel ağrılarının en çok L4-L5’den kaynaklandığını belirterek faset eklemlerinin primer ağrı kaynağı olamayacağını da bildirmiştir.\u003cbr /\u003eAyrıca disk dejenerasyonuyla birlikte L4-L5’ e binen yüklerin daha da fazla olabileceği gerçeği de unutmamak gerekir.\u003cbr /\u003eYapılan bir çok radyolojik araştırmada (MRI, radyografi) , üç eklem kompleksinin her bir komponentinde oluşan\u003cbr /\u003eğer komponentleri de etkiledi ğ i gösterilmiştir\u003cbr /\u003e•\u003cbr /\u003eİntervertebral diskin dejenerasyonu, faset eklem dejenerasyonuna ve faset eklemin dejenerasyonu da intervertebral diskin dejenerasyonuna neden olduğu gösterilmiştir.\u003cbr /\u003eYazar ayrıca yaşlanmayla beraber faset ekleminden ziyade diskin hasara uğradığını ve daha sonra fasette hasar geliştiğini de bildirmiştir.\u003cbr /\u003eOsteoartrit dışında başka hastalıklar da faset eklemini\u003cbr /\u003eRomatoid artrit, ankilozan spondilit ve reaktif artrit gibi enflamatuar artritler de faset eklemlerini etkiler.\u003cbr /\u003esinoviyal impingement, meniskoid tuzaklanmlar, chondromalacia facetae, psödogut, sinovyial enflamasiyon, villonodular sinovitis, akut ve kronik enfeksiyonlar da görülen faset eklem hastalıklarıdır.\u003cbr /\u003eTrauma da lomber faset ekleminden kaynaklanan ağrı oluşturabilir. Özellikle trafik kazalarından sonra en çok etkilenen L5-S1 faset eklemi olduğu ve hasarın mekanizmasında, hiperfleksiyon, distraksiyon ve rotasyon\u003cbr /\u003eFaset eklem ağrılarını daha i; kavramak amacıyla bir çok araştırmalar yapılmıştır\u003cbr /\u003eAsemptomatik hastalarda, Faset eklem kapsülü ve mediyal dal’ı n stimülasyonu yapılarak ağrı provokasyonu yapılmış ve ağrı paterninin haritası çizilmeye çalışılmıştı!\u003cbr /\u003eSemptomatik hastalara yapılansteroidli ve steroidsiz anesteziklerinağrının azalmasında ve haritaya uyupuymadığı araştırıldığında hiçbirhastada güvenilir bir ağrı paternihiçbir faset eklemi içinsaptanmamıştır. /\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eı^n»\u003cbr /\u003eolup\u003cbr /\u003eeklemleri için değil aynı sonuçlar, sakroiliak eklem ve selektif sinir kökü blokları için de geçerli olduğu gösterilmiştir.\u003cbr /\u003eRevel kronik bel ağrısı olan 80 hasta üzerinde yaptığı randomize kontrollü bir çalışmada, faset eklem enjeksiyonuna pozitif yanıtı sağlayan 7 parametre bulmuştur.\u003cbr /\u003e65 yaş ve üzeri hastalar Öksürmekle artmaya]\u003cbr /\u003eHiperekstansiyonla artmayan ağr Fleksiyonla artmayan ağrı Re-ekstansiyon sırasında artmayan ağ Ekstansiyon ve rotasiyonla artmayan ağrı\u003cbr /\u003eUzanmakla rahatlayan a\u003cbr /\u003eYapılan muteakip araştırmalar da Revel’in bulduklarını teyit etmemişlerdir.\u003cbr /\u003eÖzet olarak hiç bir fizik muayene ve hasta hikaye bulgusu diyagnositik faset eklem enjeksiyonuna güvenilir bir yanıtı önceden belirleyemez.\u003cbr /\u003eBT ile incelendiğinde, faset eklem hastalığı bel ağrılı hastaların %40-85’ini oluşturduğu gösterilmiştir.\u003cbr /\u003eMRI’ı n, CT’den daha az duyarlılığa sahip olduğu bilindiği halde kronik bel ağrılı vakalar üzerinde yapılan çalışmalarda, MRI’ı n BT’ye nazaran %90’ın üzrinde duyarlılık ve özgüllüğe sahip olduğu gösterilmiştir.\u003cbr /\u003eAsemptomatik hastalar üzerinde yapılan BT ve MRI çalışmalarında, faset dejenerasyon prevalansı %8-14 olarak bulunmuştur.\u003cbr /\u003eWeishaupt ve arkadaşları, yaşları 20-50 olan 60 asemptomatik hasta üzerinde yaptığı çalışmada, diskte buljing veya protrüzyon, 37 hastada bulunmuştur ancak şiddetli bir faset eklem osteoartriti hiç bir hastada bulunamamıştır.\u003cbr /\u003e60 yaşın üzerindeki hastalarda dejeneratif değişikliklerin prevalansı da artmaktadır.\u003cbr /\u003eDisk dejenerasyonu olmayan hiçbir hastada faset osteoartritine da rastanmadı.\u003cbr /\u003eYazar, faset eklem osteoartritinin bel ağrısında belirgin bir role sahip olduğunu beyan etmiştir.\u003cbr /\u003eRadyolojik görüntüleme ile faset eklem blokuna pozitif yanıt elde edilebilirliği üzerindeki çalışmalar daha da karışık sonuçlar vermiştir.\u003cbr /\u003eBazı çalışmalar, pozitif bir korelasyon bulmuşken bir çok çalışmada bu ilişki bulunamamıştır\u003cbr /\u003eBu konuyla ilgili 3 geniş çalışma yapılmıştır.\u003cbr /\u003eEn geniş kapsamlı çalışma Jackson tarafından yapılmış ancak Jackson 390 hastanın radyografik değişiklikleri ile pozitif yanıt veren tek seviyeli intraartiküler enjeksiyonundan arasında hiç bir ilişki bulamamıştır.\u003cbr /\u003eiadece %13’ünde poziti\u003cbr /\u003eCarrera ve Williams, kronik bel ağrılı 63 hastayı BT ile incelemiş ve vakaların %73’ünde, 2-4 ml faset bloğuna yanıt verenlerin BT’sinde faset hastalığının varlığını gösteri BT’si normal olan hastaların sadece %13’ünde pozitif elde etmiştir.\u003cbr /\u003ePlasebo kontrollü tek bir çalışma, Schwarzer tarafından\u003cbr /\u003eyapılmıştır ve 63 hasta üzerinde yapılan çalışmada, BT bulgularıyla, pozitif yanıt veren faset bloğu arasında bir ilişki bulunamamıştır.\u003cbr /\u003eÖzet olarak literatüre bakıldığında hiç bir çalışm; faset eklem ağrısının teşhisini koymak için, rutin radyografik incelemeleri uygun görmediği anlaşılmaktadır.\u003cbr /\u003eDiyagnostik Bloklar\u003cbr /\u003eKlinik çalışmalarda, genel olarak faset ağrıların teşhisinde, diyagnostik blokların en güvenilir testler olduğu bilinmektedir.\u003cbr /\u003ede aynı etkinliğe sahip olduğunu gösteren birçok çalışma ve derlemeler mevcut.\u003cbr /\u003eAncak Kellegren kadavra üzerinde yaptığı bir çalışmada, 0.5\u003cbr /\u003er_____ r\\ *s\\ •\u003cbr /\u003e6cm2’li\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eenjeksiyonundan sonra s ıvının\u003cbr /\u003ealana yayıldığını göstermiştir.\u003cbr /\u003eazar, mediyal dalı n, intermediate ve lateral dalla olan yakın komşuluğu, düşük miktardaki anestezik maddenin, bu dalların innerve ettikleri, paraspinal kaslar ve fasia, ligamanlar, sakroiliak eklemler ve deri gibi bölgeleri de etkilediğini ve normal faseti olan ancak kronik bel ağrısı olan hastalarda da pozitif sonuç verebileceğini bildirmiştir.\u003cbr /\u003eYalancı pozitif blokl\u003cbr /\u003eDreyfuss lomber MBB’nin spesifitesini ölçmek üzere fluorokop altında 120 sağlıklı kişiye 0.5 ml’lık kontrast madde enjeksiyonundan sonra BT ile kontrast maddenin yayılımını incelemiş.\u003cbr /\u003eİki hedef nokta belirlemiş. Biri transvers prosesusun superomediyal kenarı, diğeri ise transvers prosesusun üst kenarı ve mamilloaccessory ligaman arasında.\u003cbr /\u003eKontrast maddenin sızıntı şeklinde intervertebral foramen veya epidural alana geçtiğini tespit etmiş.\u003cbr /\u003eİkinci hedef noktasında ise kontrast maddenin yayılmadığın ı ve yayılırsa da iğne yerinin istemeyerek daha derine girdiği sırada olduğunu görmüş.\u003cbr /\u003eTüm vakalarda uzak yayılım özellikle multifidus ve longissimus kasları arasında gözlenmiş.\u003cbr /\u003eDryfuss düşük doz enjeksiyonların, ikinci hedef noktasına uygulamanın lomber MBB spesifitesini arttırabileceğini vurgulamış.\u003cbr /\u003eDreyfuss’un çalışmasından sonra, Cohen, epidural alana veya intervertebral foramene yayılan sıvının MBB sonrası yalancı pozitiflik yaratabileceğini düşünerek 78 MBB’ye yalancı pozitif yanıt veren ancak başarısız bir radyofrekans denervasyon gösteren hastaların radikülopati klinik bulgularını, diskografi bulgularını ve radyofrekans sonuçları arasında bir ilişki bulmaya çalışmış.\u003cbr /\u003eCohen, diskojenik ağrı ve başarısız radiyofrekans denervasyonu arasında negatif bir ilişki bulmuş\u003cbr /\u003eFailed back sendromu olan hastaların da negatif bir radyofrekans tedavi sonuçları sergilediklerini de bildirmiş\u003cbr /\u003eYazar miyofasiyal ağrı sendromunun yalancı pozitif MBB’lerin belirgin bir nedeni olabileceğini bildirmiştir.\u003cbr /\u003eLong, myofasiyal ağrının kronik bel ağrılarının disk hernilerinden sonra 2. sırada yer aldıklarını belirtmiştir.\u003cbr /\u003eAckerman miyofasiyal ağrı sendromu teşhisi almış 75 kronik bel ağrılı erkek hastanın faset bloğundan sonra yalancı pozitiflik oranının bir hayli fazla olduğuna dikkat çekmiş.\u003cbr /\u003e'edavi\u003cbr /\u003eFaset sendromun tedavisi, ideal olarak, medikal tedavi, fizik tedavi ve gerekirse psikoterapiden oluşan birkaç tedavinin kombinasyonundan oluşmaktadır.\u003cbr /\u003eYoga gibi egzersiz programları, ağrının azalttığını ve kronik bel ağrısı yaşayan hastaların, tekrarlanan ağrının önlenmesinde etkili olduğu gösterilmiştir.\u003cbr /\u003eRandomize, klinik araştırmalarda, manipülasyonun orta dere~~ de bel ağrılarını azalttığı gösterilmiştir.\u003cbr /\u003eAkupunktur da randomize kontrollü çalışmalarda denenmiş ancak manipülasyonun orta derece etkili olduğu bazı vakalarda da hiç etkili olmadığı gösterilmiştir.\u003cbr /\u003e• _\u003cbr /\u003eNSAİ D’lar ve asetaminofen bel ağrılı vakalarda ilk tercih edilen ilaçlardır.\u003cbr /\u003eAntidepresanlar kronik ve kas gevşeticiler de akut bel ağrılı vakalarda tercih edildiği gösterilmiştir.\u003cbr /\u003eFizik Tedav\u003cbr /\u003eUltrason,\u003cbr /\u003eElektrik stimülasyonu\u003cbr /\u003eMasaj ve kaplıca tedavisi\u003cbr /\u003eDoku fleksibilitesini arttırmak amacıyla manüel doku ve eklemmobilizasyonu yapan tedavi yöntemleri -------------------\u003cbr /\u003eZayıf dokuların stabilitesini sağlamak amacıyla Kas kuvvetlendirici egzersizler\u003cbr /\u003eTraksiyon Cihazla\u003cbr /\u003ePelvisi sabit tutarak, yer çekimini kullanarak, vertebraların birbirinden ayrılmasını ve dolayısıyla sıkışan kökün serbes kalmasını sağlamaktır.\u003cbr /\u003eMultifidus kası şiddetli spazmotik ise bu ayırımı engeller.\u003cbr /\u003eVAX-D®: bel ağrsı yapan muhtemel yapıların üzerindeki basıncı azaltır (Disk herinasiyonu, dejeneratif disk hastalığı, posteriyor faset sendromu ve radiküler ağrı).\u003cbr /\u003eTümörlerde, kırıklarda, ciddi osteoporoz veya pars interartikğlaris defektlerinde kontrendikedir.\u003cbr /\u003eBuz Paketleri\u003cbr /\u003eİlk 72 saatte güvenilir olarak kullanılabilir.\u003cbr /\u003eFaset sendromunda enflamasyon ve ağrıyı azaltır\u003cbr /\u003eBuzun bir sakıncası sık aralıklarl' kullanıldığında kaslarda daha fazla gerginlik yaratmasıdır.\u003cbr /\u003eBuz 20 dakikadan fazla kullanılmamalıdır. O zaman ters bir reaksiyon yaratarak enflamasyonu arttırabilir\u003cbr /\u003eDaha çok brace ve buz jelinin kombine kullanılması tercih edili\u003cbr /\u003eacks\u003cbr /\u003eSirkülasyonu arttırmak için kullanılı*\u003cbr /\u003e3. günden itibaren kullanılabilir.\u003cbr /\u003eNemli sıcak petler kuru petlere tercih edilir. Bu dokunun muhtemel dehidratasyonunu engeller.\u003cbr /\u003eBoncuklarla doldurulmuş sıcak petler mikrodalgada ısıtılır ve hiç suya gerekmeksizin nemlendirilir. Boncuklar nemi havadan alır.\u003cbr /\u003eMekanik Masaj Cihazları\u003cbr /\u003eNormal manuel masajın etkilerini mekanik masaj aletleri de sağlar. Perküsyonla dokuların\u003cbr /\u003e-^Perküsyon masajı özellikle enflame dokuda düşük hızla yapılmalıdır.\u003cbr /\u003eTopikal Analjezikl\u003cbr /\u003eFaset sendromunda, spreyler, kremler ve merhemler ağrı kesici etkilerinden dolayı ve intestinal yan etkileri olmadığından dolayı tedavide kullanılabilir.\u003cbr /\u003eMentol ağrı reseptörlerini bloke ederek, ağrıyı hem yumuşak doku ve her eklemde azalttığından dolayı kullanılabilir.\u003cbr /\u003eMentol yüzdesinin fazla olması formülü daha da güçlü kılar.\u003cbr /\u003eBazı firmalar %16’lık mentol kullanıyor. Ancak bu gereksiz fazla miktardır ve yanık gibi yan etkileri olabilir.\u003cbr /\u003eMentol doğal ve sentetik olarak üretilebilir. Doğal mentol deriyi daha iyi penetre eder.\u003cbr /\u003eDiğer maddeler örneğin capsaicin, peppermint ve eucalyptus de ayrıca ağrıyı bloke edebilirler.\u003cbr /\u003eMSM (methylsulfonylmethane) ve Glucosamine diğer bitkisel ilaçlar olup, gevşetici ve hafif anti enflamatuar etkiye sahiptir.\u003cbr /\u003eGlucosamine ve MSM oral olarak günde 1000-1500 mg alınabilir.\u003cbr /\u003eGlucosamine’nin kıkırdak üzerindeki etkisini göstermek için birçok çalışma yapılmıştır ve ilaç alımından en az 6 hafta sonra kıkırdak dokusunda rejenerasyonun başlandığı gösterilmiştir.\u003cbr /\u003eGlucosamine Sulfate ve MSM deri bariyerini geçebilecek kadar küçük moleküllere sahiptir.\u003cbr /\u003eGlucosamine ve MSM’in tablet şeklinde alımı tüm vücudu etkilediği gibi lokal kullanımı 28 kat daha fazla etkili olduğu gösterilmiştir.\u003cbr /\u003eEn iyi topikal analjezikler, güçlü doğal maddeler olup, iyi bir transport mekanizmasına sahip olanlarıdır.\u003cbr /\u003eKarnını\u003cbr /\u003eLomber bölgenin kaslarını germek, gergin ve kısalmış kasların tedavisi için uygun egzersiz yöntemleridir.\u003cbr /\u003eLomber kasların kuvvetlendirilmesi de zayıf dokunun stabilitesi için uygundur\u003cbr /\u003eFleksibilite egzersizleri de belin stabilizasyonu içingerekmektedir. -----------------------------------\u003cbr /\u003eSit-ups\u003cbr /\u003eHamstring Stretch\u003cbr /\u003eBack Flexion Stretch\u003cbr /\u003ePiriformis Stretch\u003cbr /\u003eBel ağrılarını azaltmada doğru ayakkab\u003cbr /\u003e■ Yüksek topuklu ayakkabılar, lomber vertebrayı ekstansiyonda tutarak faset eklemine kompresif yük bindiri\u003cbr /\u003eşok abzorban topuklar, atılan her adımda faset eklemine binen yükü hafifletir.\u003cbr /\u003eAyakkabı içinde bulunan ark destekleyiciler de yorgun ayak üzerinden yükü kaldırır ve şok abzorban görevi yapar.\u003cbr /\u003e'i\u003cbr /\u003entraartiküler Steroid Enjeksiyonları\u003cbr /\u003eintraartiküler steroid enjeksiyonların tedavideki yeri\u003cbr /\u003eKontrol grubu olmayan bir çalışmada ağrının uzun süreli azalması hastaların %18-63’ünde gösterilmiştir.\u003cbr /\u003eİntraartiküler anestezikler, tuzlu su ve hiyalüronik asit uygulamaları da orta derece bir ağrı azalması oluşturmuştur.\u003cbr /\u003eKontollü çalışmalarda sonuçlar değişiktir.\u003cbr /\u003een geniş çalışma Lilius tarafından yapılmıştır ve Lilius 109 hastaya uyguladığı, intraartiküler ve periartiküler 8 cc’lik anestezik ve steroid enjeksiyonlardan sonra elde ettiği sonuçların, saline enjeksiyonundan farklı olmadığını bildirmiştir.\u003cbr /\u003eCarette, 2. geniş araştırmayı yaparak, randomize ve , kontrollü çalışmasında intraartiküler steroid ve saline enjeksiyonunu kronik bel ağrısı olan 97 hasta üzerinde uygulamış.\u003cbr /\u003eCarette, statistik olarak steroid grubunda 6 ay süren ağrı da\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eazalma tespit etmiş.\u003cbr /\u003eCarette’in seçtiği hastalar ise diyag\u003cbr /\u003enostik fase't bloğuna y\u003cbr /\u003everen hastalar idi.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eRadiyofrekans De\u003cbr /\u003e1971 de Rees ilk kez perkutaneous denervasyon tekniğinin, diskojenik bel ağrılarında etkili bir yöntem olduğunu belirtmiştir.\u003cbr /\u003eRees’in raporlarında %99’a varan başarılarına rağmen, gerçekten yaptığı denervasyonların faset rizolizisiyle sonuçlandığı tartışmalıdır. Rees’in kullandığı aletlerin uzunluğu sadece miyofasyotomi yapacak kadardı.\u003cbr /\u003eBugün uygulanan teknik ile, faset eklemlerin sinirleri, kanallar aracılıyla küçük çaplı bir iğnenin ucuna ulaşan radyofrekans dalgalarının oluşturduğu kontrollü bir yanık ile denerve olmaktadır.\u003cbr /\u003eLiteratürde düzinelerce kontrolsüz çalışma\u003cbr /\u003e80’inde ve başarısız bel cerrahi vakaların ise\u003cbr /\u003e%35-50’sinde devam eden bir rahatlamagörülmüştür. -------------------------------\u003cbr /\u003eCohen 192 hasta üzerinde yatığı geniç ve birçok merkezli çalışmasında, başarılı bir radyofrekans denervasyon tedavi gerektiren parametreleri bulmaya çalışmış.\u003cbr /\u003eTüm hastalara tek seviyeli MBB uygular\u003cbr /\u003e15 değişken arasında, sadece paraspinal spazm başarılı bir tedaviyi önceden belirtebilmiş.\u003cbr /\u003eHiperekstansiyon ve aksiyal rotasyon sırasında ağrı (face, yükleme), ağrının süresi ve geçirilmiş bel operasyonunun hiçbir değeri yokmuş.\u003cbr /\u003eMediyal sinir bloğu, sürekli yüksek ısı radyofrekans’a ilaveten pulse radyofrekans, kryodenervasyon ve fenol nörolizisi de\u003cbr /\u003eİntraartiküler enjeksiyon ve Radiofrekans denervasiyon sonrası komplikasyonlar\u003cbr /\u003eKullanılan depo steroidin çeşidine bağlı olarak, 4 haftaya an hypothalamic-pituitary-adrenal aksta bozulma.\u003cbr /\u003eBir haftadan az bir süre insüline duyarsızlık nedeniyle kaı glikoz düzeyinde artış\u003cbr /\u003eSeptik artrit, epidural abse ve menenjit.\u003cbr /\u003eŞiddetli baş ağrıları\u003cbr /\u003eRadyofrekans dener\u003cbr /\u003eGeçici uyuşma ve dizesteziler Yanıklar\u003cbr /\u003eNörit\u003cbr /\u003enuç olara\u003cbr /\u003eUzun yıllardan beri, Faset eklemlerinden kaynaklanan ağrıların, bel ağrılarının potansiyel kaynağı olduğu bilinmektedir.\u003cbr /\u003eAnatomik çalışmalarda, yaşla birlikte faset eklemlerin giderek zayıfladığı ve oryantasyonları n ı n değiştiği, koronal plandan sagittal plana dönüştüğü ve bu nedenle daha çok rotasyonel yüklere bağlı hasarlara maruz kaldığı gösterilmiştir.\u003cbr /\u003eL3-L4, L4-L5 ve L5-S1faset eklemleri, lateral fleksiyon ve anteriyor fleksiyon hareketinde en fazla yüklere maruz kaldıklarından dolayı daha çok gerilmelere, enflamasyona, eklem hipertrofisine ve osteofit oluşumlarına adaydırlar.\u003cbr /\u003eFaset eklemin osteoartriti genelde diskin dejeneratif hastalıklarıyla beraber görülür. Aksiyal bel ağr ılarıyla\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eson biliı tahı\u003cbr /\u003euçlanan faset bozukluklarının prevalansı net nmemekle birlikte %10-15’den fazla olduğu\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003emin ediliyor.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eFaset eklem artropatisine has olarak her hangi bir patognomonik fizik muayene belirti ve bulgusu yoktur.\u003cbr /\u003eAlt faset eklemlerinden kaynaklanan ağrıların daha çok basen, uyluk, ve dize kadar bacağa ve üst faset eklemlerinden kaynaklanan ağrılar ise daha çok yan, kalça, inguinal bölge ve uyluğun lateraline doğru yansıdıkları biliniyor\u003cbr /\u003eFaset eklem artropatisinde, BT ve MRI’ı n korelasyon raporları ve faset eklem bloklarının diagnostik yanıtları çatışmalıdır.\u003cbr /\u003eFaset eklemleri, kendi seviyeleri ve bir üst seviyenin spinal sinirlerinden çıkan posteriyor raminin mediyal dalından innerve olduklarından bu sinirlerin anestezik blokları bu sendromun teşhisi ve nroenozu için desteklenmiştij\u003cbr /\u003eDiğer bloklar gibi bu blokların da fals pozitif ve fals negatif yanıtları olabileceğini düşünerek, adımlar ona göre atılmalıdır.\u003cbr /\u003eFizik tedavi yöntemleri ve medikal tedaviye yanıt vermeyen hastalara intraatiküler steroid enjeksiyonu ve radiyofrekans denervasyon yöntemleri\u003cbr /\u003euygulanabilir.\u003cbr /\u003ebu uygulamaların uzun vadeli sonuçlarını değerlendirmek üzere yapılan tüm çalışmalar tartışılmalıdır.\u003cbr /\u003eArtrodez gibi faset eklem cerrahi sonuçları cesaret verici değildir.\u003cbr /\u003eşekkür ederim\u003cbr /\u003eFacet\u003cbr /\u003ejoint\u003cbr /\u003eientatio\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eFacet joints are\u003cbr /\u003e- in the coronal plane in the T-spine, permitting rotation;\u003cbr /\u003e- in the sagittal plane in the L-spine, making rotation impossible. T12 is a transitional vertebra, with thoracic-type superior, and lumbar-type inferior, facet joints.\u003cbr /\u003eV\u0026amp;rlebre csrvicate\u003cbr /\u003eVertibre bmbairo\u003cbr /\u003e\u003ca href\u003d\"http://en.wikipedia.org/wiki/Image:Spinal_nerve.svg\"\u003e■ Nerve: Ventral\u003c/a\u003e\u003cbr /\u003eramus\u003cbr /\u003eımtlar\u003cbr /\u003e»rey\u003cbr /\u003eFigure 4. Facet joints (right) lock closed during prolonged right cervical sidebending. Note the reflex spasm in the intertransversarii muscle. Adapted\u003cbr /\u003eW5jTÎE1İ\u003cbr /\u003eIf the injection relieves the pain, then the next \u003ca href\u003d\"http://www.laserspineinstitute.com/spinal_orthopedic_procedures/facet_thermal_ablation/\"\u003estep would be to perform a Laser Facet Thermal Ablation. This procedure is performed through a \u003c/a\u003esmall tube - 5mm (about the size of a straw.) The laser, fiber optics and irrigation are all placed in the tube and surgery is performed on the facet joint. The surgeon will use the laser to debride-(clean the joint) and deaden the nerve that\u003cbr /\u003eis is very similar to a root ill perform on your tooth.\u003cbr /\u003einnervates the joint. This is very similar to a roc\u003cbr /\u003ecanal that the dentist v_____________________\u003cbr /\u003eThis procedure takes about 40 minutes and/will resolve the pain associated with the facet joint.\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eIf used correctly, this back ' \" support the spin and postural muscles, thereb*\u003cbr /\u003etaking pr\u003cbr /\u003ethe joints of the\u003cbr /\u003espine . - Dr. Rick Swartzburg, D.C.\u003c/div\u003e \u003c/span\u003e\u003cdiv class\u003d\"blogger-post-footer\"\u003e\u003cimg width\u003d'1' height\u003d'1' src\u003d'https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9168672105812745474-3233602402623553876?l\u003dfiziktedavi-saglik.blogspot.com' alt\u003d'' /\u003e\u003c/div\u003e"},"link":[{"rel":"replies","type":"application/atom+xml","href":"http://fiziktedavi-saglik.blogspot.com/feeds/3233602402623553876/comments/default","title":"Kayıt Yorumları"},{"rel":"replies","type":"text/html","href":"https://www.blogger.com/comment.g?blogID\u003d9168672105812745474\u0026postID\u003d3233602402623553876","title":"0 Yorum"},{"rel":"edit","type":"application/atom+xml","href":"http://www.blogger.com/feeds/9168672105812745474/posts/default/3233602402623553876"},{"rel":"self","type":"application/atom+xml","href":"http://www.blogger.com/feeds/9168672105812745474/posts/default/3233602402623553876"},{"rel":"alternate","type":"text/html","href":"http://fiziktedavi-saglik.blogspot.com/2007/12/fizik-tedavide-faset-sendromu.html","title":"Fizik Tedavide Faset Sendromu"}],"author":[{"name":{"$t":"umit"},"uri":{"$t":"http://www.blogger.com/profile/04280412944418248336"},"email":{"$t":"noreply@blogger.com"},"gd$extendedProperty":{"xmlns$gd":"http://schemas.google.com/g/2005","name":"OpenSocialUserId","value":"11881063563812992563"}}],"media$thumbnail":{"xmlns$media":"http://search.yahoo.com/mrss/","url":"http://3.bp.blogspot.com/_5-bL7ihClJo/R1Z6QRH9qUI/AAAAAAAAAEY/OW85Hq_C7dk/s72-c/Faset+Sendromu+semineri+son+-+flash_img_31.jpg","height":"72","width":"72"},"thr$total":{"xmlns$thr":"http://purl.org/syndication/thread/1.0","$t":"0"}},{"id":{"$t":"tag:blogger.com,1999:blog-9168672105812745474.post-5806339243221927156"},"published":{"$t":"2007-11-25T10:22:00.003+02:00"},"updated":{"$t":"2008-12-09T19:13:52.029+02:00"},"category":[{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"fizik tedavi"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"METABOLİK"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"HASTALIKLARI"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"KEMİK"}],"title":{"type":"text","$t":"METABOLİK KEMİK HASTALIKLARI"},"content":{"type":"html","$t":"\u003ca href\u003d\"http://3.bp.blogspot.com/_5-bL7ihClJo/R8k54JlnBqI/AAAAAAAAAOA/EtqrBMld64g/s1600-h/METABOL%C3%84%C2%B0K%2BKEM%C3%84%C2%B0K%2BHASTALIKLARI_img_50.jpg\"\u003e\u003cimg id\u003d\"BLOGGER_PHOTO_ID_5172729283820848802\" style\u003d\"FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand\" alt\u003d\"\" src\u003d\"http://3.bp.blogspot.com/_5-bL7ihClJo/R8k54JlnBqI/AAAAAAAAAOA/EtqrBMld64g/s200/METABOL%25C3%2584%25C2%25B0K%252BKEM%25C3%2584%25C2%25B0K%252BHASTALIKLARI_img_50.jpg\" border\u003d\"0\" /\u003e\u003c/a\u003e\u003cbr /\u003e\u003cdiv\u003e\u003cdiv\u003e\u003cp\u003eMETABOLİK KEMİK HASTALIKLARI\u003cbr /\u003eSerum mineral, kalsiyum regüle edici hormonlar kemik büyüme faktörleri veya sitokinlerdeki değişikliklere bağlı olarak kemikte mineralizasyonun veya rezorbsiyonun bozulduğu ve buna ikincilolarak kemik dokusunun etkilendiği; kemik ağrısı ve kırıklarla karakterize hastalıklardır\u003cbr /\u003eMETABOLİK KEMİK HASTALIKLARI\u003cbr /\u003eOsteoporoz\u003cbr /\u003eOsteomalazi ve raşitizm\u003cbr /\u003ePagetHastalığı\u003cbr /\u003ePrimer hiperparatiroidi\u003cbr /\u003eSekonder hiperparatiroidi\u003cbr /\u003eHipertiroidi\u003cbr /\u003eOsteogenezis İmperfekta\u003cbr /\u003eOsteopetrozis\u003cbr /\u003eRenalosteodistrofi\u003cbr /\u003eOSTEOPOROZ\u003cbr /\u003e\u003cspan class\u003d\"fullpost\"\u003e\u003cbr /\u003eOP SINIFLAMASI\u003cbr /\u003eYaş---------------Juvenil/Adult/Senil\u003cbr /\u003eLokalizasyon---Lokal/Jeneralize\u003cbr /\u003eTutulan kemik -Trabeküler/Kortikal\u003cbr /\u003eHistoloji---------Hızlı Döngülü/Yavaş Döngülü\u003cbr /\u003eEtioloji----------Primer/Sekonder\u003cbr /\u003ePRİMER OP\u003cbr /\u003eİdiopatik\u003cbr /\u003ePostmenopozal(Tip I)\u003cbr /\u003eSenil(Tip II)\u003cbr /\u003eSEKONDER OP\u003cbr /\u003e1.Endokrin: Hipogonadism,Cushing,DM\u003cbr /\u003eHipertiroidi,Hiperparatiroidi\u003cbr /\u003e2.Malabsorbsiyon\u003cbr /\u003e3.Bağ doku hast.:RA\u003cbr /\u003e4.Beslenme:Diettedüşük Ca\u003cbr /\u003e5.İlaçlar: glukokortikoidler, metotrexate, heparin, anti-konvulsanlar\u003cbr /\u003e6.Malignite: MM,l ösemi, lenfoma, metastaz\u003cbr /\u003e7.İmmobilizasyon\u003cbr /\u003eTip ITip II\u003cbr /\u003eYaş51-75 75 üzeri\u003cbr /\u003eK/E 6/1 2/1\u003cbr /\u003eTutulan kemiktrabekülertrabeküler-kortikal\u003cbr /\u003eKırık yeri vertebra,el bileği kalça, pelvis, tibia,\u003cbr /\u003ehumerusüst uç\u003cbr /\u003eEtiyolojiöstrojen azlığı yaşlanma, ikincil\u003cbr /\u003ehiperparatirioidi\u003cbr /\u003eI\u003cbr /\u003eKemik kayıp hızlı değil\u003cbr /\u003ePTH fonksiyonu azalmış artmış\u003cbr /\u003eCaemilimi azalmış\u003cbr /\u003e25(OH) 1,25(OH)2\u003cbr /\u003emetabolizması ikincil azalmış birincil azalmış\u003cbr /\u003eKLEEREKOPER VERTEBRA DFORMİTE SKORU\u003cbr /\u003eyaşlılarda bağımsızlık kaybının en önemli sebeplerinden\u003cbr /\u003eK/E \u003d 2/1\u003cbr /\u003eYana ve arkaya düşme sonrası daha sık\u003cbr /\u003eÇoğu düşme sonrası, %5 spontan\u003cbr /\u003eTrokanterikkırıklar kemik yoğunluğu ile ilişkili\u003cbr /\u003eFemurboynu kırıkları ise mekanik faktörlerle ilişkili\u003cbr /\u003eNeden laboratuar ?\u003cbr /\u003ekomplike olmayan vakada:\u003cbr /\u003ebiokimya(alb, Ca, creatinin, üre, alkfos, AST, elektrolitler)\u003cbr /\u003ekan sayımı, TSH, 24 saatlik idrarda Ca\u003cbr /\u003eerkekte testosteron\u003cbr /\u003euygun vakada idrar kortizolü(Cushing)\u003cbr /\u003eÖstrojen ve gonadotropin: Postmenapozalkadında ölçmek anlamlı değil\u003cbr /\u003ePTH ve D vitamini seviyesi\u003cbr /\u003ePahalı\u003cbr /\u003eanormal serum Cave şiddetli kemik hastalığında istenmeli\u003cbr /\u003eBiyokimyasal Markerler\u003cbr /\u003eFormasyon kaynak osteoporoz\u003cbr /\u003eAlk.fosfatazkaraciğer/kemik/barsak artmış\u003cbr /\u003eİskelet alk.foskemik:osteoblastartmış\u003cbr /\u003eOsteokalsin kemik : osteoblastartmış\u003cbr /\u003eProkollajenpeptidlerikemik:osteoblastartmış\u003cbr /\u003eDekarboksileosteokalsinkemik:osteoblastartmış\u003cbr /\u003eRezorpsiyonkaynak osteoporoz\u003cbr /\u003eTartarata resistanasit fos osteoklast? artmış\u003cbr /\u003eDeoksipridinolinve\u003cbr /\u003epridinolinkollajen-çapraz bağı artmış\u003cbr /\u003eNTX;N telopeptidçapraz bağkollajenartmış\u003cbr /\u003eCTX; C-telopeptidkollajenartmış\u003cbr /\u003eX-ray:\u003cbr /\u003eMineral kaybı %30 olana kadar normal\u003cbr /\u003eSert çekilmiş filmde demineralizegörüntü\u003cbr /\u003eProksimalfemurunSinghindeksi kemik dansitesiile korrele\u003cbr /\u003eUltrason:Ucuz, genellikle kalkaneustan\u003cbr /\u003eDiğer kırık yerlerinden de olabilir\u003cbr /\u003eDEXA ile beraber yapılması kırık tahmini açısından anlamlı değil\u003cbr /\u003eQCT(Quantitativecomputedtomography):\u003cbr /\u003eT skorları DEXA’dandaha düşük\u003cbr /\u003eMR Spektroskopi\u003cbr /\u003eI\u003cbr /\u003eDEXA (DualenergyXrayAbsorptiometry):\u003cbr /\u003ehiperkalsiüri\u003cbr /\u003ehepatikhastalıklar\u003cbr /\u003edepresyon\u003cbr /\u003espinalkordyaralanması\u003cbr /\u003esistemiklupus\u003cbr /\u003esağlık sınırının altında kilo\u003cbr /\u003esigara içmek\u003cbr /\u003eöstrojen alamayan postmenapozalkadın (meme ca)\u003cbr /\u003enontravmatikkırığı olan genç hasta\u003cbr /\u003eX-ray’dedemineralizasyonsaptanan genç hasta\u003cbr /\u003eKemik yoğunluğu ölçüm endikasyonları\u003cbr /\u003eAyırıcıTanı\u003cbr /\u003eTravma\u003cbr /\u003eTümöre bağlı patolojik kırık\u003cbr /\u003ePagethastalığı\u003cbr /\u003eFibrozdisplazia\u003cbr /\u003ePeriferalnöropati\u003cbr /\u003eTekrarlayıcı strese bağlı kırıklar\u003cbr /\u003eBeslenme ve Alışkanlıklar\u003cbr /\u003eNormal kalori alımı\u003cbr /\u003eHayvansal protein alanlarda BMD yüksek, ama fazla P hiperkalsiüriyapabilir\u003cbr /\u003eVitA fazlası BMD’yiazaltır, kırık\u003cbr /\u003eKafein idrarda Caatılımını arttırır\u003cbr /\u003eÇay osteoporozuazaltır\u003cbr /\u003eÖnerilen egzersizler\u003cbr /\u003eStep-aerobik\u003cbr /\u003eSu aerobiği\u003cbr /\u003eYürüme, koşma\u003cbr /\u003eTaiChi\u003cbr /\u003eDans\u003cbr /\u003eYüzme\u003cbr /\u003eDüzenli yürüyen kadınların BMD’sikontrol grubuna göre yüksek\u003cbr /\u003eMedikal Tedavi\u003cbr /\u003eYıkımı azaltanlarYapımı arttıranlar\u003cbr /\u003eÖstrojen Fluoridler\u003cbr /\u003eKalsitoninAnaboliksteroidler\u003cbr /\u003eBifosfonatlarPTH\u003cbr /\u003eKalsiyum Büyüme hormonu\u003cbr /\u003eVitD İpriflavon\u003cbr /\u003eThiazid\u003cbr /\u003eBMD ve Kırık Riski Değerlendirme Bölgeleri\u003cbr /\u003eÖlçüm yeriön kol kırığıkalça kırığıomurga kırığı\u003cbr /\u003e(-1 SD )\u003cbr /\u003eDistalradius1.71.81.7\u003cbr /\u003eFemurBoynu 1.42.61.8\u003cbr /\u003eOmurga 1.51.62.3\u003cbr /\u003eÖrn: femurboynu T -3 olan kalça kırığı rölatif riski\u003d 2.6x2.6x2.6\u003d15\u003cbr /\u003evertebrakırığı rölatif riski\u003d1.8x1.8x1.8\u003cbr /\u003eRAŞİTİZM\u003cbr /\u003e\u0026amp;\u003cbr /\u003eOSTEOMALAZİ\u003cbr /\u003eOSTEOMALAZİ\u003cbr /\u003eosteomalazi\u003cbr /\u003eRisk grupları:\u003cbr /\u003eYaşlılar\u003cbr /\u003eKoyu tenliler\u003cbr /\u003eHamile ve emziren bayanlar\u003cbr /\u003eYatağa bağımlı ve sosyal çevreden uzak yaşam\u003cbr /\u003eGeleneksel giyim,beslenme, barınma biçimi\u003cbr /\u003eKlinik Bulgular\u003cbr /\u003eRadyoloji:\u003cbr /\u003ePsödofraktürler\u003cbr /\u003eLabaratuvar:\u003cbr /\u003eBiyopsi ile osteoiddokunun genişlediği, mineralizasyonunyetersiz olduğu görülür\u003cbr /\u003eraşitizm\u003cbr /\u003eTEDAVİ:\u003cbr /\u003eHastalığın önlenmesine yönelik eğitim\u003cbr /\u003eNedene yönelik tedavi\u003cbr /\u003eD vitamini\u003cbr /\u003eKalsiyum\u003cbr /\u003eFosfat\u003cbr /\u003eTEDAVİ:\u003cbr /\u003eGünlük 1000-5000 IU dozda D vitamini iyileşmeyi hızlandırır\u003cbr /\u003eMalabsorb. Sebepse 50 000 IU gibi yüksek doz D vit\u003cbr /\u003eKalsitiriol; akut tetanidurumlarında tercih edilmelidir\u003cbr /\u003eBöbrek Yetmz. veya hipofosfatazyadakalsitriol+ 1-3 mgP verilir\u003cbr /\u003eTEDAVİ:\u003cbr /\u003eTEDAVİ:\u003cbr /\u003eGlutenenteropatisindeglutendenfakir diyet verilmelidir\u003cbr /\u003eBöbrek yetmezliği ve hipofosfatemide2,5-5 mikrogram kalsitrioleilave olarak 1-3 mgfosfor verilmelidir\u003cbr /\u003eRenaltubulerasidozbikarbonat solusyonlarıile tedavi edilmelidir\u003cbr /\u003eHİPOFOSFATAZYA\u003cbr /\u003eGenetik olarak\u003cbr /\u003eTNSALP genindeki bozukluğa sekonder\u003cbr /\u003ePlasmave dokularda ALP eksikliği\u003cbr /\u003eKlinik : Raşitizm\u003cbr /\u003eLab: plasma[ALP] ↓\u003cbr /\u003ePRİMER HİPERPARATİROİDİK\u003cbr /\u003eİSKELET HASTALIĞI\u003cbr /\u003eOsteitisFibrosaCystica\u003cbr /\u003eVonRecklinghausenHastalığı\u003cbr /\u003eetioloji\u003cbr /\u003e%80 paratiroidadenomu\u003cbr /\u003e%19 primerparatiroidhiperplazisi\u003cbr /\u003e%1 paratiroidkarsinomu\u003cbr /\u003ePrimerHiperparatiroidi\u003cbr /\u003eBir veya daha fazla paratiroidodağından aşırı miktarda PTH salgılanması ile ortaya çıkan klinik tablo\u003cbr /\u003eAdenom\u003cbr /\u003eHiperplazi\u003cbr /\u003eKarsinom\u003cbr /\u003eRadyoloji:\u003cbr /\u003eOsteopeni\u003cbr /\u003eSubperiostalrezorbsiyon\u003cbr /\u003e(elde en sık orta falankslarda, klavikuladistaluçlarında, simfizpubisve iskionkollarında)\u003cbr /\u003eKafa kemiklerinde güve yeniği şeklinde lezyonlar, browntümörler\u003cbr /\u003eBalık vertebragörünümü\u003cbr /\u003eOsteitisfibrozasistikajeneralizata\u003cbr /\u003eLab\u003cbr /\u003eTedavi\u003cbr /\u003eRadikal tedavi paratiroidektomi\u003cbr /\u003eHiperparatiroidininhafif şekilleri oralfosfat ile düzelebilir\u003cbr /\u003eFosfat kalsiyumu bağlayarak hiperkalsemiyiazaltır\u003cbr /\u003eSekonderHiperparatiroidi\u003cbr /\u003eHerhangi bir sebeple serum kalsiyum seviyesinin düşmesi paratiroidlerinaşırı çalışmasına yol açar\u003cbr /\u003eD vitamini eksikliği\u003cbr /\u003eYaşlanmaya bağlı malabsorbsiyon\u003cbr /\u003eSekonderHiperparatiroidi\u003cbr /\u003eOSTEOPETROSİS\u003cbr /\u003eAlbers-SchönbergHastalığı\u003cbr /\u003eMermer Kemik\u003cbr /\u003eOSTEOPETROSİS\u003cbr /\u003eGenetik geçişli\u003cbr /\u003eOsteoklastikfonksiyon defekti\u003cbr /\u003eKemik rezorbsiyonbozukluğu\u003cbr /\u003eKırılgan kemikler\u003cbr /\u003eOsteoskleroz\u003cbr /\u003eMedüllerobliterasyon→Pansitopeni\u003cbr /\u003eKonjenitalMalignO./ BenignO. Tarda\u003cbr /\u003eTedavi\u003cbr /\u003ePansitopeni: Kemik iliği transplantasyonu\u003cbr /\u003eKırıklar: Kaynama gecikir\u003cbr /\u003eİmmobilizasyonsüresi uzun tutulmalı\u003cbr /\u003ePAGET HASTALIĞI\u003cbr /\u003e( OSTEİTİS DEFORMANS )\u003cbr /\u003eSirJames Paget1879 ilk tanımlama\u003cbr /\u003eEnflamatuarkökenli\u003cbr /\u003eKemiklerde şekil bozukluklarına yol açan\u003cbr /\u003eTemelde kemik yapım –yıkım dengesizliği\u003cbr /\u003e85 yaş üzerinde %10\u003cbr /\u003eerkekte sık\u003cbr /\u003esadece %1’i semptomatik\u003cbr /\u003eKlinik\u003cbr /\u003eAsemptomatik\u003cbr /\u003eTek yada multiplkemik tutulumu (asimetrik)\u003cbr /\u003eİleri sakatlığa varan deformiteler\u003cbr /\u003eAksiyeliskelet tutulumu sıktır\u003cbr /\u003ePelvis, lumbalvertebra, sakrum, femur, kafatası, dorsalvertebra, kostalar\u003cbr /\u003eLezyonbölgesinde ağrı\u003cbr /\u003eProtruzyoasetabuli\u003cbr /\u003eFemurve tibiadayürümeyi güçleştiren yay (bowing) deformitesi\u003cbr /\u003eFraktür: multiplkemik tutulumunda insidans%18\u003cbr /\u003eKlinik\u003cbr /\u003eTanı\u003cbr /\u003eFM´de uzun kemiklerde deformiteve kafatasında genişlemeler\u003cbr /\u003eKemik dokusu çevresindeki yumuşak doku sıcak ve ağrılı\u003cbr /\u003eEtioloji\u003cbr /\u003eGenetik faktörler\u003cbr /\u003eHLA antijenleri\u003cbr /\u003eIL-6\u003cbr /\u003eYavaş virüs enfeksiyonları\u003cbr /\u003eEtkilenen osteoklastlarda\u003cbr /\u003eParamyxovirusgrubu (RSV-Kızamık)\u003cbr /\u003eViralinklüzyoncisimciklerinin izolasyonu\u003cbr /\u003ePatoloji\u003cbr /\u003e3 Evre:\u003cbr /\u003e1-Osteoklastikaktivitenin baskın olduğu osteolitik(Sıcak evre)\u003cbr /\u003eRezorpsiyonalanları\u003cbr /\u003eKemik iliği →fibrovaskülerdoku\u003cbr /\u003e↑Kollajenyıkımı→idrarda hidroksiprolin↑\u003cbr /\u003eUzun kemiklerin ucunda´´V´´, kama yada mum alevi şeklinde lizis\u003cbr /\u003eİlium, kafatası gibi yassı kemiklerde´´osteoporozissirkumpskripta\u003cbr /\u003e2-Osteoblastikaktivitenin baskın olduğu\u003cbr /\u003eHızlı yeni kemik yapımı düzensiz,kalın,geniş,yumuşak,gözenekli,kuru ekmek kıvamında\u003cbr /\u003eSementhatları→Mozaik yapı (patognomik)\u003cbr /\u003e2 kat hızlı mineralizasyon\u003cbr /\u003e↑serum alkalenfosfatazaktivitesi\u003cbr /\u003e3-İnaktif-Sklerotik-(Soğuk evre)\u003cbr /\u003eKemiğin metabolikolarak tükendiği\u003cbr /\u003eKemik deformitelerininbeliginve kalıcı hale geldiği evre\u003cbr /\u003eAyırıcıtanıKomplikasyonlar\u003cbr /\u003eKanser metastazları\u003cbr /\u003eHodgkinhastalığı\u003cbr /\u003eMedikal Tedavi\u003cbr /\u003eKalsitonin( 200 IU/gün)\u003cbr /\u003eAlendronat(40 mg/gün)\u003cbr /\u003ePamidronat?\u003cbr /\u003ePlikamisin(Mitramisin) ?\u003cbr /\u003ePagettekikemik döngüsünü azaltır\u003cbr /\u003eBulantı,kusma,hepatosellülerenzim yüksekliği, trombositopeni\u003cbr /\u003eAğır vakalar ve spinalkordkompresyonu gibi acil vakalarda\u003cbr /\u003eCerrahi Tedavi\u003cbr /\u003eEğilme ( bowing) deformitesi: Osteotomi\u003cbr /\u003eKırık, tümör, sekonderosteoartrit, medikal tedaviye cevap vermeyen nörolojik sendromlarınvarlığında gerekli olabilir\u003cbr /\u003eKlinik\u003cbr /\u003eGenetik geçişli\u003cbr /\u003eBağ dokusu bozukluğu ile karakterize\u003cbr /\u003eMuhtelif derecelerde iskelet deformite\u003cbr /\u003ekemik kırılganlığı artışı\u003cbr /\u003eMavi sklera\u003cbr /\u003eİşitme kaybı\u003cbr /\u003eKırılgan opakdiş\u003cbr /\u003eLigamentözlaksite\u003cbr /\u003eHerniler\u003cbr /\u003eAşırı terleme\u003cbr /\u003eKollajenTip I (BONE )\u003cbr /\u003e2 alfa 1 strand→Chr17\u003cbr /\u003e1 alfa 2 strand→Chr7\u003cbr /\u003eMutasyon →→kualitatifve kuantitatif\u003cbr /\u003eDEFEKTİF\u003cbr /\u003eKOLLAJEN\u003cbr /\u003eShapiro classification of OI\u003cbr /\u003eCongenita\u003cbr /\u003eUterustaveya doğumda kırıklar\u003cbr /\u003edoğumda teşhis. 2 formu var:\u003cbr /\u003eA. Femurveya kaburga konturlarında düzensizlik, kırıkla\u003cbr /\u003eB. Kemik konturlarınormal ama kırık mevcut\u003cbr /\u003eTarda\u003cbr /\u003eGeçteşhis edilir. 2 formu var:\u003cbr /\u003eA. Yürümeden önce kırık\u003cbr /\u003eB. Yürümeye başladıktan sonra kırık\u003cbr /\u003eRENAL OSTEODİSTROFİ\u003cbr /\u003eKRONİK BÖBREK YETMEZLİĞİ ZEMİNİNDE\u003cbr /\u003e1)Fosfat birikimi→[Ca]↓\u003cbr /\u003eSekonderHiperparatiroidi\u003cbr /\u003eKemikten Camobilizasyonu\u003cbr /\u003e2)VitD hidroksilasyonbozukluğu\u003cbr /\u003e↓\u003cbr /\u003eosteomalazi\u003cbr /\u003e3)Alüminyum birikimi\u003cbr /\u003e↓\u003cbr /\u003ebaskılanmış osteoblastikaktivite\u003cbr /\u003eDiyalize ihtiyaç duyan son dönem böbrek yetmezliği\u003cbr /\u003eEn sık Sekonderhiperparatiroidi( serum Cakronik olarak düşük olanlarda adaptasyon mekz.)\u003cbr /\u003eRadyoloji pri.hiperparatiroidiyebenzer\u003cbr /\u003eTedavi:\u003cbr /\u003eetkin hiperfosfatemikontrolü\u003cbr /\u003ekalsiyum alımının artırılması\u003cbr /\u003eserum fosfat düzeyi kontrol altına alındıktan sonra aktif D vit. (kalsitriol) verilir\u003cbr /\u003eTEŞEKKÜR EDERİM\u003cbr /\u003eNormal Kemik Metabolizması\u003cbr /\u003eOsteoblastlar\u003cbr /\u003eKemiği oluşturur.\u003cbr /\u003eAndiferansiyemezanşimalhücrelerden köken alır\u003cbr /\u003ePTH’acevap verir:\u003cbr /\u003e-Alk. Fosfataz\u003cbr /\u003e-Tip I kollajen\u003cbr /\u003e-Osteokalsin( 1,25 OH2 vitD stim. ile)\u003cbr /\u003eoluşturur.\u003cbr /\u003eNormal Kemik Metabolizması\u003cbr /\u003eOsteositler\u003cbr /\u003eKemiğin sürekliliğini sağlar\u003cbr /\u003eMatüriskeletteki hücrelerin % 90’ını oluşturur.\u003cbr /\u003eEkstraselülerCave P konsantrasyonu kontrolünde önemli\u003cbr /\u003eKalsitoninledirekt olarak stimuleedilir\u003cbr /\u003ePTH ile direkt olarak inhibeedilir\u003cbr /\u003eNormal Kemik Metabolizması\u003cbr /\u003eOsteoklast\u003cbr /\u003eKemiği rezorbeeder\u003cbr /\u003eHematopoetikdokulardan köken alır\u003cbr /\u003eKalsitoniniçin spsf. reseptörleri sayesinde kemik rezorpsiyonunudirekt regüleedebilirler\u003cbr /\u003eIL-1 osteoklastikkemik rezorpsiyonununpotentstimulatörüdür\u003cbr /\u003eBifosfonatlarkemiğin osteoklastrezorpsiyonunuinhibeeder ( osteoklastınasit hidrolazsalınımıiçin gerekli olan düzgün olmayan sınır ( ruffledborder) oluşturmasını engelleyerek).\u003cbr /\u003eNormal Kemik Metabolizması\u003cbr /\u003eNormal Kemik Metabolizması\u003cbr /\u003eKalsitonin\u003cbr /\u003eKemikte Cave P resorbsiyonu\u003cbr /\u003eBöbrekte Cave P reabsorbsi.nu\u003cbr /\u003eBarsaklaradirekt etkisi yoktur\u003cbr /\u003eNormal Kemik Metabolizması\u003cbr /\u003eD Vitamini\u003cbr /\u003eCave P düzeylerini normal tutarak mineralizasyonusağlar\u003cbr /\u003eFarmakolojik dozda kemikten Cave P rezorbsiyonunuartırır\u003cbr /\u003eBarsaktanCa, P, Mgabsorbsiyonunuartırır\u003cbr /\u003eSonuç etkisi kemik mineralizasyonunuve nöromuskulerfonksiyonları sağlayacak düzeyde serum Cave P seviyesi sağlamaktır\u003cbr /\u003eNormal Kemik Metabolizması\u003cbr /\u003eKalsiyum\u003cbr /\u003eKemik, vücut kalsiyumunun % 99’u için bir rezervuar\u003cbr /\u003eKas, sinir fonks.,pıhtılaşma mekz. da önemli\u003cbr /\u003ePlazma Ca, vücut Ca’nun% 1’idir.\u003cbr /\u003eEşit miktarda serbest ve bağlı.\u003cbr /\u003eSerum Ca’nunprimerregülatörleri:\u003cbr /\u003ePTH ve 1,25 OH2 vitD\u003c/p\u003e\u003c/span\u003e\u003c/div\u003e\u003c/div\u003e\u003cdiv class\u003d\"blogger-post-footer\"\u003e\u003cimg width\u003d'1' height\u003d'1' src\u003d'https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9168672105812745474-5806339243221927156?l\u003dfiziktedavi-saglik.blogspot.com' alt\u003d'' /\u003e\u003c/div\u003e"},"link":[{"rel":"replies","type":"application/atom+xml","href":"http://fiziktedavi-saglik.blogspot.com/feeds/5806339243221927156/comments/default","title":"Kayıt Yorumları"},{"rel":"replies","type":"text/html","href":"https://www.blogger.com/comment.g?blogID\u003d9168672105812745474\u0026postID\u003d5806339243221927156","title":"0 Yorum"},{"rel":"edit","type":"application/atom+xml","href":"http://www.blogger.com/feeds/9168672105812745474/posts/default/5806339243221927156"},{"rel":"self","type":"application/atom+xml","href":"http://www.blogger.com/feeds/9168672105812745474/posts/default/5806339243221927156"},{"rel":"alternate","type":"text/html","href":"http://fiziktedavi-saglik.blogspot.com/2007/11/metabolik-kemik-hastaliklari.html","title":"METABOLİK KEMİK HASTALIKLARI"}],"author":[{"name":{"$t":"umit"},"uri":{"$t":"http://www.blogger.com/profile/04280412944418248336"},"email":{"$t":"noreply@blogger.com"},"gd$extendedProperty":{"xmlns$gd":"http://schemas.google.com/g/2005","name":"OpenSocialUserId","value":"11881063563812992563"}}],"media$thumbnail":{"xmlns$media":"http://search.yahoo.com/mrss/","url":"http://3.bp.blogspot.com/_5-bL7ihClJo/R8k54JlnBqI/AAAAAAAAAOA/EtqrBMld64g/s72-c/METABOL%25C3%2584%25C2%25B0K%252BKEM%25C3%2584%25C2%25B0K%252BHASTALIKLARI_img_50.jpg","height":"72","width":"72"},"thr$total":{"xmlns$thr":"http://purl.org/syndication/thread/1.0","$t":"0"}},{"id":{"$t":"tag:blogger.com,1999:blog-9168672105812745474.post-3731481536694503401"},"published":{"$t":"2007-11-25T09:54:00.000+02:00"},"updated":{"$t":"2007-11-25T09:56:51.087+02:00"},"category":[{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"traksiyon"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"fizik tedavi"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"eklem"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"fizik tedavi sağlık"}],"title":{"type":"text","$t":"Fizik Tedavi Traksiyon"},"content":{"type":"html","$t":"TRAKSİYON\u003cbr /\u003e•Traksiyon; yumuşak dokuları germek, eklem aralıklarını genişletmek yada kırık kemik parçalarını birbirinden uzaklaştırmak için vücudun bir parçasına uygulanan çekme tekniğidir.\u003cbr /\u003e•En yaygın kullanım alanı ağrılı, mekanik bel ve boyunhastalıklarıdır.\u003cbr /\u003e•Hedefi ağrı-spazm-ağrı döngüsünü kırmak ve fonksiyonel iyileşmenin sağlanması,\u003cbr /\u003euzun süreli ağrısız intervallerleremisyonlarınelde edilmesidir.\u003cbr /\u003e•Torasikbölge,sakrumve pelvisteetkileri çok azdır.\u003cbr /\u003e•Hipokrat-kkıırrıık ve k ve ççııkkııklarklarıın yerine n yerine konmaskonmasıındandamochliamochliatecnitecniğğii\u003cbr /\u003eskolyozve aşışırrııkifozkifoztdtd\u003cbr /\u003e•İİbnbn-i Sina KanunKanun\u003cbr /\u003e•XVII.yy da Türk manipülasyonu\u003cbr /\u003e•Cyrax1950 -\u003e lomberdiskernisi\u003cbr /\u003e1959-skolyozskolyoztedavisitedavisi\u003cbr /\u003eTraksiyonÇeşitleri\u003cbr /\u003e•Süreye Göre\u003cbr /\u003eSürekli Traksiyon\u003cbr /\u003eStatik Traksiyon\u003cbr /\u003eIntermittantTraksiyon\u003cbr /\u003e•Kuvvete Göre\u003cbr /\u003eOtotraksiyon\u003cbr /\u003eYerçekimi ( gravite) Traksiyonu\u003cbr /\u003eManuelTraksiyon\u003cbr /\u003eMekanik Traksiyon\u003cbr /\u003eMotorize Traksiyon\u003cbr /\u003eSüreye göre\u003cbr /\u003e•Sürekli Traksiyon\u003cbr /\u003eBirkaç saat süreyle uygulanır.Birkaç saat süreyle uygulanr.\u003cbr /\u003eDüşük ağırlıklar kullanılır.Düşük ağrlklar kullanılır.\u003cbr /\u003eMekanik etkilerinden ziyade Mekanik etkilerinden ziyade kas spazmınıkas spazmçözmek ve immobilizasyonamacıyla kullanılır.\u003cbr /\u003e•Statik Traksiyon\u003cbr /\u003e2020-60 dakika arasında uygulanır.\u003cbr /\u003eDaha yüksek ağırlıklar seçilir.Daha yüksek ağrlklar seçilir.\u003cbr /\u003eTraksiyonunTraksiyonunmekanik etkilerinden mekanik etkilerinden yararlanılır.Ek olarak yararlanr.Ek olarak kemik yüzeylerinayrılmasınımümkün kılar.\u003cbr /\u003eTraksiyonUygulama Teknikleri\u003cbr /\u003e•ManuelTraksiyon\u003cbr /\u003e•Mekanik Traksiyon\u003cbr /\u003e•Motorize Traksiyon\u003cbr /\u003e•PozisyonelTraksiyon\u003cbr /\u003e•Yerçekimi Yardımlı Traksiyon\u003cbr /\u003e•InversiyonTraksiyonu\u003cbr /\u003e•Su İçinde Traksiyon\u003cbr /\u003e•Ototraksiyon\u003cbr /\u003e•15-60 saniye süreyle veya ani tek bir hareket olarak uygulanan traksiyonşeklidir.şeklidir.\u003cbr /\u003e•Bel ve boyun ağrılarında hastanın mekanik veya motorize traksiyondanfayda görüp görmeyeceğini test etmekiçin kullanılır.\u003cbr /\u003eManuelTraksiyon\u003cbr /\u003e*Ağırlık ve makara sistemi kullanılarak bel ve boyun bölgesine uygulanan statik traksiyonsistemidir.\u003cbr /\u003eMekanik Traksiyon\u003cbr /\u003eMotorize Traksiyon\u003cbr /\u003e•Traksiyonkuvvet ve süresinin önceden ayarlanabildiği ve rahatlıkla değiştirilebildiği motorlu aygıtlarla yapılan traksiyondur.\u003cbr /\u003e•Statik ve intermittantamaçla uygulanabilir.\u003cbr /\u003ePozisyonelTraksiyon\u003cbr /\u003e•Tedavi edilecek bölgedeki kemik yüzeyleri arasındaki ilişkiye etki edecek şekilde hastaya pozisyon verilerek uygulanır.\u003cbr /\u003e•Amaç; sıkışmış bir sinir üzerindeki basıncı hafifletmek ve kas spazmını çözmektir.\u003cbr /\u003e•5-30 dakika süreyle tek veya çift taraflı uygulanabilir.\u003cbr /\u003eYerçekimi Yardımlı Traksiyon\u003cbr /\u003e•Hastaya distraksiyonukolaylaştıracak bir şekilde pozisyon verilir. Tedavi süresi 10 şekilde pozisyon verilir. Tedavi süresi 10 --30 dakikadır. 30 dakikadır.\u003cbr /\u003e•Traksiyonaleti yerçekiminin hedef dokunun traksiyonunayardımcı olabileceği şekilde yerleştirilir.şekilde yerleştirilir.\u003cbr /\u003e•Bu ünitelerden bazıları hastanın çekme miktarını ayarlamasına izin vermekte ve dokuların tolereedebileceği miktarın aşılmasnı önlemektedir.\u003cbr /\u003eInversiyonTraksiyonu\u003cbr /\u003e•Hasta bileklerinden veya alt extremitedekibaşka bir bölgeden tutularak baş aşağı pozisyona getirilir.\u003cbr /\u003e•Traksiyonkuvveti yer çekimidir. 5-15 dakika uygulanır.\u003cbr /\u003e•KE:Hipertansiyon, kanama, glokom\u003cbr /\u003e•YE:Başağrısı, görme bulanıklığı,peteşi,kas iskelet sistemi sorunları\u003cbr /\u003eSu İçinde Traksiyon\u003cbr /\u003e•Hastanın bileklerine ağırlık bağlanır. Halka şeklinde su üstünde yüzebilen bir yastık, göğüs çevresinden geçirilir. Hasta su içinde vertikalolarak asılı kalır.\u003cbr /\u003e•Tedavi süresi 6-30 dakikadır.\u003cbr /\u003e•Kas gevşemesiolur.\u003cbr /\u003e•Kan dolaşımını düzenler.\u003cbr /\u003eOtotraksiyon\u003cbr /\u003e•Hasta elini ve bacağını kullanarak bel ve boyun bölgesinde kendi kendine traksiyonsağlar.\u003cbr /\u003e•20-60 dkboyunca,3-6 sn çeker,60 sn dinlenir.\u003cbr /\u003e•Diğer exersiztekniklerine olanak verir.\u003cbr /\u003eTraksiyonPrensipleri\u003cbr /\u003e•Yeterli bir çekme kuvveti\u003cbr /\u003eve süresi gerekir.\u003cbr /\u003e•Traksiyonkuvvetinin miktarı;\u003cbr /\u003e\u003e\u003etraksiyonakarşı koyan sürtünmeveyadirenç yüzeyine,\u003cbr /\u003e\u003e\u003ekas ve yumuşak dokuların gerilmedirencinebağlıdır.\u003cbr /\u003e•Karşı kuvvetlerin üzerinde bir çekme kuvvetine ihtiyaç vardır.\u003cbr /\u003e•Traksiyonsırasında çekme kuvvetine karşı vücudun hareketi sabit ya da yönde olmalıdır.\u003cbr /\u003e•Verticaltraksiyondahastanın ağırlığı çekme kuvvetine karşı rol oynarken horizontaltraksiyondahastanın vücut yüzeyi ile yattığı yer arasındaki sürtünme kuvveti rol oynar.\u003cbr /\u003e•Önce veya eş zamanlı yüzeyelsıcak tedavilerve analjezik akımlar kullanılır!!!\u003cbr /\u003e•Hafif vakalarda belin lumbosakralkorselerle desteklenmesi etkiyi artırır!!\u003cbr /\u003eSpinalKolon Hastalıklarında Ağrının Nedenleri\u003cbr /\u003e•Herniyedisk kitlesi yada ostefitnedeniyle sinir kökü sıkışması ve irritasyonu\u003cbr /\u003e•Fasetve Lusckhaeklemlerde kıkırdak dejenerasyonu ve sinovitgelişimi\u003cbr /\u003e•Fasetsubluksasyonu, kilitlenme, sinoviyalmembransıkışması\u003cbr /\u003e•Anteriorveya posteriorlongitudinalligamanve kapsül gerilmesinden kaynaklanan ağrı\u003cbr /\u003e•Kas spazmından kaynaklanan ağrı\u003cbr /\u003eSpınalTraksiyonile;\u003cbr /\u003e•Ligamentözyapılarda gerilme\u003cbr /\u003e•Paravertebralkaslarda gerilme ve spazmın çözülmesi\u003cbr /\u003e•Faseteklem aralığında genişleme\u003cbr /\u003e•Spinaleğimde düzleşme oluşturularak spinalyapılarda mekanik nedenlere bağlı ağrının azaltılması ve kas spazmını giderilmesi sağlanabilir.\u003cbr /\u003e•Vertebralayrılma (seperasyon)\u003cbr /\u003e•Nöralforamenlerdegenişleme\u003cbr /\u003e•İVDA’nıgenişletir\u003cbr /\u003eİntradiskalİntradiskalbasıncı azaltır, emme etkisi basnc azaltır, emme etkisi ile\u003cbr /\u003eHerniyekitleyi redükteeder\u003cbr /\u003eHernihacmini küçültür\u003cbr /\u003eTedavinin sonuçları\u003cbr /\u003eTraksiyonTekniği Seçimi\u003cbr /\u003eHorizontallombertraksiyondavertebralayrılma sağlamak için\u003cbr /\u003e•20-45 kg kuvvet\u003cbr /\u003e•15-30 dkuygulanır\u003cbr /\u003eTraksiyonParametreleri\u003cbr /\u003e•ServikalKolon\u003cbr /\u003ePozisyonlamaPozisyonlama\u003cbr /\u003eAğırlıkğrlık\u003cbr /\u003eSüreSüre\u003cbr /\u003e•LomberKolon\u003cbr /\u003ePozisyonlamaPozisyonlama\u003cbr /\u003eAğırlıkğrlık\u003cbr /\u003eSüreSüre\u003cbr /\u003eServicalKolon\u003cbr /\u003e•Ağırlık:Vertebralseperasyoniçin en az 11,5 kg kuvvet ile sürekli çekme yapılmalıdır.\u003cbr /\u003eSüre\u003cbr /\u003e*hastanın ağrıya toleransına göre seçilir.\u003cbr /\u003e•7-10 gün boyunca hergünyada 3-4 hafta boyunca haftada üç kere uygulanır.\u003cbr /\u003e•3-4 haftalık tedavi ile düzelme olmazsa traksiyonadevam edilmez, tanı gözden geçirilir.\u003cbr /\u003eLomberKolon\u003cbr /\u003ePOZİSYON:\u003cbr /\u003e•Sırtüstü:Bacakların altına tabure\u003cbr /\u003e•Yüz üstü:Pelvisüst bölümüne yastık\u003cbr /\u003e•Kalçalar 70 derece fleksiyondaiken\u003cbr /\u003eAmaç:\u003cbr /\u003e•Lomberlordozdüzleşir\u003cbr /\u003e•PosteriorIVDA’nındaha fazla genişlemesi\u003cbr /\u003e•PVK gevşer\u003cbr /\u003e•Target(hedef )traksiyon;horizontaltraksiyondatraksiyonunetkilerini belli bir segmentteyoğunlaştırmak için hastaya özel bir masada pozisyon verilerek yapılan traksiyondur.\u003cbr /\u003e•Bunlar;segmentegöre anteflexion,lateralflexion,rotasyon olabilir.\u003cbr /\u003eAğırlık:\u003cbr /\u003e**Vertikalpozisyonda vücut ağırlığı\u003cbr /\u003e**Horizontalvücut ağırlığına göre değişmek üzere 20-40 kg\u003cbr /\u003eÇekmekle ağrının kaybolması bir kriter!!!\u003cbr /\u003eSüre\u003cbr /\u003e•Statik lombertraksiyonda15-30 dk\u003cbr /\u003e•İntermittanİntermittantraksiyondatraksiyonda1010-60 sn çekme,\u003cbr /\u003e10-30 sn dinlenme\u003cbr /\u003etoplam uygulama süresi 10-30 dk\u003cbr /\u003eTraksiyonunEndikasyonları\u003cbr /\u003e•Sinir kökü sıkışması\u003cbr /\u003e•Subacuteklem ağrısı\u003cbr /\u003e•Dejeneratifeklem hastalığı\u003cbr /\u003e•Kronik evrede kompresyon fraktürü\u003cbr /\u003e•Eklem hipomobilitesi\u003cbr /\u003e•Paraspinalkas spazmı\u003cbr /\u003e•Diskojenikağrı\u003cbr /\u003e•Kırık tedavisi\u003cbr /\u003e•Yanıklı hastalar\u003cbr /\u003e•Kifoz,skolyozdüzeltilmesi\u003cbr /\u003e•1 ve 2. derece spondilolistezis\u003cbr /\u003eTraksiyonunKontraendikasyonları\u003cbr /\u003e1.Yetersiz deneyim\u003cbr /\u003e2.Primeryada metastatikmalignite\u003cbr /\u003e3.Omurilik basısı\u003cbr /\u003e4.Diskitisve spondilityapan omurganın enfeksiyözhastalıkları\u003cbr /\u003e5.İleri derecede İleri derecede osteoporozosteoporoz, , osteomalaziosteomalazi\u003cbr /\u003e6.Malignhipertansiyon ve kalp yetmezliği\u003cbr /\u003e7.Romatoidartritteservikaltutulum\u003cbr /\u003e8.İleri yaş(rölatif)İleri yaş(rölatif)\u003cbr /\u003e9.Hamilelik durumu\u003cbr /\u003e10.Akciğer hastalıkları\u003cbr /\u003e11.İleri derecede sıkıntılı ve gergin hastalardaİleri derecede sntılı ve gergin hastalarda\u003cbr /\u003e12.Boynun akut yumuşak doku hasarlarında\u003cbr /\u003e13.Temporamandibulareklem diskfonsiyonu\u003cbr /\u003e14.Carotisve vertebralarterdeki ileri ateroscleroz\u003cbr /\u003e15.Aktif peptikülser, hiatushernisi, göbek ve kasık fıtıkları, aort anevrizması, aktif hemoroid\u003cbr /\u003e16.Caudaequinakompresyonu\u003cbr /\u003e17.Servikalbölgede orta disk hernisinde\u003cbr /\u003e18.Akut inflamasyon\u003cbr /\u003e19.Stabilolmayan kırık\u003cbr /\u003e20.Akut zorlanma\u003cbr /\u003e21.Hipermobilite\u003cbr /\u003e22.Vaskülerhastalıklar\u003cbr /\u003e23.Myelopati\u003cbr /\u003e24.Yaralanmış kas üzerine\u003cbr /\u003e25.Hareketin kontrendikeolduğu durumlar\u003cbr /\u003e26.Mekanik olmayan ağrılar\u003cbr /\u003eTraksiyontedavisinin reçetelendirilmesi\u003cbr /\u003e•Vücut pozisyonu:oturma,sırt üstü,kalça ve diz flexiyonu\u003cbr /\u003e•Boyun pozisyonu:nötralve 30 derece flexionarasında\u003cbr /\u003e•Uygulamaşekli:şekli:sürekli veya sürekli veya intermittanintermittan\u003cbr /\u003e•Uygulananağırlık:hastanın durumuna göre karar verilir.düşük ağrlıkla başlayıp gittikçe artırılabilirı\u003cbr /\u003e•Diğer modaliteler:ısı vs.\u003cbr /\u003e•Süre:çoğunlukla 20 dk.\u003cbr /\u003e•Tedavi kürü süre vesıklığı:hergünveya günaşırı olarak 3-4 hafta boyunca\u003cbr /\u003eLomberDisk HernisiTedavisinde TraksiyonunEtkilerinin Bilgisayarlı Tomografi ile Değerlendirilmesi\u003cbr /\u003e•32 LDH’liolgu\u003cbr /\u003e•45 kg –20 dkmotorize-statik traksiyon\u003cbr /\u003e•Traksiyonöncesi ve traksiyonun20.dk’sındaBT çekimi\u003cbr /\u003eHerniyeKitle Alanında Küçülme\u003cbr /\u003eEn fazla küçülme medianhernilerdeortaya çıkmıştır\u003cbr /\u003eEn fazla küçülme L4-L5 seviyeli\u003cbr /\u003ehernilerdeolmuştur\u003cbr /\u003eTraksiyonunperiferikeklemlerde kullanımı:\u003cbr /\u003e•**kalça ekleminde yapılan bir çalışmada 2mm ye varan eklem genişlemesi\u003cbr /\u003e•**Van Valburgve ark. Köpekler üzerinde yaptığı bir çalışmada ,ilizarovcihazıyla 9 hf. boyunca uygulanan traksiyonunkondrositfonksiyonlarında düzelmeyeyol açtığı\u003cbr /\u003e•**Videmenve Vanharanta7 hf.boyunca günde 1 satraksiyonlatavşanların diz ekleminde kıkırdak dejenerasyonunun azaldığı\u003cbr /\u003e•Diz osteoartritindetraksiyonile konvansiyonelfizik tedavi ajanlarının kullanımının kontrollü karşılaştırılması;\u003cbr /\u003e•ZKÜ FTR kliniği\u003cbr /\u003e•2004-2005 yıl,41-76 yaşlarında 43 hasta\u003cbr /\u003e•24 h;HP,Mikrodalga,KİE,traksiyon\u003cbr /\u003e•19 h,HP,Md,KİE\u003cbr /\u003e•Traksiyon;oturur pisyonda,ayak bileğine,diz extansiyondaiken\u003cbr /\u003e•20 dkintermittan(15kg çekme ,5kg serbest,5 sn liksürelerle)\u003cbr /\u003e•Öncesinde yüzeyelısıtıcılar,sonrasında exersizuygulaması şeklinde\u003cbr /\u003e•Yeterli klinik kontrollü çalışma olmaması\u003cbr /\u003e•Traksiyonkuvvetinin ne sürede,ne kadar güçte ve hangi teknikle uygulanması gerektiğinin belirsiz olması\u003cbr /\u003eTraksiyonperiferikeklemlerde kullanımı kısıtlamaktadır\u003cbr /\u003eTEŞEKKÜRLER\u003cdiv class\u003d\"blogger-post-footer\"\u003e\u003cimg width\u003d'1' height\u003d'1' src\u003d'https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9168672105812745474-3731481536694503401?l\u003dfiziktedavi-saglik.blogspot.com' alt\u003d'' /\u003e\u003c/div\u003e"},"link":[{"rel":"replies","type":"application/atom+xml","href":"http://fiziktedavi-saglik.blogspot.com/feeds/3731481536694503401/comments/default","title":"Kayıt Yorumları"},{"rel":"replies","type":"text/html","href":"https://www.blogger.com/comment.g?blogID\u003d9168672105812745474\u0026postID\u003d3731481536694503401","title":"0 Yorum"},{"rel":"edit","type":"application/atom+xml","href":"http://www.blogger.com/feeds/9168672105812745474/posts/default/3731481536694503401"},{"rel":"self","type":"application/atom+xml","href":"http://www.blogger.com/feeds/9168672105812745474/posts/default/3731481536694503401"},{"rel":"alternate","type":"text/html","href":"http://fiziktedavi-saglik.blogspot.com/2007/11/fizik-tedavi-traksiyon.html","title":"Fizik Tedavi Traksiyon"}],"author":[{"name":{"$t":"umit"},"uri":{"$t":"http://www.blogger.com/profile/04280412944418248336"},"email":{"$t":"noreply@blogger.com"},"gd$extendedProperty":{"xmlns$gd":"http://schemas.google.com/g/2005","name":"OpenSocialUserId","value":"11881063563812992563"}}],"thr$total":{"xmlns$thr":"http://purl.org/syndication/thread/1.0","$t":"0"}},{"id":{"$t":"tag:blogger.com,1999:blog-9168672105812745474.post-2657204486316202632"},"published":{"$t":"2007-11-24T22:16:00.000+02:00"},"updated":{"$t":"2007-11-24T22:24:27.944+02:00"},"category":[{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"fizik tedavi sağlık"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"MULTİPL SKLEROZ REHABİLİTASYONU"}],"title":{"type":"text","$t":"Fizik Tedavi de MULTIPL SKLEROZ REHABİLİTASYONU"},"content":{"type":"html","$t":"MULTİPL SKLEROZ REHABİLİTASYONU\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eHatırlatma\u003cbr /\u003eSantral sinir sistemi Santral sinir sistemi milyonlarca sinir milyonlarca sinir hücrelerinden oluşmaktadır.hücrelerinden oluşmaktadr.\u003cbr /\u003eBu sinir hücreleri ve beyin Bu sinir hücreleri ve beyin arasındaki elektrik arasndaki elektrik uyarıların transferi, aksonveya sinir lifi denilen ve elektrik tellerine benzeyen uzantılarla gerçekleşir.\u003cbr /\u003eMiyelinMiyelinise tıpkı elektrik ise tpk elektrik tellerini çevreleyen ve koruyan kablolar gibi, sinir liflerinin etrafını kaplayan ve koruyan yağl bir maddeden olumaktadır.\u003cbr /\u003eMiyelininMiyeliningörevi beyin, görevi beyin, omurilik ve diğer vücut omurilik ve diğer vücut kısımları arasında mlar arasında elektrokimyasalmesajların hızlı iletilmesini sağlamaktır.\u003cbr /\u003eGenel Bilgi\u003cbr /\u003eMS daha çok genç nesli tutan, merkezi sinir MS daha çok genç nesli tutan, merkezi sinir sisteminin (MSS) sisteminin (MSS) enflamatuarenflamatuarve kronik bir ve kronik bir hastalığıdır. hastalğr.\u003cbr /\u003eMSS’ninMSS’ninotoimmünotoimmünbir hastalığı olduğu düşünülen bir hastalğ olduğu düşünülen MS, hafif seyrettiği gibi ilerleyici olup, fonksiyonel ve bilişsel bozukluklara da yol açabilir.\u003cbr /\u003eKlinik seyri, Klinik seyri, ataklar (ataklar (relapsrelaps)ve ataklar arası iyileşme dönemleri (remisyon)ile seyreder. Ataklar, birkaç saat veya gün sürebildiği gibi birkaç hafta içinde hastayı kötüleştirebilir veya akut bir şekilde başlayabilir.\u003cbr /\u003eMS hastalığın esas nedeni MS hastalğın esas nedeni miyelinhasarıdırhasarıdır. .\u003cbr /\u003eMiyelinMiyelinhasasrıhassrıen çok en çok beyinde, omurilikte, beyin beyinde, omurilikte, beyin sapında ve optik sinirde sapında ve optik sinirde gelişir.gelişir.\u003cbr /\u003eEtyoloji\u003cbr /\u003eİmmünolojik / oto İmmünolojik / oto immüniteimmünite\u003cbr /\u003eÇevresel Çevresel\u003cbr /\u003eViralViral\u003cbr /\u003eGenetik Genetik\u003cbr /\u003eTravmaTravma\u003cbr /\u003eİmmünolojikmmünolojik\u003cbr /\u003eGenel olarak Genel olarak MS’ınMS’bir bir immünimmünsistem hastalığı olduğu, santral sinir sistem hastalığı olduğu, santral sinir sistemine karşı direkt olarak bir anormal sistemine karşı direkt olarak bir anormal immünimmünyanıtın geliştiği dünyada yanıtın geliştiği dünyada kabul görülmüştür.kabul görülmüştür.\u003cbr /\u003eBeyin omurilik sıvısında bulunan Beyin omurilik snda bulunan İgİgG G oligoklonaloligoklonalbantların varlığı da bantların varlığı da otoimmünotoimmünbir olayın, yani bir olayın, yani immünimmünyanıtın çevresel faktörlerden veya bir yanıtın çevresel faktörlerden veya bir enfeksiyözenfeksiyözajanından etkilenip, bir dizi ajanından etkilenip, bir dizi immünimmünreaksiyonları başlattığını reaksiyonları başlattığını düşündürmektedir. düşündürmektedir.\u003cbr /\u003eMS hastalarında vücudun MS hastalarnda vücudun immünimmünsistemi virüs proteinleri ve kendi sistemi virüs proteinleri ve kendi miyelinmiyelinhücrelerini ayırt edemez ve kendi hücrelerine karşı saldırı başlhücrelerini ayırt edemez ve kendi hücrelerine karşı saldırı başlatır. atır.\u003cbr /\u003eİmmünsistemin hangi hedef antijenine karşı düzenlediği saldırı halensistemin hangi hedef antijenine karşı düzenlediği saldırı halenbilinmemektedir.bilinmemektedir.\u003cbr /\u003eAncak son yıllarda, araştırmacılar, hangi Ancak son yllarda, araştırmacılar, hangi immünimmünhücrelerin saldırı sırasında hücrelerin saldırı sırasında arttığını, saldırı aktivasyonlarını ve saldırgan hücrelerin üzerarttığını, saldırı aktivasyonlarını ve saldırgan hücrelerin üzerinde bulunan inde bulunan reseptörlerin nasıl reseptörlerin nasıl miyelinimiyelinihedef aldıklarını ve hasar sürecini başlattıkları hedef aldıklarını ve hasar sürecini başlattıkları bilinmektedir. bilinmektedir.\u003cbr /\u003eÇevresel Faktörler\u003cbr /\u003eKuzey ikliminde yaşayanlarda görülme sıklığının fazla olması, Kuzey ikliminde yaşayanlarda görülme sklğının fazla olması, coğrafik coğrafik bir bir dağılımın yada dağılımın yada ırk’ırk’ın rolü olabileceğini düşündürmektedir. ın rolü olabileceğini düşündürmektedir.\u003cbr /\u003eEpidemikEpidemikçalışmalar göstermiştir ki , dünyanın MS çalşmalar göstermiştir ki , dünyann MS insidansınınyüksek olduğu bir bölgede doğanların, 15 yaşından önce, MS ıındüşük u bir bölgeye göç ettiklerinde, yerleştikleri yerin risklerine maruz kalıp, MS gelişme riskleri azalıyor.\u003cbr /\u003eBu da demektir ki Bu da demektir ki pubertepuberteöncesi bazı çevresel faktörlere maruz kalmak, öncesi baz çevresel faktörlere maruz kalmak, daha sonra MS’ingelişmesini tetikler.\u003cbr /\u003eViral\u003cbr /\u003eÇokuklukÇokuklukçağında bir çok çağnda bir çok viralenfeksiyonlara maruz kalınıyor.\u003cbr /\u003eVirüslerin Virüslerin demiyelinizasyondemiyelinizasyonve ve enflamasyonaenflamasyonaneden oldukları iyi neden olduklar iyi bilinmektedir. Bu nedenle MS’ingelişmesinde virüsün tetiklediği bir ajan olduğu düşünülmektedir.\u003cbr /\u003eHerpesHerpesdahil bir düzineden fazla virüs araştırılmıştır.dahil bir düzineden fazla virüs araşlmştır.\u003cbr /\u003eAyrıca Ayrca MS’inepidemileri de araştırılmıştır. Örneğin 1943 ve 1989 yılları arasında 4 ayrı epidemi, Faroeadalarında ( Icelandve Scandinaviaarasında) yaşanmıştır.\u003cbr /\u003eBu bölge 2. dünya savaşından sonra İngiliz birlikleri tarafındanBu bölge 2. dünya savaşndan sonra İngiliz birlikleri tarandanişgal edilmiştir. MS insidansınıngiderek arttığı bu bölgede, İngiliz askerleri tarafından bilinmeyen bir ajanın bölgeye intikal edildiği düşünülmektedir.\u003cbr /\u003eAncak halen her hangi bir virüsün Ancak halen her hangi bir virüsün MS’iMS’itetiklediği bulunamamıştır. tetiklediği bulunamamşr.\u003cbr /\u003eBirinci derece akrabalarında MS bulunan kişilerin, MS Birinci derece akrabalarnda MS bulunan kişilerin, MS gelişme riski, normal gelişme riski, normal popülasyonapopülasyonagöre 20göre 20--40 kat fazladır. 40 kat fazladır.\u003cbr /\u003eGenetik Genetik predispozisyonupredispozisyonuoldukları halde tek yumurta ikizlerin olduklar halde tek yumurta ikizlerin birinde MS gelişme riskinin %70 olması, genetik olarak birinde MS gelişme riskinin %70 olması, genetik olarak müsaidmüsaidbir zeminin, çevre faktörleri tarafından tetiklendiğini bir zeminin, çevre faktörleri tarafından tetiklendiğini ve hastalığı ortaya çıkarttığını göstermiştir. ve hastalığı ortaya çıkarttığını göstermiştir.\u003cbr /\u003eMS sayısı fazla bulunan bölgelerde yaşayanlarda, bazı genlerin MS say fazla bulunan bölgelerde yaşayanlarda, bazı genlerin prevalansınınprevalansınınfazla olduğu gösterilmiştir.fazla olduğu gösterilmiştir.\u003cbr /\u003eBirden fazla MS bulunan bazı ailelerde, HLA Birden fazla MS bulunan baz ailelerde, HLA --DR2, DR2, DR(1*1501), DQ(1*602), DQA102 ve DW2 DR(1*1501), DQ(1*602), DQA102 ve DW2 haplotiplerihaplotiplerigibi gibi bazı ortak genetik faktörler bulunmuştur. bazı ortak genetik faktörler bulunmuştur.\u003cbr /\u003eGenlerin haritasını çizmek için gelişen sofistike yeni tekniklerGenlerin haritas çizmek için gelişen sofistike yeni tekniklerle le MS’inMS’ingelişmesinde genetik faktörün rolü belli olacaktır. gelişmesinde genetik faktörün rolü belli olacaktır.\u003cbr /\u003eGenetikGenetik\u003cbr /\u003eTravma\u003cbr /\u003eTravmanın MS’deki rolü yıllardır tartışılmaktadır.Travmann MS’deki rolü yllardır tartışılmaktadır.\u003cbr /\u003eBu yöndeki görüşler de son zamanlarda hastaların Bu yöndeki görüşler de son zamanlarda hastalarn retrospektifaraştırmalarında edinilen bilgi ve hayat hikayeleri üzerinde yoğunlaşmıştır.\u003cbr /\u003ePatofizyolji\u003cbr /\u003eMSS’ndeMSS’ndebeyaz madde beyaz madde lezyonlarılezyonlarilk olarak 19.yy’ınsonlarına doğru, Charcotadlı bir fransıznörolog tarafından tanımlanmıştır. Lezyonlarınperivaskülerenflamasyonve demiyelinizasyoniçerdiğinin gösterilmesi bugün için MS’ınpatofizyolojisineışık tutmuştur.\u003cbr /\u003eBu alanda görülen Bu alanda görülen gliosisgliosis, , oligodendrositlerinoligodendrositlerinyokluğu ve yokluğu ve enflamasyonenflamasyon, , plakplakadını alıp, ad alp, MSS’inher yerinde görülebildiği gibi özellikle optik sinirler, serebrumdaperiventriküleralanda, serebellumve omuriliktegösterilmiştir.\u003cbr /\u003ePlak Oluşumunun Mekanizması\u003cbr /\u003eHalen tam olarak bilinmemektedir.Halen tam olarak bilinmemektedir.\u003cbr /\u003eGadolinyum ile yapılan MRI tekniklerinde, olayın başında Gadolinyum ile yaplan MRI tekniklerinde, olayn başında kan-beyin bariyerininbozulduğu gösterilmiştir.\u003cbr /\u003eDemiyelinizayonunDemiyelinizayonunprimerprimermi veya mi veya enflamasyonaenflamasyonasekondersekondermi mi geliştiği bilinmemektedir. geliştiği bilinmemektedir.\u003cbr /\u003eBu konuda güncel görüşlerden biri Bu konuda güncel görüşlerden biri lenfositlerlerinlenfositlerlerin, , plasmaplasmahücrelerin ve hücrelerin ve makrofajlarınmakrofajlaroluşturdukları akut enflamatuaryanıtın, direkt veya indirektmekanizmalarla demiyelinizasyonoluşturabilmeleridir.\u003cbr /\u003eMultipleSkleroz Plağı\u003cbr /\u003eDemiyelinizasyonunSonuçları\u003cbr /\u003eMiyelininiMiyelininikaybetmiş olan sinir liflerinin iletisinde;kaybetmiş olan sinir liflerinin iletisinde;\u003cbr /\u003e1-Lezyonalanında ileti blokları\u003cbr /\u003e2-Tutulmuş olan sinirlerin ileti zamanında azalma\u003cbr /\u003e3-Nörolojik defisitlerinkompansasyonusonucunda subjektifyorgunlukta artış görülebilir.\u003cbr /\u003eSağlam Sağlam miyelinlimiyelinlisinir sinir lifinde normal iletilifinde normal ileti\u003cbr /\u003eMiyeliniMiyelinihasar görmüş bir sinir hasar görmüş bir sinir lifinde ileti bloğulifinde ileti bloğ\u003cbr /\u003eİmmünregülasyonmmünregülasyonMekanizmalarıMekanizmalar\u003cbr /\u003eMS hastalığında anormal MS hastalğında anormal immünreaksiyonu açıklamayı çalışan bir reaksiyonu açıklamayı çalışan bir teori de, teori de, TT--lenfositlerinin lenfositlerinin endotelyalendotelyalhücrelere bağlanması teorisidirhücrelere bağlanması teorisidir. .\u003cbr /\u003eKanKan-beyin beyin bariyerinibariyerinigeçen Tgeçen T--lenfositleri, antijen özelliği taşıyan lenfositleri, antijen özelliği taşıyan belirli HLA moleküllerine bağlanıp, belirli HLA moleküllerine bağlanıp, tümör tümör nekrotizannekrotizanfaktör (TNF), gama faktör (TNF), gama interferoninterferon(INF(INF--δδ) ve ) ve lenfotoksinlerinlenfotoksinlerinsalgılanmasına ve böylece salgılanmasına ve böylece miyelinemiyelinehasar verdikleri bildirilmiştir.hasar verdikleri bildirilmiştir.\u003cbr /\u003eT hücrelerinin ayrıca B lenfositlerini T hücrelerinin ayrca B lenfositlerini uyararak, uyararak, miyelinmiyelinve ve dendrositleredendrositlerekarşı antikor oluşturmaları da karşı antikor oluşturmaları da bildirilmiştir.bildirilmiştir.\u003cbr /\u003eMikroglialarMikroglialar,MSS’deMSS’debulunan ve çeşitli bulunan ve çeşitli nörotoksiknörotoksiksitokinlersitokinlersalgılama yeteneğine sahip antijen sunan hücrelerdir. Çeşitli salgılama yeteneğine sahip antijen sunan hücrelerdir. Çeşitli viralviralçalışmaları, çalışmaları, demiyelinizedemiyelinizelezyonlarındalezyonlarındamikroglialarınmikroglialarınvarlığını Tvarlığını T--hücrelerinden önce saptadıkları bildirilmiştir. hücrelerinden önce saptadıkları bildirilmiştir.\u003cbr /\u003eGama Gama interferonuninterferonunrolü hakkındaki spekülasyonlar da ilginçtir. rolü hakkndaki spekülasyonlar da ilginçtir. INFINF--δ’δ’nınnınMS hastalığında alevlenmelere neden olduğu, MS hastalığında alevlenmelere neden olduğu, yapılan klinik çalışmalarla gösterilmiştir. yapılan klinik çalışmalarla gösterilmiştir.\u003cbr /\u003eINFINF-δ’nınnınöstrojen varlığında artış göstermesi, MS hastalığının östrojen varlığında artış göstermesi, MS hastalığının kadınlarda daha çok görülmesini açıklayabilir. Ayrıca INFkadınlarda daha çok görülmesini açıklayabilir. Ayrıca INF--β β ile ile MS’inMS’intedavisinde sağlanan son başarılar, tedavisinde sağlanan son başarılar, ββ--interferonuninterferonun,,anti gama anti gama interferoninterferonyeteneğine sahip olma temeline yeteneğine sahip olma temeline dayanmaktadır. dayanmaktadır.\u003cbr /\u003ePrimersemptomlar\u003cbr /\u003eDemiyelinizasyonundirekt etkisi:\u003cbr /\u003eKuvvetsizlik,Kuvvetsizlik,\u003cbr /\u003eUyuşma,Uyuşma,\u003cbr /\u003etremor,tremor,\u003cbr /\u003eGörme kaybı, Görme kayb,\u003cbr /\u003eağrı,ğ\u003cbr /\u003eParaliziParalizi,\u003cbr /\u003eDenge kaybı,Denge kayb\u003cbr /\u003eMesane ve barsak Mesane ve barsak disfonksiyonudisfonksiyonu\u003cbr /\u003ePrimerPrimersemptomların tedavisi ana hedeftir.semptomlarn tedavisi ana hedeftir.\u003cbr /\u003eSekondersemptomlar\u003cbr /\u003ePrimerPrimersemptomlar sonucu gelişen semptomlar sonucu gelişen komplikasyonlarkomplikasyonlar:\u003cbr /\u003eMesane Mesane disfonksiyonunadisfonksiyonunabağlı bağidrar yolu enfeksiyonları,\u003cbr /\u003eKasların kuvvetsizliğine ve Kaslarn kuvvetsizliğine ve inaktiviteyebağlı kas atrofisi,\u003cbr /\u003eZayıf Zayf postür, zayıf gövde kontrolü ve kas dengesizliği,\u003cbr /\u003eKemik mineral yoğunluğunda azalma ve Kemik mineral yoğunluğunda azalma ve osteoporoz’aosteoporoz’abağlı artan bağ artan kırık riski\u003cbr /\u003eYüzeysel ve yetersiz solunum Yüzeysel ve yetersiz solunum\u003cbr /\u003eDeri Deri ülserasyonlarıülserasyonlar\u003cbr /\u003ePrimerPrimersemptomların tedavisi semptomlarn tedavisi sekonderkomplikasyonlarıazaltabilir.\u003cbr /\u003eTersiyer semptomlar\u003cbr /\u003ePrimerPrimerve ve sekondersekondersemptomlara bağlı gelişen semptomlara bağ gelişen sosiyal, mesleki ve psikolojik komplikasyonlar\u003cbr /\u003eYürüme ve birçok fonksiyonunu kaybeden hasta yaşama Yürüme ve birçok fonksiyonunu kaybeden hasta yaşama sevincini kaybeder. sevincini kaybeder.\u003cbr /\u003eİnsan ilişkilerini bozar. İnsan ilişkilerini bozar.\u003cbr /\u003eHastayı depresyona sokar. Hastay depresyona sokar.\u003cbr /\u003ePsikologlar, fizyoterapistler, işPsikologlar, fizyoterapistler, iş-uğraşı terapistleri ve sosyal danışmanların grup çalışması ve profesyonel yardımı, tersiyer komplikasyonlarıazaltabilir.\u003cbr /\u003eMS’ in Başlangıç Semptomları\u003cbr /\u003eMS’de ilk semptomlar, bulanık görme, çift görme hatta bir MS’de ilk semptomlar, bulank görme, çift görme hatta bir gözde körlük ile başlayabilir.\u003cbr /\u003eYorgunluk ve zafiyet hissi, denge ve koordinasyon bozukluğu Yorgunluk ve zafiyet hissi, denge ve koordinasyon bozukluğu da çoğu hasta tarafından belirtilmektedir.da çoğu hasta tarafndan belirtilmektedir.\u003cbr /\u003eParesteziParestezi, anormal duyu algılanması (iğnelenme, , anormal duyu alglanmas (iğnelenme, karıncalanma) ve ağrı sık rastlanan semptomlardır.\u003cbr /\u003eMS’lıMS’lhastaların yarısında hastalık, konsantrasyon bozukluğu, dikkat eksikliği ve hafıza kaybı ile başlayabilir.\u003cbr /\u003eFizik Muayene Bulguları ve Genel Teşhis Kriterleri\u003cbr /\u003eMS hastalığının teşhisi zor konulabilir.MS hastalğn teşhisi zor konulabilir.\u003cbr /\u003ePatognomonikPatognomonikhiçbir nörolojik belirti ve bulgusu yoktur.hiçbir nörolojik belirti ve bulgusu yoktur.\u003cbr /\u003eFizik muayene ile tespit edilen bulgular, Fizik muayene ile tespit edilen bulgular, demiyelinizedemiyelinizeolmuşolmuş sinirlerin bulunduğu bölge ile ilgili olup, hastadan hastaya değişiklikler gösterebilir.\u003cbr /\u003eİntranükleerntranükleeroftalmoplejioftalmopleji, MS de sık görülen bir bulgudur. , MS de sık görülen bir bulgudur. Altıncı sinirin tutulumu MS bulgusu olabilir. Altıncı sinirin tutulumu MS bulgusu olabilir.\u003cbr /\u003eOptik Optik nöritnörit,sık görülen bir bulgudur. Bulanık görme, sık görülen bir bulgudur. Bulanık görme, renklerde algılama bozukluğu, görme alanı renklerde algılama bozukluğu, görme alanı defektleridefektleri, santral , santral skotomskotom, göz hareketleriyle ortaya çıkan baş ve , göz hareketleriyle ortaya çıkan baş ve retroretro--orbitalorbitalağrılar ve anormal ağrılar ve anormal pupillapupillareaksiyonları tespit edilen reaksiyonları tespit edilen bulgulardır.bulgulardır.\u003cbr /\u003eHafif derecede Hafif derecede intansyonelintansyoneltremortremorMS’ınMS’erken bulgusu erken bulgusu olabilir. olabilir.\u003cbr /\u003eKuvvetsizlik, Kuvvetsizlik, monoparezimonoparezivevekuadriparezikuadriparezioluşabilir.oluşabilir.\u003cbr /\u003eKaslarda Kaslarda spastisitespastisiteartışı, artşı, spastikyürüyüş meydana getirebilir. yürüyüş meydana getirebilir. ParezilerPareziler, , spastisitespastisite, artmış Kemik , artmış Kemik veterveterrefleksleri ve patolojik refleksleri ve patolojik refleksler gibi üst motor nöron bulgularıyla beraber görülebilirrefleksler gibi üst motor nöron bulgularıyla beraber görülebilir. .\u003cbr /\u003eİstemsiz kas hareketleri ((miyoklonimiyokloni))görülebilir.görülebilir.\u003cbr /\u003eDuyu bozukluklarıDuyu bozukluklar, , ayaklardan başlayan uyuşma, her iki elde ayaklardan başlayan uyuşma, her iki elde uyuşma, genel uyuşma, genel sıcak sıcak intoleransıintoleransı, , MS’inMS’inerken teşhisinde tespit erken teşhisinde tespit edilebilir bulgulardır. edilebilir bulgulardır.\u003cbr /\u003eLhermitteLhermittetestitestipozitif olanlardan şüphe duyulmalıdır. pozitif olanlardan şüphe duyulmalr. ((LhermitteLhermittetesti, boynun testi, boynun fleksiyonufleksiyonuile omurga boyunca ile omurga boyunca yukarıya veya aşağıya yayılan yukarıya veya aşağıya yayılan paresteziparesteziveya elektriklenmeye veya elektriklenmeye benzer bir duyudur.)benzer bir duyudur.)\u003cbr /\u003ePositifPositifRombergRombergtestitesti, alt , alt ekstremitelerdeekstremitelerdevibrasyon ve derin vibrasyon ve derin duyu bozukluğunda görülebilir.duyu bozukluğunda görülebilir.\u003cbr /\u003eSerebellarSerebellarsistemde, sistemde, koordinasyon bozukluğukoordinasyon bozukluğ, tekrarlayıcı , tekrarlayıcı hareketlerde yavaşlama, denge bozukluğu (hareketlerde yavaşlama, denge bozukluğu (ataksikataksikyürüyüş) yürüyüş) ortaya çıkabilir. ortaya çıkabilir.\u003cbr /\u003eÜrinerÜrinersistemde, sistemde, inkontinansinkontinans, yetersiz idrar boşalmaları, sık , yetersiz idrar boşalmalar, sık sık idrara çıkma, sık idrara çıkma, ürinerürinerinfeksiyonlarinfeksiyonlargörülebilir.görülebilir.\u003cbr /\u003eKonuşma bozukluğu, Konuşma bozukluğu, yutkanmayutkanmazorluğu, sara nöbetleri, zorluğu, sara nöbetleri, trigeminaltrigeminalnevralji, nevralji, distonidistoni, görme kaybı, işitme kaybı, , görme kayb, işitme kaybı, fasiyalfasiyalsinir sinir paraliziparalizi, mesane, barsak ve cinsel fonksiyon bozuklukları, mesane, barsak ve cinsel fonksiyon bozuklukları gelişebilir. gelişebilir.\u003cbr /\u003eMS teşhisi iki temel kritere dayanır\u003cbr /\u003eBir ay arayla iki atak (ani gelişen semptomlarda şiddetlenme Bir ay arayla iki atak (ani gelişen semptomlarda şiddetlenme veya ez az 24 saat süren semptomlar). veya ez az 24 saat süren semptomlar).\u003cbr /\u003eSantral sinir sisteminin Santral sinir sisteminin miyelinindemiyelininde, bir bölgeden daha fazla , bir bölgeden daha fazla bir alanda hasar görülmesi. bir alanda hasar görülmesi.\u003cbr /\u003eMS teşhisinde yardımcı tetkikler\u003cbr /\u003eMagneticMagneticresonanceresonanceimagingimaging(MRI):(MRI):MS plakları veya MS plaklar veya skardokuların belirlenmesi için\u003cbr /\u003eEvokedEvokedpotentialspotentials(Uyandırılmış potansiyeller):(Uyandlmş potansiyeller):beynin, görsel, beynin, görsel, işitsel ve duysal uyarılara karşı, elektrik yanıtlarını işitsel ve duysal uyarılara karşı, elektrik yanıtlarını kaydederek, iletilerde bir yavaşlama veya kaydederek, iletilerde bir yavaşlama veya bokajbokajvarlığını varlığını belirler.belirler.\u003cbr /\u003eCerebralCerebralspinalspinalfluidfluidanalysisanalysis(CSF veya BOS):(CSF veya BOS):BOS’taBOS’tahücresel ve kimyasal bozuklukları tespit eder. hücresel ve kimyasal bozukluklar tespit eder.\u003cbr /\u003eKan testleri:Kan testleri:ayırıcıaytanıda yardımcı olur.\u003cbr /\u003eMS’de MRI\u003cbr /\u003eKonvansiyonelKonvansiyonelMRI tetkikleriyle, MRI ttkikleriyle, MS plakları;\u003cbr /\u003eT2’de T2’de hiperintenshiperintens(patolojik (patolojik spesifitesispesifitesiyok denecek kadar yok denecek kadar az),az),\u003cbr /\u003eT1’de T1’de hipointenshipointens(kronik (kronik vakalarda doku hasarını ve vakalarda doku hasar ve akson kaybını iyi gösterir) ve\u003cbr /\u003egadoliniumgadoliniumkontrastlı MRI kontrastl MRI (bozulmuş kan beyin bariyerinive hastalık aktivitesini iyi gösterir) olarak gösterilebilir.\u003cbr /\u003eMS’de MRI Bulguları\u003cbr /\u003eŞüpheli MS Şüpheli MS hastalarndahastalarnda, MRI, , MRI, lezyonunlezyonunanatomik görüntüsü anatomik görüntüsü hakkında bilgi verebilir.hakknda bilgi verebilir.\u003cbr /\u003eKliniği olmadan, anormal MR bulguları teşhis için yeterli Kliniği olmadan, anormal MR bulgular teşhis için yeterli değildir.\u003cbr /\u003eKesin MS belirti ve bulguları veren ancak normal MR Kesin MS belirti ve bulgular veren ancak normal MR bulguları olan hastalarda MS teşhisi ekarteedilemez.\u003cbr /\u003eMS plakları en çok T2 ağırlıklı MR çekimlerinde MS plaklar en çok T2 ağırlıklı MR çekimlerinde serebralserebralhemisferinhemisferinbeyaz alanlarında özellikle beyaz alanlarında özellikle periventrikülerperiventriküleralanda, alanda, serebellumdaserebellumda, , servikalservikalve/veya ve/veya torakaltorakalomurilikte belirlenir.omurilikte belirlenir.\u003cbr /\u003eAnormal MR bulguları, kesin MS teşhisi konulmuşAnormal MR bulguları, kesin MS teşhisi konulmuş hastaların %90’ında ve muhtemel MS teşhisi hastaların %90’ında ve muhtemel MS teşhisi konulmuş olanların %70’inde görülmektedir. konulmuş olanların %70’inde görülmektedir.\u003cbr /\u003eGadolinyumun birikmesi aktif bir Gadolinyumun birikmesi aktif bir lezyonunlezyonungöstergesi göstergesi olmasına rağmen, hastalığın aktivitesi ile olmasna rağmen, hastalığın aktivitesi ile korelekoreledeğildir. değildir.\u003cbr /\u003eFazenkasFazenkasve arkadaşları, özellikle ve arkadaşlar, özellikle periventrikülerperiventrikülerveya veya infratentoryelinfratentoryelalanda, alanda, 6mm’den büyük 6mm’den büyük lezyonlarınlezyonlarınsaptanmasını, MS teşhisi için saptanmasını, MS teşhisi için özgüllüğü %100özgüllüğü %100olduğunu olduğunu bildirmişlerdir.bildirmişlerdir.\u003cbr /\u003ePozitif MRI bulgularına sahip olan hastaların %65’inde, 5 yıl Pozitif MRI bulgularna sahip olan hastaların %65’inde, 5 yıl içinde klinik olarak kesin MS gelişirken, negatif MRI bulgu içinde klinik olarak kesin MS gelişirken, negatif MRI bulgu verenlerin %3’ünde MS gelişebilir. verenlerin %3’ünde MS gelişebilir.\u003cbr /\u003eMRI’daplakların ayırıcıtanısı\u003cbr /\u003ecompressivecompressivespinalspinalcordcordlesionslesions,\u003cbr /\u003earteriovenousarteriovenousmalformationsmalformations,\u003cbr /\u003ecavernouscavernousangiomasangiomas,\u003cbr /\u003eChiariChiarimalformationmalformation\u003cbr /\u003eNeoplasmNeoplasm\u003cbr /\u003eMS’de Laboratuar\u003cbr /\u003eTümüyle spesifik bir laboratuar testi MS için bulunamamıştır. Tümüyle spesifik bir laboratuar testi MS için bulunamamşr.\u003cbr /\u003eEn çok kullanılan test santral sinir sisteminde üretilen En çok kullanlan test santral sinir sisteminde üretilen immunoglobulinG (IgG) dır.\u003cbr /\u003eCerebrospinalCerebrospinalFluidFluid(CSF) (CSF) ElectrophoresisElectrophoresisandandIsoelectricIsoelectricFocusingFocusing.\u003cbr /\u003eBu iki Bu iki metodmetodher hangi bir biyolojik sıvıda her hangi bir biyolojik sda proteinlerin ayrışmasını sağlar. proteinlerin ayrışmasını sağlar.\u003cbr /\u003eGenel olarak proteinler hem Genel olarak proteinler hem BOS’daBOS’dave ve hem serumda paralellik gösterirler. hem serumda paralellik gösterirler.\u003cbr /\u003eSerumda bulunmayan ancak Serumda bulunmayan ancak BOS’daBOS’dabulunan 2’den fazla bulunan 2’den fazla IgGIgGbandı MS için band MS için önemlidir.önemlidir.\u003cbr /\u003eMS hastalarının %90’ında MS hastalarn %90’ında BOS’daBOS’daoligoklonaloligoklonalbant bulunmaktadır. bant bulunmaktadır.\u003cbr /\u003eIgGIgGindexindex\u003d [\u003d [IgGIgG(CSF) / (CSF) / IgGIgG(serum)] / (serum)] / [AlbuminAlbumin(CSF) /(CSF) /AlbuminAlbumin(serum)] (serum)]\u003cbr /\u003eMS’li hastaların %80MS’li hastalarn %80--90’ında 90’ında bu değer bu değer 0.77’nin üstündedir. 0.77’nin üstündedir.\u003cbr /\u003eMyelinMyelinbasicbasicproteinprotein\u003cbr /\u003eBir diğer laboratuar testidir.Bir diğer laboratuar testidir.\u003cbr /\u003eMiyelininMiyelininmajormajorkomponentidirkomponentidir. .\u003cbr /\u003eBOS’ konsantrasyon artışı BOS’ konsantrasyon artşı demiyelinizanbir hadiseyi bir hadiseyi düşündürür. Ancak MS için spesifik değildir.düşündürür. Ancak MS için spesifik değildir.\u003cbr /\u003eUyandırılmış Potansiyeller(UP)\u003cbr /\u003eUP, normal UP, normal miyelinlimiyelinliyolların ileti yollarn ileti zamanını, demiyelinizeolmuş yollarla karşılaştrıp, lezyonlubölgenin teşhisinde yardmcı olur.\u003cbr /\u003eEn sık kullanılan En sk kullanlan UP’ler, vizüel(VEP), somatosensoryal(SSEP) ve beyin sapı işitseldir (BAEP).\u003cbr /\u003eOptik Optik nöritinöritiolan veya olmayan MS olan veya olmayan MS vakalarının yaklaşık %75’inde vakalarn yaklaşk %75’inde vizüelUP anormal bulgu verebilir.\u003cbr /\u003eBeyin sapı UP, kesin Beyin sap UP, kesin MS’in%67’sinde ve somatosensoryelUP’lerise %80’inde anormallıkgöstermektedir.\u003cbr /\u003eBu çalışmalar, yavaşlanmış duysal ileti Bu çalşmalar, yavaşlaş duysal ileti yollarının belirlenmesine ve yollarının belirlenmesine ve periferikperiferiklezyonlarınlezyonlarınsantral santral lezyonlardanlezyonlardanayırt ayırt edilmesine yardımcı olurlar. edilmesine yardımcı olurlar.\u003cbr /\u003eMS Teşhisinde Kullanılan Standart Kriterler\u003cbr /\u003eŞŞüpheli MSüpheli MS:Eski nörolojik semptomlar olmaksızın ataklar ve şüpheli remisyonlarınöyküsü,\u003cbr /\u003eKlinik, laboratuar yada görüntüleme ile saptanan tek taraflı MSStutulumu,\u003cbr /\u003eTanıyı açıklayacak başka bir durumun olmaması.\u003cbr /\u003eOlası MSOlas MS:Kayıtlı iki atak; klinik, laboratuar yada görüntüleme (en az bir lezyon) bulguları ile birlikte.\u003cbr /\u003eKayıtlı bir atak; klinik, laboratuar yada görüntüleme (iki ayrı lezyon) bulguları ile birlikte.\u003cbr /\u003eKesin MSKesin MS:iki atak; en az 1 ay aralıklı oluşu ve klinik, laboratuar yada görüntüleme (en az2 lezyonbulgusu) bulguları ile birlikte.\u003cbr /\u003eMS Hastalığının Klinik Formları\u003cbr /\u003e1-Ataklar ve remisyonlargösteren form:MS’ınklasik formudur. Hastaların %85’i bu klinik formu göstermektedir. Genelde gelişen nörolojik defisitler, remisyondöneminde kısa bir süre içinde tama yakın kaybolurlar. Tedaviye en iyi yant ıveren formdur. Bu hastalar hayatlarını hafif bir defisitlesürdürebilirler.\u003cbr /\u003e2-Sekonderilerleyici form:Ataklar ve remisyonlarlagiden MS hastalarının yaklaşık %50’si ilk 10 yıl içinde sekonderilerleyici forma geçebilirler. Devamlı ilerleme gösteren bu formda özürlülük oranı giderek artar.\u003cbr /\u003e3-Primerilerleyici form:Vakaların yaklaşık %10’unu oluşturan bu formda, fonksiyonlar iyileşmeden giderek geriler. Progresyondeğişkendir. Birkaç sene içinde ölümle sonuçlanabilir.\u003cbr /\u003e4--İlerleyici ataklar formu:İlerleyici ataklar formu:Vakaların %5’ini oluşturan bu Vakaların %5’ini oluşturan bu formda ise ilerleyici bir durum üzerinde görülen az sayıda formda ise ilerleyici bir durum üzerinde görülen az sayıda ataklar mevcut. ataklar mevcut.\u003cbr /\u003e5--BenignBenign::\u003cbr /\u003eAtaklar ve Ataklar ve remisyonlarlaremisyonlarlagiden MS tanısını ilk aldıktan 10 yıl giden MS tan ilk aldktan 10 yıl sonra hastada çok az nörolojik sonra hastada çok az nörolojik defisitdefisitvar veya hiç nörolojik var veya hiç nörolojik defisitdefisityok.yok.\u003cbr /\u003e6--MalignMalign::\u003cbr /\u003eIsrarlı ilerleyici bir seyir gösteren Israrl ilerleyici bir seyir gösteren primerprimerilerleyici MS ve ilerleyici MS ve başlangıçtan itibaren 5 yıl içinde ölüme neden olabilir.başlangçtan itibaren 5 yıl içinde ölüme neden olabilir.\u003cbr /\u003eMS’de Kötü PrognozuBelirten Faktörler\u003cbr /\u003eBaşlangıçta ilerleyici seyir gösteren durumlarBaşlangçta ilerleyici seyir gösteren durumlar\u003cbr /\u003eErkek cinsiyetiErkek cinsiyeti\u003cbr /\u003eBaşlangıç yaşın 40’tan fazla olmasıBaşlangç yaşn 40’tan fazla olması\u003cbr /\u003eSerebellarSerebellartutulumtutulum\u003cbr /\u003eBaşlangıçta çok sayıda sistem tutulumuBaşlangçta çok sayda sistem tutulumu\u003cbr /\u003eBaşlangıçta T2 ağırlıklı Başlangçta T2 ağrlıklı MRI’daçok sayıda kraniallezyonvarlığı\u003cbr /\u003eAyırıcıTanı\u003cbr /\u003eSistemikSistemikLupusLupusEritematozusEritematozus, , SjögrenSjögrensendromusendromu, AIDS, , AIDS, Tropikal Tropikal spastikspastikparapareziparaparezi, , sarkoidozsarkoidoz, , LymeLymehastalığı, hastalğ, serebrovaskülertıkayıcı hastalıklar, karsinomunuzak etkileri, servikalspondilotikmiyelopati, vestibülernöritve organik olmayan semptomlar en sık karıştığı hastalıklardır.\u003cbr /\u003eMS’de Medikal Tedavi\u003cbr /\u003eHalen Halen MS’inMS’inkesin çözümü bulunamamıştır. kesin çözümü bulunamamşr.\u003cbr /\u003eMS tedavisi; MS tedavisi;\u003cbr /\u003e•Alevlenmelerlintedavisi\u003cbr /\u003e•\u003ca href\u003d\"http://imaginis.com/multiple-sclerosis/treatments-for-ms.asp#Symptoms#Symptoms\"\u003e Semptomların tedavisi\u003c/a\u003e\u003cbr /\u003e•Hastalığın seyrini değiştiren tedavi\u003cbr /\u003e•\u003ca href\u003d\"http://imaginis.com/multiple-sclerosis/treatments-for-ms.asp#Rehab#Rehab\"\u003e Rehabilitasyon \u003c/a\u003e\u003cbr /\u003e•Hayat tarzında değişiklikten ibarettir.\u003cbr /\u003eSteroidler\u003cbr /\u003eEtkisi, Etkisi, MSS’inMSS’inödemini azaltarak veya ödemini azaltarak veya immünimmünsistemdeki sistemdeki etkisine bağlanabilir. etkisine bağlanabilir.\u003cbr /\u003eOralOralve ve intravenözintravenöz(İV) formu kullanılabilir. MS ataklarında 1İV) formu kullanlabilir. MS ataklarında 1-3 hafta boyunca giderek azaltmak suretiyle, 60-100mg oralprednizonkullanılabilir. Tedaviye yanıt vermeyen ağır durumlarda ise 3-7 gün boyunca, günde 500-1000mg metilprednizolonİV olarak verilebilir. İV olarak verilebilir.\u003cbr /\u003eSteroidlerSteroidlersenede 2senede 2-3 kez güvenli bir şekilde kullanılabilir.\u003cbr /\u003eMS Hastalığının Doğal Seyrini Değiştirecek Tedavi\u003cbr /\u003eİİmmünsupresifmmünsupresifilaçlar: ilaçlar:\u003cbr /\u003e•Kronik MS’de Azatioprinve son zamanlarda daha sık kullanılan Siklosporinin, ilerleyici MS hastalığında tekerlekli sandalyeye bağımlı kalma süresini geciktirdiği gösterilmiştir. Ancak nefrotoksisitenedeniyle kullanımını engellemitir.\u003cbr /\u003eİmmünmodülatuarİmmünmodülatuarilaçlar:ilaçlar:\u003cbr /\u003eFDA tarafından sadece ataklar ve FDA tarafndan sadece ataklar ve remisyonlargösteren MS hastaları için onaylanmıştır.\u003cbr /\u003e•Genel olarak ABC (Avonex, Betaseronve Copaxone)diye bilinen bu ilaçlar sırayla interferonß-1A (IFN ß-1A) -, interferonß-1B (IFN ß-1B) ve glatiramerasetat içermektedir.\u003cbr /\u003eBetaBeta-interferonlarıninterferonlarıngenel olarak genel olarak viralviralreplikasyonunureplikasyonunuengelledikleri bilinmektedir. Bu engelledikleri bilinmektedir. Bu sitokinlersitokinlerayrıca hastalığın ayrıca hastalığın artışına yol açan IFN δ’artışına yol açan IFN δ’nınnınve ve miyelinemiyelinezarar veren TNF zarar veren TNF üretimini de engelleyerek etkili olabilirler. üretimini de engelleyerek etkili olabilirler.\u003cbr /\u003eIFNIFN-ß’nınß’nınTT--hücre aktivasyonunu ve MHC hücre aktivasyonunu ve MHC klasklasII II ekspresyonunu baskıladığı ayrıca ekspresyonunu baskıladığı ayrıca supresorsupresorT hücre T hücre aktivasyonunu ve IL 10 sentezini arttırdığı gösterilmiştir. aktivasyonunu ve IL 10 sentezini arttırdığı gösterilmiştir. Böylece MS atakların sayısını ve şiddetini azaltarak etki Böylece MS atakların sayısını ve şiddetini azaltarak etki ederler.ederler.\u003cbr /\u003eGlatiramerGlatiramerasetat ise asetat ise miyelinemiyelinehasar veren Thasar veren T-hücrelerinin hücrelerinin bloke edilmesini sağlayarak atakların sayısını ve şiddetini bloke edilmesini sağlayarak atakların sayısını ve şiddetini azaltırlar.azaltırlar.\u003cbr /\u003eMS’ınMS’primerprimerilerleyici formun kesin tedavisi bulunamamıştır. ilerleyici formun kesin tedavisi bulunamamıştır. Ataklarla giden ve Ataklarla giden ve sekondersekonderilerleyici formu olan hastaların ilerleyici formu olan hastaların tedavisi, ABC gurubundan biriyle başlatılabilir. Bu hastalarda tedavisi, ABC gurubundan biriyle başlatılabilir. Bu hastalarda MetotreksatMetotreksatkullanımı, özellikle üst kullanımı, özellikle üst ekstremiteekstremitetutulumunun tutulumunun ilerlemesinin geciktirdiğini göstermiştir. ilerlemesinin geciktirdiğini göstermiştir.\u003cbr /\u003ePlasmapheresis(PlasmaExchange)\u003cbr /\u003eHastanın tüm kanı hastadan alınır.Hastann tüm kan hastadan alınır.\u003cbr /\u003ePlasmaPlasmakandan ayrılır.kandan ayrr.\u003cbr /\u003eKan, tüm eritrositleri ve lökositleriyle tekrar hastaya geri Kan, tüm eritrositleri ve lökositleriyle tekrar hastaya geri verilir.verilir.\u003cbr /\u003eMyastheniaMyastheniagravisgravisve ve GuillainGuillain-BarréSyndromegibi hastalıklarda başarlıdır. Bu yöntemle hastalıkta rolü olduğu düşünülen antikorlar temizlenir.\u003cbr /\u003eMS hastalığın kısa süreli veya uzun süreli tedavisindeki MS hastalğn kısa süreli veya uzun süreli tedavisindeki etkisi tartışmaldır.\u003cbr /\u003eMS’inMS’inbir bir otoimmünotoimmünhastalığı olması ve plazmada hastalğ olması ve plazmada demiyelinizanfaktörlerin bulunmas, plazmaferezinMS tedavisinde yeri olabileceği düşünülmektedir.\u003cbr /\u003eSpesifik Problemler ve Tedavileri\u003cbr /\u003eYorgunluk:\u003cbr /\u003eMS’lilerin %90’ından fazlasında belirtilen bir semptomdur. MS’lilerin %90’ndan fazlasnda belirtilen bir semptomdur.\u003cbr /\u003eDaha çok fiziksel veya Daha çok fiziksel veya mentalmentalenerji tüketimi şeklinde enerji tüketimi şeklinde yorumlanır. yorumlanr.\u003cbr /\u003eKullanılan analjeziklerin, Kullanlan analjeziklerin, antidepresanların, kas gevşeticilerin, sedatiflerinve immünmodülatuarilaçların da yorgunluk yapabileceği unutulmamalı.\u003cbr /\u003eYorgunluğun tedavisinde Yorgunluğun tedavisinde 10mg’lık 10mg’lk Amantadinilk tercih olarak kullanılabilir. Methylphenidatevefluoxetinede yorgunluk tedavisinde kullanılabilir. Özellikle depresyonu olan hastalar fluoxetine’dendaha da yararlanabilirler.\u003cbr /\u003eAyrıca hastalara, yaptığı işi basitleştirme, çalışma saatleri Ayrca hastalara, yaptğı işi basitleştirme, çalışma saatleri arasında istirahat arasında istirahat peryodlarıperyodlarıkoyma, kendisini serin tutan koyma, kendisini serin tutan giysiler giyme gibi giysiler giyme gibi enejisinienejisinikorumaya yönelik önerilerde korumaya yönelik önerilerde bulunabilir.bulunabilir.\u003cbr /\u003eSpastisite\u003cbr /\u003eÖzürlülük durumunu arttıran klinik belirtilerden biridir.Özürlülük durumunu arttran klinik belirtilerden biridir.\u003cbr /\u003eMedikal ve Medikal ve nonmedikalnonmedikaltedavi yöntemleri mevcuttur. tedavi yöntemleri mevcuttur.\u003cbr /\u003eÖncelikle germe egzersiz programıyla, eklem yavaşça hareket ettiÖncelikle germe egzersiz programyla, eklem yavaşça hareket ettirilerek spastikkasların gerilmesi sağlanır.\u003cbr /\u003eHer pozisyonda Her pozisyonda spastikspastikkası 1 dakika germek kasın yavaşça yumuşamasına kas 1 dakika germek kasn yavaşça yumuşamasına neden olur.\u003cbr /\u003eÖzellikle serin bir havuzda yapılan germenin hem suyun kaldırma Özellikle serin bir havuzda yaplan germenin hem suyun kaldrma gücünden yararlanarak hem de vücuda soğuk uygulamak için çok yararlıdır.\u003cbr /\u003eAFO gibi yardımcı cihazların kullanımı da AFO gibi yardmc cihazların kullanımı da spastistetedavisinde yararlıdır.\u003cbr /\u003eİlk başvurulan ilaçlardan biri lk başvurulan ilaçlardan biri BaklofendirBaklofendir. Günlük 10. Günlük 10--140 140 mgmgkullanılabilir. kullanılabilir.\u003cbr /\u003eİkinci tercih benzodiyazepinlerdibenzodiyazepinlerdirr. Uyku verici özelliği ile . Uyku verici özelliği ile uyku problemi yaşayanlarda rahatlıkla kullanılabilir. uyku problemi yaşayanlarda rahatlıkla kullanılabilir. KongnitifKongnitifbozukluğu yaşayanlarda bozukluğu yaşayanlarda benzodiyazepinlerbenzodiyazepinlerkontrindikedirkontrindikedir. .\u003cbr /\u003eDantroleneDantrolenesodiumsodium, , çzigiliçzigilikaslara direkt etki eden kaslara direkt etki eden spasmolitikspasmolitikilaçtır. Ancak oluşturduğu ilaçtr. Ancak oluşturduğu hepatotoksisitehepatotoksisiteve yüksek dozaj ve yüksek dozaj nedeniyle pratikte az kullanılır. nedeniyle pratikte az kullanılır.\u003cbr /\u003eGabapentinGabapentinözellikle özellikle nöropatiknöropatikağrı şikayeti olan hastalarda ğrı şikayeti olan hastalarda tercih edilebilir. Günlük 300--3600 3600 mg’amg’akadar verilebilir. kadar verilebilir. SedasyonSedasyonyapıcı özelliği mevcut. yapıcı özelliği mevcut.\u003cbr /\u003eTizanidin’Tizanidin’ninninetkileri etkileri baklofenebaklofenebenzerlik göstermektedir. benzerlik göstermektedir. Günlük dozajı 2Günlük dozaj 2--32 32 mgmgolup, olup, baklofendenbaklofendendaha çok daha çok sedasyonsedasyonoluşturur. oluşturur.\u003cbr /\u003eİntramüskülerbotulinumbotulinumtoksinitoksini, , fenol ile sinir blokajıfenol ile sinir blokajıve ve intratekalintratekalbaklofenbaklofenpompa uygulamasıpompa uygulamasıda yeni tedaviler da yeni tedaviler arasında yer almakla birlikte arasında yer almakla birlikte invazivinvazivoldukları için zor ve diğer oldukları için zor ve diğer yöntemlere yanıt alınamayan hastalarda kullanılır.yöntemlere yanıt alınamayan hastalarda kullanılır.\u003cbr /\u003eMesane Rehabilitasyonu\u003cbr /\u003eMesane problemleri, Mesane problemleri, morbiditeninmorbiditeninesasını oluşturur. Bu esas oluşturur. Bu problemler, idrar depolama yetersizliği, idrar boşaltma yetersizliği ve kombine bozukluklar olarak ayrılabilir.\u003cbr /\u003eDepolama yetersizliği gelişen bir mesane, Depolama yetersizliği gelişen bir mesane, detrusordetrusorkası kashiperaktifolan küçük spastiktipte bir mesanedir. Ortaya çıkan belirtiler, sık sık idrara çıkma, idrar kaçırma ve gece idrara çıkmadır. Antikolinerjikilaçlardan (oxybutynin) yararlanılabilir.\u003cbr /\u003eİdrar boşaltma problemi gelişen bir mesane, İdrar boşaltma problemi gelişen bir mesane, sfinktersfinktergevşetme gevşetme yeteneği bozulmuş, genişlemiş yeteneği bozulmuş, genişlemişflaskbir mesanedir. Aynı belirtileri göstermenin yanında sık sık idrar yolu infeksiyonuve yetersiz boşaltma görülür. Temiz aralıkllıkataterizasyonve αα--blokerlerinblokerlerin((prazosinprazosin))kullanımı uygundur.kullanımı uygundur.\u003cbr /\u003eKombine Kombine disfonksiyondisfonksiyongösteren durumlarda gösteren durumlarda detrusordetrusorkas ve kas ve sfinktersfinkterarasında koordinasyon bozukluğu (arasnda koordinasyon bozukluğu (dissinerjidissinerji) ) mevcuttur. Belirtiler, boşaltma problemi olan mesane ile mevcuttur. Belirtiler, boşaltma problemi olan mesane ile aynıdır. Tedavide aynıdır. Tedavide temiz aralıklı temiz aralıklı kataterizasyonkataterizasyonve ve antikolinerjiklerinantikolinerjiklerinkullanımı uygundur. kullanımı uygundur.\u003cbr /\u003eHastanın mesane tipi Hastann mesane tipi anamnezdenanamnezdentahmin edilebilir. Mesane tahmin edilebilir. Mesane tipi tayin edilemiyorsa, tipi tayin edilemiyorsa, renalrenalultrasonografiultrasonografi, , sistoüretrogramsistoüretrogram, , renalrenaltomografiler ve tomografiler ve ürodinamikürodinamikçalışmalarından çalışmalarından yararlanılabilir. yararlanılabilir.\u003cbr /\u003eBarsak Rehabilitasyonu\u003cbr /\u003eMS hastalığında MS hastalğnda konstipasyonsık görülen bir yakınmadır. Bu bir nörojenikbarsak veya immobilitesonucu olabilir. Tedavide ilk yapılması gereken hastanın bol sıvıiçmesini sağlamak (günde 8-10 bardak su alımı) ve lifli gdalardan zengin beslenmeyeteşvik etmektir.\u003cbr /\u003eRehabilitasyon programında, gün aşırı barsak boşaltma Rehabilitasyon programnda, gün aş barsak boşaltma alışkanlığı kazandırmak için, özellikle yemeklerden belirli bir süre sonra dik bir şekilde oturması ve materyalınyer çekimi nedeniyle aşağıya hareketini kolaylaştırması istenir.\u003cbr /\u003eNonmedikalNonmedikalolarak, düzgün olarak, düzgün pozisyonlamapozisyonlama, , abdominalabdominalmasaj masaj ve dijital ve dijital stimülasyonstimülasyonyöntemlerinden yararlanılabilir.yöntemlerinden yararlanlabilir.\u003cbr /\u003eMedikal olarak Medikal olarak gaita yumuşatıcılarıgaita yumuşatları((docusatedocusatesodyum), sodyum), hacim hacim oluşturan ilaçlaroluşturan ilaçlar((metamucilmetamucil) ve ) ve laksatiflerlaksatifler((magnesiummagnesium) ) kullanılabilir. kullanılabilir. RektalRektalsuppozituarlarsuppozituarlarda (da (glycerineglycerine) ) nörojeniknörojenikmesanede kullanılabilir. mesanede kullanılabilir.\u003cbr /\u003eKognitifBozukluklar\u003cbr /\u003eKognitifKognitifbozuklukların bozukluklarn prevalansı%40-70 dir. Anlama, dikkat, hafıza, problem çözme, plan yapma ve konuşabilme en çok etkilenen alanlardır.\u003cbr /\u003eTedavi yaklaşımı, Tedavi yaklaş, kompansatuaryöntemlerinkullanılmasıdır. Yeniden eğitim, tekrarlamalarla ve mentaluyarı egzersizleriyle beyinde zayıflamış bölgenin kuvvetlendirilmesi hedeflenir.\u003cbr /\u003eKongnitifKongnitifbozukluğunun rehabilitasyonunda aile fertlerinin bozukluğunun rehabilitasyonunda aile fertlerinin büyük rolü mevcut. Talimatların adım adım izlenmesi ve tüm büyük rolü mevcut. Talimatlarn adm adım izlenmesi ve tüm emirlerin görsel ve verbalşekilde verilmesi gerekmektedir.şekilde verilmesi gerekmektedir.\u003cbr /\u003eAğrı\u003cbr /\u003eHastaların % 30Hastalarn % 30-50’i hastalıklarının bir döneminde ağrı duymaktalar. Primerve sekonderolarak iki şekilde görülebilir.\u003cbr /\u003ePrimerPrimerağrığdirekt demiyelinizasyonsüreciyle ilişkilidir. Bu nöropatikağrı, yanma tarzındaki ağrı ile karakterizedir. TENS bazı hastalarda yaralıdır. Medikal olarak trisiklikantidepresanlarilk tercih edilenlerdir. İkinci tercih edilen ilaçlar ise carbamazepine, phenytoinveyagabapentingibi antikonvülzanlardır.\u003cbr /\u003eSekonderSekonderağrığise spastisitenedeniyle, zayıf postür, denge bozukluğu, eklemlerin ve kasların anormal şekilde kullanılmasından kaynaklanır. Tedavisinde, masaj, fiziksel ajanlar ve germe gibi egzersizlerdenyararlanılabilir. Medikal olarak NSAİD’larveya diğer analjeziklerkullanılabilir.\u003cbr /\u003eSıcak İntoleransıİntolerans\u003cbr /\u003eMS hastaları, sıcak hava, egzersiz sonrası veya vücut ateş MS hastalar, scak hava, egzersiz sonrası veya vücut ateş yükselmesine maruz kaldıklarında kendilerini daha yorgun ve kuvvetsiz hissederler.\u003cbr /\u003eBunun için açık havada yapılan egzersizlerin sabah erken Bunun için açk havada yaplan egzersizlerin sabah erken saatlerinde veya akşam saatlerinde yapılması tercih edilir.\u003cbr /\u003eAşırı ısı üretimini engellemek için egzersizler ve bedensel ş üretimini engellemek için egzersizler ve bedensel aktiviteler birden değil, gün içinde yayılabilir.\u003cbr /\u003eEvde ve arabada klima, serin tutan, açık renkli giysiler ve Evde ve arabada klima, serin tutan, açk renkli giysiler ve geniş şapka kullanımı, sıcağa karşı korumak için uygundur.\u003cbr /\u003eSauna, kaplıca ve sıcak su ile duş almaları önerilmez.Sauna, kaplca ve scak su ile duş almaları önerilmez.\u003cbr /\u003eAtaksive Tremor\u003cbr /\u003eAtaksiAtaksive tremor’un medikal ve ve tremor’un medikal ve rehabilitatifrehabilitatiftedavilere karşıtedavilere karş yanıtsız olması, MS’li hastaların en can sıkıcı semptomlarından biridir.\u003cbr /\u003eEkstremitelerinEkstremitelerindistaldistalbölümüne yerleştirilen ağırlıklar, bölümüne yerleştirilen ağrlklar, ataksiyiazaltabilir. Tekrarlanan koordinasyon egzersizleri az da olsa etkili olabilir. Tedavi de klonazepam(1-6 mg/gün) ve izoniazidile birlikte piridoksinkullanılmış ancak etki mekanizmaları tam bilinmemektedir ve % 10-20’den daha fazla bir yanıt elde edilmemiştir.\u003cbr /\u003eSeksüel Disfonksiyon\u003cbr /\u003eÇeşitli tiplerde seksüel Çeşitli tiplerde seksüel disfonksiyondisfonksiyongelişebilir. gelişebilir.\u003cbr /\u003e302 MS’li hasta üzerinde yapılan bir çalışmada;302 MS’li hasta üzerinde yaplan bir çalşmada;\u003cbr /\u003eerkeklerin %91’inde ve kadınların %72’sinde seksüel erkeklerin %91’inde ve kadnlarn %72’sinde seksüel fonksiyon bozukluğu\u003cbr /\u003eEreksiyonEreksiyonbozukluğu %62, bozukluğu %62,\u003cbr /\u003eorgazma ulaşma yetersizliği %33, orgazma ulaşma yetersizliği %33,\u003cbr /\u003elibido kaybı %27 ve libido kayb %27 ve\u003cbr /\u003espastisitespastisite%12%12\u003cbr /\u003eTedavide; psikolojik destekle birlikte Tedavide; psikolojik destekle birlikte lokalizelokalizepapaverinpapaverinenjeksiyonları veya enjeksiyonlar veya penilimplantlarınkullanımı ereksiyonporblemleriiçin yararlı olabilir.\u003cbr /\u003eSildenafilSildenafil(Viagra), erektildisfonksiyontedavisi için genellikle olumlu sonuçlar vermektedir.\u003cbr /\u003eRehabilitasyon Programı\u003cbr /\u003eHasta ve yakınlarını bilgilendirmek ve eğitmekle başlar. Hasta ve yaknlar bilgilendirmek ve eğitmekle başlar.\u003cbr /\u003eRehabilitasyonun amaçları:Rehabilitasyonun amaçlar\u003cbr /\u003eKoordinasyonu geliştirmek, kuvvet ve Koordinasyonu geliştirmek, kuvvet ve enduransıenduransarttırmak, kontraktürve basınç yaralarını engellemek, günlük yaşam aktivitelerinde performansı geliştirmek ve hastayı bağımsız olarak ulaşabileceği maksimum fiziksel, mentalve sosyal seviyeye ulaştırmaktır.\u003cbr /\u003eBelirlenen bu hedeflere ulaşmak için FTR ekibi tüm Belirlenen bu hedeflere ulaşmak için FTR ekibi tüm tekniklerini kullanarak hastanın yetersizlikten özürlülüğe ve tekniklerini kullanarak hastann yetersizlikten özürlülüğe ve özürlülükten engelliliğe doğru gidişini önlemeye hedeflenmelidir.\u003cbr /\u003eMS rehabilitasyon programı\u003cbr /\u003eEgzersiz: motor becerilerini arttırmak, günlük yaşam aktivitelerEgzersiz: motor becerilerini arttrmak, günlük yaşam aktivitelerini düzenlemek ve hastayı maksimum bağımsızlığa ulaştırmak için egzersiz ve aktivasyon esastır. Germe egzersizleri, kas kuvvetlendirme egzersizleri ve dayanıklılığı arttırıcı egzersizler temeldir.\u003cbr /\u003eMesane ve barsak kontrolünün eğitimi vermek,Mesane ve barsak kontrolünün eğitimi vermek,\u003cbr /\u003eBaston, koltuk değneği, Baston, koltuk değneği, brace’lerbrace’lerve ve walkerwalkergibi yardımcı gibi yardmccihazların kullanımını sağlamak,\u003cbr /\u003eKonuşma zorluğu yaşayanların iletişim becerilerini arttırmak üzeKonuşma zorluğu yaşayanlarn iletişim becerilerini arttrmak üzere teknikleri kullanmak\u003cbr /\u003eİdrak eğitimi vermek,İdrak eğitimi vermek,\u003cbr /\u003eMeslek eğitimi vermek veMeslek eğitimi vermek ve\u003cbr /\u003eFonksiyonların kolaylaştırılması, güvenlik ve Fonksiyonlarn kolaylaşlması, güvenlik ve mobiliteartırılması için ev ortamının düzenlemek rehabilitasyonun amacıdır.\u003cbr /\u003eMS rehabilitasyon ekibi\u003cbr /\u003eNörolog Nörolog\u003cbr /\u003eFizyatristFizyatrist\u003cbr /\u003eDahiliye ve diğer branş uzmanları Dahiliye ve diğer branş uzmanlar\u003cbr /\u003eRehabilitasyon hemşiresi Rehabilitasyon hemşiresi\u003cbr /\u003eDiyetisiyenDiyetisiyen\u003cbr /\u003eFizyoterapist Fizyoterapist\u003cbr /\u003eİşİş-uğraşı terapisti\u003cbr /\u003eKonuşma ve dil terapisti Konuşma ve dil terapisti\u003cbr /\u003eOdiyologOdiyolog\u003cbr /\u003eSosyal danışman Sosyal danşman\u003cbr /\u003ePiskiyatristPiskiyatrist/ psikolog/ psikolog\u003cbr /\u003eRekreasyon terapistiRekreasyon terapisti\u003cbr /\u003eMeslek danışmanları Meslek danşmanlar\u003cbr /\u003eEgzersiz\u003cbr /\u003e1996 yılında 1996 ynda UtahÜniversitesinde MS’de egzersiz üzerinde yapılan ilk araştırma, MS hastalarında egzersizin önemi, açık bir şekilde gösterilmiştir.\u003cbr /\u003eAerobik egzersizlere katılan hastaların daha iyi bir Aerobik egzersizlere katlan hastalarn daha iyi bir kardiyovasküleruyuma sahip olduklarını, kasların daha kuvvetlendiğini, daha iyi bir mesane ve barsak fonksiyonuna sahip olduklarını, daha az depresyon ve yorgunluk yaşadıklarını, daha pozitif olduklarıı ve sosyal ilişkilerinde ndaha başarılı oldukların göstermiştir.\u003cbr /\u003e1996 yılından sonra daha çok egzersiz üzerinde çalışmalar yapılm1996 yndan sonra daha çok egzersiz üzerinde çalşmalar yapılmış ve ış ve hepsinde aynı başarılar elde edilmiştir.hepsinde aynı başarılar elde edilmiştir.\u003cbr /\u003eEgzersiz programları tamamıyla bireysel olup, hastanın potansiyeEgzersiz programlar tamamyla bireysel olup, hastanın potansiyel durumuna göre ayarlanmalıdır.\u003cbr /\u003eEgzersiz Egzersiz peryodlarıperyodlar, günün sıcak saatlerinde olmamalı ve hastanın yorgunluğunu arttıracak derecede olmamalıdır.\u003cbr /\u003eÇok iyi ayarlanmış ve rehberlik altında yapılan egzersizler, hasÇok iyi ayarlanmş ve rehberlik altnda yapılan egzersizler, hastalığın sekondersemptomlarını belirgin azaltmaktadır.\u003cbr /\u003eİş-uğraşı tedavisiuğraşı tedavisi\u003cbr /\u003eİş--uğraşı tedavinin amacı, hastaların mümkün mertebe kolay uğraşı tedavinin amacı, hastaların mümkün mertebe kolay ve bağımsız yaşamalarını sağlamaktır.ve bağımsız yaşamalarını sağlamaktır.\u003cbr /\u003eHastalara, giyinme, yemek pişirme ve yemek yeme gibi Hastalara, giyinme, yemek pişirme ve yemek yeme gibi aktivitelerde eğitim vermek,aktivitelerde eğitim vermek,\u003cbr /\u003eHastanın günlük yaşantısını değerlendirmek, ev ve iş ortamını Hastann günlük yaşantısını değerlendirmek, ev ve iş ortamını hastanın ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlemek ve hastanın hastanın ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlemek ve hastanın günlük aktivitelerini daha kolay ve daha az efor harcayarak günlük aktivitelerini daha kolay ve daha az efor harcayarak yapmasını sağlamak işyapmasını sağlamak iş--uğraşı tedavinin temelidir. uğraşı tedavinin temelidir.\u003cbr /\u003eMS’de Yeni Gelişmeler\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eKonuşma bozuklukları\u003cbr /\u003eAfazi, anlama ve konuşma kabiliyetin azalmasıdır. Akıcı olmayan veya anlamlı afazi, konuşma ve yazma sırasında anlamlı düşünce kabiliyetinin kaybıdır. Akıcı veya alcı afazi ise konuşulanları veya yazılanları anlama kabiliyetinin kaybıdır.\u003cbr /\u003eDisfoni, konuşma bozukluğudur. Konuşma sırasında sesin kalitesinde azalmadır. Laringssinirlerin tutulumunda ortaya çıkar.\u003cbr /\u003eDizartri, talaffüzetme ve konuşma ritminde bozukluktur. Hasta konuşurken kelimeleri tökezleyerek yada sürçerek konuşur.\u003cbr /\u003eMS’li bir hastanın değerlendirmesi\u003cbr /\u003eMentalMentalfonksiyonlar fonksiyonlar\u003cbr /\u003eEmosiyonelEmosiyonelfonksiyonlar fonksiyonlar\u003cbr /\u003eDil fonksiyonlarıDil fonksiyonlar\u003cbr /\u003eHareket ve koordinasyon Hareket ve koordinasyon\u003cbr /\u003eGörme Görme\u003cbr /\u003eDenge Denge\u003cbr /\u003eBeş duyu fonksiyonların değerlendirilmesi Beş duyu fonksiyonlarn değerlendirilmesi\u003cdiv class\u003d\"blogger-post-footer\"\u003e\u003cimg width\u003d'1' height\u003d'1' src\u003d'https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9168672105812745474-2657204486316202632?l\u003dfiziktedavi-saglik.blogspot.com' alt\u003d'' /\u003e\u003c/div\u003e"},"link":[{"rel":"replies","type":"application/atom+xml","href":"http://fiziktedavi-saglik.blogspot.com/feeds/2657204486316202632/comments/default","title":"Kayıt Yorumları"},{"rel":"replies","type":"text/html","href":"https://www.blogger.com/comment.g?blogID\u003d9168672105812745474\u0026postID\u003d2657204486316202632","title":"0 Yorum"},{"rel":"edit","type":"application/atom+xml","href":"http://www.blogger.com/feeds/9168672105812745474/posts/default/2657204486316202632"},{"rel":"self","type":"application/atom+xml","href":"http://www.blogger.com/feeds/9168672105812745474/posts/default/2657204486316202632"},{"rel":"alternate","type":"text/html","href":"http://fiziktedavi-saglik.blogspot.com/2007/11/fizik-tedavi-de-multipl-skleroz.html","title":"Fizik Tedavi de MULTIPL SKLEROZ REHABİLİTASYONU"}],"author":[{"name":{"$t":"umit"},"uri":{"$t":"http://www.blogger.com/profile/04280412944418248336"},"email":{"$t":"noreply@blogger.com"},"gd$extendedProperty":{"xmlns$gd":"http://schemas.google.com/g/2005","name":"OpenSocialUserId","value":"11881063563812992563"}}],"thr$total":{"xmlns$thr":"http://purl.org/syndication/thread/1.0","$t":"0"}},{"id":{"$t":"tag:blogger.com,1999:blog-9168672105812745474.post-184270730699917700"},"published":{"$t":"2007-11-24T22:04:00.001+02:00"},"updated":{"$t":"2007-11-24T22:04:50.786+02:00"},"category":[{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"fizik tedavi"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"sağlık"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"meniskus"}],"title":{"type":"text","$t":"Meniskus Fizik Tedavi"},"content":{"type":"html","$t":"MENİSKOPATİLER\u003cbr /\u003eDR.LÜTFİYE AYTÜRE\u003cbr /\u003eDiz Ekleminin Yapısı\u003cbr /\u003eDiz alt ekstremitedebir ara eklemdir\u003cbr /\u003eEklem kartlajıve sinoviyalkavitenedeniyle vücudumuzun en büyük eklemidir\u003cbr /\u003eTemel fonksiyonu vücut ağırlığının taşınması, ayakta durma ve yürümenin sağlanmasıdır\u003cbr /\u003eEklem yüzeyinin şekline göre menteşe tipi diartrodialeklemdir\u003cbr /\u003ePatellofemoraleklem ve tibiofemoraleklem olarak iki fonksiyonel eklemden oluşmuştur\u003cbr /\u003eFonksiyonel olarak iki kısımdan oluşmasına rağmen tek sinoviyalboşluk vardır\u003cbr /\u003eDizin stabilitesikemik yapısından çok kapsül, bağlar ve kaslarla sağlanır\u003cbr /\u003eYağ ve kas tabakaları ile korunmadığından yaralanma riski yüksektir\u003cbr /\u003eAnatomi\u003cbr /\u003eDiz eklemini oluşturan kemik yapılar şunlardır:\u003cbr /\u003eFemurdistalindekonveks medialve lateralkondiller\u003cbr /\u003eTibiaproksimalindehafif konkav medialve lateralkondiller\u003cbr /\u003ePatellanınkonkav yüzü\u003cbr /\u003ePatellavücudun en büyük sesamoidkemiğidir\u003cbr /\u003eTrianguleryapıdadır\u003cbr /\u003eKuadrisepskasının tendonuarasında bulunur\u003cbr /\u003eSİAS ve patellanınortasından geçen çizgi birleştirilince oluşan çizgi düz bir hat değildir\u003cbr /\u003eAralarında oluşan 4-10 derecelik açıya Q açısı (tibiofemoralaçı) denir\u003cbr /\u003e15 dereceye kadar normal kabul edilir\u003cbr /\u003eEklem kapsülü\u003cbr /\u003eFemurdistalucu ve tibiaproksimalucuna tutunan ve önde patellayıkuşatan fibrözyapıdır\u003cbr /\u003eArkada oblikpoplitealligaman, önde kuadrisepstendonuve infrapatellartendonile bütünleşir\u003cbr /\u003eSinoviyalzar menisküslerdışında tüm intraartiküleryapıları örter\u003cbr /\u003eDizin Bursaları\u003cbr /\u003eÖn bölümde yer alanlar:\u003cbr /\u003ePrepatellarbursa\u003cbr /\u003eİnfrapatellarbursa\u003cbr /\u003eDerin infrapatellarbursa\u003cbr /\u003eSuprapatellarbursa\u003cbr /\u003eDış kısmındaki bursalar:\u003cbr /\u003eGastroknemiusbursası\u003cbr /\u003eİnferiorbisepsfemorisbursası\u003cbr /\u003ePoplitealbursa\u003cbr /\u003eDizin medialindekibursalar:\u003cbr /\u003eGastroknemiusbursası\u003cbr /\u003eAnserinbursa\u003cbr /\u003eMedialkollarerallig. altındaki bursa\u003cbr /\u003eMedialtibialkondilve semimembranozustendonuarasındaki bursa\u003cbr /\u003eSemimembranozuskasının tendonlarıarasındaki bursa\u003cbr /\u003eMENİSKÜSLER\u003cbr /\u003eDiz ekleminde iki adet menisküsvardır\u003cbr /\u003eMedialmenisküsyarım ay, lateralmenisküsise daha dairesel biçimdedir\u003cbr /\u003eHer iki menisküsönde ve arkada incelerek sonlanır\u003cbr /\u003eBunlara ön ve arka boynuz denir\u003cbr /\u003eHer iki menisküsön boynuzları önde transversligamanile birbirine bağlanır\u003cbr /\u003eÖn boynuz tibiadainterkondilertümseğin hemen önüne ve ön çapraz bağa yapışır\u003cbr /\u003eArka boynuz ise daha kalın olup ınterkondilertümseğin arka kısmına ve arka çapraz bağa yapışır\u003cbr /\u003eİç menisküsünperiferikkısmı medialkapsüle yapışır\u003cbr /\u003eDış menisküsise tibiaplatosunun 2/3 ünü örtecek şekildedir\u003cbr /\u003eKısaca menisküslerön ve arka boynuzları ile tibiaya, periferikkısımları ile eklem kapsülüne tutunur\u003cbr /\u003eDış menisküsiç menisküsegöre daha mobildir( kapsül bağlantısı daha gevşek)\u003cbr /\u003eMenisküslerinperiferalfiksasyonufleksiyondaarkaya, ekstansiyondaöne kaymalarına izin verecek şekildedir\u003cbr /\u003eMenisküslerin1/3 periferikparçasının vaskülerbeslenmesi vardır\u003cbr /\u003e2/3 fibrokartilaginözyapı avaskülerdir\u003cbr /\u003eMenisküslerkapsülerpleksustangelen sinirlerle innerveolur\u003cbr /\u003eDizin Bağları\u003cbr /\u003eLig. Popliteumobliqum\u003cbr /\u003eArkuatligaman\u003cbr /\u003eLig. Patella\u003cbr /\u003eLig. Crusiatumanterior\u003cbr /\u003eLig. Crusiatumposterior\u003cbr /\u003eLig.collateralemediale\u003cbr /\u003eLig. Collateralelaterale\u003cbr /\u003eLig. transversum\u003cbr /\u003eMeniskusFonksiyonları\u003cbr /\u003eDevamlılık\u003cbr /\u003eKayganlık\u003cbr /\u003eEklem kıkırdağının beslenmesi\u003cbr /\u003eEklem hareket sınırlarının limitasyonu\u003cbr /\u003eŞok absorbsiyonu\u003cbr /\u003eYük transmisyonu\u003cbr /\u003eEklem stabilitesi\u003cbr /\u003eStres redüksiyonu\u003cbr /\u003eMenisküslergençlerde belli oranda elastikiyeti olan fibrokartilaginözyapılardır\u003cbr /\u003eYaş ve dejeneratifdeğişimlerle bu özelliği azalır ve sertleşir\u003cbr /\u003eMeniskalyaralanmalar yaş gruplarına göre farklılık gösterir\u003cbr /\u003eGençlerde sportif yaralanmalara bağlı menisküslezyonlarısıktır ve genellikle ligamentözyaralanmalarla birliktedir\u003cbr /\u003eKronik instabilitesiolanlarda da menisküslezyonlarısıktır\u003cbr /\u003eAğırlık taşıyan dizdeki rotasyonelyönde yüklenme ile menisküsfemoralve tibialkondilarasında sıkışır\u003cbr /\u003eBu tür sıkışmalar genellikle longitudinalyırtiklarlasonuçlanır\u003cbr /\u003eEğer yırtık genişse menisküsüniç kısmı yer değiştirerek dizde kilitlenmeye neden olur\u003cbr /\u003eDaha ileri yaşlarda ise menisküslerelastikiyetlerini kaybettikleri için yırtıklar oluşabilir\u003cbr /\u003eBu tür yırtiklarhorizontalveya radialyırtık tarzındaır\u003cbr /\u003eSemptomlar\u003cbr /\u003eGençlerde menisküslezyonlarınınanamnezioldukça tipiktir\u003cbr /\u003eDiz ekleminde dönme tarzında yaralanma ile şiddetli ağrı ortaya çıkar\u003cbr /\u003eHasta diz üzerine ağırlık veremez\u003cbr /\u003eEğer kova sapı yırtık varsa diz tam ekstansiyonagelemez\u003cbr /\u003eSaatler içinde diz ekleminde şişlik ortaya çıkar\u003cbr /\u003eEğer çapraz bağlarda da yaralanma varsa hemartroztespit edilir\u003cbr /\u003eFizik Muayene\u003cbr /\u003eDizde palpasyonlaşişlik ve hassasiyet saptanır\u003cbr /\u003eKronik yırtıklarda hasta eklem çizgisinde ağrı tanımlar\u003cbr /\u003eZaman içinde diz ekleminde kilitlenme meydana gelebilir\u003cbr /\u003eDizde kilitlenme o taraf ekstremiteyeağırlık vermeden de diz fleksiyonuile ortaya çıkabilir\u003cbr /\u003eZorlu ekstansiyonağrılıdır\u003cbr /\u003eTanıda testlerden yararlanılır\u003cbr /\u003eMenisküsTestleri\u003cbr /\u003eÇeşitli manevralarla yırtık menisküsüperiferdenmerkeze doğru iterek tibiave femurarsında sıkıştırarak veya yırtık menisküsünperiferinebastırarak ağrı hissi uyandıran testler tanımlanmıştır\u003cbr /\u003eMcmurraytesti\u003cbr /\u003eMcMurrayTesti\u003cbr /\u003eSırtüstü yatırılan hastanın dizi iyice fleksiyonagetirilerek bir elle topuk tutlupkavranır\u003cbr /\u003eBu pozisyonda iken dize İR ve ER yaptırılır\u003cbr /\u003eER ile iç, İR ile dış menisküsdeğerlendirilir\u003cbr /\u003eAşırı fleksiyondakidize yavaş yavaş ekstansiyonyaptırılır\u003cbr /\u003eFemurtam yırtık menisküsüzerine geldiğinde ağrı, kayma ve klik sesi duyulur\u003cbr /\u003eTam fleksiyondaiken ağrı ve klik sesi arka boynuz yırtğını, 90 derece fleksiyondansonra ağrı+ses duyulması menisküsorta kesim lezyonunudüşündürür\u003cbr /\u003eAppley’inKompresyon Testleri\u003cbr /\u003eDistraksiyonTesti\u003cbr /\u003eBu test diz ekleminde menisküsve ligamanproblemlerinin ayrımını yapmayı sağlar\u003cbr /\u003eKompresyon testindeki pozisyonda ayak yokarıçekilerek içe ve dışa döndürülür\u003cbr /\u003eBu test menisküsüzerindeki basıncı azaltarak kollateralligamanlarüzerinde gerginlik yaratır\u003cbr /\u003eHangi tarafta ağrı olursa o taraf kollateralligamandazedelenme düşünülür\u003cbr /\u003eEge Testi\u003cbr /\u003eBu test 1961 yılında Rıdvan Ege tarafından tanımlanmıştır\u003cbr /\u003eGülhane testi olarak da bilinir\u003cbr /\u003eBu test özellikle kitle muayenelerinde(sporcular, askerler) kullanılmıştır\u003cbr /\u003eAyakta duran kişi bacaklarını 40-50 cm açar ve ayaklarını iç rotasyona getirir\u003cbr /\u003eBu pozisyonda çömelir ve dizini ekstansiyonagetirerek ayağa kalkar\u003cbr /\u003eDizin lateralindeve arkasında ağrı, takılma olması dış menisküslezyonunugösterir\u003cbr /\u003eİç menisküsdeğerlendirilirken ayak dışa rotasyonda çömeltilir ve dizi ekstansiyonagetirerek ayağa kalkması istenir\u003cbr /\u003eDiz posteromedialindeağrı takılma hissi ve ses duyulması iç menisküslezyonunudüşündürür\u003cbr /\u003eBouncheHomeTesti\u003cbr /\u003eBu test menisküsyırtığı olan diz ekleminde serbest parça veya intraartikülereklem şişliğine sekondergelişen diz ekstansiyoneksikliğini değerlendirmek için yapılır\u003cbr /\u003eHasta masada sırtüstü yatarken hastanın tpuğukavranır ve diz fleksiyonagetirilir\u003cbr /\u003eHastanın dizi pasif olarak uzatılır\u003cbr /\u003eDizde yatamamen ekstansiyonolur veya keskin bir uçla yuvadan çıkar(bounchehome)\u003cbr /\u003eEğer daha fazla ekstansiyonadirenç gösterecek şekilde diz kısa düşerse menisküsyırtığı veya diz ekleminde blokaj yapan diğer nedenler(sıvı vb.) vardır ve bounchehomehareketi olmaz\u003cbr /\u003eMeniskalRadialYırtık\u003cbr /\u003eMenisküssebestkenarına dik oryantasyonluvertikalyırtık vardır\u003cbr /\u003eDejeneratifveya akut olabilir\u003cbr /\u003eLateralmenisküsarka boynuzu radialyırtıklarına ACL yırtıkları eşlik eder\u003cbr /\u003eÖn ve arka boynuzu tuttuğunda menisküstebozulma eşlik eder ve menisküsgövdesinin subluksasyonunayol açar\u003cbr /\u003eEn sık lateralmenisküsgövdesi ve ön boynuzu bileşkesinde ve medialmenisküsarka boynuzunun meniskotibialtutunum yerinde oluşur\u003cbr /\u003eÇoğunlukla lateralmenisküstesinsice gelişir\u003cbr /\u003eRotasyonelhareketlerin sonucu olarak yürüme ve koşma sırasında menisküsteön ve arka boynuzlar arasındaki manivela hareketiyle gelişir\u003cbr /\u003eAni travma ile akut oluşabilir\u003cbr /\u003eDeplasefleepkomponetiolabilir\u003cbr /\u003eKlinik\u003cbr /\u003eTek bir travmatikolay sonucu ağrı veya sinsi başlangıçlı ağrı\u003cbr /\u003eEklem hattında hassasiyet\u003cbr /\u003eÇekilme hissi\u003cbr /\u003eKlik\u003cbr /\u003eDeplasefragman varsa kilitllenme\u003cbr /\u003eSpazm gelişirse yalancı kilitlenme görülür\u003cbr /\u003eTedavi debridmandır\u003cbr /\u003eMR Bulguları\u003cbr /\u003eKısa TE sekanslarda menisküsserbest kenarında farklı miktarda periferaluzanım gösteren artmış sinyal intensitesi\u003cbr /\u003eKoronalkesitlerde sıklıkla serbest kenarda küntleşmegörülür\u003cbr /\u003eSıklıkla bir veya iki sagittalkesitte diffüzartmış sinyal intensitesiolarak görülür, kesit planıyla yırtık oryantasyonunabağlı olarak komşu kesitlerde normal veya normale yakın menisküsvardır\u003cbr /\u003eOblikMenisküsYırtığı\u003cbr /\u003eLongitudinal(menisküsuzun aksı) ve radial(uzun aksa dik) komponemtleriolan oblikoryantasyonlumenisküsyırtığı\u003cbr /\u003eEn sık menisküsyırtığı tipi\u003cbr /\u003eMenisküsfleepyırtığı olarak da isimlendirilir\u003cbr /\u003eEn siıkarka boynuzu etkiler\u003cbr /\u003eMenisküseani darbe ile burkulma komponentiile birlikte akut olarak oluşur\u003cbr /\u003eMenisküsboyunca kronik gerilme kuvvetlerinin sonucu olarak sinsice gelişebilir\u003cbr /\u003eMR Bulguları\u003cbr /\u003eKısa TE sekanslarda sagittalve koronalkesitlerde çoğunlukla inferioryüzeyden uzanan oblikoryantasyonluartmış sinyal intensitesi\u003cbr /\u003eDeplaseflepolgularında koronerligamanveya meniskal-femoralyapışma yeri ile oluşturulan resesteazalmış sinyal intensiteliyapı(sekestrefragman)\u003cbr /\u003eKlinik\u003cbr /\u003eErişkinler\u003cbr /\u003eTek travma sonrası ağrı veya sinsi başlangıçlı ağrı\u003cbr /\u003eEklem hattında hassasiyet\u003cbr /\u003eÇekilme hissi\u003cbr /\u003eKlik\u003cbr /\u003eDeplasefragman varsa kilitlenme\u003cbr /\u003eSpazm gelişirse yalancı kilitlenme görülür\u003cbr /\u003eTedavi debridman/parsiyelmeniskektomi\u003cbr /\u003eKova Sapı MenisküsYırtığı\u003cbr /\u003eMenisküsvertikallongitudinalyırtığının iç fragmanında yer değiştirme\u003cbr /\u003eMedialmenisküstedaha sıktır\u003cbr /\u003eTipik akut meniskalyırtık\u003cbr /\u003eGörüntüleme Bulguları\u003cbr /\u003eYer değiştiren menisküsfragmanı kovanın sapına, menisküsündiğer kısmı da kovanın kendisine benzer\u003cbr /\u003eYer değiştiren fragman diz çentiğine kadar kısmen veya tamamen çekilebilir\u003cbr /\u003eYer değiştiren fragman her iki uçtan menisküsetutunabilir veya bir uçta serbest olabilir\u003cbr /\u003eMR Bulguları\u003cbr /\u003eKoronalve sagittalkesitlerde menisküsteküntleşme, kalan menisküstenormale göre küçülme\u003cbr /\u003eÇift PCL bulgusu, diz çentiğinde PCL altına yer değiştiren fragman ile birlikte iki PCL ligamanıgörüntüsü yaratmasıdır\u003cbr /\u003eÇift delta bulgusu donormenisküsanteriorhornunakomşu ters dönmüş iç meniskalfragmanın birbirine komşu iki üçgen şekilli yapı oluşturarak yarattığı görünümdür\u003cbr /\u003eKlinik\u003cbr /\u003eÇoğunlukla genç hastalar\u003cbr /\u003eEklem hattında hassasiyet\u003cbr /\u003eÇekilme hissi\u003cbr /\u003eKlik sesi\u003cbr /\u003eTipik olarak tam ekstansiyonuengelleyen kilitlenme\u003cbr /\u003eTedavi ve Prognoz\u003cbr /\u003eYer değiştirmemişse ve periferalvaskülerzonuetkiliyorsa onarılması\u003cbr /\u003eEğer yırtık vaskülarizeolmayan serbest köşeye uzanıyorsa veya fragman ana menisküstenayrı ise fragmanın eksizyonu\u003cbr /\u003eDiskoidMenisküs\u003cbr /\u003eNormal semilunarşeklini kaybetmiş geniş konjenitaldisplastikmenisküs\u003cbr /\u003eLateraldiskoidmenisküsmedialdiskoidmenisküstendaha sıktır\u003cbr /\u003eBazen bilateral\u003cbr /\u003eMR Bulguları\u003cbr /\u003eKesitsel görüntüde meniskalboyutun 13 mm den büyük olması diskoidmenisküsile uyumludur\u003cbr /\u003eMenisküs4-5 mm kalınlığındaki 3 ardışık sagittalgörüntüde devamlılık gösterir\u003cbr /\u003eKompletdiskoidmenisküsteinterkondilerçentikten perifereuzanan pankekgörünümü vardır\u003cbr /\u003eSıklıkla kısa TE görüntülerde menisküsiçerisinde veya artiküleryüzeye uzanan sinyal artışı olarak görülen meniskalyırtık veya intrameniskalyırtık vardır\u003cbr /\u003eDirek GrafiBulguları\u003cbr /\u003eLateraldisloidmenisküsolgularında eklem aralığında genişleme, hipoplastikfemoralkondilve yüksek fibulabaşı vardır\u003cbr /\u003eLateraltibialplatoda çanaklaşma tanımlanmıştır\u003cbr /\u003eGrossPatolojik ve Cerrahi Bulgular\u003cbr /\u003eMedialve lateralkompartmandapankekveya geniş, bunun dışında normal görününmlümenisküs\u003cbr /\u003eWrisbergligamantipi diskoidmenisküsteposteriorkapsülertutunum yoktur\u003cbr /\u003eEvrelemeve GradelemeKriterleri\u003cbr /\u003eWatanabeklasifikasyonu\u003cbr /\u003eKoranalkesitlerde interkondilerçentiğe uzanan kompletdiskoidmenisküs\u003cbr /\u003eİnkomplet:Koronalkesitlerde interkondilerçentiğe parsiyeluzanım\u003cbr /\u003eWrisbergligamantipi:Posterolateralmeniskaltibialtutunma yoktur\u003cbr /\u003eKlinik\u003cbr /\u003eKonjenital\u003cbr /\u003eHastalar sıklıkla ağrı, klik ve kilitlenme ile prezenteolur\u003cbr /\u003eKilitlenme çoçuklardasık bulgudur\u003cbr /\u003eAdolesanve genç erişkin döneme kadar semptomlar gelişmeyebilir\u003cbr /\u003eSıklıkla asemptomatiktir\u003cbr /\u003eTedavi ve Prognoz\u003cbr /\u003eParsiyelmeniskektomi, daha normal şekilli menisküsiçin diskoidkısmın parsiyelrezeksiyonu\u003cbr /\u003eMeniskalKist\u003cbr /\u003eTipik olrakhorizontalyırtıkta, meniskalyırtık içerisinde ve boyunca eklem sıvısının zorlamasıyla gelişen kist\u003cbr /\u003eLateralmenisküsön boynuzunu medialmaenisküsarka boynuzundan daha sık tutar(en sık iki lokalizasyon)\u003cbr /\u003eGörüntüleme Bulguları\u003cbr /\u003eMenisküsiçindeki veya komşuluğundaki kistler tipik olarak meniskalyırtıkla devamlılık halindedir\u003cbr /\u003eMeniskalyırtık en sık medialmenisküsarka boynuzunda ve lateralmenisküsön boynuzundaki horizontalyırtık, veya lateralmenisküsgövde ve arka boynuzu bileşkesinde oblikyırtık şeklindedir\u003cbr /\u003eMR Bulguları\u003cbr /\u003eT2AG deyuvarlak, homojen artmış sinyal intensitesindekitle, T1AG de düşük-intermediatesinyal intensitesindedir\u003cbr /\u003eKitle özellikle eğer parameniskalise bazen lobuleve septasyonluolabilir\u003cbr /\u003eKistikkitle diz çevresinde paratiküleryumuşak dokuya disekeolur\u003cbr /\u003eKlinik\u003cbr /\u003eErişkin hastalar\u003cbr /\u003eBüyük kisti olan hastalar eklem hattında ağrı ve palpablkitle ile gelebilir\u003cbr /\u003eKistler lateraldegevşek yumuşak doku ile sınırlandırıldıklarından medialtarafa kıyasla daha büyük olma eğilimindedir\u003cbr /\u003eTedavi ve Prognoz\u003cbr /\u003eKist rezeksiyonuve yırtık onarımı\u003cbr /\u003eTEŞEKKÜRLER\u003cdiv class\u003d\"blogger-post-footer\"\u003e\u003cimg width\u003d'1' height\u003d'1' src\u003d'https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9168672105812745474-184270730699917700?l\u003dfiziktedavi-saglik.blogspot.com' alt\u003d'' /\u003e\u003c/div\u003e"},"link":[{"rel":"replies","type":"application/atom+xml","href":"http://fiziktedavi-saglik.blogspot.com/feeds/184270730699917700/comments/default","title":"Kayıt Yorumları"},{"rel":"replies","type":"text/html","href":"https://www.blogger.com/comment.g?blogID\u003d9168672105812745474\u0026postID\u003d184270730699917700","title":"0 Yorum"},{"rel":"edit","type":"application/atom+xml","href":"http://www.blogger.com/feeds/9168672105812745474/posts/default/184270730699917700"},{"rel":"self","type":"application/atom+xml","href":"http://www.blogger.com/feeds/9168672105812745474/posts/default/184270730699917700"},{"rel":"alternate","type":"text/html","href":"http://fiziktedavi-saglik.blogspot.com/2007/11/meniskus-fizik-tedavi.html","title":"Meniskus Fizik Tedavi"}],"author":[{"name":{"$t":"umit"},"uri":{"$t":"http://www.blogger.com/profile/04280412944418248336"},"email":{"$t":"noreply@blogger.com"},"gd$extendedProperty":{"xmlns$gd":"http://schemas.google.com/g/2005","name":"OpenSocialUserId","value":"11881063563812992563"}}],"thr$total":{"xmlns$thr":"http://purl.org/syndication/thread/1.0","$t":"0"}},{"id":{"$t":"tag:blogger.com,1999:blog-9168672105812745474.post-7626609143333828125"},"published":{"$t":"2007-11-24T20:29:00.000+02:00"},"updated":{"$t":"2007-11-24T21:51:15.137+02:00"},"category":[{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"fizik tedavi"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"sağlık"},{"scheme":"http://www.blogger.com/atom/ns#","term":"diatermi"}],"title":{"type":"text","$t":"Kısa Dalga Diatermi"},"content":{"type":"html","$t":"KISA DALGA DİATERMİ\u003cbr /\u003e\u003cbr /\u003eVAKIF GUREBA HASTANESİ\u003cbr /\u003eFİZİKSEL TIP VE REHABİLİTASTON KLİNİĞİ\u003cbr /\u003eDiatermiDiatermi: “ısı vasıtası”, 1907 : “ vasıtası”, 1907 NagelschmidtNagelschmidt\u003cbr /\u003e* Vücut derinliklerinde bulunan dokuların * Vücut derinliklerinde bulunan dokularn ısıtılmasılması\u003cbr /\u003e1. Kısa dalga 1. Ksa dalga DiatermiDiatermi\u003cbr /\u003e2. Mikrodalga 2. Mikrodalga DiatermiDiatermi\u003cbr /\u003e3. 3. UltrasonUltrasonDiatermiDiatermi\u003cbr /\u003eYüksek Frekanslı AkımlarYüksek Frekansl Akımlar\u003cbr /\u003e* 1 Mhz ve üzerindeki frekanslara sahip * 1 Mhz ve üzerindeki frekanslara sahip alternatif akımlardır.alternatif akmlardr.\u003cbr /\u003e* Alçak ve orta frekanslı akımlar gibi dokuda * Alçak ve orta frekansl akmlar gibi dokuda uyarı meydana getirmezleruyarı meydana getirmezler\u003cbr /\u003e* Boşlukta hızları 300.000 km/* Boşlukta hzlar 300.000 km/h’dırh’dır..\u003cbr /\u003e* Hızları sabittir ve dalga boyu\u003dh/f (yani * Hzlar sabittir ve dalga boyu\u003dh/f (yani dalga boyu ve frekans ters orantılıdır.)dalga boyu ve frekans ters orantılıdır.)\u003cbr /\u003eYFA ÖzellikleriYFA Özellikleri\u003cbr /\u003e* Bu akımlar çok kısa sürelerle yönlerini * Bu akımlar çok ksa sürelerle yönlerini değiştirdiklerinden insan vücudundan geçerken değştirdiklerinden insan vücudundan geçerken elektroliz olaylarına ve adeleadelekasılmalarına kasılmalarına neden olmazlar.neden olmazlar.\u003cbr /\u003e* Su içeriği yüksek kaslar ve iç organlar * Su içeriği yüksek kaslar ve iç organlar YFA’ıYFA’su içeriği düşük, yağ ve kemik dokularına göre su içeriği düşük, yağ ve kemik dokularna göre 10 kez daha iyi iletirler.10 kez daha iyi iletirler.\u003cbr /\u003eYFA’lardaYFA’lardaortaya çıkan ısıortaya çkan ısı::\u003cbr /\u003e* Akım gücünün karesi ile doğru orantılıdır* Akm gücünün karesi ile doğru orant\u003cbr /\u003e* İletkenin rezistansıyla doğru orantılıdır* İletkenin rezistansyla doğru orant\u003cbr /\u003e* Akımın * Akn geçtiğigeçtiğsüre ile doğru orantılıdırsüre ile doğru orantılıdır\u003cbr /\u003e* Etkili bir tedavi için doku ısısının 40-45 dereceye kadar yükseltilmesi gerekir.\u003cbr /\u003e* Subkutanyağ dokusu ısının derinlere iletilmesine engel olur.\u003cbr /\u003e* Diatermiyöntemleri ile cilt bariyerikolayca geçilir.\u003cbr /\u003eDiatermiDiatermiile dokularda oluşturulan ısıile dokularda oluşturulan değerlerideğerleri::\u003cbr /\u003e* Enerji kaynağının gücü* Enerji kaynağn gücü\u003cbr /\u003e* Uygulama yöntemleri* Uygulama yöntemleri\u003cbr /\u003e* Dokuların fiziksel özellikleri* Dokuların fiziksel özellikleri\u003cbr /\u003e* Dokuların kan dolaşımı ve refleks yanıt * Dokuların kan dolaş ve refleks yant\u003cbr /\u003eile ilgilidir.ile ilgilidir.\u003cbr /\u003eDerin dokları ısıtmaya çalışırken dikkatDerin doklartmaya çalışırken dikkatedilmesi gerekenleredilmesi gerekenler::\u003cbr /\u003e*Uygulanan manyetik alanın büyüklüğü*Uygulanan manyetik alann büyüklüğ\u003cbr /\u003e*Manyetik alanın kesit yeri*Manyetik alanın kesit yeri\u003cbr /\u003e*Manyetik alanın doku yüzeyine olan *Manyetik alanın doku yüzeyine olan doğrultusudoğrultusu\u003cbr /\u003eKısa Dalga Diatermi\u003cbr /\u003e1010-100 mHzfrekansa sahip YFA’ınderin dokuda ısı meydana getirmek amacıyla kullanılmasıdır.\u003cbr /\u003eDalga boyu 3Dalga boyu 3-30 m arasındadır.\u003cbr /\u003eTedavide genellikle frekansı 27,12 Tedavide genellikle frekans 27,12 mHzve dalga boyu 11,06 m akımlarla 22 frekanslı ve 7,5 m dalga boylu cihazlar kullanılmaktadır.\u003cbr /\u003eKısa Dalga cihazının özellikleri\u003cbr /\u003e1)AkımKaynağı:Şehir akımıdırŞehir akımıdır\u003cbr /\u003e2)Makine Devresi(OssilasyonDevresi):Şehir Şehir akımını istenen kısa dalga frekansına yükseltir.akımını istenen kısa dalga frekansına yükseltir.\u003cbr /\u003e3)Hasta Devresi(Rezonans Devresi):Hastaya uygulandığında alanın kapasitesine göre makine devresi ile aynı frekansın elde edilmesini sağlar.\u003cbr /\u003eDoku düzeyinde gelişen olaylar:Doku düzeyinde gelişen olaylar:\u003cbr /\u003e1)1)İyonik Hareket İyonik Hareket\u003cbr /\u003e2)2)DipolDipolRotasyonuRotasyonu\u003cbr /\u003e3)3)Moleküler Moleküler DistorsiyonDistorsiyon\u003cbr /\u003eYFA YFA larlalarlameydana gelen ısı oluşumunda en meydana gelen oluşumunda en fazla fazla iyonik hareketiniyonik hareketinrolü vardır.rolü vardr.\u003cbr /\u003eUygulama Şekli\u003cbr /\u003e*Önce cihaz test edilmelidir\u003cbr /\u003e-Floresanlamba tekniği\u003cbr /\u003e-Terapist elini elektrodlarınarasına sokarak sıcaklık duymayı bekler.\u003cbr /\u003e*Tahta masa kullanılmalıdır.\u003cbr /\u003e*Tedavi edilecek alan kuru ve çıplak olmalıdır.\u003cbr /\u003e*Hasta üzerinde herhangi bir metal olmamalıdır.\u003cbr /\u003e*Elektrodlaruygun şekilde yerleştirilmeli ve tedavi süresince konumları bozulmamalıdır.\u003cbr /\u003eUygulama Yöntemleri\u003cbr /\u003e1)Elektrodlarınkarşılıklı yerleştirildiği ve tedavi edilecek dokunun elektrodlarınarasında bulunduğu uygulama şekli:şekli:Kondansatör(Kondansatör(KapasitörKapasitör))Alan YöntemiAlan Yöntemi\u003cbr /\u003e2)Kablo şeklindeki elektrodlarınekstremiteleresarılması veya kendi etrafında sarmal şekle getirilerek uygulanması:İndüksiyonİndüksiyonYöntemiYöntemi\u003cbr /\u003eKondansatör Alan Yöntemi\u003cbr /\u003eElektrotlar tedavi edilecek alanın iki yanına Elektrotlar tedavi edilecek alann iki yanna yerleştirilerek uygulanır.\u003cbr /\u003eAkım verilince Akm verilince elektrodlararasında hızlı değişim gösteren bir elektriksel alan oluşur.\u003cbr /\u003eElektriksel alan içindeki dokularda iyon Elektriksel alan içindeki dokularda iyon hareketi,hareketi,dipoldipolhareketi ve moleküler hareketi ve moleküler distorsiyondistorsiyonortaya çıkarak ısı meydana gelir.ortaya çkarak meydana gelir.\u003cbr /\u003eKondansatör alan yönteminde ortaya çıkan ısıKondansatör alan yönteminde ortaya çıkan ısı elektrik alanın içinde meydana gelen kuvvet elektrik alanın içinde meydana gelen kuvvet çizgilerine ve bunların dağılım özelliklerine çizgilerine ve bunların dağılım özelliklerine bağlıdır.bağlıdır.\u003cbr /\u003eEn fazla ısı En fazla yüzeyelyüzeyeldokularla,düşük dokularla,düşük impedanslıimpedanslı((dielektrikdielektrikkatsayısı yüksek) katsayısı yüksek) dokularda meydana gelir. dokularda meydana gelir.\u003cbr /\u003eIsının Derin dokulardaIsn Derin dokulardaoluşumunun oluşumunun sağlanması için:sağlanması için:\u003cbr /\u003e*ElektrodlarınElektrodlaryerleşim şekline yerleşim şekline\u003cbr /\u003e*Dokuya uzaklığına*Dokuya uzaklğna\u003cbr /\u003e*Birbiri ile ilişkisine *Birbiri ile ilişkisine\u003cbr /\u003e*Büyüklüklerine dikkat edilmelidir. *Büyüklüklerine dikkat edilmelidir.\u003cbr /\u003eElektrotları yerleştirirken dikkat Elektrotlar yerleştirirken dikkat edilmesiedilmesigerekenler:gerekenler:\u003cbr /\u003e*ElektrodlarlaElektrodlarlacilt arasında birkaç cm boşluk cilt arasnda birkaç cm boşluk olmalıdır.(7,5 cm yi olmalıdır.(7,5 cm yi geçmemelidirgeçmemelidir))\u003cbr /\u003e*Her iki *Her iki elektrodunelektroduncilde uzaklığı eşit olmalıdır.cilde uzaklğ eşit olmalıdır.\u003cbr /\u003e*ElektrodlarElektrodlartedavi edilecek alandan büyük olmalıdır.tedavi edilecek alandan büyük olmalr.\u003cbr /\u003e*Her iki *Her iki elektrodelektrodaynı büyüklükte olmalıdır.ayn büyüklükte olmalr.\u003cbr /\u003e*ElektrodlarElektrodlarcilt yüzeyine paralel yerleştirilmelidir.cilt yüzeyine paralel yerleştirilmelidir.\u003cbr /\u003e**ElektrodlarElektrodlararasındaki mesafe arasndaki mesafe elektrodlarlaelektrodlarlacilt cilt arasındaki toplam mesafeden büyük olmalıdır.arasndaki toplam mesafeden büyük olmalıdır.\u003cbr /\u003eElektrodlarınYerleştirilme Şekilleri\u003cbr /\u003eElektrodlarınçeşitli şekilde yerleştirilmesiyle farklı alanlar farklı biçimde ısıtılabilir.\u003cbr /\u003ea)Çapraz Atış Yöntemi\u003cbr /\u003eb)Eş Düzlemli Yerleştirme\u003cbr /\u003ec)Karşıt Düzlemli Yerleştirme\u003cbr /\u003ed)Tek Kutup Yöntemi\u003cbr /\u003eÇapraz Atış Çapraz Atş Yöntemi:ElektrodlarElektrodlarönce bir önce bir yönde yerleştirilir ve tedavi yönde yerleştirilir ve tedavi süresinin yarısında süresinin yarısında elektrodlarelektrodlarbir bir önceki konuma tam dik olacak önceki konuma tam dik olacak şekilde uygulanır.Bu şekilde şekilde uygulanır.Bu şekilde tedavi edilecek alan her yönden tedavi edilecek alan her yönden ısıtılmış olur.Ör:Diz eklemiısıtılmış olur.Ör:Diz eklemi\u003cbr /\u003eEş Düzlemli ş Düzlemli Yerleştirme:ElektrodlarElektrodlartedavi tedavi edilecek yüzeyin aynı tarafına edilecek yüzeyin aynı tarafına yerleştirilir.Omurga için uygun yerleştirilir.Omurga için uygun tedavi şeklidir.tedavi şeklidir.\u003cbr /\u003eKarşıt Düzlemli Yerleştirme:Karşt Düzlemli Yerleştirme:En sık En sık kullanılan yöntemdir.kullanılan yöntemdir.ElektrodlarElektrodlartedavi tedavi edilecek alanın iki yanına cilde paralel olacak edilecek alanın iki yanına cilde paralel olacak şekilde yerleştirilir.şekilde yerleştirilir.\u003cbr /\u003eTek Kutup Yöntemi:Tek Kutup Yöntemi:Bir Bir elektrodelektrodtedavi tedavi edilecek alan üzerine yerleştirilir,diğeri ise edilecek alan üzerine yerleştirilir,diğeri ise ilgisi olmayan uzak bir yere konur.O alanda ilgisi olmayan uzak bir yere konur.O alanda yüzeyelyüzeyelısınma sağlanır.nma sağlanır.\u003cbr /\u003eİndüksiyon Yöntemindüksiyon Yöntemi\u003cbr /\u003eUygulama indüksiyon bobini ile yapılır.Uygulama indüksiyon bobini ile yapr.\u003cbr /\u003eBobini teşkil eden kabloya çeşitli şekiller verilebilir.Bobini teşkil eden kabloya çeşitli şekiller verilebilir.\u003cbr /\u003eEn çok uygulanan bobin şekilleri:En çok uygulanan bobin şekilleri:\u003cbr /\u003e**MonodMonod:Kablonun bir bobinin iki ucuna bağlanmışKablonun bir bobinin iki ucuna bağlanmış şeklidir.şeklidir.\u003cbr /\u003e*DiplodDiplod:Monoda benzer.Ancak aynı kabloda Monoda benzer.Ancak aynı kabloda birbirinden ayrı iki sargı bulunmaktadır.birbirinden ayrı iki sargı bulunmaktadır.\u003cbr /\u003e*Sarmal:*Sarmal:KablonunKablonunorta kısmı kendi etrafında orta ksm kendi etrafında dolanarak dolanarak monodmonodgibi yada gibi yada ekstremitelereekstremiteleresarılarak sarılarak uygulanır.uygulanır.\u003cbr /\u003eİndüksiyon bobinini teşkil eden kablonun ndüksiyon bobinini teşkil eden kablonun uçları arasında kondansatör yöntemine benzer uçları arasında kondansatör yöntemine benzer şekilde alternatif şekilde alternatif karekterdekarekterdeelektrik alanıelektrik alanımeydana gelir.meydana gelir.\u003cbr /\u003eOrta kısım çevresinde ise değişken bir Orta km çevresinde ise değişken bir manyetik indüksiyon alanımanyetik indüksiyon alanıortaya çıkar.ortaya çıkar.\u003cbr /\u003eManyetik alan içerisinde bulunan bir iletken Manyetik alan içerisinde bulunan bir iletken (kan,kas gibi) içinde oluşan elektron (kan,kas gibi) içinde oluşan elektron hareketleri hareketleri EDDY akımlarınıEDDY akmlarınımeydana getirir.meydana getirir.\u003cbr /\u003eEddyEddyakımı ile,akımın iletkenliğiyle doğru orantılı ak ile,akımın iletkenliğiyle doğru orantılı olarak bir ısı meydana gelir.Örneğin olarak bir ısı meydana gelir.Örneğin kaslarkaslaren fazla en fazla ısınır.ısınır.\u003cbr /\u003eLigamentLigament,tendontendongibi yapılar ısıtılmak isteniyorsa gibi yapılar ısıtılmak isteniyorsa Kondansatör Yöntemi Kondansatör Yöntemi kaslarkaslarısıtılmak isteniyorsa ısıtılmak isteniyorsa İndüksiyon Yöntemiİndüksiyon Yöntemitercih edilmelidir.tercih edilmelidir.\u003cbr /\u003eTedavi edilecek alanda Tedavi edilecek alanda kontraktürkontraktürvarsa,geniş veya varsa,geniş veya girintili çıkıntılı ise kondansatör yöntemi girintili çntılı ise kondansatör yöntemi kullanılamaz,kullanılamaz,indüksiyonindüksiyonyöntemiyöntemitercih edilir.tercih edilir.\u003cbr /\u003eKısa dalga sa dalga ditermiditermiuygulamalarında süre 10 uygulamalarında süre 10 dkdk.dan kısa olmamak üzere 20.dan kısa olmamak üzere 20--30 30 dkdkarasındadır.arasındadır.\u003cbr /\u003eKDD tedavileri KDD tedavileri hergünhergünyada haftada 3 kez yada haftada 3 kez yapılmalıdır.yaplmalıdır.\u003cbr /\u003eKesikli Kısa Dalga\u003cbr /\u003e‘‘AtermikAtermikDiatermiDiatermi’’\u003cbr /\u003eIsı oluşturmayacak dozda kısa dalga Is oluşturmayacak dozda ksa dalga uygulamasıdır.\u003cbr /\u003eUyarılar arasında bir zaman periyodu olması Uyarlar arasnda bir zaman periyodu olması nedeniyle ısı etkileri görülmez,etki daha çok mekanik veya biyolojik değişikliklere bağlıdır.\u003cbr /\u003eSaniyede 80Saniyede 80-600 pulsverilir.Pulssüresi 65 mikrosaniyedir.\u003cbr /\u003eOrtalama doz 170 Ortalama doz 170 wattwattolmalıdır.olmalr.\u003cbr /\u003eKesikli Kısa Dalga\u003cbr /\u003eGenellilleGenellillesürekli kısa dalga sürekli ksa dalga diatermiile aynı endikasyonlar\u003cbr /\u003eYüksek ısının sakıncalı olduğu durumlarda Yüksek n sakncalı olduğu durumlarda ör:Akut ve subakutyumuşak doku lezyonlarındaönerilmektedir.\u003cbr /\u003eYumuşak doku zorlanmaları,yaralanmalarında Yumuşak doku zorlanmalar,yaralanmalarnda ve periferiksinir rejenerasyonlarındadaha iyi sonuç(özellikle SudeckAtrofisi)\u003cbr /\u003eDiatermininFizyolojik Etkileri\u003cbr /\u003eVazodilatasyonVazodilatasyon\u003cbr /\u003eBiyolojik Biyolojik membranmembranfiltrasyonfiltrasyonve ve difüzyondifüzyonözelliğinde artmaözelliğinde artma\u003cbr /\u003eKapillerKapillerdamarlarda damarlarda permeabilitepermeabiliteartışıartş\u003cbr /\u003eDokularda metabolizma artışıDokularda metabolizma artş\u003cbr /\u003eEnzimlerle ilgili reaksiyonlarda hızlanmaEnzimlerle ilgili reaksiyonlarda hzlanma\u003cbr /\u003eProteinlerin parçalanması sonucu Proteinlerin parçalanmas sonucu polipeptitve histaminaçığa çıkması\u003cbr /\u003eKas dokusunda Kas dokusunda tonusutonusudüzenleyen gama düzenleyen gama liflerinin aktivitesi azalır.liflerinin aktivitesi azalr.\u003cbr /\u003eBağ dokuların Bağ dokularn elastisitesielastisitesiartarartar\u003cbr /\u003eIsı artışı ağrı eşiğini yükseltir Is artışı ağrı eşiğini yükseltir\u003cbr /\u003eENDİKASYONLAR\u003cbr /\u003eDejeneratifDejeneratifeklem hastalıkları(eklem hastalklarOsteoartritteyangı belirtisi varsa kontrendike)\u003cbr /\u003eKalça eklemi gibi derin eklemlerin Kalça eklemi gibi derin eklemlerin ısıtılmasındalmasnda\u003cbr /\u003eRomatizmalRomatizmalHastalıklar(Kronik dönem)Hastalklar(Kronik dönem)\u003cbr /\u003eRA ve AS RA ve AS ninnininaktifinaktifdönemleridönemleri\u003cbr /\u003ePosttravmatikPosttravmatikeklem eklem lezyonlarılezyonlar\u003cbr /\u003eDejeneratifDejeneratifdisk hastalığı disk hastalğ\u003cbr /\u003eBursitBursit,tendinittendinit\u003cbr /\u003eKrKr. Bronşit,. Bronşit,KrKr.Sinüzit.Sinüzit\u003cbr /\u003eKrKr.AdneksitAdneksit\u003cbr /\u003ePeriferikPeriferikarter yetmezliği(tıkanmanın arter yetmezliği(tkanmanın proksimalineproksimaline))\u003cbr /\u003eEklem Eklem KontraktürlerindeKontraktürlerinde(EHA (EHA yıarttırmak arttırmak için egzersize hazırlık amacıyla)için egzersize hazırlık amacıyla)\u003cbr /\u003eKONTRENDİKASYONLAR\u003cbr /\u003eAkut Akut inflamasyoninflamasyon(A. ve (A. ve subakutsubakuttromboflebittromboflebit,A.,A.adneksitadneksit,parametrit, A.omuz periartriti)\u003cbr /\u003eAkut Akut travmatiktravmatikyaralanmalaryaralanmalar\u003cbr /\u003eAteşli Ateşli enfenf.hastalıkları.hastalklar\u003cbr /\u003eNeoplastikNeoplastikhastalıklarhastalklar\u003cbr /\u003eIsı duyusunda Is duyusunda bozukluk(Siringomiyeli,Polinöropati,Lepra)\u003cbr /\u003eŞuur bozukluğuuur bozukluğu\u003cbr /\u003eGebelik(Gebelik(EmbriyoletalEmbriyoletalve ve teratojenikteratojeniketki),etki),menstrüelmenstrüelsiklussiklus\u003cbr /\u003eKanama veya kanama eğilimiKanama veya kanama eğilimi\u003cbr /\u003eDoku içinde metal bulunması(dokuda aşırıDoku içinde metal bulunması(dokuda aşırı ısınma ve buna bağlı yanık riskiısınma ve buna bağlı yanık riski!!!!))\u003cbr /\u003ePacePacemakermaker,işitme cihazı,RİA,işitme cihaz,RİA\u003cbr /\u003eGöze direkt uygulama(KataraktGöze direkt uygulama(Katarakt!!!!)\u003cbr /\u003eTEŞEKKÜRLER\u003cdiv class\u003d\"blogger-post-footer\"\u003e\u003cimg width\u003d'1' height\u003d'1' src\u003d'https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9168672105812745474-7626609143333828125?l\u003dfiziktedavi-saglik.blogspot.com' alt\u003d'' /\u003e\u003c/div\u003e"},"link":[{"rel":"replies","type":"application/atom+xml","href":"http://fiziktedavi-saglik.blogspot.com/feeds/7626609143333828125/comments/default","title":"Kayıt Yorumları"},{"rel":"replies","type":"text/html","href":"https://www.blogger.com/comment.g?blogID\u003d9168672105812745474\u0026postID\u003d7626609143333828125","title":"0 Yorum"},{"rel":"edit","type":"application/atom+xml","href":"http://www.blogger.com/feeds/9168672105812745474/posts/default/7626609143333828125"},{"rel":"self","type":"application/atom+xml","href":"http://www.blogger.com/feeds/9168672105812745474/posts/default/7626609143333828125"},{"rel":"alternate","type":"text/html","href":"http://fiziktedavi-saglik.blogspot.com/2007/11/ksa-dalga-diatermi.html","title":"Kısa Dalga Diatermi"}],"author":[{"name":{"$t":"umit"},"uri":{"$t":"http://www.blogger.com/profile/04280412944418248336"},"email":{"$t":"noreply@blogger.com"},"gd$extendedProperty":{"xmlns$gd":"http://schemas.google.com/g/2005","name":"OpenSocialUserId","value":"11881063563812992563"}}],"thr$total":{"xmlns$thr":"http://purl.org/syndication/thread/1.0","$t":"0"}}]}});